R.Gazete No: 33123
R.G. Tarihi: 30.12.2025
Yargıtay 3. Hukuk Dairesinden:
TÜRK MİLLETİ ADINA
YARGITAY İLÂMI
Esas No : 2025/3440
Karar No : 2025/4430
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İstanbul
35. Sulh Hukuk Mahkemesi
TARİHİ :
30.01.2025
SAYISI : 2024/589
E., 2025/171 K.
DAVACI: ... Tic. Ltd. Şti.
vekili Avukat ...
DAVALI: ... vekili Avukat ...
DAVA TARİHİ : 23.08.2023
İlk Derece Mahkemesince kesin olarak verilen kararın kanun
yararına temyizen incelenmesi Adalet Bakanlığı tarafından istenilmiş olmakla;
Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler
incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; davalı tarafından müvekkili aleyhine kira
alacağının tahsili için takip başlattığını, takip dayanağı 15.02.2021 başlangıç
tarihli kira sözleşmesinin dava dışı Ç.Y. ile davalı arasında düzenlendiğini,
müvekkilinin kira sözleşmesinin tarafı olmadığını, kefalete ilişkin ibarenin
kanuni şekil şartlarını sağlamadığı için geçersiz olduğunu, müvekkilinin
davalıya herhangi bir borcu bulunmadığım ileri sürerek; müvekkilinin takip
dosyası nedeniyle davalı borçlu olmadığının tespitine ve icra takibinin müvekkili
yönünden iptaline, davalı aleyhine kötü niyet tazminatına karar verilmesini
talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; kefaletin geçerli olduğunu savunarak, davanın
reddini istemiştir.
III. MAHKEME
KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen
kararıyla; takibe dayanak yapılan ve hükme esas alman 15.02.2021 başlangıç
tarihli ve bir yıl süreli kira sözleşmesini davacının kefil olarak imzaladığı,
sözleşmede kefilin gerek sorumlu olacağı süre ve gerekse sorumlu tutulacağı
azami miktarın gösterilmediği, bu nedenle kefilin sorumluluğunun kira
sözleşmesinin süresince olduğu, tahsili istenilen kira bedellerinin kira süresi
içerisinde yer alan 2021 Mayıs ve 2021 Haziran ayma ait bulunduğu, bu durumda
davacı kefilin takibe konu kira bedellerinden sorumlu olduğu gerekçesiyle,
davanın reddine karar verilmiştir.
IV. KANUN
YARARINA TEMYİZ
A. Kanun
Yararına Temyiz Sebepleri
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen
kararına yönelik Adalet Bakanlığınca; 15.02.2021 başlangıç tarihli kira
sözleşmesini davacının kefil sıfatı ile imzaladığı, 6098 sayılı Türk Borçlar
Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 12. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla aynı
Kanun'un 583. maddesinde kefalet sözleşmesi için öngörülen şeklin geçerlilik
şekli olduğu, dava konusu kira sözleşmesinde kiracı lehine olan kefalette
kefilin sorumlu olacağı azami miktar ile kefalet tarihinin, kefilin el yazısı
ile belirtilmemesi sebebiyle kefaletin hükümsüz olduğu dikkate alınarak davanın
kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın reddine karar
verilmiş olmasının usul ve yasaya aykırı bulunduğu ileri sürülerek, kararın
bozulması istenilmiştir.
B. Değerlendirme
ve Gerekçe
Uyuşmazlık, kira alacağının tahsili için başlatılan
icra takibi nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti istemi ilişkindir.
Davada dayanılan ve hükme esas alınan 15.02.2021
başlangıç tarihli ve bir yıl süreli kira sözleşmesini, davacı kefil sıfatıyla
imzalamıştır. 6098 sayılı Kanun'un 583. maddesinde; "Kefalet
sözleşmesi, yazılı şekilde yapılmadıkça ve kefilin sorumlu olacağı azamî miktar
ile kefalet tarihi belirtilmedikçe geçerli olmaz. Kefilin, sorumlu olduğu azamî
miktarı, kefalet tarihini ve müteselsil kefil olması durumunda, bu sıfatla veya
bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girdiğini kefalet
sözleşmesinde kendi el yazısıyla belirtmesi şarttır." hükmü
bulunmaktadır. Takibe konu kira sözleşmesinde anılan maddede belirtilen şekil
şartına uyulmamış olduğundan kefalet sözleşmesi geçersiz bulunduğu gibi takibe
konu kira alacaklarının sözleşme süresi içerisinde yer alması da sonuca etkili
değildir.
Hal böyle olunca, İlk Derece Mahkemesince; takibe
konu kira alacaklarından kefilin sorumlu tutulması hukuken mümkün olmadığı
gözetilerek, davacı kefil yönünden davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken,
yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olduğundan Adalet
Bakanlığının kanun yararına temyiz isteminin kabulü gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Adalet Bakanlığının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri
Kanunu'nun 363/1 maddesine dayalı kanun yararına temyiz isteminin kabulü ile
kararın aynı Kanun'un 363/2 maddesi gereğince sonuca etkili olmamak üzere KANUN YARARINA BOZULMASINA,
Dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir
örneğinin Adalet Bakanlığına gönderilmesine,
30.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
----------o----------