R.Gazete No: 33164
R.G. Tarihi: 10.02.2026
Yargıtay 3. Hukuk Dairesinden:
TÜRK MİLLETİ ADINA
YARGITAY İLÂMI
Esas No: 2025/4193
Karar No: 2025/5556
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Gaziantep 1. Tüketici Mahkemesi
TARİHİ : 12.03.2024
SAYISI : 2024/79 E., 2024/105 K.
DAVACILAR: ...
DAVALI : ...
DAVA TARİHİ: 18.07.2023
İlk Derece Mahkemesince, kesin olarak verilen kararın kanun yararına temyizen incelenmesi Adalet Bakanlığı tarafından istenilmiş olmakla; Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacılar vekili; müvekkillerinin dava dışı ...'in
avukatı olduğunu, müvekkillerinin Ceylan Keklik adına vekaleten Gaziantep 3.
Aile Mahkemesinin 2020/687 E., 2022/526 K. sayılı dosyasında davalı ...'e karşı nafaka davası açtığını, dava dosyasının 07.06.2022 tarihli 7.
celsesinde ...'in asaleten duruşmaya katılarak davadan feragat
ettiğini bildirdiğini, müvekkilinin bu durumdan haberdar olmadığını, Aile
Mahkemesinde tarafların müvekkili olan avukatı saf dışı bırakarak kendi aralarında
uzlaştıklarını, bu nedenle davalı aleyhine karşı yan vekalet ücretinin tahsili
için icra takibi başlattığını belirterek, Gaziantep İcra Dairesinin 2023/65231
E. sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talep
etmiştir.
II.
CEVAP
Davalı; cevap vermemiştir.
III.
İLK
DERECE MAHKEMESİ KARARI
1.
Gaziantep
3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 14.12.2023 tarihli ve 2023/225 E., 2023/384 K.
sayılı kararıyla; davacının mesleki amaçla hareket ettiği, davalının ise hizmet
alan Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunda tanımı yapılan tüketici olduğu,
davanın 18.07.2023 tarihinde ikame edildiği, somut uyuşmazlığın Tüketici
Mahkemesinin görev alanına girdiği gerekçesiyle, görev dava şartı
noksanlığından davanın usulden reddine karar verilmiştir.
2.
Dosyanın
tevzi edildiği Gaziantep 1. Tüketici Mahkemesinin 12.03.2024 tarihli ve 2024/79
E., 2024/105 K. sayılı ilamıyla; dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulmuş
olmasının dava şartı olarak öngörüldüğü, bu durumda 6325 sayılı Hukuk
Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesine göre davacının,
arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya yanlamadığına ilişkin son tutanağın
aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine
eklemek zorunda olduğu ancak dava dilekçesi ekinde arabuluculuk faaliyeti
sonunda anlaşmaya yarılamadığına ilişkin son tutanağın bulunmadığı, verilen
kesin sürede arabuluculuk tutanağı sunulmadığı gerekçesiyle, davanın özel dava
şartı (zorunlu arabuluculuk) yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.
IV.
KANUN
YARARINA TEMYİZ
A.
Kanun
Yararına Temyiz Sebepleri
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararma yönelik Adalet Bakanlığınca; Mahkemece taraflar arasında bir tüketici işlemi bulunmadığı ve Tüketici Mahkemesinin görevsiz olduğu dikkate alınarak karşı görevsizlik karan verilmesi gerekirken arabuluculuk dava şartının yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar karar verilmiş olmasının usul ve yasaya aykın bulunduğu ileri sürülerek, kanun yararına temyiz isteminde bulunulmuştur.
B.
Değerlendirme
ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davacılar tarafından takip edilen dava dosyasında
tarafların sulh olması nedeniyle karşı yan vekalet ücretinin takip edilen dava
dosyasının karşı tarafından Avukatlık Kanunu'nun 165. maddesi gereğince tahsili
için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkin olup, kanun
yararına temyiz aşamasında uyuşmazlık Tüketici Mahkemesinin görevli olup
olmadığı noktasında toplanmaktadır.
6502 sayılı Kanunun 3. maddesine göre; tüketici, ticari veya
mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi, tüketici
işlemi; mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere
ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına
hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser,
taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil
olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi ifade eder.
6502 sayılı Kanunun 73. maddesi bu kanunun uygulanması ile
ilgili her türlü ihtilafa Tüketici Mahkemelerinde bakılacağını öngörmüştür. Bir
hukuki işlemin sadece 6502 sayılı Kanunda düzenlenmiş olması tek başına o
işlemden kaynaklanan uyuşmazlığın Tüketici Mahkemesinde görülmesini
gerektirmez. Bir hukuki işlemin 6502 sayılı Kanun kapsamında kaldığının kabul
edilmesi için taraflardan birinin tüketici, diğer tarafın ise satıcı, sağlayıcı
ya da müteşebbis olması gerekir.
Somut olayda, davacı vekillerin dava dışı müvekkili Ceylan
Keklik adına vekaleten, davalı aleyhine Gaziantep 3. Aile Mahkemesinin 2020/687
E., 2022/526 K. sayılı nafaka davasını açtıkları, eldeki davanın ve nafaka
davasının davalısı olan ... ile davacılar arasında herhangi bir
vekâlet veya sözleşme ilişkisinin bulunmadığı, davalının da tüketici olarak
değerlendirilemeyeceği anlaşılmakla taraflar arasındaki uyuşmazlığın 6502
sayılı Kanun kapsamında kaldığının kabulü mümkün değildir. Görevle ilgili
düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi
yargılamanın her aşamasında resen gözetilir. Görevle ilgili hususlarda
kazanılmış hak söz konusu olmaz.
O halde Mahkemece, taraflar arasında bir tüketici işlemi
bulunmadığı ve Tüketici Mahkemesinin görevsiz olduğu dikkate alınarak karşı
görevsizlik kararı verilmesi gerekirken arabuluculuk dava şartının yokluğu
nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı
olduğundan Adalet Bakanlığının kanun yararına temyiz isteminin kabulü
gerekmiştir.
V.
KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Adalet Bakanlığının HMK'nın 363/1 hükmüne dayalı kanun
yararına temyiz isteminin kabulü ile kararın sonuca etkili olmamak üzere HMK'mn
362/2 maddesi gereği KANUN YARARINA BOZULMASINA,
----------o----------