R.Gazete No: 33166
R.G. Tarihi: 12.02.2026
DANIŞTAY KARARI
Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulundan:
Esas No 12025/19
Karar No : 2025/21
ÖZET: Kurumlar vergisi mükelleflerinin aktiflerinde iki
tam yıldan fazla bir süreyle kayıtlı bulunan taşınmazların müzayede
mahallerinde yapılan satış yoluyla devir ve teslimlerinin, 3065 sayılı Katma
Değer Vergisi Kanunu'nun 17. maddesinin (4) numaralı fıkrasının (r) bendinin
7456 sayılı Kanun ile değiştirilmeden önceki hâli uyarınca katma değer
vergisinden istisna olduğu hakkında
BÖLGE İDARE
MAHKEMESİ KARARLARI ARASINDAKİ AYKIRILIĞIN GİDERİLMESİ
İSTEMİ HAKKINDA KARAR
I. AYKIRILIĞIN GİDERİLMESİ İSTEMİNDE BULUNAN : Konya Bölge idare Mahkemesi Başkanlar Kurulu
II.
İSTEMİN
ÖZETİ : Davacı tarafından, kurumlar vergisi mükelleflerinin aktiflerinde
iki tam yıldan fazla bir süreyle kayıtlı bulundurduğu taşınmazların müzayede
mahallerinde yapılan satış yoluyla devir ve teslimleri nedeniyle kendilerinden
tahsil edilen katma değer vergilerinin kaldırılması ve ödenen vergilerin
hesaplanacak faiziyle birlikte iadesi istemiyle açılan davalarda verilen Konya
Bölge idare Mahkemesi 1. Vergi Dava Dairesinin 30/04/2025 tarih ve E:2025/221,
K:2025/382 sayılı kararı ile İstanbul Bölge idare Mahkemesi 1. Vergi Dava
Dairesinin 29/11/2023 tarih ve E:2023/3663, K:2023/3982 sayılı kararı
arasındaki aykırılığın, 2576 sayılı Bölge idare Mahkemeleri, İdare Mahkemeleri
ve Vergi Mahkemelerinin Kuruluşu ve Görevleri Hakkında Kanun'un 3/C maddesinin
(4) numaralı fıkrasının (c) işaretli bendi uyarınca, Konya Bölge idare
Mahkemesi 1. Vergi Dava Dairesinin 30/04/2025 tarih ve E:2025/221, K:2025/382
sayılı kararı doğrultusunda giderilmesi, istinaf yoluna başvurma hakkı
bulunanın bu yöndeki talebini uygun gören Konya Bölge İdare Mahkemesi Başkanlar
Kurulunun 03/06/2025 tarih ve E:2025/15, K2025/15 sayılı kararıyla istenmiştir.
III.
AYKIRILIĞIN
GİDERİLMESİ İSTEMİNE KONU BÖLGE İDARE MAHKEMESİ KARARLARI:
A.
Konya
Bölge İdare Mahkemesi 1. Vergi Dava Dairesinin E:2025/221 sayılı dosyasına konu
yargılama süreci:
Dava konusu istemin özeti: Bir anonim şirket
tarafından 21/10/2020 tarihinde belirli payı iktisap edilen ve aktifinde iki
tam yıldan fazla bir süreyle kayıtlı bulundurulan taşınmazın Sulh Hukuk
Mahkemesi Satış Memurluğunca 05/06/2024 tarihinde yapılan ihale sonucu davacıya
devir ve teslimi nedeniyle davacıdan tahsil edilen katma değer vergisinin
şirketin taşınmaz üzerindeki hissesinden kaynaklanan kısmının kaldırılması ve
ödenen verginin tahsil tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte
iadesi istemiyle dava açılmıştır.
Konya 1. Vergi Mahkemesinin 28/01/2025 tarih ve
E:2024/312, K:2025/43 sayılı kararının özeti:
i. Katma değer vergisi yönünden yapılan değerlendirme:
3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu'nun "istisnalar"
başlıklı ikinci kısmının "Sosyal ve Askeri Amaçlı İstisnalarla Diğer
İstisnalar" başlıklı altıncı bölümünde yer alan 17. maddesinin (4)
numaralı fıkrasının (r) bendinin Kanun'un geçici 43. maddesi uyarınca
uygulanmasına devam edilen hâline göre, taşınmaz ticaretiyle iştigal etmeyen
kurumların en az iki tam yıl süreyle aktiflerinde yer alan taşınmazların bağış
ve hibe şeklinde olmayan ve "satış" yoluyla devir ve teslimlerinin
katma değer vergisinden istisna tutulması gerekmekte olup bu satışın icra
yoluyla yapılıp yapılmaması, anılan kuralda yer alan istisnanın uygulanması
bakımından önem arz etmemektedir.
Olayda, davacı tarafından ihale yoluyla satın alınan taşınmazın, ilgili makamca yapılan ihaleden önce şirketin, iki tam yıldan fazla bir süreyle aktifinde bulundurduğu ve bu şirketin münhasıran taşınmaz ticareti faaliyetiyle iştigal etmediği hususları birlikte dikkate alındığında, anılan taşınmazın Sulh Hukuk Mahkemesi Satış Memurluğunca 05/06/2024 tarihinde yapılan ihale sonucu devir ve tesliminin, şirketin taşınmaz üzerindeki hissesinden kaynaklanan kısmının, 3065 sayılı Kanun'un 17. maddesinin (4) numaralı fıkrasının (r) bendinin Kanun'un geçici 43. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen hâline göre katma değer vergisinden istisna tutulması gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.
Bu nedenle dava konusu katma değer vergisinde
hukuka uygunluk bulunmamaktadır.
ii. Faiz talebi yönünden yapılan değerlendirme:
Tahsil edilen verginin, 213 sayılı Vergi Usul
Kanunu'nun 112. maddesinin (4) numaralı fıkrası uyarınca tecil faiziyle
birlikte iadesi gerekmektedir.
iii. Karar sonucu:
Mahkeme bu gerekçeyle dava konusu verginin
kaldırılmasına ve verginin tahsil tarihinden itibaren hesaplanacak tecil
faiziyle birlikte davacıya iadesine karar vermiştir.
Davalının istinaf istemini inceleyen Konya Bölge
İdare Mahkemesi 1. Vergi Dava Dairesinin 30/04/2025 tarih ve E:2025/221,
K:2025/382 sayılı kararının özeti:
Uyuşmazlığın çözümü için 3065 sayılı Katma Değer
Vergisi Kanunu'nun t. maddesinin birinci fıkrasının (3) numaralı bendinin (d)
alt bendi ile aynı Kanun'un 17. maddesinin (4) numaralı fıkrasının (r) bendinin
7456 sayılı Kanun ile değiştirilmeden önceki hâlinin birlikte değerlendirilmesi
gerekmektedir.
Kanun'un 17. maddesinde bulunan söz konusu kuralın
lafzından, iki tam yıldan fazla bir süreyle elde tutulan taşınmazın satışının
artık ticari nitelikte olmadığının anlaşılmasının gerektiği; bu istisnanın,
bankalar tarafından müzayede mahallinde yapılan satışları belli şartlar
dâhilinde kapsamına aldığı, bir kurumun iki tam yıldan fazla bir süreyle
aktifinde bulundurduğu taşınmazın icra yoluyla satışını ise kapsamına almadığı
sonucuna varılmıştır, Çünkü cebri icra yoluyla yapılan bir satış, kurum için yapılmayıp
kurum malının cebri icra yoluyla "sattırılması" niteliğindedir.
Anılan istisna kuralının ise, kurumun kendi iradesi doğrultusunda anlaşma
yoluyla yaptığı satışlara yönelik devir ve teslimler için öngörüldüğü açıktır.
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 135.
maddesinin birinci fıkrasında yer alan "Taşınmaz alıcıya ihale edilip
bedeli alındıktan sonra alıcı namına tescil edilmesi için (134) üncü maddede
yazılı müddete riayet edilerek tapuya müzekkere yazılır." şeklindeki kurala
göre bir taşınmazın alıcıya ihale edilmesi hâlinde, bu taşınmazın tapuya
tescili icra müdürlüğünün müzekkeresi ile sağlanmaktadır. 3065 sayılı Kanun'un
17. maddesinin (4) numaralı fıkrasının (r) bendinde öngörülen durumda ise
satılan taşınmazın devir ve teslimine göre tapu tescili gerçekleşmektedir.
Diğer taraftan 3065 sayılı Kanun'un 17. maddesinin (4) numaralı fıkrasının (r)
bendinde bankalar için yapılan "müzayede mahallerinde yapılan satışlar
dahi" şeklindeki açık belirlemeye, bankalar dışındaki kurumlar için
yer verilmemesi, kanun koyucunun bu kurumlara ait taşınmazların icra yoluyla
satışını istisna kapsamına almadığını kanıtlar niteliktedir.
Bu nedenle, anılan istisna, bir kurumun iki tam
yıldan fazla süreyle aktifinde bulundurduğu taşınmazını rızasıyla satması
hâlini kapsadığından ve bu istisnanın kıyas yoluyla genişletilerek icra yoluyla
yapılan satışlara uygulanması mümkün bulunmadığından olayda, ihale yoluyla
satın alman taşınmaz nedeniyle davacıdan tahsil edilen katma değer vergisinde
hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
Vergi Dava Dairesi bu gerekçeyle istinaf isteminin
kabulü ile Vergi Mahkemesi kararını kaldırdıktan sonra davanın reddine kesin
olarak karar vermiştir.
B.
İstanbul
Bölge İdare Mahkemesi 1, Vergi Dava Dairesinin E:2023/3663 sayılı dosyasına
konu yargılama süreci:
Dava konusu istemin özeti: Bir anonim şirket
tarafından iktisap edilen ve aktifinde iki tam yıldan fazla bir süreyle kayıtlı
bulundurulan taşınmazın icra Dairesi Müdürlüğünce 19/10/2020 tarihinde yapılan
ihale sonucu davacıya devir ve teslimi nedeniyle davacıdan tahsil edilen katma
değer vergisinin kaldırılması ve ödenen verginin tahsil tarihinden itibaren
hesaplanacak yasal faiziyle iadesi istemiyle dava açılmıştır.
Adli ve idari yargı mercilerince olumsuz görev uyuşmazlığı
çıkarılan işbu davada, davanın çözümünde idari yargı mercii görevli olduğundan
görevsizlik kararının kaldırılması yolundaki Uyuşmazlık Mahkemesinin 27/02/2023
tarih ve E:2023/67, K:2023/99 saydı kararı üzerine dosyayı inceleyen İstanbul
10. Vergi Mahkemesinin 22/06/2023 tarih ve E:2023/768, K:2023/1477 sayılı
kararının özeti:
i. Katma değer vergisi yönünden yapılan değerlendirme:
3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu'nun "istisnalar"
başlıklı ikinci kısmının "Sosyal ve Askeri Amaçlı istisnalarla Diğer
İstisnalar" başlıklı altıncı bölümünde yer alan 17. maddesinin (4)
numaralı fıkrasının (r) bendinin Kanun'un geçici 43. maddesi uyarınca
uygulanmasına devam edilen hâline göre, taşınmaz ticaretiyle iştigal etmeyen
kurumların en az iki tam yıl süreyle aktiflerinde yer alan taşınmazların bağış
ve hibe şeklinde olmayan ve "satış" yoluyla devir ve teslimlerinin
katma değer vergisinden istisna tutulması gerekmekte olup bu satışın icra
yoluyla yapılıp yapılmaması, anılan kuralda yer alan istisnanın uygulanması
bakımından önem arz etmemektedir. Diğer taraftan, anılan kuralda yer alan "satış"
ibaresinin müzayede mahallinde yapılan satışları kapsamadığına yönelik herhangi
bir düzenlemeye yer verilmediğinden, anılan kuralın bu satışlara da uygulanması
gerektiği sonucuna varılmıştır.
Olayda, davacı tarafından ihale yoluyla satın alınan
taşınmazın, ilgili makamca yapılan ihaleden önce şirketin, iki tam yıldan fazla
bir süreyle aktifinde bulundurulduğu sabit olduğundan ve 3065 sayılı Kanun'un
17. maddesinin (4) numaralı fıkrasının (r) bendinin 7456 sayılı Kanun ile
değiştirilmeden önceki hâlinde istisnanın müzayede mahallerinde yapılan
satışları kapsamadığına yönelik herhangi bir düzenlemeye yer verilmediğinden,
anılan taşınmazın icra Dairesi Müdürlüğünce 19/10/2020 tarihinde yapılan ihale
sonucu devir ve tesliminin katma değer vergisinden istisna tutulması gerektiği
sonucuna ulaşılmıştır.
Bu nedenle dava konusu katma değer vergisinde hukuka uygunluk
bulunmamaktadır.
ii.
Faiz
talebi yönünden yapılan değerlendirme:
Tahsil edilen verginin, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 112.
maddesinin (4) numaralı fıkrası uyarınca tecil faiziyle birlikte iadesi
gerekmektedir.
iii.
Karar
sonucu:
Mahkeme bu gerekçeyle dava konusu verginin kaldırılmasına ve
verginin tahsil tarihinden itibaren hesaplanacak tecil faiziyle birlikte
davacıya iadesine karar vermiştir.
Davalının istinaf istemini inceleyen İstanbul Bölge İdare
Mahkemesi 1. Vergi Dava Dairesinin 29/11/2023 tarih ve E:2023/3663, K:2023/3982
sayılı kararının özeti:
Vergi Dava Dairesi, istinaf istemine konu vergi mahkemesi
kararının usul ve hukuka uygun olduğu gerekçesiyle istemi kesin olarak
reddetmiştir.
IV.
İNCELEME
VE GEREKÇE:
A.
İLGİLİ
MEVZUAT:
1. 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu'nun "Verginin konusunu teşkil eden işlemleı" başlıklı 1. maddesinin birinci fıkrasının (3) numaralı bendinin (d) alt bendinin 5904 sayılı Kanun ile değiştirildikten sonraki hâli şu şekildedir:
"Türkiye'de yapılan
aşağıdaki işlemler katma değer vergisine tabidir:
...
d) Müzayede mahallerinde ve gümrük depolarında
yapılan satışlar ile 10/2/2005 tarihli ve 5300 sayılı Tarım Ürünleri Lisanslı
Depoculuk Kanununa göre düzenlenen ürün senetlerinin, senedin temsil ettiği
ürünü depodan çekecek olanlara teslimi"
2.
Katma
Değer Vergisi Kanunu'nun "İstisnalar" başlıklı ikinci kısmının
"Sosyal ve Askeri Amaçlı İstisnalarla Diğer İstisnalar"
başlıklı altıncı bölümünde yer alan 17. maddesinin (4) numaralı fıkrasının (r)
bendinin 7456 sayılı Kanun'un 7. maddesi ile değiştirilmeden önceki birinci
paragrafı şu şekildedir:
"4. Diğer İstisnalar:
...
r) (Ek: 30/12/2004-5281/33 md.; Değişik:
28/3/2007-5615/13 md.) Kurumlanın aktifinde en az iki tam yıl süreyle bulunan
iştirak hisseleri ile taşınmazların satışı suretiyle gerçekleşen devir ve
teslimler ile bankalara, finansal kiralama ve finansman şirketlerine borçlu
olanların ve kefillerinin borçlarına karşılık taşınmaz ve iştirak hisselerinin
(müzayede mahallerinde yapılan satışlar dahil) bankalara, finansal kiralama ve
finansman şirketlerine devir ve teslimleri ile bu taşınmaz ve iştirak
hisselerinin finansal kiralama ve finansman şirketlerince devir ve
teslimi."
3.
Kanun'un
17. maddesinin (4) numaralı fıkrasının (r) bendi, 7456 sayılı Kanun'un 7.
maddesiyle değiştirilmiş olup bu değişiklik 15/07/2023 tarihinde yürürlüğe
girmiştir. Anılan Kanun'un 7. maddesi şu şekildedir:
"25/10/1984 tarihli ve 3065 sayılı Katma
Değer Vergisi Kanununun 17 nci maddesinin (4) numaralı fıkrasının (r) bendinin
birinci paragrafında yer alan "iştirak hisseleri ile taşınmazların"
ibaresi "iştirak hisselerinin" şeklinde değiştirilmiş, ikinci ve dördüncü
paragraflarında yer alan "taşınmaz ve" ibareleri madde metninden
çıkarılmıştır."
4.
Katma Değer Vergisi Kanunu'na 7456 sayılı Kanun'un
8. maddesi ile eklenen ve 15/07/2023 tarihinde yürürlüğe giren geçici 43. madde
şu şekildedir:
"Bu maddenin yürürlük
tarihinden önce kuramların aktifinde yer alan taşınmazlar için bu maddeyi ihdas
eden Kanunla, bu Kanunun 17 nci maddesinin (4) numaralı fıkrasının (r) bendinde
yapılan değişiklik öncesi hükümler uygulanır."
B.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
2576 sayılı Bölge idare Mahkemeleri, İdare Mahkemeleri ve Vergi
Mahkemelerinin Kuruluşu ve Görevleri Hakkında Kanun'un 3/C maddesinin (5)
numaralı fıkrası uyarınca karar veren Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulunca,
Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten sonra konu ile ilgili kararlar ve
mevzuat incelenerek gereği görüşüldü:
1.
Usul Yönünden:
Bölge idare Mahkemesi Vergi Dava Dairelerince kesin olarak
verilen kararlar arasındaki aykırılık, kurumlar vergisi mükelleflerinin
aktiflerinde iki tam yıldan fazla bir süreyle kayıtlı bulundurduğu
taşınmazların müzayede mahallerinde yapılan satış yoluyla devir ve
teslimlerinin, 3065 sayılı Kanun'un 17. maddesinin (4) numaralı fıkrasının (r)
bendinin 7456 sayılı Kanun ile değiştirilmeden önceki hâli uyarınca katma değer
vergisinden istisna tutulup tutulamayacağı hususunda ortaya çıkmıştır.
Anılan kararlar arasında, müzayede mahallerinde satın alınan
taşınmazlar nedeniyle hesaplanan katma değer vergilerine karşı nihai
yüklenicisi olanların vergi mahkemesinde dava açma hakkının bulunup bulunmadığı
hususunda bir aykırılık bulunmadığından aykırılığın giderilmesi istemi
hakkındaki işbu karar dava açma ehliyeti yönünden herhangi bir değerlendirme
içermemektedir.
2.
Esas Yönünden:
3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu'nun 1. maddesinin
birinci fıkrası, katma değer vergisinin konusunu oluşturan işlemleri, ticari,
sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti kapsamında yapılan teslim ve
hizmetler; her türlü mal ve hizmet ithalatı ve diğer faaliyetlerden kaynaklanan
teslim ve hizmetler olmak üzere üç ana başlık altında ele almıştır. Diğer
faaliyetlerden kaynaklanan teslim ve hizmetlerin kapsamı, anılan fıkranın (3)
numaralı bendinde sayılmış olup bunların arasında müzayede mahallinde yapılan
satışlarda yer almaktadır.
3065 sayılı Kanun'un 17. maddesinin (4) numaralı fıkrasının (r)
bendinin 7456 sayılı Kanun ile değiştirilmeden önceki hâlinde kurumların
aktifinde en az iki tam yıl süreyle bulunan taşınmazların satışı suretiyle
gerçekleşen devir ve teslimler vergiden istisna edilmiştir.
Bölge idare Mahkemeleri kararlan arasındaki aykırılık, söz
konusu istisna kuralındaki "satış" ibaresinin, müzayede mahallerinde
yapılan satışları kapsayıp kapsamadığına ilişkindir.
3065 sayılı Kanun'un 17. maddesinin (4) numaralı fıkrasının (r)
bendinin 7456 sayılı Kanun ile değiştirilmeden önceki hâlinde düzenlenen
istisna, 3065 sayılı Kanun'un geçici 10. maddesiyle yürürlüğe girdiği tarihten,
anılan Kanun'un 17. maddesinin (4) numaralı fıkrasının (r) bendinin 7456 sayılı
Kanun ile değiştirildiği tarihe kadar, kurumların aktiflerinde en az iki tam
yıl süreyle bulundurdukları taşınmazlar bakımından kesintisiz bir şekilde
uygulanmış olup 3065 sayılı Kanun'un geçici 43. maddesi uyarınca 15/07/2023
tarihinden önce kurumların aktiflerinde bulundurdukları taşınmazların
teslimleri bakımından da günümüzde uygulanmaya devam etmektedir.
Bu istisna hükmüne göre anılan taşınmaz
teslimlerinin katma değer vergisinden istisna tutulabilmesi için birlikte
gerçekleşmesi gereken şartlar şu şekildedir:
a)
Teslime
konu edilen taşınmaz, emtia vasfına sahip olmayan bir iktisadi kıymet
olmalıdır.
b)
Taşınmazın
mülkiyetine sahip olan kişinin, kurum sıfatını haiz olması gerekli olup bu
kurum taşınmaz ticareti dışındaki bir faaliyetle iştigal etmelidir.
c) Taşınmaz,
asgari iki tam yıl kurumun aktifinde bulunmalıdır.
d) Taşınmazın
devir ve teslimi, satış suretiyle gerçekleşmelidir.
e)
Söz
konusu taşınmazlar, kurumların 15/07/2023 tarihinden önce aktiflerinde kayıtlı
bulunmalıdır.
Satış, satıcı ile alıcı arasında yapılan ve bir
malın alıcıya devredilmesi ve bunun karşılığında bir ekonomik değerin alınması
yoluyla yapılmakta olup özel borç ilişkisi bağlamında tarafların karşılık irade
beyanına bağlı olarak meydana gelebileceği gibi malikin iradesi dışında cebri
ve kamu icra hukukuna göre yapılan ihale sonucu da yapılabilir. Buna göre bir
iktisadi kıymet, maliki tarafından satılabileceği gibi malikin iradesi dışında
bu konuda mevzuat ile yetkilendirilenler kişiler tarafından da satılabilir.
Dolayısıyla satış ifadesi geniş anlamda sadece tarafların iradelerine bağlı
olarak ortaya çıkan bir durum olmayıp müzayede mahallerinde yapılan satışları
da kapsamaktadır.
Katma Değer Vergisi Kanunu'nda müzayede
mahallerinde yapılan satışlar ile diğer satışlar arasında vergiyi doğuran
olayın gerçekleşmesi bakımından farklı bir değerlendirme yapılmasını
gerektirecek herhangi bir kurala yer verilmemiştir. Her iki hâlde de, vergisel
yönden meydana gelen hukuki sonuç aynıdır. Açıklanan bu durumun, vergi
istisnaları bakımından da geçerli olduğu şüphesizdir.
Bu durumda anılan istisna hükmünde yer alan
şartların gerçekleşmesi kaydıyla taşınmaz satışının müzayede mahallerinde
yapılması ile malikin iradesiyle gerçekleşmesi arasında vergi istisnasının
uygulanması bakımından farklı bir değerlendirme yapılmasını gerektirecek bir
neden bulunmadığından ve her iki durumda da meydana gelen hukuki işlem
"satış" olduğundan, müzayede mahallinde yapılan satış yoluyla
gerçekleşen taşınmaz tesliminin 3065 sayılı Kanun'un 17. maddesinin (4)
numaralı fıkrasının (r) bendinin 7456 sayılı Kanun ile değiştirilmeden önceki
hâli uyarınca katma değer vergisinden istisna olduğu sonucuna varılmıştır.
Nitekim, 26/04/2014 tarih ve 28983 sayılı Resmî
Gazetede yayımlanan Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliği'nin "I.
Mükellefiyet/B. Verginin Konusu ile İlgili Çeşitli Hususlar/6. Müzayede
Mahallinde Yapılan Satışlar/6.1. Genel Olarak" başlıklı kısmının
birinci paragrafında "3065 sayılı Kanunun (1/3-d) maddesine göre, cebri
icra, izale-İ şüyu, ipoteğin paraya çevrilmesi, tasfiye gibi nedenlerle yapılan
açık artırma, pazarlık ve diğer
Şekillerdeki satışlar da dahil
olmak üzere, müzayede mahallerinde yapılan her türlü satışlar KDV'ye tabidir.
Kanunun istisna ve vergi oranlarına ilişkin hükümleri bu satışlar için de
geçerlidir." şeklinde bir açıklamaya yer verildiği görülmüştür. Bu
idari yorumda, 3065 sayılı Kanun'un ilgili maddelerinde düzenlenen vergi
istisnasına yönelik kuralların, müzayede mahallerinde yapılan satışlar için de
uygulanacağı açıkça kabul edilmiştir.
V.
SONUÇ:
Açıklanan hukuksal nedenler ve
gerekçeyle aykırılığın, kurumlar vergisi mükelleflerinin aktiflerinde iki tam
yıldan fazla bir süreyle kayıtlı bulunan taşınmazların müzayede mahallerinde
yapılan satış yoluyla devir ve teslimlerinin, 3065 sayılı Katma Değer Vergisi
Kanunu'nun 17. maddesinin (4) numaralı fıkrasının (r) bendinin 7456 sayılı
Kanun ile değiştirilmeden önceki hâli uyarınca katma değer vergisinden istisna
olduğu yönünde giderilmesine, 03/12/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak
karar verildi.
----------o----------