R.Gazete No: 33302
R.G. Tarihi: 06.07.2026
ANAYASA MAHKEMESİ KARARI 1
Anayasa Mahkemesi Başkanlığından:
Esas Sayısı : 2026/86
Karar Sayısı : 2026/76
Karar Tarihi: 16/4/2026
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN: Ankara 20. İdare
Mahkemesi
İTİRAZIN KONUSU: 18/1/1972 tarihli ve 1512 sayılı
Noterlik Kanunu'nun 148. maddesinin birinci fıkrasının Anayasa'nın 2., 13. ve
38. maddelerine aykırılığı ileri sürülerek iptaline karar verilmesi talebidir.
OLAY: Uyarma cezasının iptali talebiyle açılan davada
itiraz konusu kuralın Anayasa'ya aykırı olduğu kanısına varan Mahkeme, iptali
için başvurmuştur.
I.
İPTALİ
İSTENEN KANUN HÜKMÜ
Kanun'un itiraz konusu kuralın da yer aldığı 148. maddesi
şöyledir:
"Disiplin cezaları:
Madde
148 - Noter katipleri ve katip adayları hakkında verilecek disiplin
cezaları şunlardır:
A) Uyarma: Katip veya adaya daha dikkatli
davranması gerektiğini yazı ile bildirmektir.
B) Kınama: Katip veya adaya, görevinde veya
davranışında kusurlu sayıldığını yazı ile bildirmektir.
C) Ücretten kesme: Katibin veya adayın,
aylık net ücretinin yarısını geçmiyen bir kısmının kesilmesidir.
D) Meslekten çıkarma: Katibin veya adayın,
bir daha noter katibi veya katip adayı atanmamak üzere meslekten
çıkartılmasıdır.
E) 7 nci madde hükmü noter
katipleri ve adayları hakkında da kıyasen uygulanır."
II.
İLK
İNCELEME
1.
Anayasa
Mahkemesi İçtüzüğü hükümleri uyarınca Kadir ÖZKAYA, Basri BAĞCI, İrfan FİDAN,
Engin YILDIRIM, Rıdvan GÜLEÇ, Recai AKYEL, Yusuf Şevki HAKYEMEZ, Yıldız
SEFERİNOĞLU, Selahaddin MENTEŞ, Kenan YAŞAR, Yılmaz AKÇIL, Ömer ÇINAR ve Metin
KIRATLI'nın katılımlarıyla 16/4/2025 tarihinde yapılan ilk inceleme
toplantısında dosyada eksiklik bulunmadığından işin esasının incelenmesine
OYBİRLİĞİYLE karar verilmiştir.
III. ESASIN
İNCELENMESİ
2. Başvuru karan ve ekleri, Raportör Burcu TAŞYAPAN tarafından hazırlanan işin esasına ilişkin rapor, itiraz konusu kanun hükmü, dayanılan Anayasa kuralları ve bunların gerekçeleri ile diğer yasama belgeleri okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
A.
İtirazın
Gerekçesi
3.
Başvuru
kararında özetle; itiraz konusu kuralla noter kâtipleri ve kâtip adayları
hakkında uygulanabilecek disiplin cezaları gösterilmekle birlikte disiplin suç
ve cezaları arasında herhangi bir ilişkilendirilmenin yapılmadığı, hangi
eylemin hangi disiplin cezasıyla cezalandırılacağının açık ve net olarak
gösterilmediği ya da bunun tespitine imkân sağlayacak herhangi bir ölçütün
düzenlenmediği, bu hususta belirlilik ve öngörülebilirliği sağlayacak şekilde
kanuni bir çerçevenin oluşturulmadığı, idarenin söz konusu eylemler ve cezalar
için kuralda öngörülen sıralamayı gözetmekle de yükümlü tutulmadığı
belirtilerek kuralın Anayasa'nın 2., 13. ve 38. maddelerine aykırı olduğu ileri
sürülmüştür.
B.
Anayasa'ya
Aykırılık Sorunu
4.
1512
sayılı Kanun'un 148. maddesinin itiraz konusu birinci fıkrasında noter
kâtipleri ve kâtip adayları hakkında verilecek disiplin cezalarının uyarma,
kınama, ücretten kesme ve meslekten çıkarma olduğu hükme bağlanmıştır. Anılan
maddenin ikinci fıkrasında ise bu Kanun'un noterler hakkında bir üst veya alt
derece disiplin cezasının uygulanması ve zamanaşımı hususlarını düzenleyen 127.
maddesinin noter kâtipleri ve adayları hakkında da kıyasen uygulanacağı
düzenlenmiştir.
5.
Anayasa
Mahkemesi 22/9/2021 tarihli ve E.2021/16, K.2021/62 sayılı kararında 25/1/1956
tarihli ve 6643 sayılı Türk Eczacıları Birliği Kanunu'nun eczacı odaları
haysiyet divanının görev ve yetkilerini düzenleyen 30. maddesinin ilgili
kısmını incelemiş ve söz konusu kısmı eczacı odaları haysiyet divanının meslek
mensupları hakkında disiplin cezası uygulama yetkisini kullanmaları sırasında
bireylerin hangi somut fiil ve olguya hangi hukuksal yaptırımın veya sonucun
bağlandığını belirli bir açıklık ve kesinlikte öngörebilmelerine yasal
çerçevede imkân tanımadığı gerekçesiyle Anayasa'nın 2. maddesine aykırı görülerek iptal etmiştir.
6.
Anılan
kararda söz konusu kısımda eczacılar hakkında uygulanabilecek disiplin cezaları
sayılmakla birlikte anılan maddenin birinci fıkrasının birinci cümlesinde
sayılan hâllerde hangi disiplin cezasının uygulanacağına ilişkin bir
düzenlemenin bulunmadığı tespit edilmiştir (AYM, E.2021/16,
K.2021/62,22/9/2021, § 17).
7.
Bu
kapsamda anılan kısımda eczacılar hakkında disiplin cezası uygulanabilecek
hâller sayılmakla ve disiplin cezalan da gösterilmekle birlikte maddede sayılan
disiplin suç ve cezaları arasında yeterli bağlantının kurulmadığı, bu çerçevede
disiplin cezasını gerektiren eylemin gerçekleşmesi durumunda fiil ve hareketin
niteliğine göre disiplin cezalarının verilebileceği öngörülmekle birlikte bu
ölçütün disiplin cezasının muhatapları açısından yeterli bir hukuki güvence
sağlamadığı belirtilmiştir (AYM, E.2021/16, K.2021/62, 22/9/2021, § 18).
8. Öte yandan disiplin cezasının belirlenmesi konusunda haysiyet divanına sınırsız bir takdir yetkisinin tanındığı, bu bağlamda haysiyet divanına, disiplin cezasını gerektiren eylemin gerçekleşmesi durumunda ilgili kısımda yer alan disiplin cezalarından istediğini uygulama imkânının tanındığı, haysiyet divanının bu yaptırımı uygularken anılan Kanun'da öngörülen sırayı gözetme zorunluluğuna da tabi tutulmadığı ifade edilmiştir (AYM, E.2021/16, K.2021/62,22/9/2021, § 19).
9.
Söz
konusu kararda Anayasa Mahkemesi; haysiyet divanına tamnan yetkinin somut
olayın özelliklerine, eylemin ağırlığına, oluşan zararın büyüklüğüne göre kamu
yararı ve hizmet gereklerine uygun olarak kullanılmasını sağlamanın yanı sıra
işlenen disiplinsizlik eylemi ile belirlenen disiplin cezası arasında adil bir
dengenin gözetilmesini temin edecek gerekli ve yeterli mekanizmaların
kurulmadığı, verilecek disiplin cezaları bakımından keyfî yorum ve uygulamalara
karşı hukuki güvencenin sağlanmadığı sonucuna varmıştır (AYM, E.2021/16,
K.2021/62,22/9/2021, § 20).
10.
Anayasa
Mahkemesi bu içtihadını 27/1/1954 tarihli ve 6235 sayılı Türk Mühendis ve Mimar
Odaları Birliği Kanunu, 9/3/1954 tarihli ve 6343 sayılı Veteriner Hekimliği
Mesleğinin İcrasına, Türk Veteriner Hekimleri Birliği ile Odalarının Teşekkül
Tarzına ve Göreceği İşlere Dair Kanun, 19/3/1969 tarihli ve 1136 sayılı
Avukatlık Kanunu ile 7/6/1985 tarihli ve 3224 sayılı Türk Diş Hekimleri Birliği
Kanunu'nun benzer düzenlemeleri içeren hükümlerini incelediği kararlarında da
sürdürmüştür (AYM, E.2023/53, K.2023/49, 22/3/2023, §§ 4-12; E.2023/18,
K.2023/57, 22/3/2023, §§ 4-12; E.2025/50, K.2025/47, 6/3/2025, §§ 4-13;
E.2025/232, K.2025/216,6/11/2025, §§ 9-17).
11.
İtiraz
konusu kural bakımından da Anayasa Mahkemesinin anılan kararlarından ayrılmayı
gerektirir bir durum bulunmamaktadır.
12.
Açıklanan
nedenlerle kural, Anayasa'nın 2. maddesine aykırıdır. İptali gerekir.
Kural, Anayasa'nın 2. maddesine
aykırı görülerek iptal edildiğinden ayrıca Anayasa'nın 13. ve 38. maddeleri
yönünden incelenmemiştir.
IV. İPTALİN DİĞER KURALLARA ETKİSİ
13.
30/3/2011
tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri
Hakkında Kanun'un 43. maddesinin (4) numaralı fıkrasında kanunun,
Cumhurbaşkanlığı kararnamesinin veya Türkiye Büyük Millet Meclisi îçtüzüğü'nün
belirli kurallarının iptali, diğer kurallarının veya tümünün uygulanmaması
sonucunu doğuruyorsa bunların da Anayasa Mahkemesince iptaline karar
verilebileceği öngörülmektedir.
14.
1512
sayılı Kanun'un 148. maddesinin birinci fıkrasının iptali nedeniyle uygulanma
imkânı kalmayan anılan maddenin ikinci fıkrasının 6216 sayılı Kanun'un 43.
maddesinin (4) numaralı fıkrası gereğince iptali gerekir.
V. İPTAL KARARININ YÜRÜRLÜĞE GİRECEĞİ GÜN SORUNU
15.
Anayasa'nın
153. maddesinin üçüncü fıkrasında "Kanun, Cumhurbaşkanlığı kararnamesi veya
Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü ya da bunların hükümleri, iptal
kararlarının Resmî Gazetede yayımlandığı tarihte yürürlükten kalkar. Gereken
hallerde Anayasa Mahkemesi iptal hükmünün yürürlüğe gireceği tarihi ayrıca
kararlaştırabilir. Bu tarih, kararın Resmî Gazetede yayımlandığı günden
başlayarak bir yılı geçemez." denilmekte, 6216 sayılı Kanun'un 66.
maddesinin (3) numaralı fıkrasında da bu kural tekrarlanarak mahkemenin gerekli
gördüğü hâllerde Resmî Gazete'de yayımlandığı günden başlayarak iptal kararının
yürürlüğe gireceği tarihi bir yılı geçmemek üzere ayrıca kararlaştırabileceği
belirtilmektedir.
16.
1512
sayılı Kanun'un 148. maddesinin iptali nedeniyle doğacak hukuksal boşluk kamu
yararım ihlal edecek nitelikte görüldüğünden Anayasa'nın 153. maddesinin üçüncü
fıkrasıyla 6216 sayılı Kanun'un 66. maddesinin (3) numaralı fıkrası gereğince
iptal hükmünün kararın Resmî Gazete'de yayımlanmasından başlayarak dokuz ay
sonra yürürlüğe girmesi uygun görülmüştür.
VI. HÜKÜM
18/1/1972 tarihli ve 1512 sayılı
Noterlik Kanunu'nun 148. maddesinin;
A.
Birinci
fıkrasının Anayasa'ya aykırı olduğuna ve İPTALİNE,
B.
İkinci
fıkrasının 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve
Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 43. maddesinin (4) numaralı fıkrası
gereğince İPTALİNE,
iptal hükümlerinin Anayasa'nın 153. maddesinin üçüncü fıkrası
ile 6216 sayılı Kanun'un 66. maddesinin (3) numaralı fıkrası gereğince KARARIN
RESMÎ GAZETE'DE YAYIMLANMASINDAN BAŞLAYARAK DOKUZ AY SONRA YÜRÜRLÜĞE GİRMESİNE
16/4/2026 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.
----------o----------
Değişiklik yapılan Kanun:
Harçlar Mevzuatı, Gayrimenkul Mevzuatı, Ticaret Mevzuatı, T.C. Külliyatı: XXX/1512A.01 No.lu belgelerdedir.