R.Gazete No: 33191
R.G. Tarihi: 09.03.2026
ANAYASA MAHKEMESİ KARARI 1
Anayasa
Mahkemesi Başkanlığından:
Esas Sayısı : 2025/236
Karar Sayısı : 2025/227
Karar Tarihi: 26/11/2025
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN: Samsun
3. İdare Mahkemesi
İTİRAZIN KONUSU: 19/4/2012
tarihli ve 6292 sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi ve
Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi ile
Hâzineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun'un 6. maddesinin;
A.
(1)
numaralı fıkrasının "...idarece tespit edilen satış bedelini itiraz ve dava
konusu etmeksizin kabul edenler bu Kanun 'a göre hak sahibi sayılır"
bölümünün,
B.
(2)
numaralı fıkrasının "...idarece tespit edilen satış bedelini itiraz ve dava
konusu etmeksizin kabul edenler de hak sahibi sayılır." bölümünün,
Anayasa'nın 2,, 35., 36. ve 40.
maddelerine aykırılığı ileri sürülerek iptallerine karar verilmesi talebidir.
OLAY: Hak sahipliğinin
kaldırılmasına ilişkin işlemin iptali talebiyle açılan davada itiraz konusu
kuralların Anayasa'ya aykırı olduğu kanısına varan Mahkeme, iptalleri için
başvurmuştur.
I.
İPTALİ İSTENEN KANUN HÜKÜMLERİ
Kanun'un 6. maddesinin itiraz
konusu kuralların da yer aldığı ilgili kısmı şöyledir:
"Hak sahibi, başvuru ve doğrudan satış
MADDE 6 - (1) 2/B alanlarında bulunan taşınmazlar hakkında
bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce düzenlenen güncelleme listelerine
veya kadastro tutanaklarına ya da kesinleşmiş mahkeme kararlarına göre
oluşturulan tapu kütüklerinin beyanlar hanesine göre; bu taşınmazların
31/12/2011 tarihinden önce kullanıcısı ve/veya üzerindeki muhdesatın sahibi
olarak gösterilen kişilerden bu taşınmazları satın almak için süresi içerisinde
idareye başvuran ve idarece tespit edilen satış bedelini itiraz ve
dava konusu etmeksizin kabul edenler bu Kanuna göre hak sahibi sayılır.
(2)
2/B
alanlarında bulunan taşınmazlar hakkında bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten
sonra düzenlenecek güncelleme listelerine veya kadastro tutanaklarına ya da
kesinleşmiş mahkeme kararlarına göre oluşturulacak tapu kütüklerinin beyanlar
hanesine göre; bu taşınmazların 31/12/2011 tarihinden önce kullanıcısı ve/veya
üzerindeki muhdesatın sahibi olarak gösterilecek kişilerden bu taşınmazları
satın almak için süresi içerisinde idareye başvuran ve idarece tespit edilen
satış bedelini itiraz ve dava konusu etmeksizin kabul edenler de hak sahibi
sayılır.
..."
II.
İLK İNCELEME
1.
Anayasa
Mahkemesi İçtüzüğü hükümleri uyarınca Kadir ÖZKAYA, Haşan Tahsin GÖKCAN, Basri
BAĞCI, Engin YILDIRIM, Recai AKYEL, Rıdvan GÜLEÇ, Yusuf Şevki HAKYEMEZ, Yıldız
SEFERİNOĞLU, Selahaddin MENTEŞ, İrfan FİDAN, Kenan YAŞAR, Muhterem İNCE, Yılmaz
AKÇİL, Ömer ÇINAR ve Metin KIRATLI'nın katılımlarıyla 26/11/2025 tarihinde
yapılan ilk inceleme toplantısında öncelikle uygulanacak kural ve sınırlama
sorunları görüşülmüştür.
2.
Anayasa'nın
152. ile 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve
Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 40. maddelerine göre bir davaya bakmakta
olan mahkeme, o dava sebebiyle uygulanacak bir kanunun veya Cumhurbaşkanlığı
kararnamesinin hükümlerini Anayasa'ya aykırı görmesi hâlinde veya taraflardan
birinin ileri sürdüğü aykırılık iddiasının ciddi olduğu kanısına varması
durumunda bu hükümlerin iptalleri için Anayasa Mahkemesine başvurmaya
yetkilidir. Ancak anılan maddeler uyarınca bir mahkemenin Anayasa Mahkemesine
başvurabilmesi için elinde yöntemince açılmış ve mahkemenin görevine giren bir
davanın bulunması, iptali talep edilen kuralın da o davada uygulanacak olması
gerekir. Uygulanacak kural ise bakılmakta olan davanın değişik evrelerinde
ortaya çıkan sorunların çözümünde veya davayı sonuçlandırmada olumlu ya da
olumsuz yönde etki yapacak nitelikteki kurallardır.
3.
2/B
alanlarında bulunan taşınmazlar hakkında; 6292 sayılı Kanun'un 6. maddesinin
(1) numaralı fıkrasında bu Kanun'un yürürlüğe girdiği tarihten önce, (2)
numaralı fıkrasında ise Kanun'un yürürlüğe girmesinden sonra düzenlenen
güncelleme listelerine veya kadastro tutanaklarına ya da kesinleşmiş mahkeme
kararlarına göre oluşturulan tapu kütüklerinin beyanlar hanesine göre; ilgili
taşınmazların 31/12/2011 tarihinden önce kullanıcısı ve/veya üzerindeki
muhdesatın sahibi olarak gösterilen kişilerden bu taşınmazları satın almak için
süresi içerisinde idareye başvuran ve idarece tespit edilen satış bedelini
itiraz ve dava konusu etmeksizin kabul edenlerin Kanun'a göre hak sahibi
sayılacağı düzenlenmiştir.
4.
İtiraz
yoluna başvuran Mahkeme 6292 sayılı Kanun'un 6. maddesinin (1) numaralı
fıkrasının "...idarece tespit edilen satış bedelini itiraz ve dava konusu
etmeksizin kabul edenler bu Kanun'a göre hak sahibi sayılır." ve (2)
numaralı fıkrasının "...idarece tespit edilen satış bedelini itiraz ve dava
konusu etmeksizin kabul edenler de hak sahibi sayılır." bölümlerinin
iptallerini talep etmiştir.
5.
Bakılmakta
olan davaya konu taşınmaz 10/9/2019 tarihinde düzenlenen kadastro tutanağına
göre oluşturulan tapu kütüğüne kaydedilmiştir. Dolayısıyla anılan taşınmaz
Kanun'un yürürlüğe girdiği tarihten sonra kesinleşen kadastro tutanağına göre
oluşturulan tapu kütüğüne kaydedildiğinden 6292 sayılı Kanun'un (1) numaralı
fıkrasının itiraz konusu "...idarece tespit edilen satış bedelini itiraz ve
dava konusu etmeksizin kabul edenler bu Kanun'a göre hak sahibi sayılır."
bölümünün bakılmakta olan davada uygulanma imkânı bulunmamaktadır. Bu itibarla
söz konusu bölüme yönelik başvurunun Mahkemenin yetkisizliği nedeniyle reddi
gerekir.
6. Öte yandan anılan maddenin (2) numaralı fıkrasının itiraz konusu "...idarece tespit edilen satış bedelini itiraz ve dava konusu etmeksizin kabul edenler de hak sahibi sayılır." bölümünde yer alan "...hak sahibi sayılır." ibaresi anılan fıkrada bulunan ve itiraz konusu olmayan "...bu taşınmazları satın almak için süresi içerisinde idareye başvuran..." ibaresi yönünden de geçerli, ortak kural niteliğindedir. Bu itibarla kuralın esasına ilişkin incelemenin "...idarece tespit edilen satış bedelini itiraz ve dava konusu etmeksizin kabul edenler de..." ibaresi ile sınırlı olarak yapılması gerekir.
7.
Açıklanan
nedenlerle 19/4/2012 tarihli ve 6292 sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının
Desteklenmesi ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin
Değerlendirilmesi ile Hâzineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun'un
6. maddesinin;
A.
(1)
numaralı fıkrasının "...idarece tespit edilen satış bedelini itiraz ve dava
konusu etmeksizin kabul edenler bu Kanun 'a göre hak sahibi sayılır."
bölümünün itiraz başvurusunda bulunan Mahkemenin bakmakta olduğu davada
uygulanma imkânı bulunmadığından bu bölüme yönelik başvurunun Mahkemenin
yetkisizliği nedeniyle REDDİNE,
B.
(2)
numaralı fıkrasının "...idarece tespit edilen satış bedelini itiraz ve dava
konusu etmeksizin kabul edenler de hak sahibi sayılır." bölümünün esasının
incelenmesine, esasa ilişkin incelemenin "...idarece tespit edilen satış
bedelini itiraz ve dava konusu etmeksizin kabul edenler de..." ibaresi ile
sınırlı olarak yapılmasına,
OYBİRLİĞİYLE karar verilmiştir.
III. ESASIN İNCELENMESİ
8.
Başvuru
karan ve ekleri, Raportör Oğuz ÇAKAR tarafından hazırlanan işin esasına ilişkin
rapor, itiraz konusu kanun hükmü, dayanılan Anayasa kuralları ve bunların
gerekçeleri ile diğer yasama belgeleri okunup incelendikten sonra gereği
görüşülüp düşünüldü:
A. Anlam ve
Kapsam
9.
31/8/1956
tarihli ve 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 1. maddesinin birinci fıkrasında tabii
olarak yetişen veya emekle yetiştirilen ağaç ve ağaççık topluluklarının
yerleriyle birlikte orman olduğu belirtilmiş, ikinci fıkrasında ise orman
olarak nitelendirilmeyecek yerler sayılmıştır.
10.
Anılan
Kanun'un 2. maddesinin birinci fıkrasının (B) bendinde 31/12/1981 tarihinden
önce bilim ve fen bakımından orman niteliğini tam olarak kaybetmiş yerlerden
tarla, bağ, bahçe, meyvelik, zeytinlik, fındıklık, fıstıklık (antep fıstığı,
çam fıstığı) gibi çeşitli tarım alanları veya otlak, kışlak, yaylak gibi
hayvancılıkta kullanılmasında yarar olduğu tespit edilen araziler ile şehir,
kasaba ve köy yapılarının toplu olarak bulunduğu yerleşim alanlarının orman
sınırlarının dışına çıkartılacağı ifade edilmiştir.
11.
6292
sayılı Kanun'un 2. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (b) bendinde de anılan
Kanun'un uygulanmasında 2/B alanlarının 6831 sayılı Kanun'un 20/6/1973 tarihli
ve 1744 sayılı Kanun'la değiştirilen 2. maddesi ile 23/9/1983 tarihli ve 2896
sayılı, 5/6/1986 tarihli ve 3302 sayılı Kanunlarla değiştirilen 2. maddesinin
birinci fıkrasının (B) bendine veya kesinleşmiş mahkeme kararlarına göre Hazine
adına orman sınırları dışına çıkarılan ve çıkarılacak yerleri ifade ettiği
belirtilmiştir.
12.
6292
sayılı Kanun'un 6. maddesinin (2) numaralı fıkrasında ise 2/B alanlarında
bulunan taşınmazlar hakkında anılan Kanun'un yürürlüğe girdiği tarihten sonra
düzenlenecek güncelleme listelerine veya kadastro tutanaklarına ya da
kesinleşmiş mahkeme kararlarına göre oluşturulacak tapu kütüklerinin beyanlar
hanesine göre bu taşınmazların 31/12/2011 tarihinden önce kullanıcısı ve/veya
üzerindeki muhdesatın sahibi olarak gösterilecek kişilerden bu taşınmazları
satın almak için süresi içinde idareye başvuran ve idarece tespit edilen satış
bedelini itiraz ve dava konusu etmeksizin kabul edenlerin de hak sahibi
sayılacağı öngörülmüştür. Söz konusu fıkrada yer alan "...idarece tespit
edilen satış bedelini itiraz ve dava konusu etmeksizin kabul edenler de..."
ibaresi itiraz konusu kuralı oluşturmaktadır.
13.
Bu
itibarla kural uyarınca 2/B alanındaki taşınmazın hak sahibine doğrudan satışı
kapsamında idarenin anılan taşınmazın satış bedelinin belirlenmesine yönelik
işlemine itiraz edilmesi veya söz konusu işlem aleyhine yargı yoluna
başvurulması durumunda satın alma hakkının elde edilmesi mümkün değildir.
B. İtirazın Gerekçesi
14.
Başvuru
kararında özetle; itiraz konusu kuralın İdarece taşınmazın satış bedelinin
yanlış hesaplandığı ya da aynı yerde bulunan başka bir taşınmazın farklı
bedelle satıldığı gibi iddiaların ileri sürülmesine imkân tanımadığı, idari
işlem aleyhine başvurulabilecek idari ve yargısal yolların kapatılmasının
hukuki belirlilik ilkesinin yanı sıra mülkiyet hakkıyla bağlantılı olarak
etkili başvuru hakkı ve hak arama özgürlüğünü ihlal ettiği belirtilerek kuralın
Anayasa'nın 2., 35., 36. ve 40. maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
C. Anayasa'ya Aykırılık Sorunu
15.
Anayasa'nın
35. maddesinde "Herkes, mülkiyet ve miras haklarına sahiptir./ Bu haklar,
ancak kamu yararı amacıyla, kanunla sınırlanabilir./ Mülkiyet hakkının
kullanılması toplum yararına aykırı olamaz." denilmiştir. Anayasa'nın
anılan maddesiyle güvenceye bağlanan mülkiyet hakkı, ekonomik değer İfade eden
ve parayla değerlendirilebilen her türlü mal varlığı hakkını kapsamaktadır.
Mülkiyet hakkı; kişiye başkasının hakkına zarar vermemek ve kanunların koyduğu
sınırlamalara uymak koşuluyla sahibi olduğu şeyi dilediği gibi kullanma, semerelerinden
yararlanma ve tasarruf etme imkânı veren bir haktır (AYM, E.2021/128,
K.2022/68,1/6/2022, § § 17,18).
16.
6292
sayılı Kanun'un 6. maddesinin (1) ve (2) numaralı fıkralarında hak sahibi olan
kişiler belirtilmiş; anılan maddenin (3) numaralı fıkrasında ise hak
sahiplerinden (1) numaralı fıkra kapsamında olanlara söz konusu Kanun'un
yürürlüğe girdiği tarihten itibaren altı ay içinde, (2) numaralı fıkra
kapsamında olanlara ise güncelleme listelerinin tescil edildiği veya kadastro
tutanaklarının kesinleştiği tarihten itibaren sekiz ay içinde idareye
başvurarak 2/B alanındaki taşınmazların bedeli karşılığında kendilerine
doğrudan satılmasını talep etme imkânı tanınmıştır. Bu itibarla hak sahiplerine
söz konusu hükümlerle tanınan talep hakkının ekonomik bir değer taşıması
nedeniyle mülk teşkil ettiği sonucuna ulaşılmıştır (AYM, E.2023/27,
K.2023/100,18/5/2023, § 13).
17.
Anayasa'nın
40. maddesinin birinci fıkrasında "Anayasa ile tanınmış hak ve hürriyetleri
ihlâl edilen herkes, yetkili makama geciktirilmeden başvurma imkânının
sağlanmasını isteme hakkına sahiptir." denilmiştir. Anılan hükme göre
kişilerin yargı makamları ile idari makamlar önünde haklarını arayabilmelerine
kolaylık ve imkân sağlanması anayasal bir zorunluluktur. Bu zorunluluk, temel
hak ve özgürlüğü ihlal edilen ya da ihlal edildiğini iddia eden kişilerin
ilgili yargı veya idari merciler nezdinde şikâyetlerini dile getirmesi
hususunda devlete gerekli ve yeterli mekanizmaları oluşturarak uygun koşullan
sağlama yükümlülüğü getirmektedir (AYM, E.2019/102, K.2019/99,25/12/2019, §
16).
18.
Bu
çerçevede Anayasa'nın anılan maddesinde güvence altına alınan etkili başvuru
hakkı; anayasal bir hakkının ihlal edildiğini ileri süren herkese hakkın
niteliğine uygun olarak iddialarını inceletebileceği makul, erişilebilir,
etkili, ihlalin gerçekleşmesini veya sürmesini engellemeye ya da sonuçlarını
ortadan kaldırmaya elverişli idari ve yargısal yollara başvuruda bulunabilme
imkânının sağlanmasını teminat altına almaktadır (AYM, E.2019/102,
K.2019/99,25/12/2019, § 17).
19.
İtiraz
konusu kural, 2/B alanlarında bulunan taşınmazların 31/12/2011 tarihinden önce
kullanıcısı ve/veya üzerindeki muhdesatın sahibi olarak gösterilecek kişilerden
idarece tespit edilen satış bedelini itiraz ve dava konusu etmeksizin kabul
edenlerin hak sahibi sayılacağını öngörmektedir.
20.
Anayasa
Mahkemesinin 21/4/2022 tarihli ve E.2021/46, K.2022/47 sayılı karan ile hak
sahiplerinin idarenin eş değer taşınmazın satışına ilişkin teklifini kabul
etmemeleri durumunda doğrudan satış hakkından yararlanamayacaklarını, başkaca
bir talepte bulunamayacaklarım, hak ve tazminat talep edemeyeceklerini ve dava
uçamayacaklarını öngören 6292 sayılı Kanun'un 6. maddesinin (13) numaralı
fıkrası iptal edilmiştir.
21.
Anılan
kararda söz konusu fıkranın; hak sahiplerinin, hak sahipliğine konu taşınmazın
veya idarece satışı teklif edilen eş değer taşınmazın değerinin yanlış
hesaplandığı, bu nedenle idarece satışı teklif edilen eş değer taşınmazın hak
sahipliğine konu taşınmaz ile aynı değerde olmadığı gibi itirazlarını ileri
sürmesini bunun yanı sıra idarenin işlemlerinden veya hak sahipliğine konu
taşınmazı kullanamamasından dolayı zarara uğradığını ileri sürerek bu
zararlarının tazmin edilmesini talep etmesini mümkün kılmadığı ve bu durumun
hak sahiplerinin olması gerekenden daha yüksek bir satış bedeli ödemesine,
kullandıkları taşınmazdan daha düşük bedelli bir taşınmaz satın almalarına ya
da doğrudan satış hakkından yararlanamamalarına yol açabileceği belirtilerek
idarenin teklifine karşı idari ve yargı mercilerine başvuru yollarım kapatmak
suretiyle mülkiyet hakkı ile bağlantılı olarak etkili başvuru hakkını ihlal
ettiği gerekçesiyle fıkranın iptaline karar verilmiştir (AYM, E.2021/46,
K.2022/47,21/4/2022, § 18).
22.
Anayasa
Mahkemesi bu yaklaşımını sürdürerek 6292 sayılı Kanun'un 6. maddesinin (8)
numaralı fıkrasının "'Tebliğ edilen satış bedeline itiraz edilemez ve
dava açılamaz." şeklindeki üçüncü cümlesini de mülkiyet hakkı ile
bağlantılı olarak etkili başvuru hakkını ihlal ettiği gerekçesiyle iptal
etmiştir (AYM, E.2023/27, K.2023/100, 18/5/2023, §§ 12-19).
23.
İtiraz
konusu kural bakımından da Anayasa Mahkemesinin anılan kararlarından ayrılmayı
gerektirir bir durum bulunmamaktadır.
24.
Açıklanan
nedenlerle kural, Anayasa'nın 35. ve 40. maddelerine aykırıdır. İptali gerekir.
Kuralın Anayasa'nın 2. maddesine de aykırı olduğu ileri sürülmüş
ise de bu bağlamda belirtilen hususların Anayasa'nın 35. ve 40. maddeleri
yönünden yapılan
değerlendirmeler kapsamında ele alınmış olması nedeniyle Anayasa'nın 2. maddesi
yönünden ayrıca bir inceleme yapılmasına gerek görülmemiştir.
Kural, Anayasa'nın 35. ve 40.
maddelerine aykırı görülerek iptal edildiğinden ayrıca Anayasa'nın 36. maddesi
yönünden incelenmemiştir.
IV. İPTALİN DİĞER KURALLARA ETKİSİ
25.6216 sayılı Kanun'un 43. maddesinin (4)
numaralı fıkrasında kanunun, Cumhurbaşkanlığı kararnamesinin veya Türkiye Büyük
Millet Meclisi İçtüzüğü'nün belirli kurallarının iptali, diğer kurallarının
veya tümünün uygulanmaması sonucunu doğuruyorsa bunların da Anayasa
Mahkemesince iptaline karar verilebileceği öngörülmektedir.
26.6292 sayılı Kanun'un 6. maddesinin (2)
numaralı fıkrasında yer alan "... idarece tespit edilen satış bedelini
itiraz ve dava konusu etmeksizin kabul edenler de ..." ibaresinin iptali
nedeniyle uygulanma imkânı kalmayan anılan fıkrada yer alan "...başvuran..."
ibaresinden sonra gelen "...ve..." ibaresinin de 6216 sayılı
Kanun'un 43. maddesinin (4) numaralı fıkrası gereğince iptali gerekir.
V. HÜKÜM
19/4/2012 tarihli ve 6292 sayılı Orman Köylülerinin
Kalkınmalarının Desteklenmesi ve Hazine Adına Orman Sınırlan Dışına Çıkarılan
Yerlerin Değerlendirilmesi ile Hâzineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında
Kanun'un 6. maddesinin (2) numaralı fıkrasında yer alan;
A."...idarece tespit edilen satış
bedelini itiraz ve dava konusu etmeksizin kabul edenler de... " ibaresinin
Anayasa'ya aykırı olduğuna ve ÎPTALÎNE,
B.
"...başvuran...
" ibaresinden sonra gelen "...ve... " ibaresinin 30/3/2011 tarihli
ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında
Kanun'un 43. maddesinin (4) numaralı fıkrası gereğince İPTALİNE,
26/11/2025 tarihinde
OYBİRLİĞİYLE karar verildi.
----------o----------
Değişiklik yapılan Mevzuat;
Gayrimenkul Mevzuatı, Vergi Muafiyeti ve İstisnalar Mevzuatı, T.C. Külliyatı: XXX/6292A.01 No.lu belgelerdedir.