R.Gazete No: 33191
R.G. Tarihi: 09.03.2026
ANAYASA MAHKEMESİ KARARI 1
Anayasa
Mahkemesi Başkanlığından:
Esas Sayısı : 2025/100
Karar Sayısı: 2025/242
Karar Tarihi: 26/11/2025
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN: Yargıtay 9. Hukuk Dairesi
İTİRAZIN KONUSU: 27/6/1989
tarihli ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'ye 1/2/2018 tarihli ve 7079
sayılı Kanun'un 118. maddesiyle eklenen geçici 23. maddenin beşinci fıkrasının
birinci cümlesinde yer alan "...çalıştırıldıkları teşkilat ve bir imde...
" ibaresinin Anayasa'nın 2., 5., 10., 13., 17. ve 49. maddelerine aykırılığı
ileri sürülerek iptaline karar verilmesi talebidir.
OLAY: Sürekli işçi kadrosunda
çalışmakta olan işçinin yer değişikliği talebinin reddine yönelik işlemin
iptali talebiyle açılan davada itiraz konusu kuralın Anayasa'ya aykırı olduğu
kanısına varan Mahkeme, iptali için başvurmuştur.
I.
İPTALİ İSTENEN KANUN HÜKMÜ
Kanun Hükmünde Kararname'nin
(KHK) geçici 23. maddesinin itiraz konusu kuralın da yer aldığı ilgili kısmı
şöyledir:
"Geçici Madde 23 - (Ek:
20/11/2017-KHK-696/127 md.; Aynen kabul: 1/2/2018- 7079/118 md.)
5018 sayılı Kanuna ekli (I),
(II), (III) ve (IV) sayılı cetvellerde yer alan kamu idareleri (MİT
Müsteşarlığı hariç) ile bunlara bağlı döner sermayeli kuruluşlar, bu Kanuna
ekli (I) sayılı listede yer alan idarelerin merkez ve taşra teşkilatlarında;
ödemeleri merkezi yönetim, sosyal güvenlik kurumu, fon, kefalet sandığı,
yatırım izleme ve koordinasyon başkanlığı, gençlik hizmetleri ve spor il
müdürlüğü bütçelerinden veya döner sermaye bütçelerinden, anılan liste
kapsamındaki diğer idareler için ise kendi bütçelerinden karşılanan 4734 sayılı
Kanun ve diğer mevzuattaki hükümler uyarınca personel çalıştırılmasına dayalı
hizmet alım sözleşmeleri kapsamında yükleniciler tarafından 4/12/2017 tarihi
itibarıyla çalıştırılmakta olanlar;
a) 657
sayılı Kanunun 48 inci maddesinin (A) bendinin (1), (4), (5), (6), (7) ve (8)
numaralı alt bentlerinde belirtilen şartları taşımak,
b) Herhangi
bir sosyal güvenlik kuruntundan emeklilik, yaşlılık veya malullük aylığı almaya
hak kazanmamış olmak,
c) (İptal
bent: Anayasa Mahkemesinin 27/12/2023 tarihli ve E: 2018/96, K: 2023/222 sayılı
Kararı ile)
ç) (İptal bent: Anayasa
Mahkemesinin 27/12/2023 tarihli ve E: 2018/96, K: 2023/222 sayılı Kararı ile)
kaydıyla, bu fıkranın yürürlüğe girdiği tarihten itibaren on gün içinde idaresinin hizmet alım sözleşmesinin yapıldığı birimine, sürekli işçi kadrolarında istihdam edilmek üzere yazılı olarak başvurabilirler. Başvuranların şartları taşıyıp taşımadıklarının tespiti, bu tespite itirazların karara bağlanması, şartları taşıyanların idarelerince belirlenen usul ve esaslara göre yapılacak yazılı ve/veya sözlü ya da uygulamalı sınava alınması, sınav sonuçlarına itirazların karara bağlanması ve sınavda başarılı olanların kadroya geçirilmesine ilişkin süreç bu fıkranın yürürlüğe girdiği tarihten itibaren doksan gün içinde idarelerince sonuçlandırılır. Sınavlarda başarılı olanlar, varsa bu fıkranın (c) bendinde öngörülen davalardan feragat ettiklerini tevsik eden belgeyi ve/veya icra takibine konu alacaktan feragat ettiğine dair icra müdürlüğünden alınacak belgeyi ibraz etmek, bu fıkranın (ç) bendinde öngörülen sulh sözleşmesini ibraz etmek ve öngörülen şartları taşımaya devam etmek kaydıyla, sınav sonuçlarının kesinleşmesini müteakip, her bir sözleşme itibarıyla, yüklenicinin hakedişlerinin ödendiği bütçe, teşkilat ve birim/yerleşim yeri adına vize edilmiş sayılan sürekli işçi kadrolarına idarelerince topluca geçirilir. Bu fıkra kapsamında feragat edilen davalara veya takiplere ilişkin yargılama ve takip giderleri davacı veya takip eden üzerinde bırakılır ve taraflar lehine vekalet ücretine hükmolunmaz, hükmedilenler tahsil edilmez ve bu fıkranın yürürlüğe girdiği tarihe kadar tahsil edilenler ise iade edilmez. Bu fıkra kapsamında yapılacak sulh sözleşmelerinden damga vergisi alınmaz.
...
Sürekli işçi kadrolarına geçirilenler, birinci fıkrada
öngörülen şartları taşıdıkları sürece ve çalıştırdıkları teşkilat ve birimde geçiş işlemi yapılmadan önceki ihale sözleşmesi kapsamındaki hizmetleri
yürütmek üzere istihdam edilebilir. (Mülga cümle: 1/3/2023-7438/2 md.) Özel
güvenlik görevlilerinden bu madde kapsamında geçiş işlemleri yapılanlar, 5188
sayılı Kanun hükümlerine de tabi olmaya devam eder.
..."
II.
İLK İNCELEME
1.
Anayasa
Mahkemesi İçtüzüğü hükümleri uyarınca Kadir ÖZKAYA, Haşan Tahsin GÖKCAN, Basri
BAĞCI, Engin YILDIRIM, Rıdvan GÜLEÇ, Recai AKYEL, Yusuf Şevki HAKYEMEZ, Yıldız
SEFERİNOĞLU, Selahaddin MENLEŞ, İrfan FİDAN, Kenan YAŞAR, Yılmaz AKÇİL, Ömer
ÇINAR ve Metin KIRATLI'nın katılımlarıyla 22/4/2025 tarihinde yapılan ilk
inceleme toplantısında dosyada eksiklik bulunmadığından işin esasının
incelenmesine OYBİRLİĞİYLE karar verilmiştir.
III. ESASIN İNCELENMESİ
2.
Başvuru
kararı ve ekleri, Raportör Onur MERCAN tarafından hazırlanan işin esasına
ilişkin rapor, itiraz konusu kanun hükmü, dayanılan Anayasa kuralları ve
bunların gerekçeleri ile diğer yasama belgeleri okunup incelendikten sonra
gereği görüşülüp düşünüldü:
A.
Anlam ve Kapsam
3. 375 sayılı KHK'nın geçici 23. maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesinde 10/12/2003 tarihli ve 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanunu'na ekli (I), (II), (III) ve (IV) sayılı Cetvellerde yer alan kamu idareleri (Millî İstihbarat Teşkilatı hariç) ile bunlara bağlı döner sermayeli kuruluşlar, 7079 sayılı Kanun'a ekli (I) sayılı Listede yer alan idarelerin merkez ile taşra teşkilatlarında ödemeleri merkezî yönetim, sosyal güvenlik kurumu, fon, kefalet sandığı, yatırım izleme ve koordinasyon başkanlığı, gençlik hizmetleri ve spor il müdürlüğü bütçelerinden veya döner sermaye bütçelerinden, anılan liste kapsamındaki diğer idareler için ise kendi bütçelerinden karşılanan 4/1/2002 tarihli ve 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu ve diğer mevzuattaki hükümler uyarınca personel çalıştırılmasına dayalı hizmet alım sözleşmeleri kapsamında yükleniciler tarafından 4/12/2017 tarihi itibarıyla çalıştırılmakta olanların 14/7/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 48. maddesinin (A) bendinin (1), (4), (5), (6), (7) ve (8) numaralı alt bentlerinde belirtilen şartları taşımak ve herhangi bir sosyal güvenlik kurumundan emeklilik, yaşlılık veya malullük aylığı almaya hak kazanmamış olmak şartıyla anılan KHK'nın geçici 23. maddesinin birinci fıkrasının yürürlüğe girdiği tarihten itibaren on gün içinde idaresinin hizmet alım sözleşmesinin yapıldığı birimine sürekli işçi kadrolarında istihdam edilmek üzere yazılı olarak başvurabilecekleri hükme bağlanmıştır.
4.
Söz
konusu fıkranın ikinci cümlesinde ise başvuranların şartlan taşıyıp taşımadıklarının
tespiti, bu tespite yönelik itirazların karara bağlanması, şartlan taşıyanların
idarelerince belirlenen usul ve esaslara göre yapılacak yazılı ve/veya sözlü ya
da uygulamalı sınava alınması, sınav sonuçlarına itirazların karara bağlanması
ve sınavda başarılı olanların kadroya geçirilmesine ilişkin sürecin fıkranın
yürürlüğe girdiği tarihten itibaren doksan gün içinde ilgili idarelerce
sonuçlandırılacağı düzenlenmiştir.
5.
Anılan
maddenin beşinci fıkrasının birinci cümlesinde de sürekli işçi kadrolarına
geçirilenlerin birinci fıkrada öngörülen şartlan taşıdıkları sürece ve
çalıştırıldıkları teşkilat ve birimde geçiş işlemi yapılmadan önceki ihale
sözleşmesi kapsamındaki hizmetleri yürütmek üzere istihdam edilebilecekleri
öngörülmüştür. Söz konusu cümlede yer alan "...çalıştırıldıkları teşkilat ve
birimde..." ibaresi itiraz konusu kuralı oluşturmaktadır.
6.
Bu
itibarla kural uyarınca ilgili işçilerin maddenin birinci fıkrasında düzenlenen
şartlan taşıdıkları sürece sürekli işçi kadrosuna geçiş işlemi yapılmadan
önceki ihale sözleşmesi kapsamındaki hizmetleri yürütmek üzere istihdam
edilebilecekleri yer, çalıştırıldıkları teşkilat ve birimdir.
B.
İtirazın Gerekçesi
7.
Başvuru
kararında özetle; itiraz konusu kuralla sürekli işçi kadrosuna geçirilen
işçilerin yer değiştirmelerinin kategorik olarak engellendiği, başka bir
ifadeyle anılan işçilerin farklı bir il veya bölgeye nakillerine imkân
tanınmadığı, bu nedenle yer değişikliği taleplerine ilişkin olarak verilen
kararlar bağlamında işverenin yönetim yetkisinin yargı mercilerince
denetlenemediği, ayrıca kuralla 375 sayılı KHK'nın geçici 23. maddesine göre
istihdam edilen işçilerin sürekli işçi kadrosunda çalışan diğer işçilere göre
güvencesiz duruma getirildiği ve bu suretle eşitlik ilkesinin ihlal edildiği
belirtilerek kuralın Anayasa'nın 2., 5., 10., 13., 17. ve 49. maddelerine
aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
C. Anayasa'ya Aykırılık Sorunu
8.
Anayasa'nın
49. maddesinde "Çalışma, herkesin hakkı ve ödevidir./ Devlet, çalışanların
hayat seviyesini yükseltmek, çalışma hayatını geliştirmek için çalışanları ve
işsizleri korumak, çalışmayı desteklemek, işsizliği önlemeye elverişli ekonomik
bir ortam yaratmak ve çalışma barışını sağlamak için gerekli tedbirleri alır."
denilmek suretiyle sosyal devlet ilkesinin çalışma hayatındaki görünümü olan
devletin çalışanları koruma yükümlülüğüne ilişkin özel bir güvence
öngörülmüştür.
9.
Danışma
Meclisinin anılan maddeye ilişkin kabul ettiği metnin gerekçesinde devletin
işçi-işveren ilişkilerinin seyircisi değil dengeleyicisi olması ve çalışma
barışını koruyacak tedbirleri alması gerektiği, bu durumun devletin taraf
tutması anlamına gelmediği belirtilmiştir. Millî Güvenlik Konseyi Anayasa
Komisyonunun değişiklik gerekçesinde ise devletin çalışanların hayat seviyesini
yükseltmek, çalışma hayatını geliştirmek için çalışanları korumak ve işsizliği
önlemeye elverişli ekonomik bir ortam yaratmak amacıyla gerekli tedbirleri
alacağının öngörüldüğü ifade edilmiştir. Anayasa'nın söz konusu maddesinde
3/10/2001 tarihli ve 4709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının Bazı
Maddelerinin Değiştirilmesi Hakkında Kanun'un 19. maddesiyle yapılan
değişikliğin gerekçesinde de devlete çalışanların yanı sıra işsizleri de koruma
görevi verildiği belirtilmiştir.
10.
Bu
itibarla iş sözleşmesinin zayıf tarafı olan işçinin korunmasına yönelik
düzenlemelerin öngörülmesi suretiyle işçi-işveren ilişkilerinde dengenin
sağlanması devletin, çalışma hakkına ilişkin pozitif yükümlülüklerinin bir
gereğidir (AYM, E.2023/158, K.2024/187,5/11/2024, § 19).
11.
İtiraz
konusu kuralda 375 sayılı KHK'nın geçici 23. maddesi kapsamında sürekli isçi
kadrosuna geçirilen işçilerin anılan maddenin birinci fıkrasında öngörülen
şartlan taşıdıkları sürece geçiş işlemi yapılmadan önceki ihale sözleşmesi
kapsamındaki hizmetleri yürütmek üzere istihdam edilebilecekleri yerin çalıştırıldıkları
teşkilat ve birim olduğu hükme bağlanmıştır.
12.
Buna
göre kuralda söz konusu işçilerin sürekli işçi kadrosuna geçiş işlemi
yapılmadan önce çalıştırıldıkları teşkilat ve birim dışında
görevlendirilmelerine imkân tanınmadığı anlaşılmaktadır. Başka bir ifadeyle
kural uyarınca anılan işçilerin yer değişikliğine yönelik taleplerinin
işverence kabul edilmesi mümkün değildir.
13.
Nitekim
Yargıtay uygulamasında da madde kapsamında sürekli işçi kadrosuna geçirilen
işçilerin geçiş işlemi yapılmadan önceki işyerinde çalışmaya devam
ettirileceğinin kuralla açıkça düzenlendiği, dolayısıyla bu işçilerin başka bir
ile veya bölgeye naklinin mümkün olmadığı kabul edilmiştir (Yargıtay 9. Hukuk
Dairesi, E.2024/14198, K.2025/1316, 10/2/2025).
14.
22/5/2003
tarihli ve 4857 sayılı İş Kanunu'nun "Amaç ve kapsam" başlıklı 1.
maddesinin ikinci fıkrasında söz konusu Kanun'un, 4. maddedeki istisnalar
dışında kalan bütün işyerlerine, bu işyerlerinin işverenleri ile işveren
vekillerine ve işçilerine faaliyet konularına bakılmaksızın uygulanacağı,
üçüncü fıkrasında ise işyerleri, işverenler, işveren vekilleri ve işçilerin 3.
maddedeki bildirim gününe bakılmaksızın söz konusu Kanun hükümleriyle bağlı
olacakları öngörülmüştür.
15.
Kanun'un
"Tanımlar" başlıklı 2. maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesinde
işçi bir iş sözleşmesine dayanarak çalışan gerçek kişi, işveren işçi çalıştıran
gerçek veya tüzel kişi yahut tüzel kişiliği olmayan kurum ve kuruluşlar; "Tanım
ve şekil" başlıklı 8. maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesinde ise
iş sözleşmesi bir tarafın (işçi) bağımlı olarak iş görmeyi, diğer tarafın
(işveren) da ücret ödemeyi üstlenmesinden oluşan sözleşme şeklinde
tanımlanmıştır.
16.
Bu
bağlamda 375 sayılı KHK'nın geçici 23. maddesinin birinci fıkrasında belirtilen
kurum, kuruluş ve idareler ile söz konusu madde uyarınca sürekli işçi kadrosuna
geçirilen işçiler arasında özel hukuk ilişkisinin bulunduğu ve bu ilişki
kapsamında ilgili kurum, kuruluş ile idarelerin işveren sıfatını haiz olduğu
açıktır.
17.
Anılan
işverenlerin faaliyet alanları dikkate alındığında söz konusu istihdamın
kamusal nitelikte sonuçlar da doğurabileceği anlaşılmaktadır (benzer yöndeki
değerlendirme için bkz. AYM, E.2018/96, K.2023/222, 27/12/2023, § 338). Bu
itibarla kamu yararını gözönünde bulundurmak suretiyle anılan özel hukuk
ilişkisi kapsamında taraflara belirli haklar tanımak ya da yükümlülükler
getirmek kanun koyucunun takdir yetkisi kapsamındadır.
18.
Nitekim
söz konusu madde kapsamında sürekli işçi kadrosuna geçirilen işçilerin geçiş
işleminden önce çalıştırıldıkları teşkilat ve birimde istihdam edileceklerini
öngören kuralın bu teşkilat ve birimde yürütülen hizmette aksaklık meydana
gelmesini engellemeyi hedeflemediği söylenemez.
19.
Bununla
birlikte kamu işverenleri ile bunlar tarafından çalıştırılan işçiler arasındaki
özel hukuk ilişkisine yönelik olarak öngörülecek düzenlemelerin devletin
çalışanların korunmasına ve işçi-işveren arasındaki menfaatler dengesinin
sağlanmasına ilişkin yükümlülükleriyle çelişmemesi gerekmektedir.
20.
Madde
uyarınca sürekli işçi kadrosuna geçirilen işçilerin bu kadroda istihdam
edildikleri süreçte yer değişikliği talep etmelerini gerektirecek belirli
nedenlerin ortaya çıkabileceği açıktır. Genel anlamda işçilerin yer değişikliği
taleplerinin değerlendirilmesi işverenlerin iş hukuku bağlamında sahip
oldukları yönetim yetkisi kapsamında kalmaktadır.
21.
22/11/2001
tarihli ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 5. maddesinde anılan Kanun ile
11/1/2011 tarihli 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun genel nitelikli
hükümlerinin, uygun düştüğü ölçüde tüm özel hukuk ilişkilerine uygulanacağı
öngörülmüştür. 4721 sayılı Kanun'un 2. maddesinin birinci fıkrasında ise
herkesin haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük
kurallarına uymak zorunda olduğu hükme bağlanmıştır.
22.
Buna
göre işverenin işçinin yer değişikliğini değerlendirme bağlamında sahip olduğu
yönetim yetkisini dürüstlük kurallarına uygun şekilde kullanması ve bu kapsamda
alacağı kararda işçiyi gözetme borcunu gözönünde bulundurması gerektiği
kuşkusuzdur.
23.
Bu
itibarla iş ve kadro durumunun imkân tanıması durumunda işçinin makul
görülebilecek nedenlere dayanan yer değişikliği talebinin ilgili işverence
karşılanmasının mümkün olmadığı söylenemez.
24.
Diğer
yandan kamu kurum, kuruluş ve idarelerinde çalıştırılan işçilerin yer
değişikliği taleplerinin reddedilmesinden kaynaklanan uyuşmazlıklarda işverenin
yönetim yetkisini dürüstlük kuralı ve işçiyi gözetme borcuna uygun şekilde
kullanıp kullanmadığının yargı mercilerince denetlenmesi mümkündür.
25.
Nitekim
Yargıtay uygulamasında yargı mercilerinde işçinin yer değişikliği talebinin
reddine yönelik işlemin iptal edilmesinin ya da yer değişikliğinin sağlanması
gibi icrai nitelikte karar verilmesinin mümkün olmadığı ancak söz konusu
işlemin hukuka aykırı olup olmadığının tespitine ilişkin karar verilebileceği
ve İşçinin yer değişikliği talebinin reddine yönelik işlemin hukuka
aykırılığının tespit edilmesini talep etmekte hukuki yararının bulunduğu kabul
edilmektedir (Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E.2024/14198, K.2025/1316, 10/2/2025).
26.
Bununla
birlikte kural söz konusu KHK'nın geçici 23. maddesi kapsamında sürekli işçi
kadrosuna geçirilen işçilerin herhangi bir nedenle yer değiştirmelerine imkân
tanımamakta, başka bir deyişle anılan işçilerin yerlerinin değiştirilmesine
mutlak bir yasak getirmektedir.
27. Kural, ilgili teşkilat ve birimdeki
işleyişin aksamasını önlemek amacıyla öngörülmüş ise de işçilerin yer
değişikliği taleplerinin karşılanmasının her durumda anılan işleyişin
bozulmasına neden olacağı söylenemez. Başka bir ifadeyle ilgili teşkilat veya
birimin iş ve kadro durumunun işçinin yer değişikliği talebinin karşılanmasına
engel oluşturmaması mümkündür.
28.
Bu
itibarla İşçilerin makul nedenlere dayanan yer değişikliği taleplerinin
işverence iş ile kadro durumu çerçevesinde değerlendirilmesine ve bu kapsamda
alınacak kararların hukuka uygunluğunun yargı mercilerince denetlenmesine imkân
tanımayan kuralın devletin çalışanların korunmasına yönelik yükümlülükleriyle
bağdaşmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
29. Açıklanan
nedenle kural, Anayasa'nın 49. maddesine aykırıdır. İptali gerekir,
Ömer ÇINAR bu görüşe katılmamıştır.
Kural Anayasa'nın 49. maddesine aykırı görülerek
iptal edildiğinden ayrıca Anayasa'nın 2., 5., 10., 13. ve 17. maddeleri
yönünden incelenmemiştir.
IV. İPTAL KARARININ YÜRÜRLÜĞE
GİRECEĞİ GÜN SORUNU
30.
Anayasa'nın
153. maddesinin üçüncü fıkrasında "Kanun, Cumhurbaşkanlığı kararnamesi veya
Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü ya da bunların hükümleri, iptal
kararlarının Resmî Gazetede yayımlandığı tarihte yürürlükten kalkar. Gereken
hallerde Anayasa Mahkemesi iptal hükmünün yürürlüğe gireceği tarihi ayrıca
kararlaştırabilir. Bu tarih, kararın Resmî Gazetede yayımlandığı günden
başlayarak bir yılı geçemez." denilmekte; 30/3/2011 tarihli ve 6216
sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un
66. maddesinin (3) numaralı fıkrasında da bu kural tekrarlanmak suretiyle
Anayasa Mahkemesinin gerekli gördüğü hâllerde Resmî Gazete'de yayımlandığı
günden başlayarak iptal kararının yürürlüğe gireceği tarihi bir yılı geçmemek
üzere ayrıca kararlaştırabileceği belirtilmektedir.
31.
375
sayılı KHK'nın geçici 23. maddesinin beşinci fıkrasının birinci cümlesinde yer
alan "...çalıştırıldıkları teşkilat ve birimde..." ibaresinin iptal
edilmesi nedeniyle doğacak hukuksal boşluk kamu yararım ihlal edecek nitelikte
görüldüğünden Anayasa'nın 153.
maddesinin üçüncü fıkrası ile 6216 sayılı Kanun'un 66. maddesinin (3) numaralı
fıkrası gereğince iptal hükmünün kararın Resmî Gazete'de yayımlanmasından
başlayarak dokuz ay sonra yürürlüğe girmesi uygun görülmüştür.
V. HÜKÜM
27/6/1989 tarihli ve 375 sayılı
Kanun Hükmünde Kararname'ye 1/2/2018 tarihli ve 7079 sayılı Kanun'un 118.
maddesiyle eklenen geçici 23. maddenin beşinci fıkrasının birinci cümlesinde
yer alan " ...çalıştırıldıkları teşkilat ve birimde..." ibaresinin
Anayasa'ya aykırı olduğuna ve İPTALİNE, Ömer ÇINAR'ın karşıoyu ve OYÇOKLUGUYLA,
iptal hükmünün Anayasa'nın 153. maddesinin üçüncü fıkrası ile 30/3/2011 tarihli
ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında
Kanun'un 66. maddesinin (3) numaralı fıkrası gereğince KARARIN RESMÎ GAZETE'DE
YAYIMLANMASINDAN BAŞLAYARAK DOKUZ AY SONRA YÜRÜRLÜĞE GİRMESİNE OYBİRLİĞİYLE
26/11/2025 tarihinde karar verildi.
----------o----------
Değişiklik yapılan Mevzuat;
İş Hukuku Mevzuatı, Devlet Memurları Mevzuatı, Vergi Muafiyeti ve İstisnalar Mevzuatı, T.C. Külliyatı: XXX/0375B.01 No.lu belgelerdedir.