R.Gazete No: 33137
R.G. Tarihi: 14.01.2026
ANAYASA MAHKEMESİ KARARI 1
Anayasa Mahkemesi Başkanlığından:
Esas Sayısı : 2025/232
Karar Sayısı: 2025/216
Karar Tarihi: 6/11/2025
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN: Danıştay Sekizinci Dairesi
İTİRAZIN KONUSU: 7/6/1985 tarihli ve 3224
sayılı Türk Diş Hekimleri Birliği Kanunu'nun 44. maddesinin Anayasa'nın 2., 7.,
38. ve 49. maddelerine aykırılığı ileri sürülerek iptaline karar verilmesi
talebidir.
OLAY: 20/5/1991 tarihli ve 20876 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Türk Dişhekimleri Birliği ve Dişhekimleri Odalarının Disiplin
Yönetmeliği'nin bazı hükümlerinin iptalleri ve yürürlüğünün durdurulması
talebiyle açılan davada itiraz konusu kuralın Anayasa'ya aykırı olduğu kanısına
varan Mahkeme, iptali için başvurmuştur.
I. İPTALİ İSTENEN KANUN HÜKMÜ
Kanun'un itiraz konusu 44. maddesi şöyledir:
"Disiplin cezaları
Madde 44 – Diş hekimliği vakar ve
onuruna veya meslek düzen ve geleneklerine uymayan fiil ve hareketlerde
bulunanlar ile mesleğini gereği gibi uygulamayan veya kusurlu olarak uygulayan
veyahut görevin gerektirdiği güveni sarsıcı davranışlarda bulunan meslek
mensupları hakkında; fiil ve hareketin niteliği ve ağırlık derecesine göre aşağıdaki
disiplin cezaları verilir.
a) Uyarma; diş hekimine görevinde ve davranışlarında daha
dikkatli davranması gerektiğinin yazı ile bildirilmesidir.
b) Kınama; diş hekimine görevinde ve davranışlarında kusurlu
sayıldığının yazı ile bildirilmesidir.
c) Para cezası; bölgesinde o yıl uygulanan asgari muayene
ücretinin on katından az elli katından fazla olmamak üzere verilecek para
cezalarıdır.
d) Oda bölgesinde bir aydan altı aya kadar serbest meslek
uygulamasından alıkonmadır.
e) Oda bölgesinde iki
defa serbest meslek uygulamasından alıkonma cezası alanların Oda bölgesi içinde
serbest meslek uygulamasından sürekli olarak alıkonmasıdır.
Cezai takibat ve hüküm tesisi disiplin soruşturması yapılmasına
ve disiplin cezası uygulanmasına engel değildir.
Meslek mensubu hakkında savunma alınmadan disiplin cezası
verilemez. Tebligata rağmen onbeş gün içinde savunmasını yapmayanlar savunma
hakkından vazgeçmiş sayılırlar.
Disiplin cezaları kesinleşme tarihinden itibaren uygulanır.
Disiplin cezalarını gerektiren fiiller ve bu fiillere
uygulanacak disiplin cezaları; bir derece ağır veya hafif disiplin cezalarının
uygulanacağı haller; disiplin kovuşturması yapılması konusunda karar verecek
merci; disiplin cezalarını vermeye yetkili merciler; disiplin cezalarına karşı
yapılacak itirazın usul ve şartları; disiplin kurullarının çalışma usul ve
esasları; disiplinle ilgili diğer işlemler Birlikçe düzenlenecek bir
yönetmelikle gösterilir."
II. İLK İNCELEME
1. Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü hükümleri uyarınca Kadir
ÖZKAYA, Hasan Tahsin GÖKCAN, Basri BAĞCI, Engin YILDIRIM, Recai AKYEL, Rıdvan
GÜLEÇ, Yusuf Şevki HAKYEMEZ, Yıldız SEFERİNOĞLU, Selahaddin MENTEŞ, İrfan
FİDAN, Kenan YAŞAR, Muhterem İNCE, Yılmaz AKÇİL, Ömer ÇINAR ve Metin
KIRATLI'nın katılımlarıyla 6/11/2025 tarihinde yapılan
ilk inceleme toplantısında dosyada eksiklik bulunmadığından işin esasının
incelenmesine OYBİRLİĞİYLE karar verilmiştir.
III. ESASIN İNCELENMESİ
2. Başvuru kararı ve ekleri, Raportör Oğuz ÇAKAR
tarafından hazırlanan işin esasına ilişkin rapor, itiraz konusu kanun hükmü,
dayanılan Anayasa kuralları ve bunların gerekçeleri ile diğer yasama belgeleri
okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
A. İtirazın Gerekçesi
3. Başvuru kararında özetle; itiraz konusu kuralda hangi
disiplin fiiline ne tür cezanın uygulanacağının ayrıntılı şekilde
düzenlenmediği, dolayısıyla bireylerin hangi somut fiil ve olguya hangi hukuki
yaptırımın veya sonucun bağlandığını belirli bir açıklık ve kesinlikte
öngörebilmelerine yasal çerçevede imkân tanınmadığı, bu suretle hukuki
belirlilik ile suçta ve cezada kanunilik ilkelerinin ihlal edildiği, ayrıca oda
bölgesinde serbest meslek icrasından sürekli olarak alıkonma cezasına ilişkin
olarak tekerrür hükümlerinin işletilebilmesi için herhangi bir süre
sınırlamasının öngörülmediği, bu durumun tekerrür kurumunu işlevsiz kıldığı
belirtilerek kuralın Anayasa'nın 2.,7., 38. ve 49. maddelerine aykırı olduğu
ileri sürülmüştür.
B. Anlam ve
Kapsam
4. 3224 sayılı Kanun'un 3. maddesine göre Diş Hekimleri
Odaları (Oda) bu Kanun'da yazılı esaslar uyarınca diş hekimliği mesleğine
mensup olanların müşterek ihtiyaçlarını karşılamak, mesleki faaliyetlerini
kolaylaştırmak, bu mesleğin genel menfaatlere uygun olarak gelişmesini
sağlamak, meslek mensuplarının birbirleri ve hastalarıyla olan ilişkilerinde
dürüstlüğü ve güveni hâkim kılmak üzere meslek disiplini ve ahlakını korumak
amacıyla kurulan tüzel kişiliğe sahip kamu kurumu niteliğinde meslek kuruluşlarıdır.
5. Anılan Kanun'un 4. maddesinde sınırları içinde odalara
kayıtlı en az yüz diş hekimi bulunan her ilde bir odanın kurulacağı
belirtilmiş, 5. maddesinde Oda Disiplin Kurulu, Odanın organları içerinde
sayılmış, 14. maddesinde ise Oda Disiplin Kurulunun görevi, Oda Yönetim
Kurulunun disiplin kovuşturması açılmasına dair kararı üzerine inceleme yaparak
disiplinle ilgili kararları ve cezaları vermek olarak belirlenmiştir.
6. Kanun'un 19. maddesinde bütün odaların katılacağı,
merkezi Ankara olan Türk Diş Hekimleri Birliğinin (Birlik) kurulacağı
belirtilmiş; Birlik, bu Kanun'da yazılı esaslar uyarınca diş hekimliği
mesleğine mensup olanların müşterek ihtiyaçlarını karşılamak, mesleki
faaliyetlerini kolaylaştırmak, bu mesleğin genel menfaatlere uygun olarak
gelişmesini sağlamak, meslek mensuplarının birbirleri ve hastalarıyla olan
ilişkilerinde dürüstlüğü ve güveni hâkim kılmak üzere meslek disiplini ve
ahlakını korumak amacıyla kurulan tüzel kişiliğe sahip kamu kurumu niteliğinde
meslek kuruluşu olarak tanımlanmıştır.
7. 20. maddede Birlik Yüksek Disiplin Kurulu, Birliğin
organları içerisinde sayılmış, 29. maddede ise Birlik Yüksek Disiplin Kurulunun
görevi, Oda Disiplin Kurullarının kararlarına karşı yapılacak itirazları
incelemek ve Kanunla verilen diğer yetkileri kullanmak olarak belirlenmiştir.
8. Kanun'un, disiplin cezalarının düzenlendiği itiraz
konusu 44. maddesinin birinci fıkrasında; diş hekimliğinin vakar ve onuruna
veya meslek düzen ve geleneklerine uymayan fiil ve hareketlerde bulunanlar ile
mesleğini gereği gibi uygulamayan veya kusurlu olarak uygulayan veyahut görevin
gerektirdiği güveni sarsıcı davranışlarda bulunan meslek mensupları hakkında;
fiil ve hareketin niteliği ve ağırlık derecesine göre uyarma, kınama, para
cezası, oda bölgesinde bir aydan altı
aya kadar serbest meslek uygulamasından alıkonma, oda bölgesi içinde serbest
meslek uygulamasından sürekli olarak alıkonma şeklinde düzenlenen
disiplin cezalarının uygulanacağı hükme bağlanmış; ikinci, üçüncü, ve dördüncü
fıkralarında disiplin soruşturması ve cezalarının uygulanmasına ilişkin usul ve
esaslara yer verilmiş; beşinci fıkrasında ise disiplin cezalarını gerektiren
fiiller ve bu fiillere uygulanacak disiplin cezalarının, bir derece ağır veya
hafif disiplin cezalarının uygulanacağı hâllerin ve disiplin kurullarının
çalışma usul ve esaslarının Birlikçe düzenlenecek yönetmelikle gösterileceği
belirtilmiştir.
C. Anayasa'ya Aykırılık Sorunu
1. Maddenin Birinci Fıkrasının İncelenmesi
9. İtiraz konusu
kuralda; diş hekimliğinin vakar ve onuruna veya meslek düzen ve geleneklerine
uymayan fiil ve hareketlerde bulunanlar ile mesleğini gereği gibi uygulamayan
veya kusurlu olarak uygulayan veyahut görevin gerektirdiği güveni sarsıcı
davranışlarda bulunan meslek mensupları hakkında; fiil ve hareketin niteliği ve
ağırlık derecesine göre uygulanacak disiplin cezalarının uyarma, kınama, para
cezası, oda bölgesinde bir aydan altı
aya kadar serbest meslek uygulamasından alıkonma cezası ve oda bölgesi içinde
serbest meslek uygulamasından sürekli olarak alıkonma cezası olduğu
hükme bağlanmış ve bunların tanımlarına yer verilmiştir.
10. Anayasa
Mahkemesi 22/9/2021 tarihli ve E.2021/16, K.2021/62 sayılı kararında 25/1/1956
tarihli ve 6643 sayılı Türk Eczacıları Birliği Kanunu'nun 30. maddesinin eczacı
odaları haysiyet divanının meslek mensupları hakkında disiplin cezası verme
yetkisini düzenleyen kısmını incelemiş ve söz konusu kısmı, eczacı odaları
haysiyet divanının meslek mensupları hakkında disiplin cezası uygulama
yetkisini kullanmaları sırasında bireylerin hangi somut fiil ve olguya hangi
hukuksal yaptırımın veya sonucun bağlandığını belirli bir açıklık ve kesinlikte
öngörebilmelerine yasal çerçevede imkân tanımadığı gerekçesiyle Anayasa'nın 2.
maddesine aykırı bularak iptal etmiştir.
11. Anılan
kararda söz konusu kısımda eczacılar hakkında uygulanabilecek disiplin cezaları
sayılmakla birlikte anılan maddenin birinci fıkrasının birinci cümlesinde
sayılan hâllerde hangi disiplin cezasının uygulanacağına ilişkin bir
düzenlemenin bulunmadığı tespit edilmiştir (AYM, E.2021/16, K.2021/62,
22/9/2021, § 17).
12. Bu kapsamda
anılan kısımda eczacılar hakkında disiplin cezası uygulanabilecek hâller
sayılmakla ve disiplin cezaları da gösterilmekle birlikte maddede sayılan
disiplin suç ve cezaları arasında yeterli bağlantının kurulamadığı, bu
çerçevede disiplin cezasını gerektiren eylemin gerçekleşmesi durumunda fiil ve
hareketin niteliğine göre disiplin cezalarının verilebileceği öngörülmekle
birlikte bu ölçütün disiplin cezasının muhatapları açısından yeterli bir hukuki
güvence sağlamadığı belirtilmiştir (AYM, E.2021/16, K.2021/62, 22/9/2021, §
18).
13. Öte yandan
disiplin cezasının belirlenmesi konusunda haysiyet divanına sınırsız bir takdir
yetkisinin tanındığı, bu bağlamda haysiyet divanına, disiplin cezasını
gerektiren eylemin gerçekleşmesi durumunda ilgili kısımda yer alan disiplin
cezalarından istediğini uygulama imkânının tanındığı, haysiyet divanının bu
yaptırımı uygularken anılan Kanun'da öngörülen sırayı gözetme zorunluluğuna da
tabi tutulmadığı ifade edilmiştir (AYM, E.2021/16, K.2021/62, 22/9/2021, § 19).
14. Söz konusu
kararda Anayasa Mahkemesi; haysiyet divanına tanınan yetkinin somut olayın
özelliklerine, eylemin ağırlığına, oluşan zararın büyüklüğüne göre kamu yararı
ve hizmet gereklerine uygun olarak kullanılmasını sağlamanın yanında işlenen
disiplinsizlik eylemi ile tayin edilen disiplin cezası arasında adil bir
dengenin gözetilmesini temin edecek gerekli ve yeterli mekanizmaların
kurulmadığı, verilecek disiplin cezaları bakımından keyfî yorum ve uygulamalara
karşı hukuki güvencenin sağlanmadığı sonucuna varmıştır (AYM, E.2021/16,
K.2021/62, 22/9/2021, § 20).
15. Anayasa
Mahkemesi bu içtihadını 27/1/1954 tarihli ve 6235 sayılı Türk Mühendis ve Mimar
Odaları Birliği Kanunu, 9/3/1954 tarihli ve 6343 sayılı Veteriner Hekimliği
Mesleğinin İcrasına, Türk Veteriner Hekimleri Birliği ile Odalarının Teşekkül
Tarzına ve Göreceği İşlere Dair Kanun, 18/1/1972 tarihli ve 1512 sayılı
Noterlik Kanunu ile 19/3/1969 tarihli ve 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun
benzer düzenlemeleri içeren hükümlerini incelediği kararlarında da sürdürmüştür
(AYM, E.2023/53, K.2023/49, 22/3/2023, §§ 4-12; E.2023/18, K.2023/57,
22/3/2023, §§ 4-12; E.2024/185, K.2024/178, 5/11/2024, §§ 4-11; E.2025/50,
K.2025/47, 6/3/2025, §§ 4-13).
16. İtiraz konusu kural bakımından da
Anayasa Mahkemesinin anılan kararlarından ayrılmayı gerektirir bir durum
bulunmamaktadır.
17. Açıklanan nedenlerle kural
Anayasa'nın 2. maddesine aykırıdır. İptali gerekir.
Kural, Anayasa'nın 2. maddesine aykırı
görülerek iptal edildiğinden ayrıca Anayasa'nın 7., 38. ve 49. maddeleri
yönünden incelenmemiştir.
2. Maddenin Kalan Kısmının İncelenmesi
18. 3224 sayılı Kanun'un 44. maddesinin
birinci fıkrasının iptali nedeniyle anılan maddenin kalan kısmının uygulanma
imkânı kalmamıştır.
19. Açıklanan nedenle söz konusu kısım 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı
Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 43. maddesinin (4) numaralı fıkrası
kapsamında değerlendirilmiş ve bu kısım yönünden Anayasa'ya uygunluk
denetiminin yapılmasına gerek görülmemiştir.
IV. İPTALİN DİĞER KURALLARA ETKİSİ
20. 6216 sayılı
Kanun'un 43. maddesinin (4) numaralı fıkrasında kanunun, Cumhurbaşkanlığı
kararnamesinin veya Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü'nün belirli
kurallarının iptali, diğer kurallarının veya tümünün uygulanmaması sonucunu
doğuruyorsa bunların da Anayasa Mahkemesince iptaline karar verilebileceği öngörülmektedir.
21. 3224 sayılı Kanun'un 44. maddesinin
birinci fıkrasının iptali nedeniyle uygulanma imkânı kalmayan anılan maddenin
kalan kısmının 6216 sayılı Kanun'un 43. maddesinin (4) numaralı fıkrası
gereğince iptali gerekir.
V. İPTAL KARARININ YÜRÜRLÜĞE GİRECEĞİ
GÜN SORUNU
22. Anayasa'nın 153. maddesinin üçüncü
fıkrasında "Kanun, Cumhurbaşkanlığı kararnamesi veya Türkiye Büyük Millet
Meclisi İçtüzüğü ya da bunların hükümleri, iptal kararlarının Resmî Gazetede
yayımlandığı tarihte yürürlükten kalkar. Gereken hallerde Anayasa Mahkemesi
iptal hükmünün yürürlüğe gireceği tarihi ayrıca kararlaştırabilir. Bu tarih,
kararın Resmî Gazetede yayımlandığı günden başlayarak bir yılı geçemez."
denilmekte, 6216 sayılı Kanun'un 66. maddesinin (3) numaralı fıkrasında da bu
kural tekrarlanarak mahkemenin gerekli gördüğü hâllerde Resmî Gazete'de
yayımlandığı günden başlayarak iptal kararının yürürlüğe gireceği tarihi bir
yılı geçmemek üzere ayrıca kararlaştırabileceği belirtilmektedir.
23. 3224 sayılı Kanun'un 44. maddesinin iptal
edilmesi nedeniyle doğacak hukuksal boşluk kamu yararını ihlal edecek nitelikte
görüldüğünden Anayasa'nın 153. maddesinin üçüncü fıkrası ile 6216 sayılı
Kanun'un 66. maddesinin (3) numaralı fıkrası gereğince iptal hükmünün kararın
Resmî Gazete'de yayımlanmasından başlayarak dokuz ay sonra yürürlüğe girmesi
uygun görülmüştür.
VI. HÜKÜM
7/6/1985 tarihli ve 3224
sayılı Türk Diş Hekimleri Birliği Kanunu'nun 44. maddesinin;
A. Birinci fıkrasının Anayasa'ya aykırı olduğuna ve
İPTALİNE, iptal hükmünün Anayasa'nın
153. maddesinin üçüncü fıkrası ile 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama
Usulleri Hakkında Kanun'un 66. maddesinin (3) numaralı fıkrası gereğince
KARARIN RESMÎ GAZETE'DE YAYIMLANMASINDAN BAŞLAYARAK DOKUZ AY SONRA YÜRÜRLÜĞE
GİRMESİNE,
B. Kalan kısmının 6216 sayılı
Kanun'un 43. maddesinin (4) numaralı fıkrası gereğince İPTALİNE, iptal hükmünün Anayasa'nın
153. maddesinin üçüncü fıkrası ile 6216 sayılı Kanun'un 66. maddesinin (3)
numaralı fıkrası gereğince KARARIN RESMÎ GAZETE'DE YAYIMLANMASINDAN BAŞLAYARAK
DOKUZ AY SONRA YÜRÜRLÜĞE GİRMESİNE,
6/11/2025 tarihinde OYBİRLİĞİYLE
karar verildi.
----------o----------
Sağlık, T.C. Külliyatı: XXX/3224A.01 No.lu belgededir.