MEVZUATTAKİ SON
DEĞİŞİKLİKLER

R.Gazete No: 33173

R.G. Tarihi: 19.02.2026

 

 

YARGITAY KARARI



 Yargıtay 11. Hukuk Dairesinden:




TÜRK MİLLETİ ADINA

YARGITAY İLÂMI

Esas No: 2025/6032

Karar No: 2025/6819


İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Yalova 4. Asliye Hukuk Mahkemesi (Tüketici Mahkemesi sıfatıyla)

TARİHİ : 14.05.2024

SAYISI : 2023/2062 Esas, 2024/1520 Karar

DAVACI : Araş Kargo Yurtiçi Yurtdışı Taşımacılık A.Ş. vekili Avukat ...

DAVALI : ...

HÜKÜM : Davanın kabulü

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesince görülen Tüketici Hakem Heyeti kararının iptali davasında, davanın reddine karar verilmiştir. Kesin olarak verilen kararın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 363. maddesi uyarınca kanun yararına bozulmasının Adalet Bakanlığı tarafından istenilmesi üzerine, dava dosyası ve içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve diğer tüm dosya kapsamı delil ve belgeler incelendi. Gereği müzakere edilip düşünüldü:

KARAR

I.     DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili tarafından davalıya kargo taşıma hizmeti verildiğini, davalıya ait kargonun kaybolması üzerine davalının ürün faturasını sunup uyuşmazlık bedelini fatura bedeli olan 9.808,79 TL olarak bildirerek Tüketici Hakem Heyetine başvuruda bulunduğunu, müvekkili şirket kayıtlarında yapılan araştırmada dava konusu kargonun 13.10.2021 tarihinde Koşuyolu (İstanbul) Şubesine davalı tarafından taşımaya verildiğini, kargo alıcısının BDH Bilişim Destek Hizmetleri Sanayi ve Ticaret A.Ş. olduğunu, kargo içeriğinin davalı gönderici tarafından "Belge" olarak beyan edildiğini, kargo ağırlığının 3 desi olduğunu, kargonun alıcısı tarafından iade edilerek çıkış şubesine geri geldiğinin tespit edildiğini, kargonun davalı göndericiye iadesine dair kayda ulaşılamadığını, kargo paketinin tespit edilemediğini, bunun üzerine Yalova Valiliği İl Tüketici Hakem Heyeti Başkanlığının 19.06.2023 tarihli kararı ile davalı başvuru sahibinin talebinin kabulüne, "LENOVO YOGA C930-13IKB İNTELCORE Î7 855OU 16 GB 512 HB SSD WİNDOWS 10 H" marka/model bilgisayarın yenisinin alınarak davalı tüketiciye teslimine karar verildiğini, kararın hatalı olduğunu, müvekkili şirketin sadece taşıma hizmetini üstlendiğini, gerek yasal mevzuat gerekse içtihat uygulamalarında dava konusu edilen süreçlerle ilgili olarak taşıyıcının malın yenisini alarak tüketiciye teslim etmesi yönünde bir düzenleme ve uygulamaya rastlanmadığım, tazminatın TL cinsinden belirlenmemesinin hatalı olduğunu ileri sürerek Yalova İl Tüketici Hakem Heyeti kararının iptalini talep etmiştir.

II.     CEVAP

Davalıya usulüne uygun olarak tebligat yapılmasına rağmen davaya cevap vermemiştir.

III.     İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen karan ile 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 112. maddesi göz önünde bulundurulduğunda tüketiciye bilgi verilmeden depoya alınan ve orada kaybolan ürüne ilişkin verilen Tüketici Hakem Heyeti kararının yerinde olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

2. İlk Derece Mahkemesi karan kesin olarak verilmiştir.

IV.    KANUN YARARINA TEMYİZ

A.     Kanun Yararına Temyiz Yoluna Başvuran

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararının kanun yararına temyizen incelenmesi Adalet Bakanlığı tarafından istenilmiştir.

B.    Gerekçe

1.    Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, Tüketici Hakem Heyeti kararının iptali istemine ilişkindir.

2.     Değerlendirme

Dava, Tüketici Hakem Heyeti kararının iptali istemine ilişkin olup, taraflar arasında kargo taşıma işi olduğu, davalı tarafından davacı şirkete teslim edilen ürünün gönderilen tarafından teslim alınmaması üzerine ürünün depoya kaldırıldığı ve somasında kaybolduğu, davalıya sürece ilişkin bilgi verilmediği gibi kargosunun da iade edilmediği anlaşılmaktadır. Bunun üzerine davalı-gönderen, Tüketici Hakem Heyetine başvuruda bulunmuş ve Hakem Heyetince taşıma esnasında kaybolan bilgisayarın yenisinin alınarak davalıya teslimine karar verilmiştir. Davacı şirket hakem heyeti kararının iptalini talep etmiş ise de, Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup verilen karar kesindir.

Adalet Bakanlığı Hukuk İşleri Genel Müdürlüğünün 28.05.2025 tarihli, 39152028-153.01-531-2025-E. 1113/12260 sayılı, kanun yararına temyiz konulu yazısında; mahkemece; davacı şirketin sorumluluğunun 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) taşımaya ilişkin hükümleri uygulanarak değerlendirilmesi gerekirken, 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un (6502 sayılı TKHK) ayıplı hizmete ilişkin hükümlerinin uygulandığı, oysa davacı şirketin kargo taşıma hizmeti verdiği ve satıcı/ithalatçı/üretici konumunda olmayıp "taşıyıcı" konumda olduğu, bu nedenle hatalı değerlendirme ile verilen hükmün usul ve yasaya aykırı bulunduğu belirtilerek yukarıda tarih ve sayısı gösterilen kararın kanun yararına temyizen incelenmesi istenilmiştir.

TTK'nın 875. maddesine göre, taşıyıcı, eşyanın taşınmak üzere teslim alınmasından teslim edilmesine kadar geçecek süre içinde, eşyanın ziyamdan, hasarından veya teslimindeki gecikmeden doğan zararlardan sorumludur. Taşıma hukukunda, taşıyıcının kendisine teslim edilen eşyayı hak sahibine tamamen veya kısmen teslim edememesi hali ziya, taşman eşyada meydana gelen ve eşyanın değerinin düşmesine neden olan her türlü maddi kötüleşme ise hasar olarak nitelendirilir. Böyle bir durumda tazminata esas alınacak değer ise eşyanın tamamen ya da kısmen ziyaı halinde TTK'nın 880/1 hükmü kapsamında belirlenir. Buna göre, taşıyıcı, eşyanın tamamen veya kısmen ziyamdan dolayı tazminat ödemekle sorumlu tutulduğunda, bu tazminat, eşyanın taşınmak üzere teslim alındığı yer ve zamandaki değerine göre hesaplanır. Eşyanın değeri piyasa fiyatına göre, bu yoksa aynı tür ve nitelikteki malların cari değerine göre tayin edilir. Eşya, taşımak üzere teslimden hemen önce satılmışsa, satıcının faturasında taşıma giderleri mahsup edilerek gösterilen satış bedelinin piyasa fiyatı olduğu varsayılır. Yine aynı Kanun'un 882. maddesine göre 880 ve 881. maddeler uyarınca ödenecek tazminat, gönderinin net olmayan ağırlığının her bir kilogramı için 8,33 Özel Çekme Hakkını karşılayan tutar ile sınırlanır.

"Taşıyıcının özeni" alt başlıklı TTK'nın 876. maddesine göre de, zıya, hasar ve gecikme, taşıyıcının en yüksek özeni göstermesine rağmen kaçınamayacağı ve sonuçlarını önleyemeyeceği sebeplerden meydana gelmişse, taşıyıcı sorumluluktan kurtulur. Ancak aynı Kanun'un 886. maddede ifade edildiği üzere, taşıyıcı veya yardımcıları zarara, kasten veya pervasızca ve bir zararın meydana gelmesi ihtimalinin bilinciyle sebep olursa, sorumluluk sınırlamalarından yararlanamayacaktır.

Bu halde, taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözümünde, TTK'nın yukarıda açıklanan hükümleri çerçevesinde bir değerlendirme yapılması, taşıyıcının sorumluluğunun doğup doğmadığı tespit edildikten sonra, zıyaı nedeniyle hükmedilebilecek tazminatın hesaplanması ve yahut taşıyıcının sorumluluktan kurtulma hallerinin mevcut olup olmadığının değerlendirilmesi gerekirken, Hakem Heyetince hatalı değerlendirme ile 6502 sayılı TKHK'nın ayıplı hizmete ilişkin hükümleri uygulanarak talebin kabulüne karar verilmesi doğru olmadığı gibi, Hakem Heyeti kararının iptali istemli davada da Mahkemece benzer gerekçelerle davanın reddine karar verilmesi de isabetli olmamış, somut vakıaya ilişkin yerinde bulunan kanun yararına temyiz itirazlarının kabulü ile aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.

V. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Adalet Bakanlığının HMK'nın 363. maddesinin birinci fıkrasına dayalı kanun yararına temyiz isteminin kabulü ile kararın sonuca etkili olmamak üzere KANUN YARARINA BOZULMASINA,

Dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına gönderilmesine,

18.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

----------o----------

    × Popup Görseli

    E-Bültenimizi İnceleyin