MEVZUATTAKİ SON
DEĞİŞİKLİKLER

R.Gazete No: 33344

R.G. Tarihi: 18.08.2026

 

 Yargıtay 3. Hukuk Dairesinden:


TÜRK MİLLETİ ADINA

YARGITAY İLAMI


Esas No : 2026/4160

Karar No : 2026/3362


İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: Siirt 4. Asliye Hukuk (Tüketici) Mahkemesi

TARİHİ: 28.05.2025

SAYISI: 2024/185 E, 2025/207 K.

DAVACI: ... vekili Av. ...

DAVALI: ... vekili Av. ...

DAVA TARİHİ: 30.07.2024


İlk Derece Mahkemesince kesin olarak verilen kararın kanun yararına temyizen incelenmesi Adalet Bakanlığı tarafından istenilmiş olmakla; Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:


I.       DAVA

Davacı vekili: davalının aracını müvekkiline getirdiğini, müvekkilinin yapılan bakım, onarım ve yedek parça değişimine ilişkin tamiratta herhangi bir kusuru veya teknik hatası bulunmadığını, yapılan ilk onarım sonrasında aracın havalandırma sistemi giriş kısmında aşırı toz, krom ve yabancı cisim tespit edildiğini, motor içerisine çekilen toz, krom ve yabancı maddeler sebebiyle hasar aldığını ve ikinci kez onarılması gereken bütün parçaların eksiksiz bir halde onarıldığını, gerekli kontrol ve testler yapılarak aracın çalışır, yürür halde araç sahibine teslim edildiğini, aracın ikinci onarım sonrası sorunsuz bir şekilde araç sahibi tarafından kullanıldığını, aracın müvekkiline ait servise farklı tarihlerde ve 2 farklı arıza şikayetleri ile getirildiğini, yapılan bakım, onarım işlemlerinde müvekkilinin herhangi bir teknik kusuru bulunmadığını, arızaların birbirinden bağımsız olduğunu, araç sahibinin araca standart kalitenin altında yakıt kullandığını ve aracı arazide ve toz, kromun yoğun olduğu bir sahada çalıştırdığını, ikinci onarım bedelinin iadesine ilişkin olarak verilen Tüketici Hakem Heyeti Kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, Siirt İl Tüketici Hakem Heyeti Başkanlığının 10.07.2024 tarihli ve 010020240000839 sayılı kararının iptalini talep etmiştir.


II.        CEVAP

Davalı vekili; Tüketici Hakem Heyetince, ikinci onarımda davacının kusurunun bulunduğu kanaatine varıldığım ve 46.350,00 TL'nin müvekkile ödenmesine karar verildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.


III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı vekilinin dava dilekçesinde ileri sürdüğü vakıalar yönünden bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmişse de davacının kendisine verilen süre içerisinde gerekli avansı yatırmadığı, delil ikamesi içine verilen sürenin kanun gereği kesin olduğu, bu dununda karşı taraf lehine usuli kazanılmış hak doğduğu, davacının bilirkişi deliline dayanmaktan vazgeçmiş sayılmasına karar verilerek inceleme hakem heyetince alman bilirkişi raporu ile sınırlı tutulduğu, dinlenen tanık beyanlarında dava dilekçesinde ileri sürüldüğü şekilde 2. arızanın davalının kullanıcı hatası nedeniyle meydana geldiğini ispata yarar kanaat edinilemediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.


IV. KANUN YARARINA TEMYİZ


A.       Kanun Yararına Temyiz Sebepleri

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararma yönelik Adalet Bakanlığınca; Mahkemece, kesin süreye ilişkin ihtaratın usulüne uygun olmaması nedeniyle kesin süreye bağlanan sonuçların meydana gelmeyeceği ve davacı vekilince 27.05.2025 tarihinde delil avansına ilişkin eksikliğin tamamlandığı da dikkate alınarak bilirkişi incelemesi yaptırılıp sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmiş olmasının usul ve yasaya aykırı bulunduğu ileri sürülerek, kanun yararına temyiz isteminde bulunulmuştur.


B.      Değerlendirme ve Gerekçe

Uyuşmazlık, Tüketici Hakem Heyeti Kararının iptaline ilişkin olup, kanun yararına temyiz aşamasında uyuşmazlık Mahkemece verilen ihtaratın usule uygun olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) "Delil ikamesi için avans" başlıklı 324, maddesinde "(1) Taraflardan her biri ikamesini talep ettiği delil için Mahkemece belirlenen avansı, verilen kesin süre içinde yatırmak zorundadır. Taraflar birlikte aynı delilin ikamesini talep etmişlerse, gereken gideri yarı yarıya avans olarak öderler.

(2)  Taraflardan birisi avans yükümlülüğünü yerine getirmezse, diğer taraf bu avansı yatırabilir. Aksi hâlde talep olunan delilin ikamesinden vazgeçilmiş sayılır.

(3)  Tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edemeyeceği dava ve işler hokkandaki hükümler saklıdır." hükmü düzenlenmiştir.

6100 sayılı Kanunun "Kesin süre" başlıklı 94/2. maddesine göre, hâkim, tayin ettiği sürenin kesin olduğuna karar verebilir. Bu takdirde hâkim, tayin ettiği kesin süreye konu olan işlemi hiçbir duraksamaya yer vermeyecek şekilde açıklar ve süreye uyulmamasının hukuki sonuçlarını açıkça tutanağa geçirerek ihtar eder. Kesin olduğu belirtilmeyen süreyi geçirmiş olan taraf yeniden süre isteyebilir; bu şekilde verilecek ikinci süre kesindir ve yeniden süre verilemez.

06.08.2015 tarihli ve 29437 sayılı Resmî Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Bölge Adliye ve Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdarî ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin "Harç, gider avansı ve delil avansının ödenmesi" başlıklı 205/4. maddesinde "Taraflardan her biri ikamesini talep ettiği delil için Mahkemece belirlenen avansı, verilen kesin süre içinde yatırmak zorundadır. Delil avansı, tarafların dayandıkları delillerin giderlerim karşılamak üzere Mahkemece belirlenen kesin süre içinde ödemeleri gereken meblağı ifade eder. Taraflar birlikte aynı delilin ikamesini talep etmişlerse, gereken gideri yan yarıya avans olarak, öderler. Taraflardan biri avans yükümlülüğünü yerine getirmediğinde, diğer taraf bu avansı da yatırabilir. Delil avansım yatırmayan taraf o delilin ikamesinden vazgeçmiş saydır. Tarafların üzerinde tasarruf edemeyecekleri, dava ve işlerle, kanunlardaki özel hükümler saklıdır, "düzenlemesi yapılmıştır.

Tanık dinlenilmesi, bilirkişi raporu alınması, keşif gideri gibi delil ikamesine yönelik giderlerin gider avansı içinde değerlendirilme olanağı HMK'nın 324. maddesi düzenlemesi karşısında yoktur.

Ayrıca delil ikamesi avansının da ispat külfetine göre taraflara yükletilmesi gerekir. Gider avansı dava şartı iken delil ikamesi avansı dava şartı olarak nitelendirilemeyecektir. Delil ikamesi avansının verilen kesin süre içinde yatırılmaması davanın dava şartı yokluğu ile reddine neden teşkil etmez. Taraf, belirtilen sürede delil avansı giderini yatırmazsa dayandığı o delilden vazgeçmiş sayılır (Dairemizin 15.11.2021 tarihli ve 2021/5278 E., 2021/11404 K. sayılı ilamı).

Dava dosyanın incelenmesinde; Mahkemece, davacı vekilinin de hazır bulunduğu 22.04.2025 tarihli celsede "Dosyanın 3'lü otomotiv/ makine bilirkişisine tevdi ile davacının aracında meydana gelen arızanın ayıplı hizmet nedeniyle meydana gelip gelmediği, 2. onarımın 1. onanının kusurlu yapılması nedeniyle meydana gelip gelmediği, davalının kusurlu kullanımının olup olmadığının tüm dosya kapsam ve tanık beyanları değerlendirilerek rapor tanzim edilmesinin istenmesine, bilirkişilerin emek, masraf ve mesaisine binaen 3.200,00'er TL ücret takdirine, dosyada eksik olan 9.600,00 TL masrafın davacı tarafça karşılanmasına, eksikliğin giderilmemesi halinde bilirkişi delilinden vazgeçilmiş sayılacağının ihtarına, ihtarat yüze karşı yapıldı" şeklinde ara karar kurulduğu, kurulan ara kararda delil avansı eksikliğinin tamamlanması için herhangi bir süre verilmediğinden kesin süreye ilişkin ihtaratın usulüne uygun olmadığı, davacı vekilince son celseden bir gün önce 27.05.2025 tarihinde 9.600,00 TL delil avansının yatırıldığı anlaşılmıştır.

O halde Mahkemece, kesin süreye ilişkin ihtaratın usulüne uygun olmaması nedeniyle kesin süreye bağlanan sonuçların meydana gelmeyeceği ve davacı vekilince 27.05.2025 tarihinde delil avansına ilişkin eksikliğin tamamlandığı da dikkate alınarak bilirkişi incelemesi yaptırılıp sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmiş olmasının usul ve yasaya aykırı olup Adalet Bakanlığının bu yöne ilişen kanun yararına temyiz isteminin kabulü gerekmiştir.


V. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Adalet Bakanlığının HMK'nın 363/1 hükmüne dayalı kanun yararına temyiz isteminin kabulü ile kararın sonuca etkili olmamak üzere HMK'nın 362/2 hükmü gereği KANUN YARARINA BOZULMASINA,

Dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına gönderilmesine,


01.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.


 

----------o----------

    × Popup Görseli

    E-Bültenimizi İnceleyin