R.Gazete No: 33313
R.G. Tarihi: 18.07.2026
Yargıtay 3. Hukuk Dairesinden:
TÜRK MİLLETİ ADINA
YARGITAY İLÂMI
Esas No : 2026/2877
Karar No : 2026/2766
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: ...2. Sulh Hukuk Mahkemesi
TARİHİ:03.07.2025
SAYISI: 2024/248E., 2025/977K.
DAVACI: ...
DAVALI: ...
DAVA TARİHİ: 18.12.2023
İlk Derece Mahkemesince kesin olarak verilen kararın kanun
yararına temyizen incelenmesi Adalet Bakanlığı tarafından istenilmiş olmakla;
Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler
incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; davalının 28.09.2022 tarihinde düzenlenen kira
sözleşmesi uyarınca dava konusu iş yerinde kiracı olarak bulunduğunu,
23.11.2022 tarihinde düzenlediği tahliye taahhütnamesi ile iş yerini 28.09.2023
tarihinde tahliye edeceğini beyan etmiş olmasına rağmen, başlatılan tahliye
talepli icra takibine karşı davalının tahliye taahhütnamesinin içeriğine ve
altındaki imzaya haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek; davalının
itirazının iptali ile kiralananın tahliyesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; yaklaşık üç yıldır kiracı olduğu dava konusu
taşınmazda mevcut kira ilişkisi devam ederken baskı, tehdit ve hile ile yeni
kira sözleşmesi ve tahliye taahhüdü imzalamaya zorlandığını, iradesinin fesada
uğratıldığını, tahliye taahhüdünün serbest iradesiyle verilmediğini, kiraya
verenin taahhütname ve kira sözleşmeleri üzerinde tahrifat yaptığını, kira
bedelini gerçeğe aykırı şekilde değiştirdiğini, hile, tehdit ve muvazaa sonucu
düzenlenen tahliye taahhüdünün geçersiz olduğunu savunarak, davanın reddini
istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen
kararıyla; taraflar arasında 28.09.2022 başlangıç tarihli kira ilişkisinin
bulunduğu, davalının kira sözleşmesinin düzenlenmesinden sonra 23.11.2022
tanzim tarihli ve 28.09.2023 tahliye tarihli yazılı tahliye taahhüdü verdiği,
bu taahhüde dayanılarak süresinde icra takibi başlatıldığı, baskı ve zorlamayla
imza attığı yönündeki savunmasına rağmen Adli Tıp Kurumu incelemesiyle imzanın
davalıya ait olduğunun tespit edildiği gerekçesiyle; davanın kabulüne, itirazın
iptali ile kiralananın tahliyesine karar verilmiştir.
IV. KANUN YARARINA TEMYİZ
A. Kanun Yararına Temyiz Sebepleri
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına yönelik
Adalet Bakanlığınca; davalı vekilince, tahliye taahhüdünden sonra taraflar
arasında 11.09.2024 başlangıç tarihli ve noter tasdikli yeni kira sözleşmesi
imzalanarak kira ilişkisinin yenilendiği ileri sürülmüş, davacı vekilince de
tarafların anlaştığı ve davanın konusuz kaldığı bildirilmiş olmasına rağmen,
İlk Derece Mahkemesince tahliye taahhüdünden sonra düzenlenen ve davacı tarafça
inkâr edilmeyen yeni kira sözleşmesi nedeniyle tahliye taahhüdünün hükümsüz
kalıp kalmadığı hususu değerlendirilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulmasının
usul ve yasaya aykırı olduğu ileri sürülerek, kanun yararına temyiz isteminde
bulunulmuştur.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, tahliye taahhütnamesi nedeniyle yapılan icra
takibine vaki itirazın iptali ve kiralananın tahliyesi istemine ilişkindir.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 352/1
maddesinde; "Kiracı, kiralananın teslim edilmesinden sonra,
kiraya verene karşı, kiralananı belli bir tarihte boşaltmayı yazılı olarak
üstlendiği hâlde boşaltmamışsa kiraya veren, kira sözleşmesini bu tarihten
başlayarak bir ay içinde icraya başvurmak veya dava açmak suretiyle sona
erdirebilir." düzenlemesi yer almaktadır.
Tahliye taahhüdünün geçerli olabilmesi için; yazılı şekilde
yapılması, taahhüdün kiracı ya da yetkili temsilcisi vasıtasıyla verilmesi,
tahliye taahhüdünde tahliye tarihinin belirtilmiş olması ve taahhüdün
kiralananın teslim edilmesinden makul bir süre sonra verilmesi gereklidir.
Somut uyuşmazlıkta, davalı vekili tarafından takibe dayanak
yapılan dava konusu tahliye taahhüdünün keşide tarihinden sonra, taraflar
arasında 11.09.2024 tarihli kira sözleşmesi imzalanarak kira sözleşmesinin
yenilendiği ileri sürülmüş, davacı vekili tarafından da sunulan sözleşme kabul
edilerek tarafların anlaştığı ve davanın konusuz kaldığına dair 22.10.2024
tarihli beyan dilekçesi ibraz edilmiş olmakla, İlk Derece Mahkemesince tahliye
taahhüdünden sonra, davacı tarafça itiraz edilmeyen 11.09.2014 başlangıç
tarihli sözleşme ile kira sözleşmesinin yenilendiği ve tahliye taahhüdünün
hükümsüz kaldığı gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve
yasaya aykırı olduğundan, Adalet Bakanlığının kanun yararına temyiz talebinin
kabulüne karar verilmiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Adalet Bakanlığının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun
363/1 maddesine dayalı kanun yararına temyiz isteminin kabulü ile kararın sonuca
etkili olmamak üzere aynı Kanunun 363/2 maddesi uyarınca KANUN YARARINA
BOZULMASINA,
Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına, dava dosyasının İlk
Derece Mahkemesine gönderilmesine,
05.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
----------o----------