R.Gazete No: 33200
R.G. Tarihi: 18.03.2026
YARGITAY KARARLARI
Yargıtay 3. Hukuk Dairesinden:
TÜRK MİLLETİ ADINA YARGITAY İLÂMI
Esas No: 2025/5040
Karar No: 2025/6361
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Kayseri 12. Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ: 28/12/2023
SAYISI: 2023/94 E., 2023/385 K.
DAVACI: T. İ. K. G. M. vekili Avukat S. Ö.
DAVALI: S. Y. B. M. Eşya Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi vekili Avukat Ö. B. K.
DAVA TARİHİ: 23.3.2023
İlk Derece Mahkemesince kesin olarak verilen kararın kanun yararına temyizen incelenmesi Adalet Bakanlığı tarafından istenilmiş olmakla; Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; müvekkili şirketin idari para cezasının tahsili için Kayseri Genel İcra Müdürlüğünün 2022/32950 Esas sayılı dosyasıyla yapılan ilamsız icra takibine davalı borçlunun borcu bulunmadığını bildirerek itiraz ettiğini, 4857 sayılı Kanunun 30. maddesi gereğince işverenlerin 50 veya daha fazla işçi çalıştırdıkları özel sektörlerde çalışan sayısının yüzde 3'ü oranında engelli işçi istihdam etmek zorunda olduklarını, istihdam edilmesi gereken engelli çalışan sayısı istihdam edilmediğinden uygulanan idari para cezasının 15 gün içinde Sulh Ceza Hakimliği nezdinde iptali için dava açılabildiğini, davalı tarafın Kayseri 3. Sulh Ceza Hakimliğinin 2021/6888 D. İş sayılı dosyası ile para cezasına itirazının reddine ilişkin kararın kesinleştiğini, itiraz eden tarafa engelli kontenjan açığı nedeniyle 4857 sayılı İş Kanunu'nun 30. maddesi uyarınca 2021 yılı Temmuz döneminde 1 kişi, Ağustos döneminde 1 kişi ve Eylül döneminde 1 kişi olmak üzere toplam 3 kişilik açık için 13.597,47 TL idari para cezası uygulandığını ileri sürerek; icra dosyasına vaki itirazın iptaline ve takibin devamına, davalı aleyhine icra inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; davacı taleplerinin zamanaşımına uğradığını davanın görevsiz mahkemede açıldığını, davacı Kurum tesis edilen işlem hukuka aykırı olduğunu, ilgili mevzuat uyarınca istihdam edilecek personelin davacı Kurum tarafından yönlendirilmesi gerektiğini, defaaten başvuru yapılmasına rağmen Kurumun yönlendirme yapmadığını, engelli işçi çalıştırmama eyleminin bir kabahat olması nedeniyle kasıtlı eylemi veya kusuru olmadığını, defalarca davacı Kuruma müracaat ettiğini, davacı Kurumca yönlendirilen Ş. K.'nın işe alındığını, personelin 3 kodu ile yani istifa kodu ile işten ayrıldığını, akabinde davacı Kuramca yönlendirilen Ahmet Bostancı'nın işe alındığını, Kurumun zamanında yönlendirme yapmadığını yahut yönlendirdiği kişinin müvekkili iş yerinde çalışmak istemediğini, bunda müvekkilinin hiçbir kusurunun olmadığını, Anayasa Mahkemesine başvuru yapıldığını, dosyasının bekletici mesele yapılmasını talep etiklerini savunarak, davanın reddini dilemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. KANUN YARARINA TEMYİZ
A. Kanun Yararına Temyiz Sebepleri
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına yönelik Adalet Bakanlığı Kanun yararına temyiz istemekle; davacı vekilinin 10.10.2023 tarihli duruşmaya yönelik mazeret dilekçesi sunulduğu, aynı celsede davacı vekilinin mazeretinin kabulüne karar verilerek duruşma gününün 28.12.2023 tarihi olarak belirlendiği ve duruşma gün ve saatinin UYAP üzerinden öğrenilmesine karar verildiği ancak davacı vekiline duruşma gününün elektronik tebligat yoluyla 16.10.2023 tarihinde tebliğ edildiğinin anlaşıldığı, davacı vekilinin 28.12.2023 tarihli duruşmaya da mazeret dilekçesi sunduğu, Mahkemece dosyanın karar aşamasında olması gerekçesiyle mazeret talebi reddedilerek davanın esası hakkında karar verildiği, ancak somut dava resen yürütülmesi gereken davalardan olmadığından, davacı vekilinin mazeretlerinin reddine karar verilmesi karşısında, davalı vekilinin davayı takip etmediğini içeren talebinin değerlendirilmesi ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 150. maddesi uyarınca karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmesinin usul ve kanuna aykırı bulunduğu ileri sürülerek; kararın kanun yararına bozulması talep edilmiştir.
Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, idari para cezasının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
6100 sayılı Kanunun "Tarafların Duruşmaya Gelmemesi, Sonuçları ve Davanın Açılmamış Sayılması" başlıklı 150. maddesinde;
(1) Usulüne uygun şekilde davet edilmiş olan taraflar, duruşmaya gelmedikleri veya gelip de davayı takip etmeyeceklerini bildirdikleri takdirde dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilir.
(2) Usulüne uygun şekilde davet edilmiş olan taraflardan biri duruşmaya gelir, diğeri gelmezse, gelen tarafın talebi üzerine, yargılamaya gelmeyen tarafın yokluğunda devam edilir veya dosya işlemden kaldırılır. Geçerli bir özrü olmaksızın duruşmaya gelmeyen taraf, yokluğunda yapılan işlemlere itiraz edemez.
(3) Duruşma gününün belli edilmesi için tarafların başvurması gereken hâllerde gün tespit ettirilmemişse, son işlem tarihinden başlayarak bir ay geçmekle dosya işlemden kaldırılır.
(4) Dosyası işlemden kaldırılmış olan dava, işlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak üç ay içinde taraflardan birinin dilekçe ile başvurusu üzerine yenilenebilir. Yenileme dilekçesi, duruşma gün, saat ve yeri ile birlikte taraflara tebliğ edilir. Dosyanın işlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak bir ay geçtikten sonra yenileme talebinde bulunulursa, yeniden harç alınır, bu harç yenileyen tarafça ödenir ve karşı tarafa yüklenemez. Bu şekilde harç verilerek yenilenen dava, eski davanın devamı sayılır.
(5) İşlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak üç ay içinde yenilenmeyen davalar, sürenin dolduğu gün itibarıyla açılmamış sayılır ve mahkemece kendiliğinden karar verilerek kayıt kapatılır.
(6) İşlemden kaldırılmasına karar verilmiş ve sonradan yenilenmiş olan dava, ilk yenilenmeden sonra bir defadan fazla takipsiz bırakılamaz. Aksi hâlde dava açılmamış sayılır.
(7) Hangi sebeple olursa olsun açılmamış sayılan davadaki talep dahi vaki olmamış sayılır. düzenlemesi yer almaktadır.
Somut olayda; davacı vekilinin mazeretinin kabul edilmediği duruşmada, davalı vekilinin hazır bulunduğu ve dosyayı takip etmeyeceklerini bildirdiği dosya kapsamıyla sabittir.
Şu durumda, İlk Derece Mahkemesince takip edilmeyen dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilmesi gerekirken davacı vekilinin yokluğunda davaya devam edilerek, yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğundan, Adalet Bakanlığının bu yöne ilişkin Kanun yararına temyiz isteminin kabulü gerekmiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Adalet Bakanlığının 6100 sayılı Kanunun 363/1 maddesine dayalı
kanun yararına temyiz isteminin kabulü ile kararın sonuca etkili olmamak üzere KANUN
YARARINA BOZULMASINA,
Dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına gönderilmesine,
24.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
----------o----------