R.Gazete No: 33124
R.G. Tarihi: 31.12.2025
ANAYASA MAHKEMESİ KARARI 1
Anayasa Mahkemesi Başkanlığından:
Esas Sayısı : 2025/20
Karar Sayısı : 2025/198
Karar Tarihi: 8/10/2025
İPTAL DAVASINI AÇAN: Türkiye
Büyük Millet Meclisi üyeleri Murat EMİR, Gökhan GÜNAYDIN, Ali Mahir BAŞARIR ile
birlikte 129 milletvekili
İPTAL DAVASININ KONUSU: 24/12/2024 tarihli ve (167) numaralı
Bakanlıklara Bağlı, İlgili, İlişkili Kurum ve Kuruluşlar ile Diğer Kurum ve
Kuruluşların Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinde Değişiklik
Yapılmasına Dair Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin 1. maddesiyle 15/7/2018
tarihli ve 30479 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan (4) numaralı Bakanlıklara
Bağlı, İlgili, İlişkili Kurum ve Kuruluşlar ile Diğer Kurum ve Kuruluşların
Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin 451. maddesinin yeniden
düzenlenen (2) numaralı fıkrasının dördüncü ve altıncı cümlelerinin Anayasa'nın
Başlangıç kısmı ile 2., 6., 7., 8., 11., 70., 104. ve 128. maddelerine aykırılığı ileri sürülerek iptallerine
ve yürürlüklerinin durdurulmasına karar verilmesi talebidir.
I. İPTALİ
İSTENEN CUMHURBAŞKANLIĞI KARARNAMESİ KURALLARI
Cumhurbaşkanlığı
Kararnamesi'nin (CBK) iptali talep edilen kuralların da yer aldığı 1. maddesiyle (4) numaralı CBK'nın
451. maddesinin yeniden düzenlenen (2) numaralı fıkrası şöyledir:
"(2) (Ek:RG-5/2/2019-30677-CK-30/13) (İptal fıkra:Anayasa Mahkemesinin
30/11/2022 tarihli ve E.:2019/38; K.:2022/148 sayılı Kararı ile) (Yeniden
düzenleme:RG-25/12/2024-32763-CK-167/1) Yönetim Kurulu beş üyeden oluşur.
Gençlik ve Spor Bakanı, Yönetim Kurulunun başkanıdır. Bakan ve Teşkilat Başkanı
Yönetim Kurulunun tabii üyeleridir. Diğer
üç üye Bakan tarafından iki yıl için görevlendirilir. Görev süresi sona
eren üyeler tekrar görevlendirilebilir. Yönetim
Kurulu üyesi olarak görevlendirilecek kişilerin en az dört yıllık yükseköğrenim
mezunu olması şarttır. Yönetim Kurulu, haftada en az bir defa ve
Bakanın uygun göreceği zamanlarda toplanır. Toplantı ve karar yeter sayısı
üçtür. Mazeretsiz veya izinsiz olarak üst üste üç toplantıya katılmayanların
üyelikleri kendiliğinden sona erer. Mazeretin kabul edilip edilmemesine Yönetim
Kurulu karar verir. Bakanın bulunmadığı toplantılarda Yönetim Kuruluna Teşkilat
Başkanı başkanlık eder. Yönetim Kurulu kararları, Bakan onayı ile yürürlüğe
girer."
II. İLK İNCELEME
1. Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü hükümleri uyarınca Kadir
ÖZKAYA, Hasan Tahsin GÖKCAN, Basri BAĞCI, Engin YILDIRIM, Rıdvan GÜLEÇ, Recai
AKYEL, Yusuf Şevki HAKYEMEZ, Yıldız SEFERİNOĞLU, Selahaddin MENTEŞ, İrfan
FİDAN, Kenan YAŞAR, Muhterem İNCE, Yılmaz AKÇİL, Ömer ÇINAR ve Metin
KIRATLI'nın katılımlarıyla 11/2/2025 tarihinde yapılan ilk inceleme
toplantısında dosyada eksiklik bulunmadığından işin esasının incelenmesine,
yürürlüğü durdurma talebinin esas inceleme aşamasında karara bağlanmasına
OYBİRLİĞİYLE karar verilmiştir.
III. ESASIN İNCELENMESİ
2. Dava dilekçesi ve ekleri,
Raportör Cem GÜNDOĞDU tarafından hazırlanan işin esasına ilişkin rapor, dava
konusu CBK kuralları, dayanılan Anayasa kuralları ve bunların gerekçeleri
okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
A. CBK'ların
Anayasal Çerçevesi ve Yargısal Denetimi
3. Anayasa Mahkemesi CBK'ların anayasal çerçevesini ve
yargısal denetimine ilişkin ilkeleri daha önceki kararlarında belirlemiştir.
Buna göre CBK'ların yargısal denetiminde öncelikle Anayasa'nın 104. maddesinin
on yedinci fıkrasının birinci ila dördüncü cümlelerinde belirtilen konu
bakımından yetki kurallarına uygunluğunun ele alınması gerekmekte olup bu
kapsamda düzenlemenin yürütme yetkisine ilişkin olması, Anayasa'nın İkinci
Kısmı'nın Birinci ve İkinci Bölümlerinde yer alan temel haklar, kişi hakları ve
ödevleriyle Dördüncü Bölümü'nde yer alan siyasi haklar ve ödevlerle ilgili
olmaması, Anayasa'da münhasıran kanunla düzenlenmesi öngörülen ya da kanunda
açıkça düzenlenen konulara ilişkin olmaması gerekir. Anılan fıkra yönünden
herhangi bir aykırılık tespit edilmemesi durumunda ise bu defa CBK'ların içerik
yönünden Anayasa'ya uygunluk denetimi yapılmalıdır (AYM, E.2019/78, K.2020/6,
23/1/2020, §§ 3-13; E.2019/31, K.2020/5, 23/1/2020, §§ 3-13; E.2018/119,
K.2020/25, 11/6/2020, §§ 3-13; E.2018/155, K.2020/27, 11/6/2020, §§ 3-13).
B. CBK'nın 1. Maddesiyle (4) Numaralı
CBK'nın 451. Maddesinin Yeniden Düzenlenen (2) Numaralı Fıkrasının Dördüncü ve
Altıncı Cümlelerinin İncelenmesi
1. Genel Açıklama
4. Spor Toto
Teşkilat Başkanlığının (Başkanlık) kurulmasına, teşkilatı ile görev ve
yetkilerine ilişkin hususlar (4) numaralı CBK'nın 448 ila 468. maddelerinde
düzenlenmiştir. Bu kapsamda anılan CBK'nın 448. maddesinde Başkanlığın Gençlik
ve Spor Bakanlığına (Bakanlık) bağlı ve tüzel kişiliğe sahip olduğu
belirtilmiştir. Söz konusu maddede Başkanlığın haiz olduğu tüzel kişiliğin kamu
tüzel kişiliği olduğuna dair açık bir hükme yer verilmemiş ise de CBK'nın
Başkanlığın kuruluşu, teşkilatı, görev ve yetkileri ile personel yapısına
ilişkin hükümleri birlikte değerlendirildiğinde bunun kamu tüzel kişiliği
olduğu anlaşılmaktadır (benzer yöndeki değerlendirme için bkz. AYM, E.2019/38, K.2022/148, 30/11/2022, § 10).
5. CBK'nın 451.
maddesinin (2) numaralı fıkrasında Başkanlığın Yönetim Kurulunun (Yönetim
Kurulu) beş üyeden oluştuğu ve Gençlik ve Spor Bakanının (Bakan) Yönetim
Kurulunun başkanı olduğu belirtilmiştir. Anılan maddenin (1) numaralı
fıkrasında ise Yönetim Kurulunun görev ve yetkileri düzenlenmiştir. Buna göre
spora dayalı bahis ve şans oyunlarının düzenlenmesine ilişkin ve bu tür
oyunları düzenleme faaliyetinin gelişmesini sağlayacak kararlar almak, bu
konuda çalışma programları hazırlamak, bayiliklerin nerede kurulacağını ve
sayısını, bayilerle yapılacak sözleşmelerin esasları ile bayilere verilecek
komisyon ve teşvik primi oranlarını, bu maddede belirtilen görevlerin
yaptırılmasına ilişkin ilkeleri, başbayi ile yapılacak sözleşmelerin esasları
ile komisyon ve teşvik primi dâhil olmak üzere ihale kıstaslarını ve personel
kadrolarının adet ve nitelikleri ile bunlardan Yönetim Kurulu kararı ile
atanacakları tespit etmek, açıktan atama, fesih ve görevden alma kararlarını
almak, uygun görülecek yerlerde temsilcilikler kurulmasına ve gerektiğinde
kapatılmasına karar vermek, yıllık bütçeyi ve kesin hesapları incelemek ve
onaylamak, gereken hâllerde bütçenin bölümleri arasında aktarma yapmak veya
ödenek eklemek, aylık hesapları incelemek ve onaylamak, Başkanlıkça hazırlanmış
yönetmelik tasarılarını inceleyerek görüş bildirmek, Bakanlıkça veya
Başkanlıkça gerek görülecek diğer hususlar hakkında karar vermek veya görüş
bildirmek, Başkanlıkça yapılacak her türlü duyuru ile reklamların konusunu ve
bedelini belirlemek Yönetim Kurulunun görev ve yetkileri arasındadır.
2. İptal Talebinin Gerekçesi
6. Dava
dilekçesinde özetle; Yönetim Kurulu üyeliklerine atanma şartı niteliğinde olan
dava konusu kuralların -kamu görevine girme hakkıyla bağlantılı olduğundan- CBK
ile düzenlenmesine imkân bulunmadığı, Yönetim Kurulu üyelerinin 10/7/2018
tarihli ve 30474 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan (3) numaralı Üst Kademe Kamu
Yöneticileri ile Kamu Kurum ve Kuruluşlarında Atama Usullerine Dair
Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'ne ekli (I) ve (II) sayılı Cetvellerde üst kademe
yöneticiler arasında yer almadığı, bu nedenle anılan göreve ilişkin olarak
görev süresini ve atanma şartlarını belirleyen kuralların münhasıran kanunla
düzenlenmesi gerektiği, kurallarla yasamanın yetki alanına müdahale edildiği
belirtilerek kuralların Anayasa'nın Başlangıç kısmı ile 2., 6., 7., 8., 11.,
70., 104. ve 128. maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
3. Anayasa'ya Aykırılık Sorunu
a. Dördüncü Cümle
i. Kuralın Konu Bakımından Yetki Yönünden
İncelenmesi
7. Dava
dilekçesinde konu bakımından yetki yönünden kuralın Anayasa'nın Başlangıç kısmı
ile 6., 7., 8., 11., 70. ve 128. maddelerine de aykırı olduğu ileri sürülmüş
ise de CBK'ya ilişkin konu bakımından yetki kuralları Anayasa'nın 104.
maddesinin on yedinci fıkrasında düzenlendiğinden bu husustaki inceleme anılan
fıkra kapsamında yapılacaktır.
8. Dava konusu
kuralda Yönetim Kurulunun üç üyesinin Bakan tarafından iki yıl için
görevlendirilmesi öngörülmektedir. Kamu kurum ve kuruluşlarının karar
organlarının belirlenmesi ve bunların oluşumuna ilişkin düzenlemeler idarenin
teşkilat yapısıyla ilgili olup idarenin kuruluş ve görevlerinin belirlenmesinin
bir parçasını oluşturmaktadır. Diğer yandan kuralda üç Yönetim Kurulu üyesinin
Bakan tarafından iki yıl süreyle görevlendirileceği belirtilmekle birlikte (4)
numaralı CBK'nın 451. maddesinin (2) numaralı fıkrasında Yönetim Kurulunun
haftada en az bir kere toplanmasının öngörüldüğü, görev ve yetkileri
gözetildiğinde Bakan tarafından yapılan görevlendirmenin atama niteliğinde
sonuç doğuracağı anlaşılmaktadır (benzer yöndeki değerlendirme için bkz. AYM, E.2024/106,
K.2024/224, 25/12/2024, § 41). Bu itibarla Başkanlığın teşkilat yapısına ve bu
yapının karar mekanizmasında görev alacak Yönetim Kurulu üyelerinin belli bir
süreyle görevlendirilmesine ilişkin düzenlemeler öngören kuralın Anayasa'nın
104. maddesinin on yedinci fıkrasının birinci cümlesinde belirtilen yürütme
yetkisine ilişkin konulardan olduğu anlaşılmaktadır.
9. Anayasa'nın kamu
hizmetine girme hakkını düzenleyen 70. maddesinde "Her Türk, kamu
hizmetlerine girme hakkına sahiptir./ Hizmete alınmada, görevin gerektirdiği
niteliklerden başka hiçbir ayırım gözetilemez." hükmüne yer verilmiştir. Anılan
hak sadece kamu hizmetlerine girmeyi değil kamu hizmetlerinde bulunmayı/kalmayı
da güvence altına almaktadır (AYM, E.2021/104, K.2021/87, 11/11/2021, § 48).
Dolayısıyla kişinin kamu hizmetinde kalmaya devam edebilme imkânından
yararlanması sonucunu doğuran düzenlemeler Anayasa'nın 70. maddesi
kapsamındadır.
10. Öte yandan Anayasa'nın 128. maddesinin ikinci
fıkrasının birinci cümlesinde "Memurların ve diğer kamu
görevlilerinin nitelikleri, atanmaları, görev ve yetkileri, hakları ve
yükümlülükleri, aylık ve ödenekleri ve diğer özlük işleri kanunla düzenlenir."
hükmüne yer verilmiştir.
11. Başkanlıkta görev
yapacak üç Yönetim Kurulu üyesinin iki yıl süreyle Bakan tarafından
görevlendirilmesini öngören kuralın hem kamu
hizmetine girme hakkına dair hem de münhasıran kanunla yapılması gereken bir
düzenleme niteliği taşımaktadır.
12. Ancak Anayasa'nın 104. maddesinin
dokuzuncu fıkrasında "[Üst kademe kamu yöneticilerinin] atanmalarına ilişkin
usul ve esasları Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle düzenler." denilmek
suretiyle üst kademe kamu yöneticilerinin atanma usul ve esasları, Anayasa'nın
104. maddesinin dokuzuncu fıkrası uyarınca CBK ile düzenlenebileceği özel
olarak belirtilen konular arasında gösterilmiştir.
13. Bu bağlamda üst kademe
kamu yöneticilerinin atanma usul ve esaslarının düzenlenmesi kapsamındaki
konularla sınırlı olmak üzere anılan hususlarda Anayasa'nın 104. maddesinin
dokuzuncu fıkrası uyarınca CBK ile düzenleme yapılabilir.
14. Üst kademe kamu yöneticileri kavramının neyi ifade ettiğine yönelik
olarak Anayasa'da genel ve soyut bir tanımlama yapılmamış ya da herhangi bir
ölçüte yer verilmemiştir. Bununla birlikte Anayasa Mahkemesince bu anayasal
kavramın kendi bağlamı içinde özerk bir biçimde yorumlanması gerekmektedir.
Anayasa Mahkemesi Cumhurbaşkanlığı hükûmet sisteminin yürürlüğe girmesinden
önceki dönemde verdiği bir kararında üst kademe yönetici kavramını
yorumlamıştır. Anayasa Mahkemesi 10/1/1985 tarihli ve 3149 sayılı Üst Kademe
Yöneticilerinin Yetiştirilmesi Hakkında Kanun'un, üst kademe kamu
yöneticilerini daire başkanını da içine alacak şekilde sayma yoluyla
belirleyen kapsam maddesini de (2. madde) denetlediği kararında üst kademe kamu
yöneticileri kavramının belirlenmesinde esas alınacak her durumda geçerli,
değişmez ve mutlak ölçütler bulmanın zorluğuna dikkat çekmiştir. Bu bağlamda
Anayasa Mahkemesi anılan kararında kamu politikasının tayinine katılma, seçimle
gelmemekle birlikte etkin bir otoriteye sahip olma ve kuruluşunun en üst
düzeyinde bulunma gibi bazı ölçütlerin önerilmesine rağmen üst kademe
yöneticilerinin kimler olduğunun doktrinde ve kanunlarda açıklığa
kavuşturulmadığını, esasen bunun çok zor olduğunu ve bu zorluğu dikkate alan
kanun koyucunun da bunları bir bir saymak yolunu tercih ettiğini belirtmiştir.
Anayasa Mahkemesine göre üst kademe kamu yöneticilerine dair bir tanım
yapılsaydı dahi, tam anlamıyla bir tanım olmayacak ve takdire yine de elverişli
bulunacaktı (AYM, E.1985/3, K.1985/8, 18/6/1985).
15. Anayasa Mahkemesinin
anılan kararında vurgulandığı üzere bu kavramın tanımlanmasında güçlükler
bulunsa da özellikle Cumhurbaşkanlığı hükûmet sisteminin yürürlüğe girmesinden
sonra anayasal bir kavrama da dönüşmüş olduğu gözetildiğinde bunun belli bir
çerçeveye kavuşturulması bir zorunluluktur (AYM, E.2019/111, K.2023/63,
5/4/2023, § 80).
16. Genel anlamda bir tanımlama yapılacak
olursa Anayasa'da yer verilen üst kademe kamu yöneticileri kavramının belirli
bir kamu hizmetini yürüten kamu kuruluşunun hiyerarşik bakımdan üst
düzeylerinde görev alan ve aynı zamanda o hizmet alanıyla ilgili kamu politikalarının
belirlenmesinde ve uygulanmasında etkin bir otoriteye, yetki ve sorumluluğa
sahip olan kişileri ifade ettiği söylenebilir (AYM, E.2019/111, K.2023/63,
5/4/2023, § 81).
17. Bu itibarla kurum içinde klasik anlamda
belirli bir sevk ve idare, başka bir deyişle yönetim yetkisine sahip olmakla
birlikte kurumun görev ve yetkileri çerçevesindeki politikaların belirlenmesi
sürecine katılmayan, yönetim yetkisi bu politikaları uygulamakla sınırlı olan
yöneticilerin ya da kurumun hizmet alanıyla ilgili kamu politikalarının
tayininde sadece istişari nitelikte rol üstlenen kişilerin üst kademe kamu
yöneticisi olarak kabulü mümkün değildir (AYM, E.2019/111, K.2023/63, 5/4/2023,
§ 82).
18. Anayasa Mahkemesi bir
kuralın üst kademe kamu yöneticilerinin atanmalarına ilişkin usul ve esasların
düzenlenmesine ilişkin olup olmadığını CBK koyucunun nitelendirmesinden
bağımsız olarak, yukarıda tespit edilen ilkeler çerçevesinde her bir kural özelinde
özerk şekilde ele alıp nihai olarak denetleme görevinin kendisine ait olduğunu
belirtmiştir (AYM, E.2019/111, K.2023/63, 5/4/2023, § 83).
19. Bu durumda Yönetim Kurulu üyelerinin
Bakan tarafından görevlendirilmesini öngören kuralın üst kademe kamu
yöneticilerine ilişkin bir düzenleme olup olmadığının, başka bir deyişle bu
kişilerin üst kademe kamu yöneticisi niteliği taşıyıp taşımadığının değerlendirilmesi
gerekir.
20. (4) numaralı CBK'nın
kuralın da yer aldığı 451. maddesinde, Yönetim Kurulu üyelerinin yurt içinde ve
yurt dışında spor müsabakaları üzerine sabit ihtimalli ve müşterek bahis
oyunlarını oynatmak üzere Bakanlığa bağlı ve
tüzel kişiliğe sahip olarak faaliyet göstermek üzere kurulan Başkanlıkta hiyerarşik bakımdan en üst düzeyde ve ayrıca karar
mercii olarak görev yapmaları öngörülmektedir. Dolayısıyla bu kişilerin, görev-yetki ve sorumlulukları itibarıyla,
anılan hizmet alanına ilişkin kamu politikalarının belirlenmesi ve
uygulanmasında etkin bir otoriteye sahip oldukları şüphesizdir. Bu itibarla
Yönetim Kurulu üyelerinin üst kademe kamu yöneticileri kapsamında
değerlendirilmesi gerekmektedir.
21. Buna göre kuralın üst
kademe kamu yöneticilerinin atanma usul ve esaslarıyla ilgili bir düzenleme
öngörmesi sebebiyle Anayasa'nın 104. maddesinin dokuzuncu fıkrasıyla bağlantılı
olarak anılan maddenin
on yedinci fıkrasının ikinci ve üçüncü cümlelerine aykırı bir yönü
bulunmamaktadır.
22. Yönetim Kurulu
üyelerini görevlendirmeye/atamaya yetkili makamın belirlenmesine yönelik olarak
yürürlükte herhangi bir kanuni düzenleme bulunmamaktadır. Bu itibarla kural,
kanunda açıkça düzenlenen konulara ilişkin değildir.
23. Açıklanan
nedenlerle kural, Anayasa'nın 104. maddesinin on yedinci fıkrasına aykırı
değildir. İptal talebinin reddi gerekir.
ii. Kuralın İçerik Yönünden İncelenmesi
24. Anayasa'nın 104.
maddesinin dokuzuncu fıkrasında üst kademe kamu yöneticilerinin Cumhurbaşkanı
tarafından atanacağı belirtilerek bu konuda Cumhurbaşkanı tek başına
yetkili kılınmıştır. Dolayısıyla Cumhurbaşkanının üst kademe yöneticilerini atama yetkisi bir
başka makamın onayına tabi tutulamayacağı gibi bir başka makamın teklifine de
bağlı kılınamaz (AYM, E.2018/120, K.2023/171, 11/10/2023, § 45). Üst kademe
kamu yöneticilerinin bizzat Cumhurbaşkanı tarafından atanması Cumhurbaşkanlığı
hükûmet sisteminde benimsenen temel esaslardan biridir (AYM, E.2019/111,
K.2023/63, 5/4/2023, § 69).
Dolayısıyla üst kademe kamu yöneticisi olan Yönetim Kurulu üyelerini atama
yetkisinin de münhasıran Cumhurbaşkanına ait olduğu açıktır.
25. Bu itibarla üst kademe kamu yöneticisi olan
Yönetim Kurulu üyelerinin Bakan tarafından atanması sonucunu doğuracak şekilde
görevlendirilmesini öngören kuralın Anayasa'nın 104. maddesinin dokuzuncu fıkrasıyla bağdaşmadığı
sonucuna varılmıştır.
26. Açıklanan nedenlerle kural, Anayasa'nın 104.
maddesine aykırıdır. İptali gerekir.
Muhterem İNCE ve Ömer ÇINAR bu görüşe
katılmamışlardır.
Kural, Anayasa'nın 104. maddesine aykırı görülerek iptal
edildiğinden ayrıca Anayasa'nın 2. maddesi yönünden incelenmemiştir.
b.
Altıncı Cümle
i. Kuralın Konu Bakımından Yetki Yönünden
İncelenmesi
27. Dava
dilekçesinde konu bakımından yetki yönünden kuralın Anayasa'nın Başlangıç kısmı
ile 6., 7., 8., 11., 70. ve 128. maddelerine de aykırı olduğu ileri sürülmüş
ise de CBK'ya ilişkin konu bakımından yetki kuralları Anayasa'nın 104.
maddesinin on yedinci fıkrasında düzenlendiğinden bu husustaki inceleme anılan
fıkra kapsamında yapılacaktır.
28. Dava konusu
kuralda Yönetim Kurulu üyeliği için kişilerin en az dört yıllık yükseköğrenim
mezunu olması şartı öngörülmektedir.
29. Kuralın Yönetim
Kurulu üyesi olarak atanacak kişilerde aranan niteliklere ilişkin bir düzenleme
öngördüğü, bu itibarla yürütme yetkisine ilişkin olduğu açıktır.
30. Kural, bir kamu görevi olan Yönetim
Kurulu üyeliği için aranan şartlara ilişkin olduğundan hem kamu hizmetlerine
girme hakkına dair hem de Anayasa'nın 128. maddesinin ikinci fıkrasının birinci
cümlesi gereğince münhasıran kanunla yapılması gereken bir düzenleme niteliği
taşımaktadır.
31. (167) numaralı CBK'nın 1. maddesiyle (4) numaralı CBK'nın 451.
maddesinin yeniden düzenlenen (2) numaralı fıkrasının dördüncü cümlesinin konu bakımından yetki yönünden Anayasa'ya uygunluk denetiminde belirtilen gerekçeler bu kural bakımından da
geçerlidir. Yönetim Kurulu üyeleri Başkanlığın üst kademe yöneticileri
olduğundan üyelerde aranacak şartları düzenleyen kuralın Anayasa'nın 104.
maddesinin dokuzuncu fıkrasıyla bağlantılı olarak anılan maddenin on yedinci
fıkrasının ikinci ve üçüncü cümlelerine aykırı bir yönü bulunmamaktadır (benzer
yöndeki değerlendirme için ayrıca bkz. AYM, E.2018/149, K.2022/163, 29/12/2022,
§ 168).
32. Yönetim Kurulu
üyeliği için aranan şartlara yönelik olarak yürürlükte herhangi bir kanuni
düzenleme bulunmamaktadır. Bu itibarla kural, kanunda açıkça düzenlenen
konulara ilişkin de değildir.
33. Açıklanan
nedenlerle kural, Anayasa'nın 104. maddesinin on yedinci fıkrasına aykırı
değildir. İptal talebinin reddi gerekir.
ii. Kuralın İçerik Yönünden İncelenmesi
34. Anayasa'nın 2. maddesinde belirtilen hukuk devleti;
eylem ve işlemleri hukuka uygun, insan haklarına saygılı, bu hak ve
özgürlükleri koruyup güçlendiren, her alanda adil bir hukuk düzeni kurup bunu
geliştirerek sürdüren, hukuki güvenliği sağlayan, Anayasa'ya aykırı durum ve
tutumlardan kaçınan, hukuk kurallarıyla kendini bağlı sayan ve yargı denetimine
açık olan devlettir.
35. Hukuk devletinin temel unsurlarından biri belirlilik
ilkesidir. Anayasa Mahkemesinin yerleşik kararlarına göre anılan ilke,
yasal düzenlemelerin hem kişiler hem de idare yönünden herhangi bir
duraksamaya ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde açık, net, anlaşılır,
uygulanabilir ve nesnel olmasını gerektirmektedir.
36. Anılan ilkenin yürütmenin asli düzenleyici işlemi
niteliğinde olan CBK'lar bakımından da geçerli olduğunda şüphe bulunmamaktadır (AYM, E.2022/113, K.2023/112, 22/6/2023, § 29;
E.2018/125, K.2020/4, 22/1/2020, § 28).
37. Yönetim Kurulu üyeliği için en az dört yıllık
yükseköğrenim mezunu olunması şartı öngören kuralın açık, net, anlaşılır,
uygulanabilir ve nesnel şekilde düzenlendiği görülmektedir. Bu yönüyle kuralda
herhangi bir belirsizlik bulunmamaktadır.
38. Anayasa'nın 104.
maddesinin dokuzuncu fıkrası uyarınca Cumhurbaşkanı CBK'yla kamu görevlilerinin
istihdamı alanında Anayasa'nın temel ilkelerine ve bu alanla ilgili öngördüğü
kurallarına bağlı kalmak koşuluyla üst kademe kamu yöneticilerinin atanmalarına
ilişkin usul ve esasları belirleme hususunda takdir yetkisine sahiptir (AYM,
E.2018/149, K.2022/163, 29/12/2022, § 173). Bu bağlamda yürütülen hizmetin
özelliği de dikkate alınarak Yönetim Kurulu üyeliğinin gerektirdiği
nitelikleri, dolayısıyla aranan şartları belirlemek de Cumhurbaşkanının takdir
alanındadır.
39. Anayasa'nın 2. maddesinde güvence
altına alınan hukuk devleti ilkesi gereğince
kanunların ve CBK'ların kamu yararı gözetilerek
çıkarılması zorunludur. Anayasa Mahkemesinin kararlarına göre kamu
yararı genel bir ifadeyle bireysel, özel çıkarlardan ayrı ve bunlara üstün olan
toplumsal yararı ifade etmektedir. Kanunun ya da CBK'nın amaç ögesi bakımından
Anayasa'ya aykırı olmaması için çıkarılmasında kamu yararı dışında bir amacın
gözetilmemiş olması gerekir. Kamu yararı dışında bir amaçla çıkarılmış olduğu
açıkça anlaşılabiliyorsa amaç unsuru bakımından Anayasa'ya aykırılık söz
konusudur.
40. Anayasa'ya uygunluk denetiminde kuralın
öngörülmesindeki kamu yararı anlayışının isabetli olup olmadığı değil incelenen
kuralın ihdasında kamu yararı dışında belli bireylerin ya da grupların
çıkarlarının gözetilip gözetilmediği incelenir. Diğer bir anlatımla bir kuralın
Anayasa'ya aykırılık sorunu çözümlenirken kamu yararı konusunda Anayasa
Mahkemesinin yapacağı inceleme, yalnızca kuralın kamu yararı amacıyla çıkarılıp
çıkarılmadığının denetimiyle sınırlıdır.
41. Yönetim Kurulu
üyesi olmak için aranan en az dört yıllık yükseköğrenim mezunu olunması
şartının sahip olunacak görevin ve yetkinin niteliği gözetildiğinde kamu yararı
dışında özel çıkarlar gözetilerek veya belirli kişiler lehine getirildiği
sonucuna ulaşılmasına neden olabilecek bir yönü bulunmamaktadır (benzer yöndeki
değerlendirmeler için bkz. AYM, E.2018/149, K.2022/163, 29/12/2022, § 179).
42. Açıklanan nedenlerle kural, Anayasa'nın
2. maddesine aykırı değildir. İptal talebinin reddi gerekir.
IV. İPTAL
KARARININ YÜRÜRLÜĞE GİRECEĞİ GÜN SORUNU
43. Anayasa'nın 153.
maddesinin üçüncü fıkrasında "Kanun, Cumhurbaşkanlığı kararnamesi veya
Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü ya da bunların hükümleri, iptal
kararlarının Resmî Gazetede yayımlandığı tarihte yürürlükten kalkar. Gereken
hallerde Anayasa Mahkemesi iptal hükmünün yürürlüğe gireceği tarihi ayrıca
kararlaştırabilir. Bu tarih, kararın Resmî Gazetede yayımlandığı günden
başlayarak bir yılı geçemez." denilmekte, 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve
Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 66. maddesinin (3) numaralı fıkrasında da
bu kural tekrarlanarak Mahkemenin gerekli gördüğü hâllerde Resmî Gazete'de yayımlandığı günden başlayarak iptal kararının
yürürlüğe gireceği tarihi bir yılı geçmemek üzere ayrıca kararlaştırabileceği
belirtilmektedir.
44. (167) numaralı CBK'nın
1. maddesiyle (4) numaralı CBK'nın 451. maddesinin yeniden düzenlenen
(2) numaralı fıkrasının dördüncü cümlesinin iptal
edilmesi nedeniyle doğacak hukuksal boşluk
kamu yararını ihlal edecek nitelikte görüldüğünden Anayasa'nın 153. maddesinin üçüncü fıkrasıyla
6216 sayılı Kanun'un 66. maddesinin (3) numaralı fıkrası gereğince iptal hükmünün kararın Resmî Gazete'de
yayımlanmasından başlayarak altı ay sonra yürürlüğe girmesi uygun görülmüştür.
V. YÜRÜRLÜĞÜN
DURDURULMASI TALEBİ
45. Dava
dilekçesinde özetle, dava konusu kuralların uygulanmaları hâlinde telafisi güç
veya imkânsız zararların doğabileceği belirtilerek yürürlüklerinin
durdurulmasına karar verilmesi talep edilmiştir.
24/12/2024
tarihli ve (167) numaralı Bakanlıklara Bağlı, İlgili, İlişkili Kurum ve
Kuruluşlar ile Diğer Kurum ve Kuruluşların Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı
Kararnamesinde Değişiklik Yapılmasına Dair Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin 1.
maddesiyle 15/7/2018 tarihli ve 30479 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan (4)
numaralı Bakanlıklara Bağlı, İlgili, İlişkili Kurum ve Kuruluşlar ile Diğer
Kurum ve Kuruluşların Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin 451.
maddesinin yeniden düzenlenen (2) numaralı fıkrasının;
A. Dördüncü
cümlesine yönelik iptal hükmünün
yürürlüğe girmesinin ertelenmesi nedeniyle bu cümleye ilişkin yürürlüğün
durdurulması talebinin REDDİNE,
B. Altıncı cümlesine yönelik iptal talebi 8/10/2025 tarihli ve E.2025/20, K.2025/198 sayılı
kararla reddedildiğinden bu cümleye ilişkin yürürlüğün durdurulması talebinin REDDİNE,
8/10/2025 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verilmiştir.
VI. HÜKÜM
24/12/2024
tarihli ve (167) numaralı Bakanlıklara Bağlı, İlgili, İlişkili Kurum ve
Kuruluşlar ile Diğer Kurum ve Kuruluşların Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı
Kararnamesinde Değişiklik Yapılmasına Dair Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin 1.
maddesiyle 15/7/2018 tarihli ve 30479 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan (4)
numaralı Bakanlıklara Bağlı, İlgili, İlişkili Kurum ve Kuruluşlar ile Diğer
Kurum ve Kuruluşların Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin 451.
maddesinin yeniden düzenlenen (2) numaralı fıkrasının;
A. Dördüncü cümlesinin;
1. Konu bakımından yetki yönünden Anayasa'ya
aykırı olmadığına ve iptal talebinin REDDİNE OYBİRLİĞİYLE,
2. İçeriği itibarıyla Anayasa'ya aykırı olduğuna ve
İPTALİNE, Muhterem İNCE ile Ömer ÇINAR'ın karşıoyları ve OYÇOKLUĞUYLA, iptal hükmünün Anayasa'nın 153.
maddesinin üçüncü fıkrası ile 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 66.
maddesinin (3) numaralı fıkrası gereğince KARARIN RESMÎ GAZETE'DE
YAYIMLANMASINDAN BAŞLAYARAK ALTI AY SONRA YÜRÜRLÜĞE GİRMESİNE OYBİRLİĞİYLE,
B. Altıncı cümlesinin konu
bakımından yetki ve içeriği itibarıyla Anayasa'ya aykırı olmadığına ve iptal
talebinin REDDİNE OYBİRLİĞİYLE,
8/10/2025 tarihinde karar verildi.
KARŞIOY
Anayasa Mahkemesi, 24/12/2024 tarihli ve (167) numaralı
Bakanlıklara Bağlı, İlgili, ilişkili Kurum ve Kuruluşlar İle Diğer Kurum ve
Kuruluşların Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinde Değişiklik
Yapılmasına Dair Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin 1. maddesiyle (4) numaralı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin
451. maddesinin yeniden düzenlenen (2) numaralı fıkrasının dördüncü cümlesinde
yer alan "Diğer üç üye Bakan tarafından
iki yıl için görevlendirilir" ifadesini, içerik açısından Anayasa'nın 104.
maddesine aykırı olduğu gerekçesiyle iptal etmiştir. Aşağıda belirttiğimiz
nedenlerle, söz konusu düzenlemelerin Anayasa'ya aykırı olmadığı kanaatinde
olduğumuzdan iptal yönündeki çoğunluk görüşüne katılmıyoruz. Şöyle ki;
Çoğunluk tarafından iptal gerekçesinde, söz konusu hükmün
üst kademe yöneticisi olan yönetim kurulunu düzenlediği, Anayasa'nın 104.
maddesinin 9. fıkrasına göre, üst kademe yöneticilerinin Cumhurbaşkanı
tarafından atanması gerektiği, bu yetkinin bir başka makama bırakılamayacağı,
dava konusu kuralda yetkinin Bakana bırakıldığı, bu nedenle söz konusu kuralın
Anayasanın 104. maddesinin 9. fıkrasına aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
2017 yılında Anayasanın 104., 105. ve 106. maddelerinde
6771 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik sonrasında Cumhurbaşkanlığı hükümet
sistemine geçilmiş olup, bizzat Anayasa tarafından Cumhurbaşkanına asli bir
yetki tanınarak Kararname çıkarma yetkisi verilmiştir. Anayasanın 104.
maddesinin 17. fıkrasında, Cumhurbaşkanı'nın yürütme yetkisine ilişkin
konularda Cumhurbaşkanlığı kararnamesi çıkarabileceği belirtildikten sonra,
kararname çıkarılamayacak alanlar sınırlı sayıda olmak üzere belirtilmiştir.
Cumhurbaşkanı'na yürütme yetkisine ilişkin konularda CBK çıkarma yetkisinin
genel olarak verilmesinin yanı sıra Anayasa'nın diğer bazı maddelerinde
belirtilen kimi konuların CBK ile düzenleneceği ayrıca ifade edilmiştir. Bu
kapsamda Anayasa'nın 104. maddesinin dokuzuncu fıkrasında üst kademe kamu
yöneticilerinin atanmalarına ilişkin usul ve esasların; 106. maddesinin on
birinci fıkrasında bakanlıkların kurulması, kaldırılması, görevleri ve
yetkileri, teşkilat yapısı ile merkez ve taşra teşkilatlarının kurulmasının;
108. maddesinin dördüncü fıkrasında Devlet Denetleme Kurulunun işleyişi,
üyelerinin görev süresi ve diğer özlük işlerinin; 118. maddesinin altıncı
fıkrasında Millî Güvenlik Kurulu Genel Sekreterliğinin teşkilatı ve
görevlerinin CBK'larla düzenleneceği hüküm altına alınmıştır. Anayasa'nın 123.
maddesinin üçüncü fıkrasında ise kamu tüzel kişiliğinin kanunla veya CBK ile
kurulacağı belirtilmiştir.
Anayasa'nın 104. maddesinin dokuzuncu fıkrasında Cumhurbaşkanının görev ve yetkileri
sayılırken, "Üst kademe kamu yöneticilerini atar, görevlerine son verir ve
bunların atanmalarına ilişkin usul ve esasları Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle
düzenler." hükmüne yer verilmiştir. Bu hükmün doğru yorumlanması,
dava konusu kuralın Anayasa'ya uygunluğu denetiminde önem arz etmektedir.
Öncelikle anılan kuralla, üst kademe yöneticilerinin atanması, görevden
alınması ve bunların atanmalarına ilişkin usul ve esasların düzenlenmesi
konusunda Cumhurbaşkanına geniş bir takdir yetkisi verildiği anlaşılmaktadır.
Cumhurbaşkanına tanınan bu takdir yetkisi kapsamında üst kademe kamu
yöneticilerinin atanma usûl ve esasları (3) numaralı CBK'da düzenlenmiştir.
Anılan CBK'nın "Amaç ve kapsam" başlıklı 1. maddesinde bu CBK'nın
amacının üst kademe kamu yöneticileri ile ilgili usûl ve esaslar ile kamu kurum
ve kuruluşlarında atama usûl ve esaslarını belirlemek olduğu hükme
bağlanmıştır. (3) sayılı CBK'da I ve II sayılı cetvellerde sayma suretiyle
belirlenen üst kademe kamu yöneticilerinin atanma usul ve esasları
düzenlenmiştir.
(3) sayılı CBK'nın "Atama usulü" başlıklı 2.
maddesinin (2) numaralı fıkrasında "(Değişik birinci cümle:
RG-31/8/2024-32648-CK-162/1 md.) Bu Cumhurbaşkanlığı Kararnamesine ekli (I) ve
(II) sayılı cetvellerde yer alan kadro, pozisyon ve görevler ile vali
yardımcısı ve kaymakam kadrolarına Cumhurbaşkanı kararıyla atama yapılır. Bu
fıkrada sayılmayan kadro, pozisyon ve görevlere, ilgili Cumhurbaşkanı
yardımcısı, bakan veya atamaya yetkili amirler tarafından atama yapılır.
Cumhurbaşkanı yardımcısı ve bakan bu yetkisini alt kademedeki yöneticilere
devredebilir." düzenlemesine yer verilmiştir. Buna göre, üst kademe
yöneticilerinin belirlenmesi, atanması ve görevden alınması konusunda geniş
takdir yetkisini haiz Cumhurbaşkanı tarafından, I ve II sayılı Cetvellerde yer
alan kadroların üst kademe yöneticisi kadroları olarak kabul edildiği,
sayılmayan kadroların ise üst kademe yönetici kadroları olarak kabul edilmediği
anlaşılmaktadır.
(3) sayılı CBK'nın I veya II sayılı Cetvelinde Spor Toto
Teşkilat Başkanlığının Yönetim Kuruluna ilişkin herhangi bir düzenleme
öngörülmemiştir. Üst kademe yöneticilerinin kim olduğu ve atanma usul ve
esaslarının belirlenmesi hususunda Cumhurbaşkanı'nın geniş bir takdir yetkisini
haiz olduğu nazara alındığında, (3) sayılı CBK'nın 2. maddesinde yer alan,
"Bu fıkrada sayılmayan kadro, pozisyon ve görevlere, ilgili Cumhurbaşkanı
yardımcısı, bakan veya atamaya yetkili amirler tarafından atama yapılır" düzenlemesi uyarınca, I veya II
sayılı cetvelde yer almayan üst kademe yöneticilerinin yine bizatihi
Cumhurbaşkanı Kararnamesi ile Bakan tarafından görevlendirileceğinin
kararlaştırılmasında içerik açısından Anayasa'nın 104. maddesine aykırılık söz
konusu değildir.
Açıklanan nedenlerle dava konusu kural, içerik açısından
Anayasa'nın 104. maddesine aykırı olmadığı ve iptal talebinin reddedilmesi
gerektiğini düşündüğümüzden, aksi yöndeki çoğunluk görüşüne katılmıyoruz.
----------o----------
Değişiklik yapılan Mevzuat:
T.C. Külliyatı: XXX/0002CK.01 No.lu belgelerdedir.