MEVZUATTAKİ SON
DEĞİŞİKLİKLER

R.Gazete No: 33117

R.G. Tarihi: 24.12.2025

 

DANIŞTAY KARARI


Danıştay İkinci Daire Başkanlığından:


Esas No: 2025/412

Karar No: 2025/3814


KANUN YARARINA TEMYİZ EDEN : Danıştay Başsavcılığı - ANKARA

DAVACI: ...

VEKİLİ: Av. ..

DAVALI: ...

VEKİLİ: Av. ...


YARGILAMA SÜRECİ :


Dava Konusu İstem: Dava; Boğaziçi Üniversitesinde genel sekreter yardımcısı olarak görev yapan davacı tarafından, Boğaziçi Üniversitesi İletişim Fakültesine fakülte sekreteri olarak atanmasına ilişkin 10/03/2022 günlü, 57380 sayılı işlemin iptali istemiyle açılmıştır.


İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti: İstanbul 8. İdare Mahkemesinin 31/10/2022 günlü, E:2022/959, K:2022/2134 sayılı kararıyla; davacı hakkında yürütülen adli ve idari soruşturma bulunmadığı gibi davacının başarısızlığı yönünde hukuken, kabul edilebilir nitelikte somut tespitlere dayalı herhangi bir bilgi ve belgenin de ortaya konulamadığı, dava konusu işlemde kamu yararı ve hizmetin gerekliliği ölçütleri içerisinde hukuka uyarlılık bulunmadığı gerekçesiyle işlemin iptaline karar verilmiştir.


Kanun Yararına Temyiz Edilen Kararın Özeti: İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 1. İdari Dava Dairesince verilen 29/03/2023 günlü, E:2023/364, K:2023/429 sayılı kararla; İdare Mahkemesi kararının dayandığı gerekçenin usul ve yasaya uygun olduğu ve kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığı gerekçesiyle davalı idarenin istinaf başvurusunun reddine 2577 sayılı Kanun'un 45. maddesinin 6. bendi ve 46. maddesi uyarınca temyiz yolu kapalı olmak üzere "kesin olarak" karar verilmiştir.


DANIŞTAY BAŞSAVCISI : ...


DÜŞÜNCESİ: İstanbul Bölge idare Mahkemesi 1. İdarî Dava Dairesi'nce kesin olarak verildiği hüküm fıkrasında belirtilen 29/03/2023 tarihli ve E:2023/364, K:2023/429 sayılı kararın kanun yararına temyiz edilmesi talebiyle Başsavcılığımızı bilgilendiren dilekçe üzerine konu incelendi:

Boğaziçi Üniversitesi "Genel Sekreter Yardımcısı" olarak görev yapan davacının, İletişim Fakültesi'ne "Fakülte Sekreteri" olarak atanmasına ilişkin 10/03/2022 tarihli ve E-83517088-903.02.01-57380 sayılı işlemin iptaline dair İstanbul 8. İdare Mahkemesinin 31/10/2022 tarihli ve E:2022/959, K:2022/2134 sayılı kararına yönelik istinaf başvurusunun reddine ilişkin Bölge İdare Mahkemesi kararının temyiz edilebilecek kararlardan olup olmadığı irdelenerek, kararın kesin olduğunun hüküm fıkrasında belirtilmesinin mahkemeye erişim hakkını ihlâl edip etmediğinin belirlenmesi gerekmektedir.

Âdil yargılanma hakkı Anayasanın 36. ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 6., maddesinde düzenlenmiş olup hukuk devleti ve hukukun üstünlüğü ilkesi gereği mahkemelere erişme imkanı olmayan bir hukuk devleti tasavvur edilemeyeceğinden, mahkemeye erişim hakkı âdil yargılanma hakkının tabii bir parçasıdır. Mahkemeye erişim hakkı bir uyuşmazlığı mahkeme önüne taşıyabilmek ve uyuşmazlığın etkili bir şekilde karara bağlanmasını isteyebilmek olup, ilgililerin mahkemeye başvurmasını engelleyen uygulamaların mahkemeye erişim hakkını ihlâl edeceğinde tereddüt bulunmamaktadır.

Anayasada ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinde çok dereceli yargılama sistemini zorunlu kılan bir hüküm bulunmamakta ise de istinaf veya temyiz kanun yoluna başvurulabileceğinin kanunda belirtilmiş olması hâlinde ilgilinin kanun yolu incelemesini yapacak mahkemeye de erişebilmesi gerekir.

Hangi yargı kararlarına karşı kanun yoluna başvurulabileceğinin belirlenmesi görevi karan veren mahkemeye ait olmakla birlikte ilk derece ve istinaf mahkemelerince verilen kararın kesin olarak verildiği ifadesinin kararda yer alması, kanun yoluna başvuru hakkını ortadan kaldırmaz. Bu kararlara karşı istinaf veya temyiz kanun yoluna başvurulduğunda, üst kanun yolu mercii bir alt derece mahkemesinin kararının kesin olup olmadığına İlişkin kararı inceleyerek usule aykırı görürse karan kaldırarak esastan inceleme yapabilir.

Anayasanın 40. maddesinin ikinci fıkrasında "Devlet, işlemlerinde, ilgili kişilerin hangi kanun yolları ve mercilere başvuracağını ve sürelerini belirtmek zorundadır." kuralına yer verildiğinden, Devlet organlarınca tesis edilen işlemlere karşı başvurulacak yargı mercileri veya idari merciler ile başvuru süresinin işlemde gösterilmesi gerekmektedir. Anayasanın bu hükmüne yargı organları da uymak zorunda olduklarından, yargı kararlarına karşı başvurulabilecek kanun yolu varsa hangi kanun yoluna ne kadar süre İçerisinde başvurulabileceğinin kararda gösterilmesi gerekir. Bu itibarla, istinaf veya temyiz kanun yoluna başvurulması kanunen mümkün olduğu hâlde başvurulabilecek kanun yolunun bulunmadığı yönündeki hatalı yargı kararlarının İlgilileri kanun yoluna başvurmaktan alıkoyması sebebiyle mahkemeye erişim hakkının kullanılmasını zorlaştıracağı kuşkusuzdur.

Hüküm fıkrasında kesin olduğunun belirtilmesi nedeniyle temyiz edilmeyen Bölge İdare Mahkemesi kararının mahkemeye erişim hakkının kullanılmasını engelleyip engellemediğinin anlaşılabilmesi için temyizi kâbil kararlardan olup olmadığının tespit edilmesi gerektiğinden, 2577 sayılı İdarî Yargılama Usulü Kanununun temyiz edilebilecek yargı kararlarını sayma suretiyle belirleyen 46. maddesinin (e) bendinde yer alan " Müşterek kararnameyle yapılan atama, naklen atama ve görevden alma işlemleri ile daire başkanı ve daha üst düzey kamu görevlilerinin atama, naklen atama ve görevden alma işlemleri'' ibaresi irdelenerek dava konusu işlemin bu kapsamda olup olmadığı belirlenmelidir.

Danıştay İkinci Dairesinin E:2019/2487; K:2019/4504 ve E:2019/828; K:2019/6515 sayılı kararlarında üniversite genel sekreterleri ve genel sekreter yardımcılarının daire başkanlarına göre, daha üst düzey kamu görevlisi olmaları sebebiyle bu görevlerden alma işlemlerine karşı temyiz kanun yoluna başvurulabileceği belirtildiğinden, davacının genel sekreter yardımcılığı görevinden alınarak fakülte sekreterliğine atanmasına ilişkin işleme karşı açılan dava hakkında Bölge İdare Mahkemesince verilen kararın temyiz edilebileceği sonucuna ulaşılmıştır.

Bu itibarla, İdare Mahkemesince verilen karara karşı yapılan istinaf başvurusu üzerine Bölge İdare Mahkemesince verilen karar 2577 sayılı Kanunun 46. maddesinin (e) bendi uyarınca temyiz edilebileceğinden, bu kararın kesin olduğuna ilişkin hüküm fıkrasının davacıyı temyiz kanun yoluna başvurmaktan alıkoyması sebebiyle mahkemeye erişim hakkının kullanılmasının önünde engel oluşturduğu kuşkusuzdur.

Açıklanan nedenlerle, İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 1. İdarî Dava Dairesi'nin 29/09/2023 tarihli ve E:2023/364, K:2023/429 sayılı kararının hüküm fıkrasında yer alan " kesin olarak " ibaresi niteliği bakımından yürürlükteki hukuka aykırı bir sonucu ifade ettiğinden, kararın bu kısmının kanun yararına temyizen incelenerek bozulması 2577 sayılı Kanunun 51. maddesi uyarınca talep olunur.


DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ...


DÜŞÜNCESİ: Danıştay Başsavcılığının kanun yararına temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.


TÜRK MİLLETİ ADINA


Karar veren Danıştay İkinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:


İNCELEME VE GEREKÇE:


MADDİ OLAY:

Boğaziçi Üniversitesinde genel sekreter yardımcısı olarak görev yapan davacı tarafından, Boğaziçi Üniversitesi İletişim Fakültesine fakülte sekreteri olarak atanmasına ilişkin 10/03/2022 günlü, 57380 sayılı işlemin iptali istemi üzerine bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.


İLGİLİ MEVZUAT:

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun, 6545 sayılı Kanun'un 20. maddesiyle değiştirilen "Temyiz" başlıklı 46. maddesinde, temyiz edilebilecek kararlar tahdidi olarak belirlenmiş; bu kapsamda 46. maddesinin (e) bendinde; "Müşterek kararnameyle yapılan atama, naklen atama ve görevden alma işlemleri İle daire başkanı ve daha üst düzey kamu görevlilerinin atama, naklen atama ve görevden alma işlemleri" nedeniyle açılan davalarda verilen kararlar, temyiz edilebilecek kararlar arasında sayılmıştır.

Aynı Kanun'un "Kanun yararına temyiz" başlıklı 51. maddesinde, idare ve vergi mahkemeleri ile bölge idare mahkemelerinin kesin olarak verdiği kararlar ile istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeden kesinleşmiş bulunan kararlardan niteliği bakımından yürürlükteki hukuka aykırı bir sonucu ifade edenlerin, ilgili bakanlıkların göstereceği lüzum üzerine veya kendiliğinden Başsavcı tarafından kanun yararına temyiz olunabileceği, temyiz isteği yerinde görüldüğü takdirde kararın kanun yararına bozulacağı, bu bozma kararının, daha önce kesinleşmiş olan merci kararının hukuki sonuçlarını kaldırmayacağı hükme bağlanmıştır.


HUKUKİ DEĞERLENDİRME:

Yukarıda aktarılan 2577 sayılı Kanun'un 51. maddesi İle kanun yararına temyiz edilebilecek kararların kapsamı belirtildiğinden, öncelikle kanun yararına temyiz edilen kararın bu kapsamda olup olmadığının incelenmesi gerekmektedir. Bu çerçevede, anılan Kanun'un 51/1. maddesinde yer verilen "... bölge idare mahkemelerinin kesin olarak verdiği kararlar ... " ifadesi ile bölge idare mahkemelerinin, ilk derece mahkemelerinin kararlarına karşı istinaf yoluna başvurulması üzerine istinaf incelemesi sonucunda temyiz yolu kapalı olarak verdikleri kararların anlaşılması gerekmektedir. Kanun yarına temyiz edilen Bölge İdare Mahkemesince kesin olarak verilen kararın, bu kapsamda bulunduğu görülmüştür.

Bölge İdare Mahkemesince "kesin olarak" verilen bu kararın, yürürlükteki hukuka aykırı bir sonucu ifade edip etmediği ayrıca incelenmelidir.

Boğaziçi Üniversitesinde genel sekreter yardımcısı olarak görev yapan davacı hakkında tesis edilen Boğaziçi Üniversitesi İletişim Fakültesine fakülte sekreteri olarak atanmasına ilişkin işlem, 2577 sayılı Kanun'un 46. maddesinin (e) bendi kapsamında temyiz edilebilecek kararlar arasında yer almakta ve bu kapsamda tesis edilen işlemler de Dairemiz içtihatları gereğince temyize konu olabilecek kararlar içerisinde bulunmaktadır. Dolayısıyla davacının genel sekreter yardımcılığı görevinden alınarak fakülte sekreterliğine atanmasına ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan dava hakkında Bölge İdare Mahkemesinin "kesin olarak" karar veremeyeceği halde kararın kesin olarak verilmesinin, yürürlükteki hukuka aykırı bir sonuç ifade ettiği açıktır.

Öte yandan; Bölge İdare Mahkemesi kararının kesin olduğuna ilişkin hüküm fıkrasının, davalı idareyi temyiz kanun yoluna başvurmaktan alıkoyduğu, kararın temyiz incelemesinden geçmeden kesinleştiği de görülmektedir.

Bu itibarla, İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 1. İdari Dava Dairesinin 29/09/2023 günlü, E:2023/364, K:2023/429 sayılı kararının hüküm fıkrasında yer alan "kesin olarak" ibaresi, niteliği bakımından yürürlükteki hukuka aykırı bir sonucu ifade ettiğinden, kararın bu kısmının kanun yararına bozulması gerekmektedir.


KARAR SONUCU :

Açıklanan nedenlerle;

1.    2577 sayılı Kanun'un 51. maddesi uyarınca Danıştay Başsavcılığı tarafından yapılan KANUN YARARINA TEMYİZ İSTEMİNİN KABULÜNE,

2.    Yukarıda özetlenen gerekçeyle, İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 1. İdari Dava Dairesinin 29/09/2023 günlü, E:2023/364, K:2023/429 sayılı kararının hüküm fıkrasında yer alan "kesin olarak" ibaresine ilişkin kısmının, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 51. maddesi uyarınca, hükmün hukuki sonuçlarına etkili olmamak üzere KANUN YARARINA BOZULMASINA,

3.   Kararın birer örneğinin Danıştay Başsavcılığına, Boğaziçi Üniversitesi Rektörlüğüne ve davacıya gönderilmesine ve kararın Resmi Gazete'de yayımlanmasına, 23/09/2025 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.


 

----------o----------

    × Popup Görseli

    E-Bültenimizi İnceleyin