MEVZUATTAKİ SON
DEĞİŞİKLİKLER

R.Gazete No: 33260

R.G. Tarihi: 21.05.2026

 

YARGITAY KARARI


 

Yargıtay 3. Hukuk Dairesinden:

TÜRK MİLLETİ ADINA
YARGITAY İLÂMI


 


Esas No: 2026/1744

Karar No: 2026/1488


TÜKETİCİ TARAFINDAN AÇILAN TÜKETİCİ HAKEM HEYETİ KARARININ İPTALİ DAVASINDA DAVACININ TARAF SIFATININ BULUNUP BULUNMADIĞI VE MAHKEME GEREKÇESİNDE TARAF SIFATLARININ KARIŞTIRILMASI NEDENİYLE GEREKÇE İLE HÜKÜM FIKRASI ARASINDA ÇELİŞKİ OLUŞTURULUP OLUŞTURULMADIĞI HAKKINDA



İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İzmir 7. Tüketici Mahkemesi

TARİHİ: 24.02.2025

SAYISI: 2025/40 E., 2025/95 K.

DAVACI: ...

DAVALI : ...

DAVA TARİHİ: 29.01.2025 


İlk Derece Mahkemesince kesin olarak verilen kararın kanun yararına temyizen incelenmesi Adalet Bakanlığı tarafından istenilmiş olmakla; Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:


I.  DAVA

Davacı; davalı Avukat Burak Yılmaz'ın 6.000,00 TL'lik danışma ücreti talep ettiğini, ancak bu süreçle ilgilini hiçbir şekilde bilgi sahibi olmadığını ve herhangi bir hukuki hizmet almadığını, Avukatlık Kanunu'na göre avukatın sunduğu her türlü danışmanlık hizmeti bir tutanakla belgelenmesi gerektiğini, Avukat Burak Yılmaz'ı kesinlikle tanımadığını ve kendisiyle hiçbir şekilde iletişimi olmadığını, talep edilen ücretin tamamen haksız ve yersiz olduğunu, Tüketici Hakem Heyeti tarafından verilen kararın kanun ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, Karşıyaka Tüketici Hakem Heyeti Başkanlığının 27.12.2024 tarihli ve 051020240005710 sayılı kararın kaldırılmasını talep etmiştir.


II.  CEVAP

Davalı; davanın reddini istemiştir.


III.    İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; somut olayda taraflar arasındaki uyuşmazlığın vekalet ilişkisinden kaynaklanmakta olup, Tüketici Hakem Heyeti dosyasına sunulan şikayetin tüzel kişiliği haiz olmayan Burak Yılmaz Hukuk Bürosu aleyhine yöneltilmiş olduğu, ancak husumetin vekaletnamede adı geçen vekil aleyhine yöneltilmesi gerektiği gerekçesiyle, davacının itirazının kabulü ile Karşıyaka Tüketici Hakem Heyeti Başkanlığının 27.12.2024 tarihli ve 051020240005710 sayılı kararın kaldırılmasına karar verilmiştir.


IV.  KANUN YARARINA TEMYİZ


A.   Kanun Yararına Temyiz Sebepleri

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararma yönelik Adalet Bakanlığınca; Mahkemece, davalının tüketici hakem heyetine "Burak Yılmaz" adına asaleten usulüne uygun bir başvuruda bulunduğu, karar tutanağında başvuranın "Burak Yılmaz Hukuk Bürosu" olarak yanlış yazılmasının hakem heyetinden kaynaklanan ve resen veya talep üzerine düzeltilebilir bir yanlışlık olduğu dikkate alınıp davanın esası incelenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle karar verilmesinin, kabule göre de gerekçede tarafların sıfatı birbiri ile karıştırılmak suretiyle gerekçe ile hüküm fıkrası arasında çelişki oluşturulmasının usul ve yasaya aykırı bulunduğu ileri sürülerek, kanun yararına temyiz isteminde bulunulmuştur.


B.   Değerlendirme ve Gerekçe

Uyuşmazlık, davacı tüketici tarafından aleyhine verilen Tüketici Hakem Heyeti kararının iptali davasında taraf sıfatı olup olmadığı ve kabule göre de gerekçede tarafların sıfatı birbiri ile karıştırılmak suretiyle gerekçe ile hüküm fıkrası arasında çelişki oluşturulup oluşturulmadığı noktasında toplanmaktadır.

21.09.2022 tarihli ve 31960 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Tüketici Hakem Heyetleri Yönetmeliğinin 11/3. maddesinde "Başvuruda, başvuru sahibinin; adı, soyadı veya unvanı, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları için T.C. kimlik numarası, diğer ülke vatandaşları için pasaport numarası ya da yabancı kimlik numarası, başvuru sahibinin tüketici olmaması durumunda ise vergi kimlik numarası, adresi ve varsa diğer iletişim bilgileri ile varsa vekilinin adı, soyadı, vergi kimlik numarası ile adresi, uyuşmazlık konusu, talebi ve Türk Lirası cinsinden uyuşmazlık değeri ile şikayet edilene ilişkin bilgilere yer verilmesi zorunludur. Uyuşmazlık değerinin döviz cinsinden olması durumunda, söz konusu değer başvuru tarihindeki Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının belirlediği efektif döviz satış kuru esas alınarak Türk Lirasına çevrilir." şeklinde yer alan düzenlemeye göre, başvuruda, başvuru sahibinin; adı, soyadı veya ünvanı, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları için T.C. kimlik numarası, diğer ülke vatandaşları için pasaport numarası ya da yabancı kimlik numarası, başvuru sahibinin tüketici olmaması durumunda ise vergi kimlik numarası, adresi ve varsa diğer iletişim bilgileri ile varsa vekilinin adı, soyadı, vergi kimlik numarası ile adresi, uyuşmazlık konusu, talebi ve Türk Lirası cinsinden uyuşmazlık değeri ile şikâyet edilene ilişkin bilgilere yer verilmesi zorunludur.

Yine aynı Yönetmeliğin 22/1. fıkrasının (ç) bendinde " Karar tutanağı asgari aşağıdaki hususları kapsar:

ç) Tarafların ad ve soyadları veya unvanları, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları için T.C. kimlik numarası, diğer ülke vatandaşları için pasaport numarası veya yabancı kimlik numarası, varsa vergi kimlik numarası, varsa tarafların vekillerinin ad ve soyadları ile vergi kimlik numarası ve adresleri." düzenlenmesi yer almakta olup, karar tutanağında tarafların ad ve soyadları veya ünvanları, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları için T.C. kimlik numarası, diğer ülke vatandaşları için pasaport numarası veya yabancı kimlik numarası, varsa vergi kimlik numarası, varsa tarafların vekillerinin ad ve soyadları ile vergi kimlik numarası ve adresleri hususunu kapsaması gerektiği belirtilmiştir.

Aynı Yönetmeliğin 25/1. fıkrasında ise "Tarafların kimlik bilgilerine, ticaret unvanlarına ait yazım yanlışlıkları, ifade ve hesap hataları ile diğer benzeri açık hatalar, kararı veren Tüketici Hakem Heyetince re 'sen veya taraflardan birinin yazılı talebi üzerine düzeltilebilir." hükmü düzenlenmiş olup, bu hükme göre de, tarafların kimlik bilgilerine, ticaret Unvanlarına ait yazım yanlışlıkları, ifade ve hesap hataları ile diğer benzeri açık hatalar, kararı veren Tüketici Hakem Heyetince resen veya taraflardan birinin yazılı talebi üzerine düzeltilebilir.

Dosyanın incelenmesinde, hakem heyetine başvuru dilekçesinin başlığında başvuran olarak "Burak Yılmaz" yazıldığı, dilekçenin şikâyetçi asıl olarak "(Av.) Burak Yılmaz" tarafından imzalandığı, davaya konu hakem heyeti kararında başvuran olarak "Burak Yılmaz Hukuk Bürosu" yazıldığı, söz konusu hususun bahsedilen mevzuat hükümlerine göre resen veya talep üzerine düzeltilebilecek yazım yanlışı niteliğinde maddi hata olduğu anlaşılmaktadır.

Yine Mahkeme kararında yazılacak hususlar 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(6100 sayılı Kanun) 297. maddesinde belirtilmiştir. Maddeye göre, hüküm sonucu kısmında gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, isteklerin her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların sıra numarası altında açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekir.

Öte yandan, kanunun aradığı anlamda oluşturulacak kısa ve gerekçeli kararın hüküm fıkralarının, açık, anlaşılır, çelişkisiz ve uygulanabilir olması gerekmekle birlikte, kararın gerekçesinin de, sonucu ile tam bir uyum içinde, o davaya konu maddi olguların mahkemece nasıl nitelendirildiğini, kurulan hükmün hangi sebeplere ve hukuksal düzenlemelere dayandırıldığını ortaya koyacak, kısaca maddi olgular ile hüküm arasındaki mantıksal bağlantıyı gösterecek nitelikte olması gerekir.

Zira tarafların o dava yönünden, hukuk düzenince hangi sebeple haklı veya haksız görüldüklerini anlayıp değerlendirebilmeleri ve Yargılayın hukuka uygunluk denetimini yapabilmesi için usulüne uygun şekilde oluşturulmuş, hükmün hangi nedenle o içerik ve kapsamda verildiğini ayrıntılarıyla gösteren, ifadeleri özenle seçilmiş ve kuşkuya yer vermeyecek açıklıktaki bir gerekçe bölümünün ve buna uyumlu hüküm fıkralarının bulunması zorunludur.

Bu husus, 6100 sayılı Kanunun 298/2. maddesinde de "Gerekçeli karar, tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamaz." şeklinde özellikle düzenlenmiştir.

Gerekçe - hüküm çelişkisi, 10.04.1992 tarihli ve 1991/7 E., 1992/4 K. sayılı İçtihadı Birleştirme Kararma aykırı olup, salt bu aykırılık bozma sebebidir.

Dava dosyasının incelenmesinde ise; Mahkemece gerekçede "...taraflar arasındaki uyuşmazlığın vekalet ilişkisinden kaynaklanmakta olup, Tüketici Hakem Heyeti dosyasına sunulan şikayetin tüzel kişiliği haiz olmayan Burak Yılmaz Hukuk Bürosu aleyhine yöneltilmiş olduğu anlaşılmakla, ancak husumetin vekaletnamede adı geçen vekil aleyhine yöneltilmesi gerektiğinden iş bu sebeple itirazın pasif husumet yokluğu nedeniyle kabulüne..." yer verildiği, Burak Yılmaz'ın ise Tüketici Hakem Heyetinde aleyhine husumet yönetilen olmadığı, başvuran (şikayetçi) olarak yer aldığı, gerekçede çelişki oluşturulduğu anlaşılmaktadır.

O hâlde Mahkemece, davalının, Tüketici Hakem Heyetine "Burak Yılmaz" adına asaleten usulüne uygun bir başvuruda bulunduğu, karar tutanağında başvuranın "Burak Yılmaz Hukuk Bürosu" olarak yanlış yazılmasının hakem heyetinden kaynaklanan ve resen veya talep üzerine düzeltilebilir bir yanlışlık olduğu dikkate alınıp davanın esası incelenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle karar verilmesi, kabule göre de gerekçede tarafların sıfatı birbiri ile karıştırılmak suretiyle gerekçe ile hüküm fıkrası arasında çelişki oluşturulması usul ve yasaya aykırı olup Adalet Bakanlığının bu yöne ilişen kanun yararına temyiz isteminin kabulüne karar verilmiştir.


V. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Adalet Bakanlığının HMK'nın 363/1 maddesine dayalı kanun yararına temyiz istemlerinin kabulü ile kararın sonuca etkili olmamak üzere HMK'nın 362/2 maddesi gereği KANUN YARARINA BOZULMASINA,

Dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına gönderilmesine,


23.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

----------o----------

    × Popup Görseli

    E-Bültenimizi İnceleyin