R.Gazete No: 33094
R.G. Tarihi: 1.12.2025
ANAYASA MAHKEMESİ KARARI 1
Anayasa Mahkemesi Başkanlığından:
Esas Sayısı : 2025/148
Karar Sayısı : 2025/141
Karar Tarihi: 10/7/2025
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN: Bodrum 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
İTİRAZIN KONUSU: 4/11/1983 tarihli ve 2942
sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 24/4/2001 tarihli ve 4650 sayılı Kanun'un 5.
maddesiyle değiştirilen 10. maddesinin üçüncü fıkrasının (f) bendinde yer alan
"…ve yürütmenin durdurulması kararı
aldıklarını…" ibaresinin Anayasa'nın
35. ve 40. maddelerine aykırılığı ileri sürülerek iptaline karar verilmesi
talebidir.
OLAY: Kamulaştırma bedelinin
tespiti ve taşınmazın idare adına tescili talebiyle açılan davada itiraz konusu
kuralın Anayasa'ya aykırı olduğu kanısına varan Mahkeme, iptali için
başvurmuştur.
I. İPTALİ İSTENEN KANUN HÜKMÜ
Kanun'un 10. maddesinin itiraz
konusu kuralın da yer aldığı ilgili kısmı şöyledir:
"Kamulaştırma
bedelinin mahkemece tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili
Madde
10 – (Değişik: 24/4/2001 - 4650/5 md.)
Kamulaştırmanın satın alma
usulü ile yapılamaması halinde idare, 7 nci maddeye göre topladığı bilgi ve
belgelerle 8 inci madde uyarınca yaptırmış olduğu bedel tespiti ve bu husustaki
diğer bilgi ve belgeleri bir dilekçeye ekleyerek taşınmaz malın bulunduğu yer
asliye hukuk mahkemesine müracaat eder ve taşınmaz malın kamulaştırma bedelinin
tespitiyle, bu bedelin, peşin veya kamulaştırma 3 üncü maddenin ikinci
fıkrasına göre yapılmış ise taksitle ödenmesi karşılığında, idare adına
tesciline karar verilmesini ister.
Mahkeme, idarenin başvuru
tarihinden itibaren en geç otuz gün sonrası için belirlediği duruşma gününü,
dava dilekçesi ve idare tarafından verilen belgelerin birer örneği de eklenerek
taşınmaz malın malikine meşruhatlı davetiye ile veya idarece yapılan araştırmalar
sonucunda adresleri bulunamayanlara, 11.2.1959 tarihli ve 7201 sayılı Tebligat
Kanununun 28 inci maddesi gereğince ilan yoluyla tebligat suretiyle bildirerek
duruşmaya katılmaya çağırır. Duruşma günü idareye de tebliğ olunur.
Mahkemece malike doğrudan
çıkarılacak meşruhatlı davetiyede veya ilan yolu ile yapılacak tebligatta;
a) Kamulaştırılacak taşınmaz
malın tapuda kayıtlı bulunduğu yer, mevkii, pafta, ada, parsel numarası, vasfı,
yüzölçümü.
b) Malik veya maliklerin ad ve
soyadları,
c) Kamulaştırmayı yapan
idarenin adı,
d) 14 üncü maddede öngörülen
süre içerisinde, tebligat veya ilan tarihinden itibaren kamulaştırma işlemine
idari yargıda iptal veya adli yargıda maddi hatalara karşı düzeltim davası
açabilecekleri,
e) Açılacak davalarda husumetin
kime yöneltileceği,
f) 14 üncü maddede öngörülen
süre içerisinde, kamulaştırma işlemine karşı idari yargıda iptal davası
açanların, dava açtıklarını ve
yürütmenin durdurulması kararı aldıklarını belgelendirmedikleri
takdirde, kamulaştırma işleminin kesinleşeceği ve mahkemece tespit edilen
kamulaştırma bedeli üzerinden taşınmaz malın kamulaştırma yapan idare adına
tescil edileceği,
g) Mahkemece tespit edilen
kamulaştırma bedelinin hak sahibi adına hangi bankaya yatırılacağı,
h) Konuya ve taşınmaz malın
değerine ilişkin tüm savunma ve delilleri, tebliğ tarihinden itibaren on gün
içinde mahkemeye yazılı olarak bildirmeleri gerektiği,
Belirtilir.
…"
II. İLK İNCELEME
1. Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü hükümleri uyarınca Kadir
ÖZKAYA, Hasan Tahsin GÖKCAN, Basri BAĞCI, Engin YILDIRIM, Rıdvan GÜLEÇ, Recai
AKYEL, Yusuf Şevki HAKYEMEZ, Yıldız SEFERİNOĞLU, Selahaddin MENTEŞ, İrfan
FİDAN, Muhterem İNCE, Yılmaz AKÇİL, Ömer ÇINAR ve Metin KIRATLI'nın
katılımlarıyla 10/7/2025 tarihinde yapılan ilk inceleme toplantısında dosyada
eksiklik bulunmadığından işin esasının incelenmesine OYBİRLİĞİYLE karar
verilmiştir.
III. ESASIN İNCELENMESİ
2. Başvuru kararı ve ekleri, Raportör Hilal YAZICI
tarafından hazırlanan işin esasına ilişkin rapor, itiraz konusu kanun hükmü,
dayanılan Anayasa kuralları ve bunların gerekçeleri ile diğer yasama belgeleri
okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
A. Anlam ve Kapsam
3. 2942 sayılı Kanun'un 10. maddesinde kamulaştırma
işleminin satın alma usulüyle gerçekleşmemesi hâlinde mahkemece kamulaştırma
bedelinin tespitine ve taşınmazın idare adına tesciline ilişkin düzenlemelere
yer verilmiştir.
4. Anılan maddenin birinci fıkrasında idarenin söz konusu
Kanun'un 7. maddesinde öngörülen usulde topladığı bilgi ve belgelerle Kanun'un
8. maddesi uyarınca yaptırmış olduğu bedel tespiti ve bu husustaki diğer bilgi
ve belgeleri bir dilekçeye ekleyerek taşınmazın bulunduğu yer asliye hukuk
mahkemesine müracaat edeceği ve taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespitiyle bu
bedelin peşin veya 3. maddenin ikinci fıkrasına göre yapılmış ise taksitle
ödenmesi karşılığında idare adına tesciline karar verilmesini isteyeceği
düzenlenmiştir.
5. 10. maddenin ikinci fıkrasında, mahkemenin idarenin
başvuru tarihinden itibaren en geç otuz gün sonrası için belirlenen duruşma
gününü dava dilekçesi ve idare tarafından verilen belgelerin birer örneğini de
ekleyerek taşınmazın malikine meşruhatlı davetiyeyle veya adresleri
bulunamayanlara ilan yoluyla tebligat suretiyle bildirerek maliki duruşmaya
katılmaya çağıracağı belirtilmiştir.
6. Anılan maddenin üçüncü fıkrasının (f) bendinde ise 14.
maddede öngörülen süre içinde kamulaştırma işlemine karşı idari yargıda iptal
davası açanların dava açtıklarını ve yürütmenin durdurulması kararı aldıklarını
belgelendirmedikleri takdirde kamulaştırma işleminin kesinleşeceği ve mahkemece
tespit edilen kamulaştırma bedeli üzerinden taşınmaz malın kamulaştırma yapan
idare adına tescil edileceğinin mahkemece malike doğrudan çıkarılacak
meşruhatlı davetiyede veya ilan yoluyla yapılacak tebligatta belirtileceği
düzenlenmiştir. Söz konusu bentte yer alan "…ve
yürütmenin durdurulması kararı aldıklarını…" ibaresi itiraz konusu kuralı
oluşturmaktadır.
7. Kanun'un 14. maddesinde de kamulaştırma işlemine
ilişkin dava hakkı düzenlenmiştir. Anılan maddenin birinci fıkrasında
kamulaştırmaya konu taşınmazın maliki tarafından 10. madde gereğince mahkemece
yapılan tebligat gününden, kendilerine tebligat yapılamayanlara tebligat yerine
geçmek üzere mahkemece gazeteyle yapılan ilan tarihinden itibaren otuz gün
içinde kamulaştırma işlemine karşı idari yargıda iptal davası ve maddi hatalara
karşı da adli yargıda düzeltim davası açılabileceği hükme bağlanmıştır.
B. İtirazın Gerekçesi
8. Başvuru kararında özetle; itiraz konusu kuralla ara
kararı niteliğindeki yürütmenin durdurulması kararına nihai karar niteliği
tanındığı, idari yargıda yürütmenin durdurulması kararı verilmese dahi
kamulaştırma işleminin iptal edilmesinin mümkün olduğu, hukuk mahkemesinin
idari yargıdan önce davayı sonuçlandırması durumunda iptal kararının taşınmazın
bedelinin tespiti ve tescili davası bakımından herhangi bir etki meydana
getirmeyeceği, dolayısıyla hukuka aykırılığı idare mahkemesince tespit edilmiş kamulaştırma
işleminin bütün sonuçlarını doğuracağı belirtilerek kuralın Anayasa'nın 35. ve
40. maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
C. Anayasa'ya Aykırılık Sorunu
9. Anayasa Mahkemesi 25/12/2024 tarihli ve E.2024/101,
K.2024/232 sayılı kararıyla 2942 sayılı Kanun'un 10. maddesinin on dördüncü
fıkrasının "…kamulaştırma
işlemine karşı hak sahipleri tarafından idari yargıda iptal davası açılması ve
idari yargı mahkemelerince de yürütmenin durdurulması kararı verilmesi halinde
mahkemece, idari yargıda açılan dava bekletici mesele kabul edilerek bunun
sonucuna göre işlem yapılır." bölümünü Anayasa'nın 35.
ve 40. maddelerine aykırı bularak iptal etmiştir.
10. Anılan kararda, söz konusu fıkra kapsamında
kamulaştırma işlemine karşı açılan iptal davasında yürütmenin durdurulması
kararı verilmemesi hâlinde bu davanın kamulaştırma bedelinin tespiti ve tescil
davasında bekletici mesele yapılmaması ve hukuk mahkemesince de davanın iptal
davasından önce karara bağlanması durumunda kamulaştırma işlemine karşı açılan
davada sonradan verilen bir iptal kararının tescil kararı üzerinde herhangi bir
etki doğurmayacağı belirtilmiştir (AYM, E.2024/101, K.2024/232, 25/12/2024, §
20).
11. Söz konusu kararda, kamulaştırma işleminin hukuka
uygunluğunun denetimi ile kamulaştırma bedelinin tespiti ve tescil davasının
görülmesi işlerinin farklı yargı kollarında gerçekleştirilmesinin anılan
işlemin hukuka uygunluğuna ilişkin denetimin etkililiğini zedelediği,
kamulaştırma işlemine ilişkin uyuşmazlıkların farklı yargı kollarında karara
bağlanması ve bu kapsamda idari yargıda görülen davanın adli yargı mercilerince
bekletici mesele yapılmasının yürütmeyi durdurma kararı verilmesi durumuna özgülenmesi
nedeniyle mülkiyet hakkını güvence altına alan etkili bir yöntemin
geliştirilemediği değerlendirilerek bu husustaki yapısal sorun tespit
edilmiştir (AYM, E.2024/101, K.2024/232, 25/12/2024, § 23; ayrıca bkz. Tarık
Yüksel [GK], B. No: 2019/1255, 10/11/2022, §§ 69-72; Ali Kömürcü ve
diğerleri [GK], B. No: 2019/2890, 25/10/2023, §§ 94-97).
12. Kararda ayrıca kamulaştırma işlemiyle mülkiyet
hakkına yönelik olarak meydana gelen müdahaleye ilişkin ihlal iddialarının
etkili bir şekilde ileri sürülebilmesinin ancak kamulaştırma sürecinin
kesinleşmesinden önce bu kararın hukuka uygunluğunun idari yargı mercilerince
denetlenmesiyle mümkün olabileceği, yürütmeyi durdurma kararı verilmesi hâli
dışında kamulaştırma sürecinin kesinleşmesinden önce kamulaştırma kararının
hukuka uygunluğunun idari yargı mercilerince denetlenmesine yönelik olarak
herhangi bir güvencenin öngörülmediği, dolayısıyla kamulaştırma kararına karşı
etkili bir yargısal denetim yapılması imkânının tanınmadığı, bu durumun
devletin, mülkiyet hakkına yönelik ihlal iddialarının dile getirilmesinde
gerekli ve yeterli mekanizmaları oluşturma yükümlülüğüyle bağdaşmadığı sonucuna
varılmıştır (AYM, E.2024/101, K.2024/232, 25/12/2024, §§
24, 25).
13. İtiraz konusu kuralla, kamulaştırma işlemine karşı
idari yargıda açılan iptal davasında, davanın açıldığının ve yürütmenin
durdurulması kararı alındığının belgelenmemesi hâlinde, kamulaştırma işleminin
kesinleşeceğinin ve mahkemece tespit edilen kamulaştırma bedeli üzerinden
taşınmazın idare adına tescil edileceğinin hukuk mahkemesince meşruhatlı
davetiye ile malike bildirilmesi düzenlenmek suretiyle kamulaştırma işlemine
karşı mülkiyet hakkının etkili şekilde korunması için öngörülen iptal davasında
verilecek kararın sonucunun etkisiz hâle gelmesine neden olunmaktadır.
14. Bu itibarla kuralın, mülkiyet hakkına yönelik ihlal
iddialarının dile getirilmesinde devletin gerekli ve yeterli mekanizmaları
oluşturma yükümlülüğüyle bağdaştığı söylenemez.
15. Açıklanan nedenle kural, Anayasa'nın 35. ve 40.
maddelerine aykırıdır. İptali gerekir.
IV. HÜKÜM
4/11/1983 tarihli ve 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 24/4/2001
tarihli ve 4650 sayılı Kanun'un 5. maddesiyle değiştirilen 10. maddesinin
üçüncü fıkrasının (f) bendinde yer alan "…ve
yürütmenin durdurulması kararı aldıklarını…" ibaresinin Anayasa'ya aykırı olduğuna ve İPTALİNE 10/7/2025 tarihinde OYBİRLİĞİYLE
karar verildi.
----------o----------
Değişiklik yapılan Mevzuat;
Ticaret Mevzuatı, Emlak Vergisi Mevzuatı, İmar Mevzuatı, Serbest Bölgeler Mevzuatı, T.C. Külliyatı: XXX/2942A.01 No.lu belgelerdedir.