R.Gazete No: 33164
R.G. Tarihi: 10.02.2026
Yargıtay 3. Hukuk Dairesinden:
TÜRK MÎLLETİ ADINA
YARGITAY İLÂMI
Esas No
Karar No: 2025/5013
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: Eskişehir 2. Sulh Hukuk Mahkemesi
TARİHİ:06.03.2024
SAYISI :2023/2278 E., 2024/849 K.
DAVACI: ...
DAVALI: ...
DAVA TARİHİ: 11.07.2023
İlk Derece Mahkemesince kesin olarak verilen
kararın kanun yararına temyizen incelenmesi Adalet Bakanlığı tarafından
istenilmiş olmakla; Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten
sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili; taraflar arasında 20.09.2022 tarihli
kira sözleşmesi düzenlendiğini, her ne kadar kira sözleşmesinde; kira borcunun
banka yoluyla ödeneceği kararlaştırılmış ise de, davalının istemesi nedeniyle
kira bedellerinin elden ödendiğini, davalının Haziran ayı kira bedelini
almaması nedeniyle tevdi mahalli tayini talep edilmesi için başvurduğunu, kira
borcu olmadığı halde hakkında icra takibi başlatıldığını, davalı kiraya verenin
müvekkilinin tahliye edebilmek için kendisine elden yapılan ödemeleri inkar
ederek haksız menfaat elde etmeye çalıştığını ileri sürerek; icra takibine konu
edilen Ocak, Şubat, Mart, Nisan ve Mayıs aylarına ait kira borçlarının
ödendiğinin tespitine karar verilmesini talep etmiş, yargılama sırasında icra
tehdidi altında takip dosyası borcunun ödenmesi nedeniyle, davanın istirdat
davası olarak devamını, 4.389,55 TL ile 14.440,00 TL ödemenin, ödeme
tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faizi ile tahsiline karar verilmesini
istemiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; davacının ödeme iddiasını kabul
etmediklerini, davacının tanıkla ispat iddiasının hukuki dayanaktan yoksun
olduğunu, bir yıllık kira bedeli olan 21.600,00 TL'nin senetle ispat sınırının
üzerinde olduğunu, davacının tanık dinletmesine muvafakat etmediklerini
savunarak, davanın reddini istemiştir.
III.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dava konusu kira bedellerini davalının işyerine gelerek aldığı, Mayıs ayı kirasının davacının eşi ile birlikte davalının yanma gidilerek ödendiği, haziran ayı kirasını işyerine almaya gelmemesi üzerine PTT kanalıyla ödemek istediği, bu ödemenin de kabul edilmemesi üzerine tevdi mahalli tayini yoluyla ödeme yapılmasına karar verildiği, icra takibine konu kira bedellerinin davacı tarafça yatırılmış olması ve icra tehdidi altında tekrar ödenmesi nedeniyle yapılan ödemelerin istirdatının gerektiğinden bahisle; davanın kabulüne, 4,389,55 TL'nin 29.11.2023 tarihinden, 14.440,00 TL'nin 01.12.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
IV.
KANUN
YARARINA TEMYİZ
A.
Kanun
Yararına Temyiz Sebepleri
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararma yönelik
Adalet Bakanlığınca; taraflar arasında 20.09.2022 başlangıç tarihli, 1.800,00
TL kira bedelli ve üç ay süreli kira sözleşmesinin varlığı hususunda herhangi
bir uyuşmazlık bulunmadığı, yıllık kira bedeli senetle ispat sınırının üzerinde
olduğu gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun)
senede karşı tanıkla ispat yasağını düzenleyen 201. maddesine göre de, senede
bağlı her çeşit iddiaya karşı ileri sürülen ve senedin hüküm ve kuvvetini
ortadan kaldıracak veya azaltacak nitelikte bulunan hukuki işlemlerin
ikibinbeşyüz Türk Lirasından az bir miktara ait olsa bile tanıkla ispat
olunamayacağı, yıllık kira bedeli senetle ispat sınırının üzerinde olduğu, bu
itibarla davacı kiracı tarafından kira borcunun ödendiği hususu kesin delille
ispat edilmesi gerekirken Mahkemece tanık beyanlarına dayanarak yazılı şekilde
karar verilmiş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğu ileri sürülerek, kanun
yararına temyiz isteminde bulunulmuştur.
B.
Değerlendirme
ve Gerekçe
Uyuşmazlık, kira alacağının tahsili için başlatılan icra takibi
nedeniyle borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkin olup, dava konusu borcun
ödenmiş olması nedeniyle dava istirdat davasına dönüşmüştür.
6100 sayılı Kanunu 190/1 maddesinde; "İspat yükü,
kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki
sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir.
200/1 maddesinde; "Bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri,
değiştirilmesi, yenilenmesi, ertelenmesi, ikrarı ve itfası amacıyla yapılan
hukuki işlemlerin, yapıldıkları zamanki miktar veya değerleri ikibinbeşyüz Türk
Lirasını geçtiği takdirde senetle ispat olunması gerekir. Bu hukuki işlemlerin
miktar veya değeri ödeme veya borçtan kurtarma gibi bir nedenle iki bin beş yüz
Türk Lirasından aşağı düşse bile senetsiz ispat olunamaz. ";
201.
maddesinde ise; " Senede bağlı her çeşit iddiaya karşı ileri sürülen ve
senedin hüküm ve kuvvetim ortadan kaldıracak veya azaltacak nitelikte bulunan
hukuki işlemler ikibinbeşyüz Türk Lirasından az bir miktara ait olsa bile
tanıkla ispat olunamaz. " düzenlemeleri yer almaktadır.
Kural olarak, kira ilişkisinin varlığını ve aylık kira
bedelinin ne kadar olduğunu ispat külfeti kiraya verene, kabul edilen kira
bedelinin ödendiğinin ispat külfeti ise kiracıya düşer. Kiraya verenin talep
ettiği yıllık kira bedeli, 6100 sayılı Kanunun 200. maddesi uyarınca
belirlenecek senetle ispat sınırının üzerinde ise; kira bedelini kesin delille
ispatlamak zorundadır. Yine kiracı da kira bedelinin senetle ispat sınırının
üzerinde olması durumunda, kira borcunu ödediğini kesin delille ispat etmelidir.
Somut olayda; taraflarca imzalanan 20.09.2022 başlangıç tarihli
yazılı kira sözleşmesinde, aylık kira bedeli 1.800,00 TL olarak
kararlaştırılmıştır. Davalı kiraya veren tarafından başlatılan icra takibinde
aylık 1.800,00 TL kira bedeli üzerinden Ocak-Haziran 2023 dönemine ait
10.800,00 TL kira alacağının tahsili talep edilmiş, davacı kiracı kira
bedellerinin elden ödendiğini ileri sürerek borçlu olmadığının tespitini talep
etmiştir.
Her ne kadar, İlk Derece Mahkemesince; tanık beyanlarına
dayanılarak davacı kiracının kira bedellerini ödediği sonucuna varılmış ise de,
yıllık kira bedeli senetle ispat sınırının üzerinde olduğundan, kiracı
iddiasını kesin delille ispat etmekle yükümlüdür. Aynı zamanda senede karşı
tanıkla ispat yasağını düzenleyen 6100 sayılı Kanunun 201. maddesine göre de,
taraflar arasında yazılı kira sözleşmesi bulunduğundan, kira bedellerinin
ödendiği hususunda tanık dinlenemez.
Hal böyle olunca, İlk Derece Mahkemesince;
davacının kira bedellerini ödediğini tanık beyanlarına ile ispatlamayacağı göz
önünde bulundurularak değerlendirme yapılması gerekirken, tanık beyanlarına
dayanarak yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı
olduğundan, Adalet Bakanlığının kanun yararına temyiz isteminin kabulü
gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Adalet Bakanlığının 6100 sayılı Kanunun 363
maddesinin birinci fıkrası hükmüne dayalı kanun yararına temyiz isteminin
kabulü ile kararın aynı maddenin ikinci fıkrası uyarınca sonuca etkili olmamak
üzere KANUN YARARINA BOZULMASINA,
Dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir
örneğinin ve dava dosyasının Adalet Bakanlığına gönderilmesine,
21.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
----------o----------