MEVZUATTAKİ SON
DEĞİŞİKLİKLER

R.Gazete No: 33260

R.G. Tarihi: 21.05.2026

 

YARGITAY KARARI


Yargıtay 3. Hukuk Dairesinden:


TÜRK MİLLETİ ADINA

YARGITAY İLÂMI

Esas No: 2025/6146

Karar No: 2026/388

 

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: Bergama 3. Asliye Hukuk Mahkemesi

TARİHİ: 30.01.2025

SAYISI: 2024/166 E., 2025/14 K.

DAVACI: ... vekili Avukat ...

DAVALI: ... vekili Avukat ...

DAVA TARİHİ: 31.12.2021


İlk Derece Mahkemesince kesin olarak verilen kararın kanun yararına temyizen incelenmesi Adalet Bakanlığı tarafından istenilmiş olmakla; Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:


I.     DAVA

Davacı; Bergama'da avukatlık yapan davalının zimmet suçunu işlediği iddiasıyla Bergama Ağır Ceza Mahkemesinin 2020/170 E. sayılı dosyasında yargılandığım, ayrıca davalı asilin müşteki olduğu Bergama 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/555 E. sayılı dosyalarını takip için kendisini vekil olarak tayin ettiğini, bu hususta davalı asilin bürosunda vekalet ücreti sözleşmesinin imzalanıldığını, yargılama aşamasında 01.07.2021 günlü duruşmadan sonraki günde muvafakati dışında başka bir avukatın vekaletnamesini gördüğünü, ücret sözleşmesindeki şartlara uymayıp muvafakati olmaksızın azle zemin hazırlamak için önce davadan çekilmesini istediğini, davalının 6 ay süreyle her türlü hukuki yardımı aldıktan ve duruşmaların ertelenmesini sağladıktan sonra sonra bilgisi ve muvafakati dışında bir başka avukatı vekil atadığını, duruşma gününün bildirilmediğini, vekalet ücretinin ödenmemesi nedeniyle takip başlattığını belirterek davalının icra takibine yaptığı itirazın iptalini talep etmiştir.


II.     CEVAP

Davalı; yerleşim yerinin Bergama olduğunu, davanın yetki yönünden reddi gerektiğini, borcu olmaması nedeniyle de davanın esastan reddi gerektiğini savunarak davanın reddini ve takip konusu alacağın % 20'si tutarında kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir.


III.     İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İzmir 2. Tüketici Mahkemesinin tarihli kararıyla; taraflar arasındaki ilişkinin tüketici işlemi kabul edilemeyeceği, Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun kapsamında olmadığı gerekçesiyle Mahkemenin görevsizliğine, davada Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu anlaşıldığından 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 114/c ve 115/2 maddeleri gereğince dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine dair verilen kararın davalı tarafça istinaf edilmesi üzerine İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesinin 06.09.2022 tarihli ilamıyla; İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davalı tarafın istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

İzmir Asliye Hukuk Mahkemesinin 28.03.2023 tarihli kararıyla; davacının adresinin Çiğli/İzmir olduğu ve davacının ikametgah açısından Karşıyaka Mahkemelerinin yetkili olduğu, ancak burada dava açılmadığı, davanın davalının yerleşim yeri Mahkemesi olan Bergama'da açılması gerektiği gerekçesiyle; davanın dava şartı noksanlığından usulden reddine, Mahkemenin yetkisizliğine, davaya bakmakla Bergama Asliye Hukuk Mahkemelerinin yetkili olduğuna karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığına tarih ve sayısı belirtilen kararıyla davacının takip tarihinde yerleşim yerinin Çiğli olduğu, azlin haksız olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, İzmir 21. İcra Dairesi 2021/7595 E. sayılı takibe yapılan itirazın iptaline, takibin 25.000,00 TL asıl alacak yönünden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, alacağın likit olduğu anlaşıldığından asıl alacağın %20'sine tekabül eden 5.000,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesin karar verilmiştir.


IV.    KANUN YARARINA TEMYİZ


A.     Kanun Yararına Temyiz Sebepleri

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına yönelik Adalet Bakanlığınca; Mahkemece davacının yerleşim yerinin bulunduğu Çiğli İlçesinin Karşıyaka Mahkemeleri ve İcra Dairelerinin yetki alanında bulunup İzmir Mahkemeleri ve İcra Dairelerinin yetki alanında bulunmadığı dikkate alınarak yetkili icra dairesinde yapılmış geçerli bir takip olmadığından davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle davanın esası hakkında karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı bulunduğu ileri sürülerek kanun yararına temyiz isteminde bulunulmuştur.


B.     Değerlendirme ve Gerekçe

Uyuşmazlık, icra dairesinin yetkisine itiraz edilmesi halinde öncelikle icra dairesinin yetkisinin incelenip, yetkisiz olduğuna kanaat getirilmesi halinde davanın reddine karar verilip verilmeyeceği noktasında toplanmaktadır.

İtirazın iptali davasının görülebilmesi usulüne uygun biçimde yapılmış, geçerli bir icra takibinin varlığına bağlıdır. Ortada usulüne uygun yapılmış geçerli bir takibin bulunmadığı durumlarda itirazın iptali davasının görülmesine usulen olanak yoktur. İcra dairesinin yetkisine itiraz edilmişse itiraz öncelikle incelenmelidir. Bu itiraz usulünce incelenip sonuçlandırılmadığı sürece geçerli bir icra takibinin bulunduğundan söz edilemez. Aksinin kabulü halinde Mahkemece 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 4. maddesine aykırı olarak yargı çevresinde bulunmayan icra dairesi ile ilgili bir karar verilmiş olur ki bunun kabul edilmesi mümkün değildir (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 20.03.2002 tarihli ve 2002/13-241E, 2002/208 K. 28.03.2001 tarihli ve 2001/19-267 E,2001/311 K. sayılı kararları). Yetki itirazının incelemesi neticesinde Mahkeme yetkili olduğuna karar verirse borçlunun icra dairesine yapmış olduğu yetki itirazının reddine karar verilecektir. Mahkeme yapmış olduğu inceleme neticesinde takip yapılan icra dairesinin yetkili olmadığına kanaat getirir ise "Yetkili icra dairesinde yapılmış geçerli bir takip olmadığından davanın reddine" karar verecektir. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 06.10.2004 tarihli ve Esas: 2004/19-410, Karar: 2004/471 sayılı ilâmı)

Borçlu, yetki itirazında yetkili icra dairesinin hangisi olduğunu bildirmelidir (ÎÎK m. 50,1; HMK m. 19/2). Birden fazla yetkili icra dairesi varsa, borçlu, yetki itirazında bu (yetkili) icra dairelerinden seçtiği icra dairesini (yalnız birini) yetkili olarak bildirebilir; aksi takdirde yetki itirazı dikkate alınmaz (İİK m. 50,1; HMKm,19/2,c.2). Yani, borçlu yetki itirazında yetkili icra dairesi olarak birden fazla icra dairesini gösterirse, yetkili icra dairesini kesin olarak bildirmemiş olduğundan, böyle bir yetki itirazı geçersizdir (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 09.03.2021 tarihli ve 2017/(13)3-2501 E., 2021/233 K. sayılı ilamı).

Dava dosyasının incelenmesinde; davalı borçlunun hakkında başlatılan Ankara 31. İcra Müdürlüğünün 2022/4458 E. sayılı icra takibine "Takibe konu avukatlık sözleşmesine konu davalar derdest olup, BERGAMA AĞIR CEZA MAHKEMESİ VE BERGAMA 3.ASLÎYE CEZA MAHKEMESİNDE görülmektedir. Yine yerleşim yerim de BERGAMA'DIR. Bu sebeple genel yetki kuralı gereğince, gerek sözleşmeye konu davaların görüldüğü, gerekse yerleşim yerimin bulunduğu BERGAMA İCRA DAİRESİ ve MAHKEMELERİ yetkili bulunduğundan, hakkımda yapılan takibe öncelikle yetki yönünden itiraz ediyorum." şeklinde itiraz ettiği, yetki itirazının usule uygun olduğu anlaşılmaktadır.

O halde Mahkemece, davacının yerleşim yerinin bulunduğu Çiğli İlçesinin Karşıyaka Mahkemeleri ve icra dairelerinin yetki alanında bulunup İzmir Mahkemeleri ve icra dairelerinin yetki alanında bulunmadığı dikkate alınarak yetkili icra dairesinde yapılmış geçerli bir takip olmadığından davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle davanın esası hakkında karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup Adalet Bakanlığının bu yöne ilişen kanun yararına temyiz isteminin kabulü gerekmiştir.


V.   KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Adalet Bakanlığının 6100 sayılı Kanunun 363/1 hükmüne dayalı kanun yararına temyiz isteminin kabulü ile kararın sonuca etkili olmamak üzere HMK'nın 362/2 hükmü gereği KANUN YARARINA BOZULMASINA,

Dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına gönderilmesine,

02.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.


 

----------o----------

    × Popup Görseli

    E-Bültenimizi İnceleyin