R.Gazete No: 33216
R.G. Tarihi: 06.04.2026
ANAYASA MAHKEMESİ KARARI 1
Anayasa Mahkemesi
Başkanlığından:
Esas Sayısı : 2025/40
Karar Sayısı : 2025/261
Karar Tarihi: 11/12/2025
İPTAL DAVASINI AÇAN: Türkiye Büyük Millet
Meclisi üyeleri Murat
EMİR, Gökhan GÜNAYDIN, Ali Mahir BAŞARIR ile birlikte 130 milletvekili
İPTAL DAVASININ KONUSU: 24/12/2024 tarihli ve (171) numaralı Aile Enstitüsü Hakkında Cumhurbaşkanlığı
Kararnamesi'nin;
A. 5. maddesinin (3) numaralı
fıkrasının,
B. 7. maddesinin (2) numaralı
fıkrasında yer alan "…ve üyeler Bakan
tarafından Bakanlık üst kademe yöneticileri arasından belirlenir."
ibaresinin,
C. 9. maddesinin (1) numaralı fıkrasının "…üye ile Bakanlığın faaliyet alanıyla ilgili
çalışmaları olan kişilerden belirlenen yedi üye olmak üzere toplam onbeş…"
bölümünün,
Ç. 12. maddesiyle;
1. Ekli (1) Sayılı Liste'de yer alan kadroların iptal
edilerek 10/7/2018 tarihli ve 30474 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan (2)
numaralı Genel Kadro ve Usulü Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'ne ekli (I)
Sayılı Cetvel'in Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı bölümünden çıkarılmasının,
2. Ekli (2) Sayılı Liste'de yer alan
kadroların ihdas edilerek (2) numaralı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'ne ekli (I)
Sayılı Cetvel'e Aile Enstitüsü bölümü olarak eklenmesinin,
Anayasa'nın 2., 6., 7., 8.,
11., 70., 104., 106., 123., 128., 153. ve 161. maddelerine aykırılığı ileri
sürülerek iptallerine ve yürürlüklerinin
durdurulmasına karar verilmesi talebidir.
I. İPTALİ İSTENEN CUMHURBAŞKANLIĞI KARARNAMESİ KURALLARI
Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin (CBK) iptali talep
edilen kuralların da yer aldığı;
1. 5. maddesi şöyledir:
"Teşkilat
Madde 5-(1) Enstitü; merkez
teşkilatından meydana gelir.
(2) Enstitü teşkilatı; Genel Müdürlük,
Yönetim Kurulu ve Danışma Kurulundan oluşur.
(3) Genel Müdürlüğün hizmet birimleri ve bu birimler ile Enstitü
kurullarının çalışma usul ve esasları, bu Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinde
belirtilen faaliyet alanı ile görev ve yetkilere uygun olarak Bakanlık
tarafından çıkarılan yönetmelikle belirlenir."
2. 7. maddesi şöyledir:
"Yönetim Kurulu
MADDE 7-(1) Yönetim Kurulu, Enstitünün
karar organıdır ve başkanı Bakandır.
(2) Yönetim
Kurulu dokuz üyeden oluşur ve üyeler
Bakan tarafından Bakanlık üst kademe yöneticileri arasından belirlenir.
(3) Yönetim
Kurulu en az iki ayda bir toplanır."
3. 9. maddesi şöyledir:
"Danışma Kurulu
MADDE 9-(1) Danışma Kurulu; Bakanın
görevlendireceği Bakan Yardımcısının başkanlığında, Bakanlıktan iki üye, Adalet
Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı, Millî Eğitim Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı ve
Diyanet İşleri Başkanlığından birer üye
ile Bakanlığın faaliyet alanıyla ilgili çalışmaları olan kişilerden belirlenen
yedi üye olmak üzere toplam onbeş üyeden oluşur.
(2) Danışma
Kurulu yılda en az dört kez toplanır.
(3) İhtiyaç
duyulması halinde alanında uzman kişiler Danışma Kuruluna davet edilebilir."
4. 12. maddesi ve CBK'ya ekli (1) ve (2) sayılı Listeler
şöyledir:
"Kadrolar
MADDE 12- (1) Ekli (1) sayılı listede yer alan kadrolar
iptal edilerek 2 sayılı Genel Kadro ve Usulü Hakkında Cumhurbaşkanlığı
Kararnamesinin eki (I) sayılı Cetvelinin Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı
bölümünden çıkarılmış ve ekli (2) sayılı listede yer alan kadrolar ihdas
edilerek 2 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin eki (I) sayılı Cetvele Aile
Enstitüsü bölümü olarak eklenmiştir."
(1)
SAYILI LİSTE
KURUMU: AİLE VE SOSYAL HİZMETLER BAKANLIĞI
TEŞKİLATI: MERKEZ
|
İPTAL EDİLEN KADROLARIN |
|||
|
SINIFI |
ÜNVANI |
DERECESİ |
ADEDİ |
|
GİH |
Mütercim |
7 |
1 |
|
GİH |
Memur |
5 |
8 |
|
GİH |
Bilgisayar işletmeni |
3 |
11 |
|
GİH |
Sekreter |
9 |
1 |
|
GİH |
Şoför |
8 |
1 |
|
GİH |
Koruma ve Güvenlik Görevlisi |
5 |
4 |
|
SH |
Sosyolog Çalışmacı |
1 |
2 |
|
SH |
Sosyolog Çalışmacı |
2 |
2 |
|
SH |
Psikolog |
1 |
1 |
|
EÖH |
Öğretmen |
1 |
1 |
|
TH |
İstatistikçi |
4 |
1 |
|
TH |
İstatistikçi |
7 |
1 |
|
TH |
Programcı |
6 |
1 |
|
YH |
Hizmetli |
10 |
1 |
|
TOPLAM |
36 |
||
(2) SAYILI LİSTE
KURUMU: AİLE ENSTİTÜSÜ
TEŞKİLATI: MERKEZ
|
İHDAS EDİLEN KADROLARIN |
|||
|
SINIFI |
ÜNVANI |
DERECESİ |
ADEDİ |
|
GİH |
Genel Müdür |
1 |
1 |
|
GİH |
Daire Başkanı |
1 |
4 |
|
GİH |
Sayman |
5 |
2 |
|
GİH |
Mütercim |
5 |
1 |
|
GİH |
Memur |
7 |
2 |
|
GİH |
Memur |
10 |
2 |
|
GİH |
Bilgisayar İşletmeni |
5 |
2 |
|
GİH |
Bilgisayar İşletmeni |
7 |
3 |
|
GİH |
Sekreter |
9 |
1 |
|
GİH |
Şoför |
10 |
1 |
|
GİH |
Koruma ve Güvenlik Görevlisi |
10 |
4 |
|
SH |
Sosyal Çalışmacı |
3 |
1 |
|
SH |
Sosyal Çalışmacı |
5 |
1 |
|
SH |
Psikolog |
3 |
1 |
|
SH |
Psikolog |
5 |
1 |
|
EÖH |
Öğretmen |
7 |
1 |
|
TH |
İstatistikçi |
5 |
1 |
|
TH |
İstatistikçi |
7 |
1 |
|
TH |
Kütüphaneci |
7 |
1 |
|
TH |
Sosyolog |
5 |
1 |
|
TH |
Sosyolog |
7 |
1 |
|
TH |
Programcı |
7 |
1 |
|
YH |
Hizmetli |
9 |
1 |
|
TOPLAM |
35 |
||
II. İLK İNCELEME
1. Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü hükümleri uyarınca Kadir ÖZKAYA, Hasan Tahsin
GÖKCAN, Basri BAĞCI, Engin YILDIRIM, Rıdvan GÜLEÇ, Recai AKYEL, Yusuf Şevki
HAKYEMEZ, Yıldız SEFERİNOĞLU, Selahaddin MENTEŞ, İrfan FİDAN, Kenan YAŞAR,
Muhterem İNCE, Yılmaz AKÇİL, Ömer ÇINAR ve Metin KIRATLI'nın katılımlarıyla
6/3/2025 tarihinde yapılan ilk inceleme toplantısında dosyada eksiklik
bulunmadığından işin esasının incelenmesine, yürürlüğü durdurma talebinin esas
inceleme aşamasında karara bağlanmasına OYBİRLİĞİYLE karar verilmiştir.
III. ESASIN İNCELENMESİ
2. Dava dilekçesi ve ekleri, Raportör
Burcu TAŞYAPAN tarafından hazırlanan işin esasına ilişkin rapor, dava konusu CBK kuralları, dayanılan ve ilgili görülen
Anayasa kuralları ile bunların gerekçeleri okunup incelendikten sonra gereği
görüşülüp düşünüldü:
A. CBK'ların Anayasal Çerçevesi ve Yargısal Denetimi
3. Anayasa Mahkemesi CBK'ların anayasal çerçevesini ve
yargısal denetimine ilişkin ilkeleri daha önceki kararlarında belirlemiştir.
Buna göre CBK'ların yargısal
denetiminde öncelikle Anayasa'nın 104. maddesinin on yedinci fıkrasının birinci
ila dördüncü cümlelerinde belirtilen konu bakımından yetki kurallarına
uygunluğunun ele alınması gerekmekte olup bu kapsamda düzenlemenin yürütme
yetkisine ilişkin olması, Anayasa'nın İkinci Kısmı'nın Birinci ve İkinci
Bölümlerinde yer alan temel haklar, kişi hakları ve ödevleriyle Dördüncü
Bölümü'nde yer alan siyasi haklar ve ödevlerle ilgili olmaması, Anayasa'da
münhasıran kanunla düzenlenmesi öngörülen ya da kanunda açıkça düzenlenen
konulara ilişkin olmaması gerekir. Anılan fıkra yönünden herhangi bir aykırılık
tespit edilmemesi durumunda ise bu defa CBK'ların içerik yönünden Anayasa'ya uygunluk denetimi yapılmalıdır (AYM,
E.2019/78, K.2020/6, 23/1/2020, §§
3-13; E.2019/31, K.2020/5, 23/1/2020, §§ 3-13; E.2018/119, K.2020/25, 11/6/2020, §§ 3-13; E.2018/155, K.2020/27, 11/6/2020, §§ 3-13).
B. CBK'nın 5. Maddesinin (3) Numaralı Fıkrasının
İncelenmesi
1. Anlam ve Kapsam
4. Aile Enstitüsü (Enstitü)
aile yapısının ve değerlerinin korunması, güçlendirilmesi, ailenin sosyal
refahının artırılması, kadın, çocuk, engelli, yaşlı, şehit yakını, gazi ve gazi
yakınıyla ilgili politikalara veri oluşturmaya yönelik tüm Aile ve Sosyal
Hizmetler Bakanlığı (Bakanlık) faaliyetlerini kapsayan araştırmaları yürütmek
ve CBK ile ilgili diğer mevzuatta verilen görev ve yetkileri yerine getirmek
üzere Bakanlığa bağlı bir kuruluş olarak kurulmuştur.
5.
(171) numaralı CBK'da Enstitünün kuruluş, teşkilat, görev, yetki ve
sorumluluklarına ilişkin hususlar düzenlenmiştir.
6. Anılan CBK'nın 5. maddesinin (1)
numaralı fıkrasında Enstitünün merkez teşkilatından meydana geldiği, (2)
numaralı fıkrasında da Enstitü teşkilatının Genel Müdürlük, Yönetim Kurulu ve
Danışma Kurulundan oluştuğu belirtilmiştir. Anılan maddenin dava konusu (3)
numaralı fıkrasında ise Genel Müdürlüğün hizmet birimleri ve bu birimler ile
Enstitü kurullarının çalışma usul ve esaslarının bu CBK'da belirtilen faaliyet
alanı ile görev ve yetkilere uygun olarak Bakanlık tarafından çıkarılan
yönetmelikle belirleneceği hüküm altına alınmıştır.
2. İptal
Talebinin Gerekçesi
7. Dava dilekçesinde özetle; dava konusu
kuralla idareye genel, sınırları ve çerçevesi belirsiz bir düzenleme yetkisinin
tanındığı, bu durumun yasama yetkisinin devredilemezliği, Anayasa'nın
bağlayıcılığı ve üstünlüğü ile kuvvetler ayrılığı ilkeleriyle bağdaşmadığı
belirtilerek kuralın Anayasa'nın Başlangıç kısmı ile 2., 6., 7., 8., 11., 104.
ve 123. maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
3. Anayasa'ya
Aykırılık Sorunu
a. Kuralın Konu Bakımından Yetki Yönünden
İncelenmesi
8. Dava
dilekçesinde konu bakımından yetki yönünden kuralın Anayasa'nın Başlangıç kısmı ile 6., 7.,
8., 11. ve 123. maddelerine de aykırı olduğu
ileri sürülmüş ise de CBK'ya ilişkin konu bakımından yetki kuralları
Anayasa'nın 104. maddesinin on yedinci fıkrasında düzenlendiğinden bu husustaki
inceleme anılan fıkra kapsamında yapılacaktır.
9. Anayasa Mahkemesi, Cumhurbaşkanlığı
merkez teşkilatı ile Cumhurbaşkanlığına bağlı kurum ve kuruluşların,
bakanlıkların ve bağlı kuruluşlarının, kamu tüzel kişiliklerinin kurulması,
kaldırılması, görevleri ve yetkileri, teşkilat yapısı ile merkez ve taşra
teşkilatlarının kurulmasına ilişkin düzenlemelerin CBK'larla yapılmasının konu
bakımından yetki yönünden Anayasa'ya uygun olup olmadığı hususunu daha önceki
bazı kararlarında değerlendirmiştir. Bu kapsamda söz konusu kurum ve
kuruluşların kurulması, kaldırılması, görevleri ve yetkileri ile teşkilat
yapılarıyla ilgili düzenlemelerin idarenin teşkilat yapısı ile ilgili olup
yürütme yetkisine ilişkin konulardan olduğu, Anayasa'da CBK ile düzenlenmesi
yasaklanan haklar ve ödevlerle ilgisinin bulunmadığı ve Anayasa'nın 106.
maddesinin on birinci fıkrasının "Bakanlıkların
kurulması, kaldırılması, görevleri ve yetkileri, teşkilat yapısı ile merkez ve
taşra teşkilatlarının kurulması Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle düzenlenir."
ile Anayasa'nın 123. maddesinin üçüncü fıkrasının "Kamu tüzel kişiliği, kanunla veya
Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle kurulur." şeklindeki
hükümleriyle bağlantılı olarak Anayasa'nın 104. maddesinin on yedinci
fıkrasının üçüncü cümlesine aykırı bir yönünün de bulunmadığı ifade edilmiştir
(AYM, E.2019/71, K.2020/82, 30/12/2020, § 27; E.2018/134, K.2021/13, 3/3/2021,
§ 30; E.2020/8, K.2021/25, 31/3/2021, §§ 17-22; E.2018/133, K.2021/70,
13/10/2021, § 22; E.2021/50, K.2021/89, 16/12/2021, §§ 18-23; E.2021/91,
K.2021/106, 30/12/2021, §§ 19-25; E.2018/119, K.2020/25, 11/6/2020, §§ 27, 28;
E.2022/37, K.2023/44, 9/3/2023, §§ 9, 10).
10. Bu bağlamda Enstitü Genel
Müdürlüğünün hizmet birimleri ve bu birimler ile Enstitü kurullarının çalışma
usul ve esaslarının yönetmelikle belirleneceğini öngören, dolayısıyla
Enstitünün teşkilat yapısıyla ilgili düzenleme getiren kural yönünden anılan
kararlardan ayrılmayı gerektirir bir durum bulunmamaktadır. Bu itibarla kural,
Anayasa'nın 104. maddesinin on yedinci fıkrasının birinci, ikinci ve üçüncü
cümlelerine aykırı bir düzenleme içermemektedir.
11. Kuralla aynı alanda hüküm ifade eden karşılaştırmaya
esas olabilecek nitelikte, kanunla yapılan herhangi bir düzenleme tespit
edilememiştir. Bu itibarla kuralın kanunda açıkça düzenlenen bir konuya ilişkin
olmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
12. Açıklanan nedenlerle kural, Anayasa'nın 104.
maddesinin on yedinci fıkrasına aykırı değildir. İptal talebinin reddi gerekir.
b. Kuralın
İçerik Yönünden İncelenmesi
13. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin
Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 43. maddesi uyarınca kural,
ilgisi nedeniyle Anayasa'nın 106. maddesi yönünden incelenmiştir.
14. Anayasa'nın 106. maddesinin on birinci fıkrasında
bakanlıkların ve bu kapsamda onların bağlı kuruluşlarının görevleri ve
yetkilerinin CBK'yla düzenleneceği hüküm altına alınmıştır. CBK'ya tanınan bu
asli yetkinin başka bir idari işleme bırakılması mümkün değildir. Bununla
birlikte yürütme organının CBK çıkarmaya yetkili olduğu konuya ilişkin her
türlü ayrıntıyı CBK ile düzenlemesi ve bu düzenlemelerin gereğini bizzat yerine
getirmesi gerekli olmayıp CBK ile konuya ilişkin temel kuralları belirledikten
ve genel çerçeveyi çizdikten sonra bu çerçevenin içinde kalan hususları,
düzenleyici nitelikteki diğer işlemlerle belirlemesi ve bu düzenlemeler
kapsamında yerine getirilmesi gerekli tasarrufları da ilgili idareye bırakması
mümkündür.
15. (171) numaralı CBK'nın 5. maddesinin (1) ve (2)
numaralı fıkralarında Enstitünün Genel Müdürlük,
Yönetim Kurulu ve Danışma Kurulundan oluşan merkez teşkilatından meydana
geldiği belirtilmiş; dava konusu (3) numaralı fıkrasında ise Genel Müdürlüğün
hizmet birimleri ile ve bu birimler ile Enstitü
kurullarının çalışma usul ve esaslarının, bu CBK'da belirtilen faaliyet alanı
ile görev ve yetkilere uygun olarak Bakanlık tarafından çıkarılan yönetmelikle
belirleneceği düzenlenmiştir.
16. Enstitünün kuruluş amacı, görev ve yetkileri ile
teşkilatı anılan CBK'nın 3 ila 10. maddelerinde belirlenmiş, kuralla Genel
Müdürlüğün hizmet birimleri ile bu birimler ile Enstitü kurullarının çalışma
usul ve esaslarının da anılan maddelerde belirtilen faaliyet alanı ile görev ve
yetkilere uygun olarak Bakanlık tarafından çıkarılan yönetmelikle belirleneceği
öngörülmüştür.
17. Bu itibarla Enstitünün hizmet birimleri ile görev ve
yetkilerine ilişkin usul ve esasları belirleme yetkisine ilişkin temel ilkeler
belirlenmiş ve genel çerçeve çizilmiştir.
18. Açıklanan nedenlerle kural, Anayasa'nın 106.
maddesine aykırı değildir. İptal talebinin reddi gerekir.
Kuralın Anayasa'nın 2. maddesine de
aykırı olduğu ileri sürülmüş ise de bu bağlamda belirtilen hususların
Anayasa'nın 106. maddesi yönünden yapılan değerlendirmeler kapsamında ele
alınmış olması nedeniyle Anayasa'nın 2. maddesi yönünden ayrıca bir inceleme
yapılmasına gerek görülmemiştir.
C. CBK'nın 7. Maddesinin (2) Numaralı
Fıkrasında Yer Alan "…ve üyeler Bakan
tarafından Bakanlık üst kademe yöneticileri arasından belirlenir."
İbaresinin İncelenmesi
1. Anlam ve Kapsam
19. (171) numaralı CBK'nın 7. maddesinde
Enstitü Yönetim Kurulunun oluşumu düzenlenmiştir. Anılan maddenin (1) numaralı
fıkrasında Yönetim Kurulunun Enstitünün karar organı olduğu ve başkanının Aile
ve Sosyal Hizmetler Bakanı (Bakan) olduğu hükme bağlanmıştır.
20. Maddenin (2) numaralı
fıkrasında Yönetim Kurulunun dokuz üyeden oluşacağı ve üyelerinin Bakan
tarafından Bakanlık üst kademe yöneticileri arasından belirleneceği
öngörülmüştür. Söz konusu fıkrada yer alan "…ve
üyeler Bakan tarafından Bakanlık üst kademe yöneticileri arasından belirlenir."
ibaresi dava konusu kuralı oluşturmaktadır.
21. (3) numaralı fıkrada
Yönetim Kurulunun en az iki ayda bir toplanacağı düzenlenmiştir.
22. Anılan CBK'nın
8. maddesinde ise Enstitünün yıllık çalışma programını kabul etmek, Enstitünün
politika önerileri ile strateji ve hedeflerini karara bağlamak, Danışma
Kurulunun tavsiye kararlarını görüşüp karara bağlamak ve Enstitünün performans
ile hizmet kalite standartlarını karara bağlamak Yönetim Kurulunun görev ve
yetkileri arasında sayılmıştır.
2. İptal Talebinin Gerekçesi
23. Dava dilekçesinde özetle; Enstitü Yönetim Kuruluna
atama şartlarını düzenleyen dava konusu kuralın temel hak ve özgürlüklerle
ilgili olduğu, idarenin bütünlüğü içinde yer alan kamu görevlilerinin
atanmasına, görev sürelerinin tespitine ve atanma şartlarının belirlenmesine
ilişkin hükümlerin kanunla düzenlenmesi gerektiği, Bakana sınırları belirsiz
bir atama yetkisinin tanındığı, bu durumun yasama yetkisinin devredilemezliği,
Anayasa'nın bağlayıcılığı ve üstünlüğü ile kuvvetler ayrılığı ilkeleriyle bağdaşmadığı
belirtilerek kuralın Anayasa'nın Başlangıç kısmı ile 2., 6., 7., 8., 11., 70.,
104., 106. ve 128. maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
3. Anayasa'ya
Aykırılık Sorunu
a. Kuralın
Konu Bakımından Yetki Yönünden İncelenmesi
24. Dava dilekçesinde konu bakımından yetki yönünden
kuralın Anayasa'nın Başlangıç kısmı ile 6., 7., 8., 11., 70., 106. ve 128.
maddelerine de aykırı olduğu ileri sürülmüş ise de CBK'ya ilişkin konu
bakımından yetki kuralları Anayasa'nın 104. maddesinin on yedinci fıkrasında
düzenlendiğinden bu husustaki inceleme anılan fıkra kapsamında yapılacaktır.
25. Dava konusu kuralla
Enstitünün karar organı olan Yönetim Kurulu üyelerinin Bakan tarafından
Bakanlığın üst kademe yöneticileri arasından belirlenmesi öngörülmüştür.
26. Kamu kurum ve
kuruluşlarının karar organlarının belirlenmesi, oluşumu ve bu karar
organlarında kamu personelinin görevlendirilmesine ilişkin düzenlemeler
idarenin teşkilat yapısıyla ilgili olup idarenin kuruluş ve görevlerinin
belirlenmesinin bir parçasını oluşturmaktadır. Bu itibarla Enstitünün Yönetim
Kurulu üyelerinin Bakan tarafından Bakanlığın üst kademe kamu yöneticileri
arasından belirlenmesini öngören kuralın Anayasa'nın 104. maddesinin on yedinci
fıkrasının birinci cümlesinde belirtilen yürütme yetkisine ilişkin konulardan
olduğu anlaşılmaktadır.
27. Kural, Anayasa'nın CBK ile
düzenlenmesi yasaklanan İkinci Kısmı'nın Birinci ve İkinci Bölümlerinde yer
alan temel haklar, kişi hakları ve ödevleriyle Dördüncü Bölümü'nde yer alan
siyasi haklar ve ödevler ile ilgili herhangi bir düzenleme de içermemektedir.
28. (171) numaralı CBK'nın 7.
maddesinde Enstitü Yönetim Kurulunun en az iki ayda bir toplanmasının
öngörüldüğü ve Yönetim Kurulunun görev ve yetkileri gözetildiğinde kural
gereğince Yönetim Kurulu üyelerinin Bakan tarafından belirlenmesinin atama
niteliğinde sonuç doğuracağı anlaşılmaktadır.
29. Anayasa'nın 128. maddesinin
ikinci fıkrasında memurlar ve diğer kamu görevlilerinin atanmalarına ilişkin hususların münhasıran kanunla düzenlenmesi
öngörülmüştür.
30. Ancak Anayasa'nın 104.
maddesinin dokuzuncu fıkrasında "[Üst kademe kamu yöneticilerinin] atanmalarına
ilişkin usul ve esasları Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle düzenler."
denilmek suretiyle üst kademe kamu yöneticilerinin atanma usul ve esasları,
Anayasa'nın 104. maddesinin dokuzuncu fıkrası uyarınca CBK ile
düzenlenebileceği özel olarak belirtilen konular arasında gösterilmiştir.
31. Bu bağlamda üst kademe kamu
yöneticilerinin atanma usul ve esaslarının düzenlenmesi kapsamındaki konularla
sınırlı olmak üzere anılan hususlarda Anayasa'nın 104. maddesinin dokuzuncu
fıkrası uyarınca CBK ile düzenleme yapılabilir.
32. Üst
kademe kamu yöneticileri kavramının neyi ifade ettiğine yönelik olarak Anayasa'da genel ve soyut
bir tanımlama yapılmamış ya da herhangi bir ölçüte yer verilmemiştir. Bununla
birlikte Anayasa Mahkemesince bu anayasal kavramın kendi bağlamı içinde özerk
bir biçimde yorumlanması gerekmektedir. Anayasa Mahkemesi Cumhurbaşkanlığı
hükûmet sisteminin yürürlüğe girmesinden önceki dönemde verdiği bir kararında
üst kademe yönetici kavramını yorumlamıştır. Anayasa Mahkemesi 10/1/1985
tarihli ve 3149 sayılı Üst Kademe Yöneticilerinin Yetiştirilmesi Hakkında
Kanun'un, üst kademe kamu yöneticilerini daire başkanını da içine alacak
şekilde sayma yoluyla belirleyen kapsam maddesini de (2. madde) denetlediği
kararında üst kademe kamu yöneticileri kavramının belirlenmesinde esas alınacak
her durumda geçerli, değişmez ve mutlak ölçütler bulmanın zorluğuna dikkat çekmiştir.
Bu bağlamda Anayasa Mahkemesi anılan kararında kamu politikasının tayinine
katılma, seçimle gelmemekle birlikte etkin bir otoriteye sahip olma ve
kuruluşunun en üst düzeyinde bulunma gibi bazı ölçütlerin önerilmesine
rağmen üst kademe yöneticilerinin kimler olduğunun doktrinde ve kanunlarda
açıklığa kavuşturulmadığını, esasen bunun çok zor olduğunu ve bu zorluğu
dikkate alan kanun koyucunun da bunları bir bir saymak yolunu tercih ettiğini
belirtmiştir. Anayasa Mahkemesine göre üst kademe kamu yöneticilerine dair bir
tanım yapılsaydı dahi tam anlamıyla bir tanım olmayacak ve takdire yine de
elverişli bulunacaktı (AYM, E.1985/3, K.1985/8, 18/6/1985).
33. Anayasa Mahkemesinin anılan
kararında vurgulandığı üzere bu kavramın tanımlanmasında güçlükler bulunsa da
özellikle Cumhurbaşkanlığı hükûmet sisteminin yürürlüğe girmesinden sonra
anayasal bir kavrama da dönüşmüş olduğu gözetildiğinde bunun belli bir
çerçeveye kavuşturulması bir zorunluluktur (AYM, E.2019/111, K.2023/63,
5/4/2023, § 80).
34. Genel anlamda bir tanımlama
yapılacak olursa Anayasa'da yer verilen üst kademe kamu yöneticileri kavramının
belirli bir kamu hizmetini yürüten kamu kuruluşunun hiyerarşik bakımdan üst
düzeylerinde görev alan ve aynı zamanda o hizmet alanıyla ilgili kamu
politikalarının belirlenmesinde ve uygulanmasında etkin bir otoriteye, yetki ve
sorumluluğa sahip olan kişileri ifade ettiği söylenebilir (AYM, E.2019/111,
K.2023/63, 5/4/2023, § 81).
35. Bu itibarla kurum içinde
klasik anlamda belirli bir sevk ve idare, başka bir deyişle yönetim yetkisine
sahip olmakla birlikte kurumun görev ve yetkileri çerçevesindeki politikaların
belirlenmesi sürecine katılmayan, yönetim yetkisi bu politikaları uygulamakla
sınırlı olan yöneticilerin ya da kurumun hizmet alanıyla ilgili kamu
politikalarının tayininde sadece istişari nitelikte rol üstlenen kişilerin üst
kademe kamu yöneticisi olarak kabulü mümkün değildir (AYM, E.2019/111,
K.2023/63, 5/4/2023, § 82).
36. Anayasa Mahkemesi bir
kuralın üst kademe kamu yöneticilerinin atanmalarına ilişkin usul ve esasların
düzenlenmesine ilişkin olup olmadığını CBK koyucunun nitelendirmesinden
bağımsız olarak, yukarıda tespit edilen ilkeler çerçevesinde her bir kural özelinde
özerk şekilde ele alıp nihai olarak denetleme görevinin kendisine ait olduğunu
belirtmiştir (AYM, E.2019/111, K.2023/63, 5/4/2023, § 83).
37. Bu bağlamda Enstitü Yönetim
Kurulu üyelerinin Bakan tarafından belirlenmesini öngören kuralın üst kademe
kamu yöneticilerine ilişkin bir düzenleme olup olmadığının, başka bir deyişle
bu kişilerin üst kademe kamu yöneticisi niteliği taşıyıp taşımadığının
değerlendirilmesi gerekir.
38. Kuralda düzenlenen Enstitü
Yönetim Kurulunun Bakanlığın bir bağlı kuruluşu olarak teşkilatlandırılan
Enstitünün karar organı olarak anılan kuruluşun üstlendiği görev ve yetkilerin
yerine getirilmesinde belirleyici ve bağlayıcı nitelikte karar alma yetki ve
sorumluluğuna sahip bir birim olduğu anlaşılmaktadır. Dolayısıyla Yönetim
Kurulu ve bunu oluşturan üyelerin, Enstitü teşkilatı içinde ve özelinde anılan
kamu kuruluşunun hiyerarşik bakımdan üst düzeylerinde görev alan ve aynı
zamanda kuruluşun görev ve yetki alanıyla ilgili kararların belirlenmesinde ve
uygulanmasında etkin bir yetki ve sorumluluğa sahip oldukları şüphesizdir. Bu
itibarla Enstitü Yönetim Kurulu üyelerinin üst kademe kamu yöneticisi
kapsamında değerlendirilmesi gerekmektedir.
39. Buna göre kuralın üst
kademe kamu yöneticilerinin atanma usul ve esaslarıyla ilgili bir düzenleme
öngörmesi sebebiyle Anayasa'nın 104. maddesinin dokuzuncu fıkrasıyla bağlantılı
olarak anılan maddenin on yedinci fıkrasının üçüncü cümlesine aykırı bir yönü
bulunmamaktadır.
40. Enstitü Yönetim Kurulu
üyelerini atamaya yetkili makamın belirlenmesine yönelik olarak yürürlükte
herhangi bir kanuni düzenleme bulunmamaktadır. Bu itibarla kural, kanunda
açıkça düzenlenen konulara ilişkin değildir.
41. Açıklanan nedenlerle kural,
Anayasa'nın 104. maddesinin on yedinci fıkrasına aykırı değildir. İptal
talebinin reddi gerekir.
b. Kuralın İçerik Yönünden İncelenmesi
42. Anayasa'nın 104. maddesinin
dokuzuncu fıkrasında üst kademe kamu yöneticilerinin Cumhurbaşkanı tarafından atanacağı
belirtilerek bu konuda Cumhurbaşkanı tek başına yetkili kılınmıştır.
Dolayısıyla Cumhurbaşkanının üst kademe yöneticilerini atama yetkisi bir başka
makamın onayına tabi tutulamayacağı gibi bir başka makamın teklifine de bağlı
kılınamaz (AYM, E.2018/120, K.2023/171, 11/10/2023, § 45). Üst kademe kamu
yöneticilerinin bizzat Cumhurbaşkanı tarafından atanması Cumhurbaşkanlığı
hükûmet sisteminde benimsenen temel esaslardan biridir. Kendilerini atayan
Cumhurbaşkanı ile göreve gelmeleri esası benimsenen üst kademe kamu
yöneticilerinin Cumhurbaşkanı ile birlikte görev yapıp onunla birlikte görevden
gitmeleri yönündeki yaklaşım da bu ilkenin bir sonucudur (AYM, E.2019/111,
K.2023/63, 5/4/2023, § 69). Dolayısıyla üst kademe kamu yöneticisi
olan Yönetim Kurulu üyelerini atama yetkisinin de münhasıran Cumhurbaşkanına
ait olduğu açıktır.
43. Bu itibarla kuralla üst kademe kamu yöneticisi olan Enstitü Yönetim Kurulu
üyelerinin Bakan tarafından atanmasının öngörülmesi Anayasa'nın 104. maddesinin
dokuzuncu fıkrasıyla bağdaşmamaktadır.
44. Açıklanan nedenlerle kural, Anayasa'nın 104. maddesine aykırıdır. İptali
gerekir.
Muhterem İNCE, Ömer
ÇINAR ve Metin KIRATLI bu görüşe katılmamışlardır.
Kural, Anayasa'nın 104. maddesine aykırı
görülerek iptal edildiğinden ayrıca Anayasa'nın 2. maddesi yönünden
incelenmemiştir.
Ç. CBK'nın 9. Maddesinin (1) Numaralı
Fıkrasının "…üye ile Bakanlığın faaliyet
alanıyla ilgili çalışmaları olan kişilerden belirlenen yedi üye olmak üzere
toplam onbeş…" Bölümünün İncelenmesi
1. Anlam ve Kapsam
45. (171) numaralı CBK'nın 9. maddesinde
Enstitü Danışma Kurulunun oluşumu düzenlenmiştir. Anılan maddenin (1) numaralı
fıkrasında Danışma Kurulunun Bakanın görevlendireceği bakan yardımcısının
başkanlığında, Bakanlıktan iki üye, Adalet Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı, Millî
Eğitim Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı ve Diyanet İşleri Başkanlığından birer üye
ile Bakanlığın faaliyet alanıyla ilgili çalışmaları olan kişilerden belirlenen
yedi üye olmak üzere toplam on beş üyeden oluşması öngörülmüştür. Söz konusu
fıkranın "…üye ile Bakanlığın faaliyet
alanıyla ilgili çalışmaları olan kişilerden belirlenen yedi üye olmak üzere
toplam onbeş…" bölümü dava konusu kuralı oluşturmaktadır.
46. Maddenin (2) numaralı fıkrasında
Danışma Kurulunun yılda en az dört kez toplanacağı, (3) numaralı fıkrasında ise
ihtiyaç duyulması hâlinde alanında uzman kişilerin Danışma Kuruluna davet
edilebileceği düzenlenmiştir.
47. Söz konusu CBK'nın 10. maddesinde
ise Enstitünün yıllık faaliyetlerini değerlendirmek ve Enstitü çalışmaları
hakkında Yönetim Kuruluna görüş bildirmek, Yönetim Kuruluna Enstitü
çalışmalarının etkinliğini artırıcı tavsiye kararları sunmak ve Enstitü tarafından
hazırlanan bilimsel araştırma, yayın ve benzeri çalışmalar hakkında Yönetim
Kuruluna görüş bildirmek Danışma Kurulunun görev ve yetkileri arasında
sayılmıştır.
2. İptal Talebinin Gerekçesi
48. Dava dilekçesinde özetle; Danışma
Kurulu üyelerinin kamu görevlisi olması nedeniyle bu göreve atanma şartlarını
düzenleyen dava konusu kuralın CBK ile düzenlenmesi yasak alana ilişkin olduğu,
münhasıran kanunla düzenlenmesi gerektiği, atama yetkisine ilişkin çerçevenin belirlenmediği, yürütme organına
Anayasa'ya aykırı bir yetkinin tanındığı, bu durumun yasama yetkisinin
devredilemezliği, Anayasa'nın bağlayıcılığı ve üstünlüğü ile kuvvetler ayrılığı
ilkeleriyle bağdaşmadığı belirtilerek kuralın Anayasa'nın Başlangıç kısmı ile
2., 6., 7., 8., 11., 70., 104., 106. ve 128. maddelerine aykırı olduğu ileri
sürülmüştür.
3. Anayasa'ya
Aykırılık Sorunu
49. Dava dilekçesinde konu bakımından
yetki yönünden kuralın Anayasa'nın Başlangıç kısmı ile 6., 7., 8., 11., 70.,
106. ve 128. maddelerine de aykırı olduğu ileri sürülmüş ise de CBK'ya ilişkin
konu bakımından yetki kuralları Anayasa'nın 104. maddesinin on yedinci
fıkrasında düzenlendiğinden bu husustaki inceleme anılan fıkra kapsamında
yapılacaktır.
50. (171) numaralı CBK'nın 9. maddesinde
Enstitü Danışma Kurulunun yılda en az dört kez toplanmasının öngörüldüğü ve
Danışma Kurulunun görev ve yetkileri gözetildiğinde Danışma Kurulu üyelerinin
bir kısmının Bakanlığın faaliyet alanıyla ilgili çalışmaları olan kişilerden
belirlenmesini öngören dava konusu kuralın atama
ile ilgili düzenleme içerdiği anlaşılmaktadır.
51. Anayasa'nın 128. maddesinin ikinci
fıkrasında memurların ve diğer kamu görevlilerinin atanmalarına ilişkin
hususların kanunla düzenlenmesi öngörüldüğünden öncelikle Danışma Kurulu
üyelerinin kamu görevlisi olup olmadığının belirlenmesi gerekmektedir.
52. Kamu hizmeti, geniş tanımıyla devlet
ya da diğer kamu tüzel kişileri tarafından ya da bunların denetim ve
gözetimleri altında ortak gereksinimleri karşılamak ve kamu yararını sağlamak
için topluma sunulmuş sürekli ve düzenli etkinliklerdir.
53. Devletin kamu iktisadi teşebbüsleri
ve diğer kamu tüzel kişilerinin genel idare esaslarına göre yürütmekle yükümlü
olduğu kamu hizmetlerinin gerektirdiği asli ve sürekli görevlerde memur ve/veya
diğer kamu görevlilerinden hangisinin çalıştırılacağına ilişkin tercih, kanun
koyucunun takdir alanı içindedir. Anayasa'nın 128. maddesinin birinci
fıkrasında yer alan diğer kamu görevlileri kavramı, söz konusu asli ve
sürekli görevlerde kamu hukuku ilişkisiyle çalışan fakat memur olmayan kişileri
kapsamaktadır.
54. Bakanlığın bağlı kuruluşu olan Enstitünün anılan
CBK'nın 4. maddesinde belirtilen görevlerinin kamu hizmeti niteliğinde olduğu
açıktır. Enstitünün Danışma Kurulu üyelerinin
ailenin korunmasına ilişkin asli sorumluluğu bulunan bir alanda görev
yaptıkları, Enstitünün karar organı olan
Yönetim Kuruluna görüş ve tavsiyelerde bulunmak görev ve yetkisine sahip
oldukları ve üyelik görevinin geçici bir nitelik
taşımayıp sürekli olduğu dikkate alındığında üyelerin yerine getireceği görevin
asli ve sürekli nitelikte olduğu anlaşılmaktadır. Bu bağlamda Enstitü Danışma
Kurulu üyelerinin diğer kamu görevlisi statüsünde olduğu sonucuna
varılmıştır (benzer değerlendirme için bkz. AYM, E.2021/27, K.2023/26,
16/2/2023 § 22).
55. Kuralda Danışma Kurulunun
yedi üyesinin Bakanlığın faaliyet alanıyla ilgili çalışmaları olan kişilerden
belirlenmesi öngörüldüğünden anılan üyelerin kamu görevlileri arasından
seçilmesi zorunluluğunun da bulunmadığı görülmektedir. Dolayısıyla kural Anayasa'nın
İkinci Kısmı'nın Dördüncü Bölümü'nde yer alan kamu hizmetlerine girme hakkına
dair düzenleme öngörmektedir.
56. Öte yandan Danışma
Kurulunun Enstitü faaliyetleri bakımından belirleyici
ve bağlayıcı nitelikte karar alma yetki, sorumluluk ve otoritesine sahip
olmayıp sadece istişari bir görev üstlendiği gözetildiğinde Kurul üyelerinin
üst kademe kamu yöneticisi olarak
nitelendirilemeyeceği açıktır.
57. Bu itibarla Danışma Kurulunun yedi üyesinin Bakanlığın faaliyet alanıyla ilgili
çalışmaları olan kişilerden belirlenmesini öngören kural hem kamu hizmetine
girme hakkına ilişkin olup hem de münhasıran kanunla yapılması gereken bir
düzenleme niteliği taşımaktadır.
58. Açıklanan nedenlerle kural, Anayasa'nın 104.
maddesinin on yedinci fıkrasının ikinci ve üçüncü cümlelerine aykırıdır. İptali
gerekir.
Ömer ÇINAR bu görüşe katılmamıştır.
Kural, Anayasa'nın 104. maddesinin on yedinci fıkrasının
ikinci ve üçüncü cümlelerine aykırı görülerek iptal edildiğinden ayrıca aynı
fıkranın birinci ve dördüncü cümleleri yönünden incelenmemiştir.
Kural konu bakımından Anayasa'nın 104. maddesinin on
yedinci fıkrasının ikinci ve üçüncü cümlelerine aykırı görülerek iptal
edildiğinden ayrıca içerik yönünden incelenmemiştir.
D. CBK'nın 12. Maddesiyle Ekli (1) Sayılı Liste'de Yer Alan Kadroların
İptal Edilerek (2) Numaralı CBK'ya Ekli (I) Sayılı Cetvel'in
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı Bölümünden Çıkarılmasının ve Ekli (2) Sayılı
Liste'de Yer Alan Kadroların İhdas Edilerek Anılan
CBK'ya
Ekli (I) Sayılı Cetvel'e Aile Enstitüsü Bölümü Olarak Eklenmesinin İncelenmesi
1. İptal Talebinin Gerekçesi
59. Dava dilekçesinde özetle; genel
idare esaslarına göre yürütülmekte olan kamu hizmetlerinin gerektirdiği asli ve
sürekli görevleri ifa eden kamu görevlilerinin kadrolarının ihdasına ve
iptaline ilişkin hükümlerin kanunla düzenlenmesi gerektiği, kadroya bağlı
olarak kamu görevlilerine yapılacak harcamalar ve ayrılacak ödeneklerin aynı
zamanda bütçeyle ilgili olduğu, münhasıran kanunla düzenlenmesi gereken bir
konuda CBK çıkarıldığı, Anayasa Mahkemesince dava konusu kurallarla içerik ve kapsam
bakımından benzer düzenlemelerin Anayasa'ya aykırı olduğuna hükmedildiği, CBK
çıkarma yetkisinin anayasal çerçeve dışında kullanıldığı, yürütme organına
Anayasa'ya aykırı bir yetkinin tanındığı, bu durumun yasama yetkisinin
devredilemezliği, Anayasa'nın bağlayıcılığı ve üstünlüğü ile kuvvetler ayrılığı
ilkeleriyle bağdaşmadığı belirtilerek kuralların Anayasa'nın Başlangıç kısmı
ile 2., 6., 7., 8., 11., 104., 128., 153. ve 161. maddelerine aykırı olduğu
ileri sürülmüştür.
2. Anayasa'ya Aykırılık Sorunu
a. Kuralların Konu Bakımından
Yetki Yönünden İncelenmesi
60. Dava dilekçesinde konu
bakımından yetki yönünden kuralların Anayasa'nın Başlangıç kısmı ile 6., 7.,
8., 11., 128., 153. ve 161. maddelerine de aykırı olduğu ileri sürülmüş ise de
CBK'ya ilişkin konu bakımından yetki kuralları Anayasa'nın 104. maddesinin on
yedinci fıkrasında düzenlendiğinden bu husustaki inceleme anılan fıkra
kapsamında yapılacaktır.
61. (171) numaralı CBK'nın
dava konusu 12. maddesiyle ekli (1) Sayılı Liste'de yer alan kadroların iptal
edilerek (2) numaralı CBK'ya ekli (I) Sayılı Cetvel'in Aile ve Sosyal Hizmetler
Bakanlığı bölümünden çıkarılması ve (2) Sayılı Liste'de yer alan kadroların
ihdas edilerek (2) numaralı CBK'ya ekli (I) Sayılı Cetvel'e Aile Enstitüsü bölümü olarak eklenmesi
öngörülmektedir.
62. Anayasa Mahkemesi;
bakanlıkların ve bağlı kuruluşlarının kadrolarının ihdası ve iptaline ilişkin
düzenlemelerin CBK'larla yapılmasının konu bakımından yetki yönünden Anayasa'ya
uygun olup olmadığı hususunu daha önceki bazı kararlarında değerlendirmiştir.
Bu kapsamda söz konusu kurum ve kuruluşların kadrolarının ihdası ve iptaline
dair düzenlemelerin idarenin teşkilat yapısı ile ilgili olup yürütme yetkisine
ilişkin konulardan olduğu, Anayasa'da CBK ile düzenlenmesi yasaklanan haklar ve
ödevlerle ilgisinin bulunmadığı ve Anayasa'nın 106. maddesinin on birinci
fıkrasının "Bakanlıkların
kurulması, kaldırılması, görevleri ve yetkileri, teşkilat yapısı ile merkez ve
taşra teşkilatlarının kurulması Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle düzenlenir."
ile Anayasa'nın 123. maddesinin üçüncü fıkrasının "Kamu tüzel kişiliği, kanunla veya
Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle kurulur." şeklindeki
hükümleriyle bağlantılı olarak Anayasa'nın 104. maddesinin on yedinci
fıkrasının üçüncü cümlesine aykırı bir yönünün de bulunmadığı ifade edilmiştir
(AYM, E.2020/8, K.2021/25, 31/3/2021, §§ 17-22; E.2021/50, K.2021/89,
16/12/2021, §§ 18-23; E.2021/91, K.2021/106, 30/12/2021, §§ 19-25; E.2018/119,
K.2020/25, 11/6/2020, §§ 27, 28; E.2022/37, K.2023/44, 9/3/2023, §§ 9, 10).
63.
Bakanlığa ilişkin kadroların iptali ve Bakanlığın bağlı kuruluşu olan Enstitüye
kadro ihdasını öngören, dolayısıyla anılan kurumların teşkilat yapısıyla ilgili
bir düzenleme getiren kurallar yönünden anılan kararlardan ayrılmayı gerektirir
bir durum bulunmamaktadır.
64.
Bu itibarla kurallar, Anayasa'nın 104. maddesinin on yedinci fıkrasının
birinci, ikinci ve üçüncü cümlelerine aykırı bir düzenleme içermemektedir.
65.
Kurallarla aynı alanda hüküm ifade eden karşılaştırmaya esas olabilecek
nitelikte, kanunla yapılan herhangi bir düzenleme tespit edilememiştir. Bu
itibarla kuralların kanunda açıkça düzenlenen bir konuya ilişkin olmadığı
sonucuna ulaşılmıştır.
66.
Açıklanan nedenlerle kurallar, Anayasa'nın 104. maddesinin on yedinci fıkrasına
aykırı değildir. İptalleri talebinin reddi gerekir.
Hasan Tahsin
GÖKCAN, Engin YILDIRIM ve Kenan YAŞAR bu görüşe katılmamışlardır.
b. Kuralların İçerik Yönünden
İncelenmesi
67. Anayasa'nın 2. maddesinde
belirtilen hukuk devleti; eylem ve işlemleri hukuka uygun, insan haklarına
saygılı, bu hak ve özgürlükleri koruyup güçlendiren, her alanda adil bir hukuk
düzeni kurup bunu geliştirerek sürdüren, hukuki güvenliği sağlayan, Anayasa'ya
aykırı durum ve tutumlardan kaçınan, hukuk kurallarıyla kendini bağlı sayan ve
yargı denetimine açık olan devlettir.
68. Hukuk devletinin temel
unsurlarından biri belirlilik ilkesidir. Anayasa Mahkemesinin
yerleşik kararlarına göre anılan ilke, yasal düzenlemelerin hem kişiler
hem de idare yönünden herhangi bir duraksamaya ve kuşkuya yer vermeyecek
şekilde açık, net, anlaşılır, uygulanabilir ve nesnel olmasını
gerektirmektedir.
69. Anılan ilkenin yürütmenin
asli düzenleyici işlemi niteliğinde olan CBK'lar bakımından da geçerli
olduğunda şüphe bulunmamaktadır (AYM, E.2022/113, K.2023/112, 22/6/2023, § 29;
E.2018/125, K.2020/4, 22/1/2020, § 28).
70. Dava konusu kurallarla
Bakanlığa ve Enstitüye ilişkin olarak ihdas ve iptal edilen kadrolar ve bu
kadroların sayıları açık, net ve anlaşılır bir şekilde düzenlendiğinden
kurallarda belirlilik ve öngörülebilirlik ilkelerini ihlal eden bir yön
bulunmamaktadır.
71. Açıklanan nedenlerle
kurallar, Anayasa'nın 2. maddesine aykırı değildir. İptalleri talebinin reddi
gerekir.
IV. İPTAL
KARARININ YÜRÜRLÜĞE GİRECEĞİ GÜN SORUNU
72. Anayasa'nın 153. maddesinin üçüncü fıkrasında "Kanun,
Cumhurbaşkanlığı kararnamesi veya Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü ya da
bunların hükümleri, iptal kararlarının Resmî Gazetede yayımlandığı tarihte
yürürlükten kalkar. Gereken hallerde Anayasa Mahkemesi iptal hükmünün yürürlüğe
gireceği tarihi ayrıca kararlaştırabilir. Bu tarih, kararın Resmî Gazetede
yayımlandığı günden başlayarak bir yılı geçemez." denilmekte, 6216 sayılı
Kanun'un 66. maddesinin (3) numaralı fıkrasında da bu kural tekrarlanarak
Anayasa Mahkemesinin gerekli gördüğü hâllerde Resmî Gazete'de yayımlandığı
günden başlayarak iptal kararının yürürlüğe gireceği tarihi bir yılı geçmemek
üzere ayrıca kararlaştırabileceği belirtilmektedir.
73. (171) numaralı CBK'nın;
- 7. maddesinin (2) numaralı fıkrasında yer alan "…ve üyeler Bakan tarafından Bakanlık üst kademe yöneticileri arasından
belirlenir."
bölümünün iptal edilmesi
nedeniyle doğacak hukuksal boşluk kamu yararını ihlal edici nitelikte
görüldüğünden Anayasa'nın 153. maddesinin üçüncü fıkrası ile 6216 sayılı
Kanun'un 66. maddesinin (3) numaralı fıkrası gereğince bu ibareye ilişkin iptal
hükmünün kararın Resmî Gazete'de yayımlanmasından başlayarak altı ay sonra,
- 9. maddesinin (1) numaralı fıkrasının "…üye
ile Bakanlığın faaliyet alanıyla ilgili çalışmaları olan kişilerden belirlenen
yedi üye olmak üzere toplam onbeş…" bölümünün iptal edilmesi
nedeniyle doğacak hukuksal boşluk kamu yararını ihlal edecek nitelikte
görüldüğünden Anayasa'nın
153. maddesinin üçüncü fıkrası ile 6216 sayılı Kanun'un 66. maddesinin (3)
numaralı fıkrası gereğince bu bölüme ilişkin iptal hükmünün kararın Resmî
Gazete'de yayımlanmasından başlayarak dokuz ay sonra,
yürürlüğe girmesi uygun görülmüştür.
V. YÜRÜRLÜĞÜN DURDURULMASI
TALEBİ
74. Dava dilekçesinde özetle,
dava konusu kuralların uygulanmaları hâlinde telafisi güç veya imkânsız
zararların doğabileceği belirtilerek yürürlüklerinin durdurulmasına karar
verilmesi talep edilmiştir.
24/12/2024 tarihli ve (171) numaralı Aile Enstitüsü
Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin;
A. 1. 7.
maddesinin (2) numaralı fıkrasında yer alan "…ve
üyeler Bakan tarafından Bakanlık üst kademe yöneticileri arasından belirlenir."
ibaresine,
2. 9. maddesinin (1) numaralı fıkrasının "…üye ile Bakanlığın faaliyet alanıyla
ilgili çalışmaları olan kişilerden belirlenen yedi üye olmak üzere toplam
onbeş…" bölümüne,
yönelik iptal hükümlerinin
yürürlüğe girmelerinin ertelenmeleri nedeniyle bu bölüme ve ibareye ilişkin yürürlüğün durdurulması taleplerinin REDDİNE,
B. 1. 5.
maddesinin (3) numaralı fıkrasına,
2. 12. maddesiyle;
a. Ekli (1) Sayılı Liste'de yer alan kadroların iptal
edilerek 10/7/2018 tarihli ve 30474 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan (2)
numaralı Genel Kadro ve Usulü Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'ne ekli (I)
Sayılı Cetvel'in Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı bölümünden çıkarılmasına,
b. Ekli (2) Sayılı Liste'de yer alan kadroların ihdas
edilerek (2) numaralı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'ne ekli (I) Sayılı Cetvel'e
Aile Enstitüsü bölümü olarak eklenmesine,
yönelik iptal talepleri
11/12/2025 tarihli ve E.2025/40, K.2025/261 sayılı kararla reddedildiğinden bu
fıkraya, eklemeye ve çıkarmaya ilişkin yürürlüğün
durdurulması taleplerinin REDDİNE,
11/12/2025
tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verilmiştir.
VI. HÜKÜM
24/12/2024 tarihli ve (171) numaralı Aile Enstitüsü
Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin;
A. 5. maddesinin (3) numaralı fıkrasının konu bakımından
yetki ve içeriği itibarıyla Anayasa'ya aykırı olmadığına ve iptal talebinin
REDDİNE OYBİRLİĞİYLE,
B. 7. maddesinin (2) numaralı fıkrasında yer alan "…ve üyeler Bakan tarafından Bakanlık üst
kademe yöneticileri arasından belirlenir." ibaresinin;
1.
Konu bakımından yetki yönünden Anayasa'ya aykırı olmadığına ve iptal talebinin
REDDİNE OYBİRLİĞİYLE,
2. İçeriği
itibarıyla Anayasa'ya aykırı olduğuna ve İPTALİNE, Muhterem İNCE, Ömer
ÇINAR ile Metin KIRATLI'nın karşıoyları ve
OYÇOKLUĞUYLA, iptal hükmünün
Anayasa'nın 153. maddesinin üçüncü fıkrası ile 30/3/2011 tarihli ve 6216
sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un
66. maddesinin (3) numaralı fıkrası gereğince KARARIN RESMÎ GAZETE'DE
YAYIMLANMASINDAN BAŞLAYARAK ALTI AY SONRA YÜRÜRLÜĞE GİRMESİNE OYBİRLİĞİYLE,
C. 9. maddesinin (1) numaralı fıkrasının "…üye ile Bakanlığın faaliyet alanıyla
ilgili çalışmaları olan kişilerden belirlenen yedi üye olmak üzere toplam
onbeş…" bölümünün konu bakımından yetki yönünden Anayasa'ya aykırı olduğuna
ve İPTALİNE, Ömer ÇINAR'ın karşıoyu ve OYÇOKLUĞUYLA, iptal hükmünün Anayasa'nın 153. maddesinin üçüncü fıkrası ile
6216 sayılı Kanun'un 66. maddesinin (3) numaralı fıkrası gereğince KARARIN
RESMÎ GAZETE'DE YAYIMLANMASINDAN BAŞLAYARAK DOKUZ AY SONRA YÜRÜRLÜĞE GİRMESİNE OYBİRLİĞİYLE,
Ç. 12. maddesiyle;
1. Ekli (1) Sayılı Liste'de yer alan kadroların iptal
edilerek 10/7/2018 tarihli ve 30474 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan (2)
numaralı Genel Kadro ve Usulü Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'ne ekli (I)
Sayılı Cetvel'in Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı bölümünden çıkarılmasının;
a. Konu
bakımından yetki yönünden Anayasa'ya aykırı olmadığına ve iptal talebinin
REDDİNE, Hasan Tahsin GÖKCAN, Engin YILDIRIM
ile Kenan YAŞAR'ın karşıoyları ve OYÇOKLUĞUYLA,
b. İçeriği
itibarıyla Anayasa'ya aykırı olmadığına ve iptal talebinin REDDİNE OYBİRLİĞİYLE,
2. Ekli (2) Sayılı Liste'de yer alan kadroların ihdas
edilerek (2) numaralı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'ne ekli (I) Sayılı Cetvel'e
Aile Enstitüsü bölümü olarak eklenmesinin;
a. Konu
bakımından yetki yönünden Anayasa'ya aykırı olmadığına ve iptal talebinin
REDDİNE, Hasan Tahsin GÖKCAN, Engin YILDIRIM
ile Kenan YAŞAR'ın karşıoyları ve OYÇOKLUĞUYLA,
b. İçeriği
itibarıyla Anayasa'ya aykırı olmadığına ve iptal talebinin REDDİNE OYBİRLİĞİYLE,
11/12/2025 tarihinde karar verildi.
KARŞIOY GEREKÇESİ
1. CBK'nın iptali talep edilen 12. maddesiyle; ekli (1)
Sayılı Liste'de yer alan kadroların iptal edilerek 10/7/2018 tarihli ve 30474
sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan (2) numaralı Genel Kadro ve Usulü Hakkında
Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'ne ekli (I) Sayılı Cetvel'in Aile ve Sosyal
Hizmetler Bakanlığı bölümünden çıkarılması; ekli (2) Sayılı Liste'de yer alan
kadroların ihdas edilerek (2) numaralı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'ne ekli (I)
Sayılı Cetvel'e Aile Enstitüsü bölümü olarak eklenmesi, düzenlenmektedir. Dolayısıyla kural kadro ihdası veya iptali
alanında düzenleme yapmaktadır.
2. Benzer düzenlemeler içeren ve daha önce Mahkememiz tarafından incelenen 60 numaralı CBK ile 1 numaralı CBK'nın ilgili maddelerinde yapılan değişikliklerin iptal isteminin reddine dair E. 2021/91 - K. 2021/106 sayılı, yine 2020/29 E. – 2022/155 K. sayılı ve 2018/149 E. – 2022/163 ve E. 2022/68 – K. 2024/26 sayılı kararlara yazdığım karşıoy gerekçelerim yukarıda belirtilen düzenlemeler bakımından da geçerlidir. Dolayısıyla incelenen kural ile ekli listeyle kadro ihdası ve eklenmesi yönündeki kuralın yasak alanda düzenleme yaptığı ve konu bakımından yetki yönünden Anayasanın 104. maddesinin 17. fıkrasının 3. cümlesine aykırı olduğu için iptal edilmesi gerektiği görüşündeyim.
KARŞIOY GEREKÇESİ
1. Mahkememiz çoğunluğu, 24/12/2024 tarihli ve (171)
numaralı Aile Enstitüsü Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin 12.
maddesiyle; ekli (1) sayılı Liste'de yer alan kadroların iptal edilerek
10/7/2018 tarihli ve 30474 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan (2) numaralı Genel
Kadro ve Usulü Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'ne ekli (I) Sayılı
Cetvel'in Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı bölümünden çıkarılmasının ve ekli
(2) sayılı Liste'de yer alan kadroların ihdas edilerek anılan Cetvel'e "Aile
Enstitüsü" bölümü olarak eklenmesinin Anayasa'ya aykırı olmadığı sonucuna
ulaşmıştır. Aşağıda açıklanan gerekçelerle çoğunluk görüşüne katılınmamıştır.
2. Anayasa'nın 104. maddesinin on yedinci fıkrasında,
Cumhurbaşkanlığı kararnamesi çıkarma yetkisinin sınırları açık ve kesin biçimde
belirlenmiştir. Anılan fıkranın üçüncü cümlesinde yer alan "Anayasada
münhasıran kanunla düzenlenmesi öngörülen konularda Cumhurbaşkanlığı
kararnamesi çıkarılamaz" hükmü, yürütmeye tanınan düzenleme yetkisinin anayasal
çerçevesini oluşturan emredici bir sınırlamadır.
3. Anayasa'nın 128. maddesinde ise; devletin ve diğer
kamu tüzelkişilerinin genel idare esaslarına göre yürütmekle yükümlü oldukları
kamu hizmetlerinin gerektirdiği asli ve sürekli görevlerin memurlar ve diğer
kamu görevlileri eliyle yürütüleceği, bu personelin niteliklerinin,
atanmalarının, görev ve yetkilerinin, hak ve yükümlülüklerinin, statülerinin ve
özlük haklarının kanunla düzenleneceği hüküm altına alınmıştır. Anılan
düzenleme, kamu personel rejiminin temel unsurlarının kanunilik ilkesine tâbi
olduğunu açıkça ortaya koymaktadır.
4. Dava konusu 12. maddeyle; bir kısım kadroların iptal
edilmesi suretiyle mevcut bir bakanlık teşkilatından çıkarılması, diğer bir
kısım kadroların ise ihdas edilerek yeni bir kurumsal yapı olan Aile Enstitüsü
bünyesinde (2) numaralı CBK'ya ekli (I) Sayılı Cetvel'e eklenmesi
öngörülmektedir. Bu yönüyle düzenleme, yalnızca teşkilat yapılanmasına ilişkin
olmayıp, kamu hizmetlerinin hangi kadro ve unvanlar aracılığıyla, kaç personel
eliyle yürütüleceğini belirleyen asli nitelikte bir kamu personel düzenlemesi
niteliği taşımaktadır.
5. Kadro ihdası ve iptali, kamu görevlilerinin statüsüyle
doğrudan bağlantılıdır. Kadroların belirlenmesi, kamu hizmetinin sürekliliği,
personel rejiminin yapısı ve kamu görevlerinin ifa biçimi üzerinde belirleyici
etkiye sahiptir. Bu nedenle söz konusu düzenlemelerin, Anayasa'nın 128. maddesi
kapsamında münhasıran kanunla düzenlenmesi gereken bir alana ilişkin olduğu
açıktır.
6. Öte yandan kadro ihdası ve iptali, kamu maliyesi
bakımından da sonuç doğuran işlemlerdir. Kadro ihdası, kamu harcaması
yapılmasını ve bütçeden ödenek tahsis edilmesini zorunlu kılar. Bu yönüyle dava
konusu düzenleme, Anayasa'nın 161. maddesinde güvence altına alınan bütçe
hakkını ve Türkiye Büyük Millet Meclisinin bu alandaki asli yetkisini doğrudan
etkilemektedir.
7. Cumhurbaşkanlığı kararnamesi yoluyla, mali sonuç
doğuran ve kamu personel rejiminin temel unsurlarını belirleyen düzenlemelerin
yapılması, yürütme organının yasama organına tanınmış anayasal yetki alanına
müdahalesi sonucunu doğurur. Bu durum, yasama yetkisinin devredilemezliği
ilkesinin yanı sıra kuvvetler ayrılığı ilkesini de zedelemektedir.
8. Ayrıca dava konusu düzenleme, kamu hizmetine girme
hakkı üzerinde de dolaylı ancak etkili sonuçlar doğurmaktadır. Kamu
görevlerinin hangi kadrolar aracılığıyla yürütüleceğinin belirlenmesi,
bireylerin kamu hizmetine girme imkânlarını etkileyen yapısal bir düzenlemedir.
Bu nedenle, Anayasa'nın 70. maddesi bağlamında da değerlendirilmesi gereken bir
niteliğe sahiptir.
9. Açıklanan nedenlerle, dava konusu kural ile yapılan
düzenleme, konu bakımından yetki yönünden Anayasa'nın 104. maddesinin on
yedinci fıkrasına, 128. maddesine ve 161. maddesine aykırı olduğu kanaati ile
çoğunluk kararına iştirak edilmemiştir.
KARŞIOY
Mahkememiz çoğunluğu tarafından 24/12/2024 tarihli ve
(171) sayılı Aile Enstitüsü Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin 7.
maddesinin (2) numaralı fıkrasında yer alan "ve üyeler Bakan tarafından Bakanlık üst kademe yöneticileri arasından
belirlenir." cümlesinin, içerik yönünden Anayasa'nın 104. maddesine aykırı
olduğu gerekçesiyle iptaline karar verilmiştir. Aşağıda belirttiğimiz
nedenlerle, söz konusu kuralın Anayasa'ya aykırı olmadığı kanaatinde
olduğumuzdan iptal yönündeki çoğunluk görüşüne katılmıyoruz. Şöyle ki;
Çoğunluk tarafından iptal gerekçesinde, söz konusu hükmün
üst kademe yöneticisi olan yönetim kurulunu düzenlediği, Anayasa'nın 104.
maddesinin dokuzuncu fıkrasına göre, üst kademe yöneticilerinin Cumhurbaşkanı
tarafından atanması gerektiği, bu yetkinin bir başka makama bırakılamayacağı,
dava konusu kuralda yetkinin Bakana bırakıldığı, bu nedenle söz konusu kuralın
Anayasanın 104. maddesinin dokuzuncu fıkrasına aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
2017 yılında Anayasa'nın 104., 105. ve 106. maddelerinde
6771 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik sonrasında Cumhurbaşkanlığı hükümet
sistemine geçilmiş olup, bizzat Anayasa tarafından Cumhurbaşkanına asli bir
yetki tanınarak Kararname çıkarma yetkisi verilmiştir. Anayasa'nın 104.
maddesinin 17. fıkrasında, Cumhurbaşkanının yürütme yetkisine ilişkin konularda
Cumhurbaşkanlığı kararnamesi çıkarabileceği belirtildikten sonra, kararname
çıkarılamayacak alanlar sınırlı sayıda olmak üzere belirtilmiştir. Cumhurbaşkanı'na
yürütme yetkisine ilişkin konularda CBK çıkarma yetkisinin genel olarak
verilmesinin yanı sıra Anayasa'nın diğer bazı maddelerinde belirtilen kimi
konuların CBK ile düzenleneceği ayrıca ifade edilmiştir. Bu kapsamda
Anayasa'nın 104. maddesinin dokuzuncu fıkrasında üst kademe kamu
yöneticilerinin atanmalarına ilişkin usul ve esasların; 106. maddesinin on
birinci fıkrasında bakanlıkların kurulması, kaldırılması, görevleri ve
yetkileri, teşkilat yapısı ile merkez ve taşra teşkilatlarının kurulmasının;
108. maddesinin dördüncü fıkrasında Devlet Denetleme Kurulunun işleyişi,
üyelerinin görev süresi ve diğer özlük işlerinin; 118. maddesinin altıncı
fıkrasında Millî Güvenlik Kurulu Genel Sekreterliğinin teşkilatı ve
görevlerinin CBK'larla düzenleneceği hüküm altına alınmıştır. Anayasa'nın 123.
maddesinin üçüncü fıkrasında ise kamu tüzel kişiliğinin kanunla veya CBK ile
kurulacağı belirtilmiştir.
Anayasa'nın 104. maddesinin dokuzuncu fıkrasında Cumhurbaşkanının görev ve yetkileri
sayılırken, "Üst kademe kamu yöneticilerini atar, görevlerine son verir ve
bunların atanmalarına ilişkin usul ve esasları Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle
düzenler." hükmüne yer verilmiştir. Bu hükmün doğru yorumlanması,
dava konusu kuralın Anayasa'ya uygunluğu denetiminde önem arz etmektedir.
Öncelikle anılan kuralla, üst kademe yöneticilerinin atanması, görevden
alınması ve bunların atanmalarına ilişkin usul ve esasların düzenlenmesi
konusunda Cumhurbaşkanına geniş bir takdir yetkisi verildiği anlaşılmaktadır.
Cumhurbaşkanına tanınan bu takdir yetkisi kapsamında üst kademe kamu
yöneticilerinin atanma usûl ve esasları (3) numaralı CBK'da düzenlenmiştir.
Anılan CBK'nın "Amaç ve kapsam" başlıklı 1. maddesinde bu CBK'nın
amacının üst kademe kamu yöneticileri ile ilgili usûl ve esaslar ile kamu kurum
ve kuruluşlarında atama usûl ve esaslarını belirlemek olduğu hükme
bağlanmıştır. (3) sayılı CBK'da I ve II sayılı cetvellerde sayma suretiyle
belirlenen üst kademe kamu yöneticilerinin atanma usul ve esasları
düzenlenmiştir.
(3) sayılı CBK'nın "Atama usulü" başlıklı 2.
maddesinin (2) numaralı fıkrasında "(Değişik birinci cümle:
RG-31/8/2024-32648-CK-162/1 md.) Bu Cumhurbaşkanlığı Kararnamesine ekli (I) ve
(II) sayılı cetvellerde yer alan kadro, pozisyon ve görevler ile vali
yardımcısı ve kaymakam kadrolarına Cumhurbaşkanı kararıyla atama yapılır. Bu
fıkrada sayılmayan kadro, pozisyon ve görevlere, ilgili Cumhurbaşkanı
yardımcısı, bakan veya atamaya yetkili amirler tarafından atama yapılır.
Cumhurbaşkanı yardımcısı ve bakan bu yetkisini alt kademedeki yöneticilere
devredebilir." düzenlemesine yer verilmiştir. Buna göre, üst kademe
yöneticilerinin belirlenmesi, atanması ve görevden alınması konusunda geniş
takdir yetkisini haiz Cumhurbaşkanı tarafından, I ve II sayılı Cetvellerde yer
alan kadroların üst kademe yöneticisi kadroları olarak kabul edildiği,
sayılmayan kadroların ise üst kademe yönetici kadroları olarak kabul edilmediği
anlaşılmaktadır.
(3) sayılı CBK'nın I veya II sayılı Cetvelinde Aile
Enstitüsü Yönetim Kuruluna ilişkin herhangi bir düzenleme öngörülmemiştir. Üst
kademe yöneticilerinin kim olduğu ve atanma usul ve esaslarının belirlenmesi
hususunda Cumhurbaşkanının geniş bir takdir yetkisini haiz olduğu nazara
alındığında, (3) sayılı CBK'nın 2. maddesinde yer alan, "Bu fıkrada
sayılmayan kadro, pozisyon ve görevlere, ilgili Cumhurbaşkanı yardımcısı, bakan
veya atamaya yetkili amirler tarafından atama yapılır" düzenlemesi uyarınca, I veya II
sayılı cetvelde yer almayan üst kademe yöneticilerinin yine bizatihi
Cumhurbaşkanı Kararnamesi ile Bakan tarafından görevlendirileceğinin
kararlaştırılmasında içerik açısından Anayasa'nın 104. maddesine aykırılık söz
konusu değildir.
Açıklanan nedenlerle dava konusu kural, içerik açısından
Anayasa'nın 104. maddesine aykırı olmadığından ve iptal talebi reddedilmesi
gerektiğinden, aksi yöndeki çoğunluk görüşüne katılmıyoruz.
KARŞIOY
Mahkememiz çoğunluğu tarafından 24/12/2024 tarihli ve
(171) sayılı Aile Enstitüsü Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin
9.maddesinin (1) numaralı fıkrasında yer alan "..üye ile Bakanlığın faaliyet alanıyla ilgili çalışmaları olan kişilerden
belirlenen yedi üye olmak üzere toplam onbeş.." cümlesinin, konu yetki
yönünden Anayasa'nın 104. maddesinin on yedinci fıkrasına aykırı olduğu
gerekçesiyle iptaline karar verilmiştir. Aşağıda belirttiğim nedenlerle, söz
konusu kuralın Anayasa'ya aykırı olmadığı kanaatinde olduğumdan iptal yönündeki
çoğunluk görüşüne katılmıyorum. Şöyle ki;
Çoğunluk tarafından iptal gerekçesinde, danışma kurulunun
istişari bir kurul olması nedeniyle üst kademe yöneticisi sayılamayacağı,
Anayasa'nın 128. maddesi uyarınca Danışma Kurulu üyelerinin diğer kamu
görevlisi sıfatını haiz olduğu, bu nedenle aynı madde (Anayasa m.128) uyarınca
münhasıran kanunla düzenlenmesi gerektiğinden dava konusu kuralın konu yönünden
Anayasa'nın 104. maddesinin 17. fıkrasının 3. cümlesine aykırı olduğu ileri
sürülmüştür.
2017 yılında Anayasanın 104., 105. ve 106. maddelerinde
6771 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik sonrasında Cumhurbaşkanlığı hükümet
sistemine geçilmiş olup, bizzat Anayasa tarafından Cumhurbaşkanına asli bir
yetki tanınarak Kararname çıkarma yetkisi verilmiştir. Anayasanın 104.
maddesinin 17. fıkrasında, Cumhurbaşkanı'nın yürütme yetkisine ilişkin
konularda Cumhurbaşkanlığı kararnamesi çıkarabileceği belirtildikten sonra,
kararname çıkarılamayacak alanlar sınırlı sayıda olmak üzere belirtilmiştir.
Söz konusu fıkraya göre, Anayasa'nın ikinci kısmının birinci ve ikinci
bölümlerinde yer alan temel haklar, kişi hakları ve ödevleriyle dördüncü
bölümde yer alan siyasi haklar ve ödevler Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle
düzenlenemeyeceği gibi Anayasada münhasıran kanunla düzenlenmesi öngörülen
konularda Cumhurbaşkanlığı kararnamesi çıkarılamaz. Yine, Kanunda açıkça
düzenlenen konularda Cumhurbaşkanlığı kararnamesi çıkarılamaz.
Anayasanın kabul ettiği bu düzenleyici kural koyma
yetkisinin Anayasanın birçok maddesi ile çelişmesi ya da yorum ihtiyacının
doğması halinde, kural olarak Anayasanın bir hükmünün diğer hükümlere göre
önceliğinin olmadığı kabul edilecektir. Çelişkinin giderilmesi için yorum
yapılırken, sonradan yürürlüğe konulan Anayasal düzenlemelerin amaçları göz
önünde tutulmalıdır. Yine, istisnai bir düzenleme içeren hükmün dar
yorumlanması teoride ve uygulamada genel kabul görmüş bir yorum ilkesi
olduğundan Anayasanın 104. maddesinin 17. fıkrasında Kararname ile
düzenlenemeyeceği belirtilen "münhasıran
kanunla düzenlenmesi gereken konular" cümlesinin dar yorumlanması
zorunludur. Bu çerçevede Anayasanın 104. maddesinin 17. fıkrasında "kanunla düzenlenen" değil "münhasıran kanunla düzenlenmesi gereken
konular" ifadesi kullanıldığından, Anayasanın diğer maddelerinde kanunla
düzenleneceği belirtilen hususların artık Kararname ile düzenlenemeyeceği gibi
bir yorum yapılması ya da sonuç çıkarılması mümkün değildir.
Kaldı ki Anayasa Mahkemesi, 23.01.2020 tarihli ve 2019/78
E., 2020/6 K. sayılı Cumhurbaşkanlığı Yüksek İstişare Kurulu'na ilişkin
kararında; "20. Genel idare esaslarına
göre yürütülen asli ve sürekli kamu hizmetlerinde kadro ve pozisyon esastır. Bu
hizmetleri yürüten memur ve diğer kamu görevlileri kendilerine özgü statüye
sahiptir. Görevleri dışında da kamu hizmetleri statüsünün bir bölümü olan bu
statü hükmüne tabi olurlar ve resmî sıfat ve yetkilerini korurlar. Oysa Kurul,
Cumhurbaşkanlığı teşkilatı içinde Cumhurbaşkanına bağlı icrai bir karar alma ve
bunu uygulatma yetkisi olmayan tamamıyla istişari nitelikte bir birim olarak
düzenlenmiştir. Kurul üyelerinin ancak kurul hâlinde çalıştıkları, tek
başlarına bir hizmet yapmadıkları, kamu hizmetlerine geçici ve arızi olarak
katıldıkları, görevin ifası sırasında devletin emredici gücünün kullanılmadığı,
Kurulda yer alacak üyeler için kadro ve
pozisyonun belirlenmediği, bu üyeler ile merkezî idare arasında tam bir statüer
ilişkinin kurulmadığı, söz konusu Kurul üyelerinin Kurul üyeliği dışında başka
meslek ve uğraşlarına devam edebildikleri anlaşılmaktadır. Bu itibarla
Kurul üyelerinin yaptıkları görev, Anayasa'nın 128. maddesi anlamında devletin,
kamu iktisadi teşebbüslerinin ve diğer kamu tüzel kişilerinin genel idare
esaslarına göre yürütmekle yükümlü oldukları kamu hizmetinin gerektirdiği asli
ve sürekli bir görev niteliğinde değildir. Dolayısıyla
Kurul üyelerinin belirlenmesi hususu münhasıran kanunla düzenlenmeyi gerektiren
bir konu değildir." gerekçelerine yer vererek, Kararname ile istişare
kurulu üyelerinin düzenlenebileceği ve üyelerin Cumhurbaşkanı tarafından
belirlenebileceği, bu hususun Anayasa'nın 104. maddesine aykırı olmadığını
belirtmiştir.
Dava konusu 171 sayılı Kararnamenin 9. maddesi
incelendiğinde, söz konusu maddede sadece Kurulun oluşumunun düzenlendiği,
Danışma Kurulu üyeleri için ekli sayılı listede kadro ihdas edilmediği, bu
kişilerin mevcut görev ve uğraşına devam edebileceği, Kurulun yılda en az 4 kez
toplanacak bir organ olup, görevinin süreklilik arzetmediği, bu anlamda Danışma
Kurulu üyelerinin yaptıkları görevin, Anayasa'nın 128. maddesi anlamında
devletin, kamu iktisadi teşebbüslerinin ve diğer kamu tüzel kişilerinin genel idare
esaslarına göre yürütmekle yükümlü oldukları kamu hizmetinin gerektirdiği asli
ve sürekli bir görev niteliğinde olmadığı açıkça görülmektedir. Hal böyle iken,
işbu dava açısından da Anayasa Mahkemesinin 2019/78 E., 2020/6 K. sayılı
kararından ayrılmayı gerektirecek bir durum söz konusu değildir.
Açıklanan nedenlerle dava konusu kural, konu bakımından
Anayasa'nın 104. maddesinin 17. fıkrasına aykırı olmadığından ve iptal talebi
reddedilmesi gerektiğinden, aksi yöndeki çoğunluk görüşüne katılmıyorum.
----------o----------