R.Gazete No: 33211
R.G. Tarihi: 01.04.2026
ANAYASA MAHKEMESİ KARARI 1
Anayasa Mahkemesi
Başkanlığından:
Esas Sayısı : 2025/202
Karar Sayısı : 2026/10
Karar Tarihi: 15/1/2026
İPTAL DAVASINI AÇAN: Türkiye Büyük Millet Meclisi
üyeleri Murat EMİR, Gökhan GÜNAYDIN, Ali Mahir BAŞARIR ile birlikte 136
milletvekili
İPTAL DAVASININ KONUSU: 17/7/2025 tarihli ve (187) numaralı
Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinde Değişiklik
Yapılmasına Dair Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin 3. maddesiyle 10/7/2018
tarihli ve 30474 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan (1) numaralı Cumhurbaşkanlığı
Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin 415. maddesinin (1)
numaralı fıkrasına eklenen (m) ve (o) bentlerinin Anayasa'nın Başlangıç kısmı
ile 2., 6.,
7., 8., 11., 35., 56. ve 104. maddelerine aykırılığı
ileri sürülerek iptallerine ve yürürlüklerinin durdurulmasına karar verilmesi talebidir.
I. İPTALİ
İSTENEN CUMHURBAŞKANLIĞI KARARNAMESİ KURALLARI VE İLGİLİ
GÖRÜLEN KANUN HÜKÜMLERİ
A. İptali İstenen Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi Kuralları
Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin (CBK) 3. maddesiyle (1)
numaralı CBK'nın 415. maddesine bentlerin eklendiği (1) numaralı fıkrasının ilgili kısmı şöyledir:
"(1) Hayvancılık Genel Müdürlüğünün görev ve yetkileri şunlardır:
…
m) (Ek:RG-18/7/2025-32959-CK-187/3 md.) Hayvan sağlığı konusunda faaliyet
gösteren laboratuvarların belgelendirilmesine yönelik esasları belirlemek ve
bunları denetlemek,
…
o) (Ek:RG-18/7/2025-32959-CK-187/3 md.) Hayvan sağlığında kullanılan tedavi edici ve koruyucu maddeler ile
bunların etken ve yardımcı maddelerinin imal, satış, taşıma ve muhafaza
şartlarını tespit ve ilan etmek,
… "
B. İlgili Görülen Kanun
Hükümleri
11/6/2010
tarihli ve 5996 sayılı Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem
Kanunu'nun;
1. 12.
maddesinin (1) numaralı fıkrası şöyledir:
"(1) Veteriner
sağlık ürünlerinin üretimi, ithalatı, ihracatı, kullanımı, ambalajlanması,
etiketlenmesi, tanıtımı, nakliyesi, depolanması, reçeteli ya da reçetesiz
satışı, onayı, kontrolü ve teminine ilişkin işlemler Bakanlık tarafından
belirlenir."
2. 33.
maddesinin ilgili kısmı şöyledir:
"Laboratuvarlar
MADDE 33-
(1) Bu Kanun kapsamındaki kontrollerle ilgili analizleri veya hastalık ve
zararlı organizma teşhisi yapmak üzere faaliyet gösterecek gerçek ve tüzel
kişilere ait laboratuvarlar için Bakanlıktan onay alınması zorunludur. Bu
laboratuvarlar yapacakları analizler için de ayrıca onay almak zorundadır. Onay
verilebilmesi için, laboratuvarlar aşağıda belirtilen asgarî hususları
sağlamalıdır:
a)
Laboratuvar, imar mevzuatına uygun ve insanların ikametgâhına mahsus olmayan
binalarda kurulur. Faaliyet konusu insanlar için tehlike oluşturmayan
laboratuvarlar için bu şart aranmaz.
b)
Laboratuvar binası, idarî ve hizmet bölümlerinden oluşur. Hizmet bölümünde
numune kabul, tartım, kimyasal maddeler ve numuneler için uygun depo bölümleri
ile çalışma konularına göre, fiziksel, kimyasal, mikrobiyolojik analiz gibi
bölümler yer alır.
c)
Laboratuvarlarda, analiz ve teşhislerle ilgili alet, ekipman, teknik altyapı ve
uygun personel bulundurulur. Bakanlık, laboratuvarda çalışacak personel ile
ilgili ilave eğitim şartı arayabilir.
ç)
Laboratuvarlar, faaliyetlerinden sorumlu, konu ile ilgili en az lisans
düzeyinde eğitim almış sorumlu bir idarî personel çalıştırmak zorundadır.
(2)
Laboratuvarlar faaliyetleri ile ilgili olarak Bakanlıkça denetlenir.
…
(7) Bu
maddenin uygulanması ile ilgili usul ve esaslar Bakanlıkça çıkarılacak
yönetmelik ile belirlenir."
II. İLK İNCELEME
1. Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü
hükümleri uyarınca Kadir ÖZKAYA, Basri BAĞCI, Engin YILDIRIM, Rıdvan GÜLEÇ,
Recai AKYEL, Yusuf Şevki HAKYEMEZ, Yıldız SEFERİNOĞLU, Selahaddin MENTEŞ, İrfan
FİDAN, Kenan YAŞAR, Muhterem İNCE, Yılmaz AKÇİL, Ömer ÇINAR ve Metin
KIRATLI'nın katılımlarıyla 8/10/2025 tarihinde yapılan ilk inceleme
toplantısında dosyada eksiklik bulunmadığından işin esasının incelenmesine,
yürürlüğü durdurma talebinin esas inceleme aşamasında karara bağlanmasına
OYBİRLİĞİYLE karar verilmiştir.
III. ESASIN İNCELENMESİ
2. Dava dilekçesi ve ekleri, Raportör Emre DURSUN tarafından hazırlanan
işin esasına ilişkin rapor, dava konusu CBK
kuralları, ilgili görülen kanun hükümleri, dayanılan Anayasa kuralları ve
bunların gerekçeleri okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
A. CBK'ların Anayasal Çerçevesi ve Yargısal Denetimi
3. Anayasa Mahkemesi CBK'ların anayasal çerçevesini ve
yargısal denetimine ilişkin ilkeleri daha önceki kararlarında belirlemiştir.
Buna göre CBK'ların yargısal
denetiminde öncelikle Anayasa'nın 104. maddesinin on yedinci fıkrasının birinci
ila dördüncü cümlelerinde belirtilen konu bakımından yetki kurallarına
uygunluğunun ele alınması gerekmekte olup bu kapsamda düzenlemenin; yürütme
yetkisine ilişkin olması, Anayasa'nın İkinci Kısmı'nın Birinci ve İkinci
Bölümlerinde yer alan temel haklar, kişi hakları ve ödevleriyle Dördüncü
Bölümü'nde yer alan siyasi haklar ve ödevlerle ilgili olmaması, Anayasa'da
münhasıran kanunla düzenlenmesi öngörülen ya da kanunda açıkça düzenlenen
konulara ilişkin olmaması gerekir. Anılan fıkra yönünden herhangi bir aykırılık
tespit edilmemesi durumunda ise bu defa CBK'ların içerik yönünden Anayasa'ya uygunluk denetimi yapılmalıdır (AYM,
E.2019/78, K.2020/6, 23/1/2020, §§
3-13; E.2019/31, K.2020/5, 23/1/2020, §§ 3-13; E.2018/119, K.2020/25, 11/6/2020, §§ 3-13; E.2018/155, K.2020/27, 11/6/2020, §§ 3-13).
B. CBK'nın 3. Maddesiyle (1)
Numaralı CBK'nın 415. Maddesinin (1) Numaralı Fıkrasına Eklenen (m) Bendinin İncelenmesi
1. İptal Talebinin Gerekçesi
4. Dava dilekçesinde özetle; Tarım
ve Orman Bakanlığı (Bakanlık) Hayvancılık Genel Müdürlüğüne (Genel Müdürlük)
hayvan sağlığı alanında faaliyet gösterecek laboratuvarların
belgelendirilmesine yönelik esasları belirleme ve bunları denetleme konusunda
görev ve yetki verilmesini öngören dava konusu kuralın mülkiyet hakkı ve çevre
hakkıyla doğrudan ilgili olduğu, bu itibarla söz konusu düzenlemenin münhasıran
kanunla yapılması gerektiği, ayrıca bu hususların kanunda açıkça düzenlenen
konulara ilişkin olduğu belirtilerek kuralın Anayasa'nın Başlangıç kısmı ile 2., 6., 7., 8., 11., 35., 56.
ve 104. maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
2. Anayasa'ya Aykırılık Sorunu
5. Dava dilekçesinde konu bakımından yetki yönünden
kuralın Anayasa'nın Başlangıç kısmı ile 2., 6., 7., 8., 11., 35 ve 56.
maddelerine de aykırı olduğu ileri sürülmüş ise de CBK'ya ilişkin konu
bakımından yetki kuralları Anayasa'nın 104. maddesinin on yedinci fıkrasında
düzenlendiğinden bu husustaki inceleme anılan fıkra kapsamında yapılacaktır.
6. Dava konusu kuralla Genel Müdürlüğe hayvan sağlığı alanında faaliyet gösterecek
laboratuvarların belgelendirilmesine yönelik esasları belirleme ve bunları
denetleme görev ve yetkisi verilmektedir.
7. Anayasa'nın 104. maddesinin on yedinci fıkrasının
ikinci cümlesinde Anayasa'nın İkinci Kısmı'nın Birinci ve İkinci Bölümlerinde
yer alan temel haklar, kişi hakları ve ödevleri ile Dördüncü Bölümü'nde yer
alan siyasi haklar ve ödevlerin CBK'yla düzenlenemeyeceği belirtilmiştir.
Anılan fıkranın üçüncü cümlesinde ise "Anayasada
münhasıran kanunla düzenlenmesi gereken konularda Cumhurbaşkanlığı kararnamesi
çıkarılamaz." hükmüne yer verilmiştir.
8. Anayasa'nın "Sosyal
ve Ekonomik Haklar ve Ödevler" başlıklı Üçüncü Bölümü'nde yer alan
48. maddesinin birinci fıkrasında "Herkes,
dilediği alanda çalışma ve sözleşme hürriyetine sahiptir. Özel teşebbüsler
kurmak serbesttir." hükmüyle çalışma ve sözleşme özgürlüğü ile
teşebbüs özgürlüğü güvence altına alınmıştır. Anayasa'nın 13. maddesinde ise
temel hak ve özgürlüklerin ancak kanunla sınırlanabileceği hükme bağlanmıştır.
Dolayısıyla çalışma ve sözleşme ile teşebbüs özgürlüklerine yönelik
sınırlamaların münhasıran kanunla yapılması gerekir.
9. Kural, hayvan sağlığı alanında faaliyet gösteren
laboratuvarların belgelendirilmesine yönelik esasların belirlenmesi ve bunların
denetlenmesi konusunda Genel Müdürlüğe yetki verilmesini hüküm altına almak
suretiyle teşebbüs özgürlüğüne sınırlama öngörmektedir. Bu itibarla kuralın
öngördüğü hususun kanunla düzenlenmesi gerekmektedir. Dolayısıyla kuralla
Anayasa'nın 13. maddesi bağlamında 104. maddesinin on yedinci fıkrasının üçüncü
cümlesine aykırı şekilde düzenleme yapıldığı anlaşılmaktadır (benzer yöndeki
değerlendirmeler için bkz. AYM, E.2018/128, K.2023/159, 28/9/2023, §§ 75, 76).
10. Kaldı ki Anayasa'nın 104. maddesinin on yedinci
fıkrasının dördüncü cümlesinde "Kanunda
açıkça düzenlenen konularda Cumhurbaşkanlığı kararnamesi çıkarılamaz."
denilmiştir. Buna göre CBK'ların anılan Anayasa hükmü yönünden denetimi
yapılırken CBK ile düzenlenen alanda hüküm ifade eden, bu bağlamda
karşılaştırmaya esas olabilecek, daha önce kabul edilmiş bir kanun hükmünün
bulunup bulunmadığının tespit edilmesi gerekir (AYM, E.2021/86, K.2023/34,
22/2/2023, § 11).
11. 5996 sayılı Kanun'un 33. maddesinin (1)
numaralı fıkrasında anılan Kanun kapsamındaki kontrollerle ilgili analizleri
veya hastalık ve zararlı organizma teşhisi yapmak üzere faaliyet gösterecek
gerçek ve tüzel kişilere ait laboratuvarlar için Bakanlıktan onay alınmasının zorunlu
olduğu ifade edilmiş, söz konusu fıkranın (a) ila (ç) bentlerinde laboratuvarların sağlaması gereken asgari hususlara yer
verilmiştir. Anılan maddenin (2) numaralı fıkrasında ise laboratuvarların
faaliyetleriyle ilgili olarak Bakanlıkça denetleneceği hüküm altına alınmıştır.
12. Bu itibarla dava konusu CBK kuralının olmaması
durumunda hayvan sağlığı konusunda faaliyet gösteren laboratuvarların 5996
sayılı Kanun'un söz konusu maddesi kapsamında belirlenen esaslara göre
belgelendirileceği ve denetleneceği açıktır. Dolayısıyla kuralın kanunun açıkça
düzenlediği bir konuya ilişkin olduğu anlaşılmaktadır.
13. Açıklanan nedenlerle kural, Anayasa'nın
104. maddesinin on yedinci fıkrasının üçüncü ve dördüncü cümlelerine aykırıdır.
İptali gerekir.
Ömer ÇINAR bu görüşe katılmamıştır.
Kural, Anayasa'nın 104. maddesinin on yedinci fıkrasının
üçüncü ve dördüncü cümlelerine aykırı görülerek iptal edildiğinden ayrıca
anılan fıkranın birinci ve ikinci cümleleri yönünden incelenmemiştir.
Kural, konu bakımından yetki yönünden Anayasa'nın 104.
maddesinin on yedinci fıkrasının üçüncü ve dördüncü cümlelerine aykırı
görülerek iptal edildiğinden içerik yönünden incelenmemiştir.
C. CBK'nın 3. Maddesiyle (1)
Numaralı CBK'nın 415. Maddesinin (1) Numaralı Fıkrasına Eklenen (o) Bendinin İncelenmesi
1. İptal Talebinin Gerekçesi
14. Dava dilekçesinde özetle; Genel
Müdürlüğe hayvan sağlığında kullanılan tedavi edici ve koruyucu maddeler ile
bunların etken ve yardımcı maddelerinin imal, satış, taşıma ve muhafaza
şartlarını tespit ve ilan etme konusunda görev ve yetki verilmesini öngören
dava konusu kuralın mülkiyet hakkı ile doğrudan ilgili olduğu, düzenlemenin
münhasıran kanunla yapılması gerektiği, ayrıca bu hususların kanunda açıkça
düzenlenen konulara ilişkin olduğu belirtilerek kuralın Anayasa'nın Başlangıç
kısmı ile 2., 6.,
7., 8., 11., 35., 56. ve 104. maddelerine aykırı olduğu ileri
sürülmüştür.
2. Anayasa'ya Aykırılık Sorunu
15. Dava dilekçesinde konu bakımından yetki yönünden
kuralın Anayasa'nın Başlangıç kısmı ile 2., 6., 7., 8., 11., 35 ve 56.
maddelerine de aykırı olduğu ileri sürülmüş ise de CBK'ya ilişkin konu
bakımından yetki kuralları Anayasa'nın 104. maddesinin on yedinci fıkrasında
düzenlendiğinden bu husustaki inceleme anılan fıkra kapsamında yapılacaktır.
16. Dava konusu kuralda hayvan sağlığında kullanılan
tedavi edici ve koruyucu maddeler ile bunların etken ve yardımcı maddelerinin
imal, satış, taşıma ve muhafaza şartlarını tespit ve ilan etmek Genel
Müdürlüğün görev ve yetkileri arasında sayılmıştır.
17. Kural, hayvan sağlığında kullanılan tedavi edici ve
koruyucu maddeler ile bunların etken ve yardımcı maddelerinin imal, satış,
taşıma ve muhafaza faaliyetlerinin idare tarafından düzenlenmesini öngörmek
suretiyle bu alanda faaliyet gösterecek olanların teşebbüs özgürlüğüne
sınırlama getirmektedir. Bu yönüyle kural teşebbüs özgürlüğüne ilişkin olarak
sınırlama öngördüğünden kuralın kanunla düzenlenmesi
gerekmektedir.
18. Öte yandan 5996 sayılı Kanun'un 12.
maddesinin (1) numaralı fıkrasında veteriner sağlık ürünlerinin üretimi,
ithalatı, ihracatı, kullanımı, ambalajlanması, etiketlenmesi, tanıtımı,
nakliyesi, depolanması, reçeteli ya da reçetesiz satışı, onayı, kontrolü ve
teminine ilişkin işlemlerin Bakanlık tarafından belirleneceği belirtilmiştir.
19. Bu itibarla dava konusu CBK kuralının olmaması
durumunda hayvan sağlığında kullanılan tedavi edici ve koruyucu maddeler ile
bunların etken ve yardımcı maddelerinin imal, satış, taşıma ve muhafaza
şartlarının tespiti ve ilanı konusunda anılan Kanun'un söz konusu maddesinin
uygulanacağı açıktır. Dolayısıyla kuralın kanunun açıkça düzenlediği bir konuya
ilişkin olduğu anlaşılmaktadır.
20. Açıklanan nedenlerle kural, Anayasa'nın 104.
maddesinin on yedinci fıkrasının üçüncü ve dördüncü cümlelerine aykırıdır.
İptali gerekir.
Ömer ÇINAR bu görüşe katılmamıştır.
Kural, Anayasa'nın 104. maddesinin on yedinci fıkrasının
üçüncü ve dördüncü cümlelerine aykırı görülerek iptal edildiğinden ayrıca
anılan fıkranın birinci ve ikinci cümleleri yönünden incelenmemiştir.
Kural, konu bakımından yetki yönünden Anayasa'nın 104.
maddesinin on yedinci fıkrasının üçüncü ve dördüncü cümlelerine aykırı
görülerek iptal edildiğinden içerik yönünden incelenmemiştir.
IV. YÜRÜRLÜĞÜN DURDURULMASI TALEBİ
21. Dava
dilekçesinde özetle, dava konusu kuralların uygulanması hâlinde telafisi güç
veya imkânsız zararların doğabileceği belirtilerek yürürlüklerinin
durdurulmasına karar verilmesi talep edilmiştir.
17/7/2025 tarihli ve (187) numaralı Cumhurbaşkanlığı
Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinde Değişiklik Yapılmasına Dair
Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin 3. maddesiyle 10/7/2018 tarihli ve 30474
sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan (1) numaralı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı
Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin
415. maddesinin (1) numaralı fıkrasına eklenen (m) ve (o) bentlerine yönelik yürürlüğün durdurulması taleplerinin, koşulları oluşmadığından REDDİNE
15/1/2026 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verilmiştir.
V. HÜKÜM
17/7/2025 tarihli ve (187) numaralı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinde Değişiklik Yapılmasına Dair Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin 3. maddesiyle 10/7/2018 tarihli ve 30474 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan (1) numaralı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin 415. maddesinin (1) numaralı fıkrasına eklenen (m) ve (o) bentlerinin konu bakımından yetki yönünden Anayasa'ya aykırı olduklarına ve İPTALLERİNE, Ömer ÇINAR'ın karşıoyu ve OYÇOKLUĞUYLA 15/1/2026 tarihinde karar verildi.
KARŞIOY
Anayasa Mahkemesi, 17/7/2025 tarihli ve (187) numaralı
Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinde Değişiklik
Yapılması Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin 3. maddesiyle 10/7/2018
tarihli ve 30474 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan (1) numaralı
Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin 415.
maddesinin (1) numaralı fıkrasına eklenen (m) ve (o) bentlerini konu bakımından
yetki yönünden Anayasa'ya aykırı bularak iptal etmiştir. Aşağıda belirttiğim
gerekçelerle dava konusu kuralların Anayasa'ya aykırı olmadığı kanaatinde
olduğumdan iptal yönündeki çoğunluk görüşüne katılmıyorum.
2017 yılında Anayasa'nın 104., 105. ve 106. maddelerinde
6771 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik sonrasında Cumhurbaşkanlığı hükümet
sistemine geçilmiş olup, bizzat Anayasa tarafından Cumhurbaşkanına asli bir
yetki tanınarak Kararname çıkarma yetkisi verilmiştir. Anayasa'nın 104.
maddesinin 17. fıkrasında, Cumhurbaşkanı'nın yürütme yetkisine ilişkin
konularda Cumhurbaşkanlığı kararnamesi çıkarabileceği belirtildikten sonra,
kararname çıkarılamayacak alanlar sınırlı sayıda olmak üzere belirtilmiştir.
Söz konusu fıkraya göre, Anayasa'nın ikinci kısmının birinci ve ikinci
bölümlerinde yer alan temel haklar, kişi hakları ve ödevleriyle dördüncü
bölümde yer alan siyasi haklar ve ödevler Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle
düzenlenemeyeceği gibi Anayasada münhasıran kanunla düzenlenmesi öngörülen
konularda Cumhurbaşkanlığı kararnamesi çıkarılamaz. Yine, Kanunda açıkça
düzenlenen konularda Cumhurbaşkanlığı kararnamesi çıkarılamaz. Anayasa'nın 106.
maddesinin son fıkrasında ise, bakanlıkların kurulması, kaldırılması, görevleri
ve yetkileri, teşkilat yapısı ile merkez ve taşra teşkilatlarının kurulması
Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle düzenleneceği özel olarak belirtilmiştir.
Anayasa'nın kabul ettiği bu düzenleyici kural koyma
yetkisinin Anayasa'nın birçok maddesi ile çelişmesi ya da yorum ihtiyacının
doğması halinde, kural olarak Anayasa'nın bir hükmünün diğer hükümlere göre
önceliğinin olmadığı kabul edilecektir. Çelişkinin giderilmesi için yorum
yapılırken, sonradan yürürlüğe konulan Anayasal düzenlemelerin amaçları göz
önünde tutulmalıdır. Yine, istisnai bir düzenleme içeren hükmün dar
yorumlanması teoride ve uygulamada genel kabul görmüş bir yorum ilkesi
olduğundan Anayasa'nın 104. maddesinin 17. fıkrasında Kararname ile
düzenlenemeyeceği belirtilen "münhasıran kanunla düzenlenmesi gereken konular"
cümlesinin dar yorumlanması zorunludur. Bu çerçevede Anayasa'nın 104.
maddesinin 17. fıkrasında "kanunla düzenlenen" değil "münhasıran kanunla
düzenlenmesi gereken konular" ifadesi kullanıldığından, Anayasanın diğer
maddelerinde kanunla düzenleneceği belirtilen hususların artık Kararname ile
düzenlenemeyeceği gibi bir yorum yapılması ya da sonuç çıkarılması mümkün
değildir. Kaldı ki, Anayasa'nın 106. maddesinde Bakanlık teşkilat ve
görevlerinin Kararname ile düzenleneceği açıkça belirtilmiştir.
Mahkememiz çoğunluğu tarafından iptal gerekçesi olarak,
dava konusu kuralların Anayasa'nın 48. maddesinde yer alan teşebbüs özgürlüğüne
sınırlama getirdiği, bu sınırlamanın Anayasa'nın 13. maddesi uyarınca kanun ile
yapılması gerektiği, yine söz konusu kuralların 5996 sayılı Kanun'un 33. ve 12.
maddelerinde düzenlendiği, Kanunda yer alan düzenlemelerin dava konusu
Kararnameler ile benzerlik arzettiği, bu nedenlerle de dava konusu kuralların
iptali gerektiği savunulmuştur.
Kararnamenin dava konusu yapılan 415. maddesinin (m)
bendinde, "m) Hayvan sağlığı konusunda
faaliyet gösteren laboratuvarların belgelendirilmesine yönelik esasları
belirlemek ve bunları denetlemek" görevinin Tarım Bakanlığı Hayvancılık
Genel Müdürlüğünün görevi olduğu belirtilmiştir. 5996 sayılı Kanun'un 33.
maddesinde ise, Kanun kapsamındaki kontrollerle ilgili analizleri veya hastalık
ve zararlı organizma teşhisi yapmak üzere faaliyet gösterecek gerçek ve tüzel
kişilere ait laboratuvarlar için Bakanlıktan onay alınması zorunlu olduğu, bu
laboratuvarların yapacakları analizler için de ayrıca onay alınmasının zorunlu
olduğu, onay verilebilmesi için, laboratuvarların maddede belirtilen asgarî
hususları sağlaması gerektiği düzenlenmiştir.
Görüldüğü üzere dava konusu kural ile teşebbüs
özgürlüğüne sınırlama getirilmemekte, 5996 sayılı Kanun'un 33. maddesinde
öngörülen onayın ve yine aynı maddede belirtilen koşulların Hayvancılık Genel
Müdürlüğünün görevi olduğu düzenlenmektedir. Laboratuvarların belgelendirilmesi
ve aranılacak koşullar teşebbüs özgürlüğüne bir sınırlama olarak kabul
ediliyorsa 5996 sayılı Kanun'un 33. maddesinde düzenlendiğinden, çoğunluk
görüşünün aksine Anayasa'nın 13. maddesi çerçevesinde bu sınırlamanın kanuni
bir dayanağı mevcut olmaktadır.
Yine dava konusu 415. maddenin (o) bendinde, "Hayvan sağlığında kullanılan tedavi edici ve
koruyucu maddeler ile bunların etken ve yardımcı maddelerinin imal, satış,
taşıma ve muhafaza şartlarını tespit ve ilan etmek" düzenlemesine yer
verilerek, bu hususun Tarım Bakanlığı Hayvancılık Genel Müdürlüğü'nün görevi
olduğu belirtilmiştir. 5996 sayılı Kanun'un 12. maddesinin birinci fıkrasında,
veteriner sağlık ürünlerinin üretimi, ithalatı, ihracatı, kullanımı, ambalajlanması,
etiketlenmesi, tanıtımı, nakliyesi, depolanması, reçeteli ya da reçetesiz
satışı, onayı, kontrolü ve teminine ilişkin işlemlerin Bakanlık tarafından
belirleneceği belirtilmiş olup, dava konusu kural, teşebbüs özgürlüğüne
müdahale olarak kabul ediliyorsa kanuni dayanağın mevcut olduğu kabul
edilmelidir. Dava konusu (o) bendi de (yukarıda (m) bendi için yapılan
açıklamalarda belirtildiği üzere), Bakanlığa verilen onay yetkisinin ve
Bakanlık tarafından belirlenecek koşulların Hayvancılık Genel Müdürlüğünün
görevi olduğunu düzenlemektedir.
Anayasa'nın 106. maddesi uyarınca Bakanlığın teşkilat
yapısı ve görevlerinin Kararname ile düzenleneceği özel olarak
belirtildiğinden, Kanunda, teşkilat yapısı ya da Bakanlığın görevine ilişkin
bir düzenleme olsa bile artık Anayasa'nın 104. maddesinin 17. fıkrasının 4.
cümlesi burada uygulama alanı bulamaz. Anayasa'nın 106. maddesinde Bakanlığın
teşkilat yapısının ve görevlerinin Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile
düzenleneceği belirtildiğinden ve bu düzenleme Anayasa'nın 104. maddesine
nazaran özel hüküm niteliğinde olduğundan, Bakanlığın teşkilat yapısı ve
görevleri konusunda Kanunda düzenleme olsa bile Kararname çıkarılması
mümkündür. Hal böyle olunca çoğunluk görüşünde dava konusu kuralların iptal
gerekçesi olarak savunulan gerek teşebbüs özgürlüğüne ilişkin sınırlamanın
kanuni dayanağının mevcut olmadığı gerekse konu bakımından ve yetki yönünden
Anayasa'nın 104. maddesine aykırı olduğu yönündeki görüşlere katılmak mümkün
değildir.
Nitekim Anayasa Mahkemesi 2024/104 E. ve 2024/224 K.
sayılı kararında (R.G.Tarih-Sayı: 13/3/2025-32840); "….8.Anayasa'nın 104. maddesinin on yedinci fıkrasının birinci cümlesi
"Cumhurbaşkanı, yürütme yetkisine ilişkin konularda Cumhurbaşkanlığı
kararnamesi çıkarılabilir." hükmünü öngörmektedir. Bu durumda ilk olarak dava
konusu kuralın düzenlediği hususun yürütme yetkisine ilişkin konular kapsamında
olup olmadığının belirlenmesi gerekir. 9. Kuralın yer aldığı maddede Bakanlığın
görev ve yetkileri düzenlenmiştir. Kuralla da Bakanlığın görev ve yetkilerinden
biri düzenlenmekte olup Anayasa'nın 106. maddesinin on birinci fıkrasında
bakanlıkların kurulması, kaldırılması, görevleri ve yetkileri, teşkilat yapısı
ile merkez ve taşra teşkilatlarının kurulmasının CBK ile düzenleneceğinin
ayrıca belirtildiği gözetildiğinde kuralın yürütme yetkisine ilişkin konulardan
olduğu anlaşılmaktadır…. 12. Anayasa'nın 123. maddesinin birinci fıkrasına göre
"İdare, kuruluş ve görevleriyle bir bütündür ve kanunla düzenlenir." Ancak
Anayasa'nın 106. maddesinin on birinci fıkrasında "Bakanlıkların kurulması,
kaldırılması, görevleri ve yetkileri, teşkilat yapısı ile merkez ve taşra
teşkilatlarının kurulması Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle düzenlenir." denilmek
suretiyle bakanlıkların kurulması, kaldırılması, görevleri ve yetkileri,
teşkilat yapısı ile merkez ve taşra teşkilatlarının kurulması Anayasa'nın 106.
maddesinin on birinci fıkrası uyarınca CBK ile düzenlenebileceği özel olarak
belirtilen konular kapsamında kalmaktadır. 13. Anayasa'nın CBK'lar tarafından
düzenleneceğini özel olarak öngördüğü bakanlıkların kurulması, kaldırılması,
görevleri ve yetkileri, teşkilat yapısı ile merkez ve taşra teşkilatlarının
kurulmasının düzenlenmesi kapsamında, bu konularla sınırlı olmak üzere Anayasa'nın
123. maddesinin anılan hükmünde belirtilen hususlarda düzenleme yapılabilir
(AYM, E.2019/31, K.2020/5, 23/1/2020, § 31)…" gerekçelerine yer vererek,
Anayasa'nın 123. maddesinde idarenin, kuruluş ve görevleriyle bir bütün olduğu
ve kanunla düzenleneceği belirtilmiş olsa bile, Bakanlık teşkilat yapısının
yürütmeye ilişkin olduğu, bu nedenle Anayasa'nın 104. ve 106. maddeleri
uyarınca Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile düzenleme yapılabileceği ifade
edilmiştir.
Açıklanan nedenlerle dava konusu kurallar, konu
bakımından yetki yönünden Anayasa'nın 104. maddesinin on yedinci fıkrasına
aykırı olmadığından ve iptal talebinin reddi gerektiğinden, aksi yöndeki
çoğunluk görüşüne katılmıyorum.
----------o----------