R.Gazete No: 33113
R.G. Tarihi: 20.12.2025
Yargıtay 3. Hukuk Dairesinden:
TÜRK MİLLETİ ADINA
YARGITAY İLÂMI
Esas No : 2025/2624
Karar No : 2025/3931
İNCELENEN
KARARIN
MAHKEMESİ : Manavgat 1.
Sulh Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 18.12.2024
SAYISI : 2023/2183
E., 2024/2447 K.
DAVACI : ... vekili Avukat ...
DAVALILAR : 1 ...., 2 . ...vekili ...
DAVA TARİHİ : 19.07.2023
İlk Derece Mahkemesince kesin olarak verilen kararın kanun yararına
temyizen incelenmesi Adalet Bakanlığı tarafından istenilmiş olmakla; Tetkik
Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler
İncelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; müvekkilinin davalının kiracı olduğu taşınmazı kızının
İhtiyacı nedeniyle satın aldığını, kiralanana ihtiyaç duyulması nedeniyle
kiralananın tahliye edilmesini bildirdiklerini ancak davalının kiralananı
tahliye etmediğini, dava konusu taşınmaza müvekkilinin ihtiyacı olduğunu ve
davalıya usulünce verilen yasal sürenin dolduğunu ileri sürerek; kiralananın
yeni iktisap ve ihtiyaç nedeniyle tahliyesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar
vekili; davacının ihtiyacının samimi olmadığını savunarak, davanın reddini
istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla;
davalının eski mülk sahibinin kiracısı olduğu, davacının dava konusu taşınmazı
09.12.2022 tarihinde satın aldığı ve sözleşmenin tarafı haline geldiği, satın
aldığı tarihten itibaren bir aylık süre içerisinde davalıya ihtarname
göndererek taşınmaza konut ihtiyacının bulunduğunu ve sözleşmeyi
yenilemeyeceğini bildirdiği, ihtarnamenin davalıya 13.01.2023 tarihinde tebliğ
edildiği, davanın 19.07.2023 tarihinde yasal süresi içerisinde açıldığı, alınan
tapu kayıtlarında davacı adına başkaca mesken nitelikli taşınmazların
bulunmadığı, davacının kızının Manavgat'ta mimar olarak çalıştığı, bu hususun
SGK kayıtlarında sabit olduğu, ihtiyaçlının Manavgat'ta dedesinin evinde
beraber yaşadıkları, evin küçük olduğu, ayrı odasının bulunmadığı ve bu şekilde
yetişkin bir kişi olarak rahat edemediği, yapılan keşif ve dinlenen tanık
beyanında bu hususun doğrulandığı, davacının kızının ev ihtiyacı talebinin
gerçek, samimi ve zorunlu olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne karar
verilmiştir.
IV.
KANUN
YARARINA TEMYİZ
A.
Kanun
Yararına Temyiz Sebepleri
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararma yönelik Adalet Bakanlığınca; davacının dava konusu taşınmazı 09.12.2022 tarihinde satın aldığı, 28.12.2022 tarihinde keşide ettiği ve 13.01.2023 tarihinde davalılara ayrı ayrı tebliğ edilen ihtarla taşınmaza ihtiyacı bulunduğunu davalılara bildirdiği, 19.07.2023 tarihinde açılan davada önceki malikle davalılar arasında imzalanan kira sözleşmesine dayanılmayıp açıkça 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 351/1 maddesine dayanıldığı, o halde Mahkemece, ihtarnamenin edinme tarihinden itibaren bir ay içinde davalılara tebliğ edilmediği, 6098 sayılı Kanun'un 351/1 maddesine dayanılarak açılan davanın süresinde olmadığı resen dikkate alınarak davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde kiralananın tahliyesine karar verilmiş olmasının usul ve yasaya aykırı bulunduğu ileri sürülerek, kanun yararına temyiz isteminde bulunulmuştur.
B.
Değerlendirme
ve Gerekçe
Uyuşmazlık,
yeni malikin iktisap ve ihtiyaç sebebiyle kiralananın tahliyesi istemine
ilişkindir.
6098 sayılı Kanun'un 351. maddesi uyarınca; konut ya da çatılı işyeri
niteliğindeki bir taşınmazı iktisap eden kimse, dilerse önceki malik ile kiracı
arasında yapılmış sözleşmeye dayanarak sözleşmenin sonunda bir ay içinde,
dilerse edinme günü de dahil olmak üzere edinme tarihinden başlayarak bir ay
içinde durumu kiracıya yazılı olarak bildirmek koşuluyla edinme tarihinden
itibaren altı ay sonra ihtiyaç nedeniyle tahliye davası açabilir. Davanın altı
ayın sonunda hemen açılması şart olmayıp, sözleşme sonuna kadar açılması
mümkündür. Ancak edinmeyi izleyen bir ay içerisinde bildirimin tebliği zorunlu
olup bunun sonradan giderilmesi mümkün değildir. Yeni malikin bu seçeneklerden
hangisi yararına ise onu tercih etme hakkı vardır. Dava açma süresi kamu
düzenine ilişkin olup, davalı ileri sürmese bile mahkemece kendiliğinden göz
önünde bulundurulması gerekir.
Somut olayda; davacının kiralananı 09.12.2022 tarihinde edindiği,
kiralananı edinmeyi bildiren yazılı ihtarnamenin, 13.01.2023 tarihinde
davalılara ayrı ayrı tebliğ edildiği, davanın ise 19.07.2023 tarihinde açıldığı
dosya kapsamı ile sabittir. Davacı dava dilekçesinde önceki malikle davalılar
arasında imzalanan kira sözleşmesine dayanmayıp açıkça davanın 6098 sayılı
Kanun'un 351/1 maddesine dayalı olarak açıldığını belirtmiş olmakla, 6098
sayılı Kanun'un 351/1 maddesine dayalı olarak yeni malikin ihtiyaç nedeniyle
tahliye davasını açabilmesi için öncelikle edinme tarihinden başlayarak bir ay
içinde durumu kiracıya yazılı olarak bildirmesi gerektiği halde bildirimin en
geç 09.01.2023 tarihine kadar yapılması gerekirken süresinde yapılmadığı, bu
durumun resen dikkate alınarak, davanın reddine karar verilmesi gerekirken,
yazılı şekilde kiralananın tahliyesine karar verilmiş olması usul ve yasaya
aykırı olduğundan, Adalet Bakanlığının bu yöne ilişkin kanun yararına temyiz
talebinin kabulüne karar verilmiştir.
V.
KARAR
Açıklanan
sebeplerle;
Adalet Bakanlığının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 363/1
maddesine dayalı kanun yararına temyiz isteminin kabulü ile kararın sonuca
etkili olmamak üzere aynı Kanun'un 363/2 maddesi uyarınca KANUN
YARARINA BOZULMASINA,
Kararın bir
örneğinin ve dava dosyasının Adalet Bakanlığına gönderilmesine,
09.09.2025
tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
----------o----------