R.Gazete No: 33317
R.G. Tarihi: 22.07.2026
YARGITAY KARARI
Yargıtay 3. Hukuk Dairesinden:
TÜRK MÎLLETİ ADINA YARGITAY İLÂMI
Esas No: 2026/3962
Karar No: 2026/3361
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Antalya 3. Tüketici Mahkemesi
TARİHİ: 09.09.2025
SAYISI: 2025/333 E, 2025/423 K.
DAVACI: N. Y. vekili Avukat E. Z.
DAVALI: ..... Bankası A.Ş. vekili Avukat U. K.
DAVA TARİHİ: 04.07.2025
İlk Derece Mahkemesince kesin olarak verilen kararın kanun yararına
temyizen incelenmesi Adalet Bakanlığı tarafından istenilmiş olmakla; Tetkik
Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler
incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; davacının kullanmış olduğu krediler nedeniyle davalı
tarafından BSMV olarak tahsil edilen tutarın iadesi amacıyla başlatılan icra
takibine davalının itiraz ettiğini ve takibin durduğunu belirterek Antalya
Genel İcra Müdürlüğünün 2025/3758 E. sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın
iptaline, takibin devamına ve davalının icra inkar tazminatına hükmedilmesini
talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; davacıdan kredi ile bağlantılı olarak BSMV alındığını,
BSMV'nin iadesine yönelik takibin haksız ve dayanaksız olduğunu savunarak,
davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla;
BSMV'nin mükellefinin kullandırmış olduğu kredi nedeni ile faiz geliri elde
eden banka olduğu, bunun aksinin tüketici sözleşmelerine konularak BSMV'yi
tüketicinin ödeyeceğinin matbu sözleşmelere eklendiği, ancak tüketicinin
sözleşmenin içeriğine etki edememesi sebebi ile bu kararlaştırmanın 6502 sayılı
Kanunun 5. maddesinde tanımlandığı üzere tüketici ile müzakere edilmeden
sözleşmeye dahil edilmesi sebebi ile haksız şart teşkil edeceği ve aynı madde
uyarınca tüketici ile akdedilen sözleşmelerde yer alan haksız şartların kesin
olarak hükümsüz sayılacağı, tüketici kredisi sözleşmesindeki BSMV'ye yönelik
hükmün geçersiz olduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile davalının Antalya Genel
İcra Müdürlüğünün 2025/3758 takip sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazının
iptaline, takibin aynen devamına, davalı tarafından itiraz edilen ve haksız
olduğuna karar verilen asıl alacak miktarının %20'si oranında icra inkar
tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. KANUN YARARINA TEMYİZ
A. Kanun Yararına Temyiz Sebepleri
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına yönelik Adalet
Bakanlığınca; Mahkemece, taraflar arasında yapılacak sözleşmeyle BSMV'nin
tüketiciye yansıtılmasının mümkün olduğu ve taraflar arasındaki sözleşmelerde
yer alan buna ilişkin düzenlemelerin haksız şart niteliğinde olmadığı dikkate
alınarak davanın reddine karar verilmesi gerekirken davanın kabulüne karar
verilmiş olmasının usul ve yasaya aykırı bulunduğu ileri sürülerek, kanun
yararına temyiz isteminde bulunulmuştur.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davacıdan tahsil edilen BSMV'nin haksız şart niteliğinde olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
6802 sayılı Gider Vergileri Kanunu'nun 28. maddesinin birinci fıkrasında,
banka ve sigorta şirketlerinin 10.06.1985 tarihli ve 3226 sayılı Finansal
Kiralama Kanununa göre yaptıkları işlemler hariç olmak üzere, her ne şekilde
olursa olsun yapmış oldukları bütün muameleler dolayısıyla kendi lehlerine her
ne nam ile olursa olsun nakden veya hesaben aldıkları paraların banka ve
sigorta muameleleri vergisine tabi olduğu; 30. maddesinde, banka ve sigorta
muameleleri vergisinin banka ve bankerlerle sigorta şirketleri tarafından
ödeneceği düzenlenmiştir.
6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 5. maddesine göre
haksız şart; tüketiciyle müzakere edilmeden sözleşmeye dâhil edilen ve
tarafların sözleşmeden doğan hak ve yükümlülüklerinde dürüstlük kuralına aykırı
düşecek biçimde tüketici aleyhine dengesizliğe neden olan sözleşme şartlarıdır.
Aynı Kanunun 23. maddesine göre de kredi verenin ve varsa kredi aracısının,
tüketiciye, teklif ettikleri kredi sözleşmesinin koşullarını içeren sözleşme
öncesi bilgi formunu, sözleşmenin kurulmasından makul bir süre önce vermesi
zorunludur.
Dosyanın incelenmesinde, davacı tarafından davalı Bankadan farklı
tarihlerde olmak üzere altı kez tüketici kredisinin kullanıldığı, davacıdan
toplam 5.021,24 TL BSMV tahsil edildiği, taraflar arasında düzenlenen Tüketici
Kredisi Sözleşme Öncesi Bilgi Formu ve Tüketici Kredisi Sözleşmelerinde
tüketicinin, gider vergileri ile sair bilcümle vergiyi bankaya ödeyeceğinin
taraflarca kararlaştırıldığı, BSMV dahil edilen toplam geri ödeme tutarlarının
açıkça yazıldığı anlaşılmıştır.
O halde Mahkemece, taraflar arasında yapılacak sözleşmeyle BSMV'nin
tüketiciye yansıtılmasının mümkün olduğu ve taraflar arasındaki sözleşmelerde
yer alan buna ilişkin düzenlemelerin haksız şart niteliğinde olmadığı (Emsal:
Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 27.04.2021 tarihli ve 2019/4530 E., 2021/4133 K.
sayılı ilâmı ile Yargıtay (kapatılan) 13. Hukuk Dairesinin 30.10.2014 tarihli
ve 2014/39392 E., 2014/33386 K. sayılı ilâmı, 05.10.2015 tarihli ve 2015/22094
E., 2015/28291 K. sayılı ilamı, 21.04.2015 tarihli ve 2015/9883 E., 2015/12844
K. sayılı ilamı) dikkate alınarak davanın reddine karar verilmesi gerekirken,
davanın kabulüne karar verilmiş olmasının usul ve yasaya aykırı olup Adalet
Bakanlığının bu yöne ilişen kanun yararına temyiz isteminin kabulü gerekmiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Adalet Bakanlığının HMK'nın 363/1 hükmüne dayalı kanun yararına temyiz
isteminin kabulü ile kararın sonuca etkili olmamak üzere HMK'nın 362/2 hükmü
gereği KANUN YARARINA BOZULMASINA,
Dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Adalet
Bakanlığına gönderilmesine,
01.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
----------o----------