R.Gazete No: 33213
R.G. Tarihi: 03.04.2026
YARGITAY KARARI
Yargıtay 3. Hukuk Dairesinden:
TÜRK MİLLETİ ADINA
YARGITAY İLÂMI
Esas No : 2026/371
Karar No : 2026/389
Karar Tarihi: 2.2.2026
TÜKETİCİ MAHKEMESİ SIFATIYLA DAVAYA BAKAN MAHKEMENİN ASLİYE HUKUK MAHKELERİNİN VEKALET ÜCRETİ HAKKINDA TÜKETİCİ MAHKEMELERİ İÇİN DÜZENLENEN MİKTAR ÜZERİNDEN HÜKÜM KURMASI GEREKTİĞİ HAKKINDA
6361/md.39/A
İlk Derece Mahkemesince kesin olarak verilen
kararın kanun yararına temyizen incelenmesi Adalet Bakanlığı tarafından
istenilmiş olmakla; Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten
sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.
DAVA
Davacı vekili; davacının araç ihtiyacını gidermek
amacıyla davalı ile 31.05.2023 tarihinde sözleşme imzaladığını, davacıya
gerçeğe aykırı beyanda bulunularak güven sağlandığım, akabinde önüne konulan
evrakları okumasına imkan verilmeden hızlı bir şekilde işbu başvuru konusu
sözleşme imzalatıldığını, bunun üzerine müvekkilinin zorluklar ile biriktirdiği
38.000,00 TL'yi organizasyon ücreti olarak ödediğini, davacının mağduriyet
yaşadığını, 03.07.2023 tarihinde eminevim@hs06.kep.tr
KEP ID ile keşide edilerek cayma hakkının kullanıp müvekkili tarafından
ödenen 38.000,00 TL'nin organizasyon bedelinin faizi ile birlikte ödenmesini
talep ettiğini, ödeme yapılmadığını, Tüketici Hakem Heyetine başvurduğunu,
Tüketici Hakem Heyetince talebinin görevsizlik ve yetkisizlik nedeniyle reddine
karar verildiğini, karar usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek Çorlu İlçe
Tüketici Hakem Heyeti Başkanlığının 13.12.2023 tarihli ve
92159712.59.1353/0013503 sayılı kararının iptalini, cayma hakkı kapsamında
müvekkili tarafından ödenen 38.000,00 TL tutarın ödeme tarihinden itibaren
işleyecek bankalarca mevduata uygulanan en yüksek faiz oranı ile tahsilini
talep etmiştir.
II.
CEVAP
Davalı vekili; Tasarruf Finansman Şirketlerinin Kuruluş ve Faaliyet Esasları Hakkında Yönetmelik'in 16. maddesi 5. fıkrasına uygun olacak şekilde 30.05.2023 tarihinde ön bilgilendirme formu imzalatıldığını, sözleşmenin ise 31.05.2023 tarihinde akdedildiğini, cayma süresi içerisinde cayma hakkını kullanmadığını, bununla birlikte 03.07.2023 tarihinde davacı tarafından gönderilen ayrılma talepli ihtarname ile sözleşme feshedildiğini ve ayrılma işlemleri başlatıldığını, davacı organizasyon ücreti dışında peşinat ya da taksit bedellerine ilişkin herhangi bir ödeme gerçekleştirmediğinden davacıya iade gereken herhangi bir bedel bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı
belirtilen karan ile sözleşmenin maktu olduğu, tanık beyanları ve dosya kapsamı
bir bütün olarak değerlendirildiğinde sözleşmenin içeriği ve cayma hakkı hususlarında
tüketicinin tam olarak aydınlatılmadığının anlaşıldığı, organizasyon ücretinin
geri verilmeyeceğine dair hükmün haksız şart niteliğinde olduğu, bu kapsamda
sözleşme ile bağlı kalanın sürenin orantılama yapılarak hesaplanarak tüketiciye
iadesine karar verilmesi gerektiği, usul ekonomisi ilkesi gereği bu
hesaplamanın Mahkemece yapıldığı, sözleşme tarihi olan 30.05.2023 tarihi ile
ihtarnamenin KEP adresine teslim tarihi olan 03.07.2023 tarihi arasında 34
günlük sürenin mevcut olduğu, organizasyon ücretinin 24 aylık sözleşme
süresinde 38.000,00 TL olarak belirlendiği, orantılamak suretiyle yapılan
hesaplamada iade edilmesi gereken tutarın 36.205,56 TL olduğu gerekçesiyle;
davanın kısmen kabulüne, Çorlu İlçe Tüketici Hakem Heyetinin 13.12.2023 tarihli
ve 92159712.59.1353/0013503 karar no.lu kararma yapılan itirazın kabulü ile
davacı lehine kaldırılmasına, 36.205,56 TL'nin 30.05.2023 tarihinden itibaren
işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, karar
verilmiştir.
IV.
KANUN
YARARINA TEMYİZ
A.
Kanun
Yararına Temyiz Sebepleri
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen
kararına yönelik Adalet Bakanlığınca; Mahkemece, taraflar arasındaki
sözleşmenin 30.05.2023 tarihinde imzalanıp 03.07.2023 tarihinde feshedildiği,
imza ve fesih tarihinde yürürlükte bulunan 6361 sayılı Kanunun 39/A maddesinin
dördüncü fıkrası hükmüne göre organizasyon ücretinin iadesine karar
verilemeyeceği dikkate alınarak davanın reddine karar verilmesi gerekirken
yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmesi; kabule göre de davaya
Tüketici Mahkemesi sıfatıyla bakılması nedeniyle davacı lehine Tarife'nin
ikinci kısmının ikinci bölümü gereğince 15.000,00 TL vekâlet ücretine
hükmolunması gerekirken Asliye Mahkemeleri için düzenlenmiş 30.000,00 TL
vekâlet ücretine hükmolunması ve davanın kısmen reddine karar verilmesine
rağmen kendisini vekille temsil ettiren davalı lehine vekâlet ücretine
hükmolunmaması ve yargılama giderlerinin tarafların haklılık oranına göre
paylaştırılmadan tamamının davalıdan alınmasına karar verilmesinin usul ve
yasaya aykırı bulunduğu ileri sürülerek kanun yararına temyiz isteminde
bulunulmuştur.
B.
Değerlendirme
ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davacı tüketici tarafından aleyhine
verilen Tüketici Hakem Heyeti kararının iptali davasında organizasyon ücret
bedelinin iade edilip edilmeyeceği, kabule göre de davacı lehine hükmedilen
vekalet ücretinin hatalı olup olmadığı ve davanın kısmen reddine karar
verilmesine rağmen kendisini vekille temsil ettiren davalı lehine vekâlet
ücretine hükmolunup olunmayacağı, yargılama giderlerinin tarafların haklılık
oranına göre paylaştırılıp paylaştırılmayacağı noktasında toplanmaktadır.
(1)6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring,
Finansman ve Tasarruf Finansman Şirketleri Kanunu'nun 07.03.2021 tarihinde
yürürlüğe giren 7292 sayılı Kanunla değişik 39/A maddesinin dördüncü fıkrasına
göre şirket, müşterinin sözleşmede fesih hakkını kullanması hâlinde
organizasyon ücreti bedeli dışında kalan toplam birikim tutarını, Kurulca
belirlenecek süre içerisinde müşteriye iade etmekle yükümlüdür.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 08.11.2024 tarihli ve
2023/3943 E., 2024/3632 K. sayılı Bölge Adliye Mahkemeleri kararları arasındaki
uyuşmazlığın giderilmesine dair ilâmında "07.03.2021 tarihli ve 31416
sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7292 sayılı Finansal
Kiralama,
Faktoring, Finansman ve Tasarruf
Finansman Şirketleri Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair
Kanun'un; 1. maddesi ile 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring, Finansman ve
Tasarruf Finansman Şirketleri Kanunu'nun 3. maddesinin birinci fıkrasına
eklenen (j) bendi; "j) Organizasyon ücreti: Müşterilerin tasarruf finansman
sözleşmesi kapsamında tasarruf finansman faaliyeti ve tasarruf fon havuzunun
yönetimi karşılığında ödeyecekleri tutan," 7. maddesi ile aynı
Kanuna eklenen 39/A maddesinin birinci fıkrası; "Tasarruf finansman sözleşmesi,
belirli bir tasarruf tutarı ve dönemine bağlı olarak önceden belirlenmiş
koşulların gerçekleşmesi şartıyla konut, çatılı işyeri veya taşıt edinimi için
müşteriye finansman kullanma hakkı veren, şirkete ise müşteriye ait birikmiş
tasarruf tutarını yönetme, geri ödeme ve finansman kullandırma yükümlülüğü ile
organizasyon ücreti alma hakkı veren, faizsiz finansman esaslarına göre
düzenlenen sözleşmedir. " hükmünü içermektedir.
Açıklanan bu kanun hükümleri
yürürlüğe girmeden önce, tüketici ile şirket arasında akdedilen tasarruf
finansman sözleşmesinin feshedilmiş olması (veya feshi için mahkemeye
başvurulmuş olması) koşuluyla, tüketici tarafından açılan (alacak veya itirazın
iptali istemli) davalarda, tüketici tarafından şirkete ödenmiş olan
organizasyon ücretinin iade edilmesi gerektiğine..." karar
verilmiştir.
Dava dosyasının incelenmesinde;
davalı tüketicinin sözleşmenin feshi için 04.03.2021 tarihli yasa
değişikliğinden önce başvurmadığı, davalı tüketicinin sözleşmenin feshini
03.07.2023 tarihinde cayma ihtarı ile birlikte talep ettiği, organizasyon
bedelinin iade edilmesinin yasal koşullarının oluşmadığı, buna rağmen davanın
kısmen kabulüne karar verildiği anlaşılmaktadır.
O halde Mahkemece, taraflar
arasındaki sözleşmenin 30.05.2023 tarihinde imzalanıp 03.07.2023 tarihinde
feshedildiği, imza ve fesih tarihinde yürürlükte bulunan 6361 sayılı Kanunun
39/A maddesinin dördüncü fıkrası hükmüne göre organizasyon ücretinin iadesine
karar verilemeyeceği dikkate alınarak davanın reddine karar verilmesi
gerekirken yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmesinin usul ve
yasaya aykırı olduğundan Adalet Bakanlığının bu yöne ilişen kanun yararına
temyiz isteminin kabulü gerekmiştir.
(2)
6100
sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 326. maddesinde, "Davada iki
taraftan her biri kısmen haklı çıkarsa, mahkeme, yargılama giderlerini
tarafların haklılık oranına göre paylaştırır." hükmüne yer
verilmiştir.
Karar tarihinde yürürlükte olan
Avukatlık Asgari Ücret Tarife'sinin "Tarifelerin üçüncü kısmına göre
ücret" başlıklı 13. maddesinde; "(1) Bu Tarife'nin ikinci
kısmının ikinci bölümünde gösterilen hukuki yardımların konusu para veya para
ile değerlendirilebiliyor ise avukatlık ücreti, davanın görüldüğü mahkeme için
bu Tarifenin ikinci kısmında belirtilen maktu ücretlerin altında kalmamak
kaydıyla (1. maddenin ikinci fıkrası, 10. maddenin üçüncü fıkrası ile 12.
maddenin birinci fıkrası, 16. maddenin ikinci fıkrası hükümleri saklı kalmak
kaydıyla) bu Tarife'nin üçüncü kısmına göre belirlenir.
(3) Ancak,
hükmedilen ücret kabul veya reddedilen miktarı geçemez.
(4)
Maddi
tazminat istemli davanın kısmen reddi durumunda, karşı taraf vekili yararına bu
Tarifenin üçüncü kısmına göre hükmedilecek ücret, davacı vekili lehine
belirlenen ücreti geçemez.
(5) Maddi
tazminat istemli davaların tamamının reddi durumunda avukatlık ücreti, bu
Tarife'nin ikinci kısmının ikinci bölümüne göre hükmolunur." hükmü
bulunmaktadır.
Dava dosyasının incelenmesinde;
davaya Tüketici Mahkemesi sıfatıyla bakılması nedeniyle davacı lehine Tarifenin
ikinci kısmının ikinci bölümü gereğince 15.000,00 TL vekâlet ücretine
hükmolunması gerekirken Asliye Mahkemeleri için düzenlenmiş 30.000,00 TL
vekâlet ücretine hükmolunduğu ve davanın kısmen reddine karar verilmesine
rağmen kendisini vekille temsil ettiren davalı lehine vekâlet ücretine
hükmolunmadığı ve yargılama giderlerinin tarafların haklılık oranına göre
paylaştırılmadan tamamının davalıdan alınmasına karar verildiği
anlaşılmaktadır.
Kabule göre de; davaya Tüketici Mahkemesi sıfatıyla
bakılması nedeniyle davacı lehine Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümü
gereğince 15.000,00 TL vekâlet ücretine hükmolunması gerekirken Asliye
Mahkemeleri için düzenlenmiş 30.000,00 TL vekâlet ücretine hükmolunması ve
davanın kısmen reddine karar verilmesine rağmen kendisini vekille temsil
ettiren davalı lehine vekâlet ücretine hükmolunmaması ve yargılama giderlerinin
tarafların haklılık oranına göre paylaştırılmadan tamamının davalıdan
alınmasına karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup Adalet Bakanlığının bu
yöne ilişen kanun yararına temyiz isteminin kabulü gerekmiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Adalet Bakanlığının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun
363/1 hükmüne dayalı kanun yararına temyiz istemlerinin kabulü ile kararın
sonuca etkili olmamak üzere 6100 sayılı Kanunun 362/2 hükmü gereği KANUN
YARARINA BOZULMASINA,
Dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir
örneğinin Adalet Bakanlığına gönderilmesine,
02.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
----------o----------