R.Gazete No: 33277
R.G. Tarihi: 11.06.2026
YARGITAY KARARI
Yargıtay 4. Hukuk
Dairesinden:
TÜRK MİLLETİ ADINA
ESAS NO :
2020/3044
KARAR NO :
2021/11019
YARGITAY İLAMI
KANUN YARARINA
MAHKEMESİ : Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ : 10/10/2019
NUMARASI : 2018/292-2019/750
DAVACI : Bursa Büyükşehir Belediye Başkanlığı Akaryakıt
İşletmesi
vekili Av. Pelin Uysal
DAVALI : ... vekili Av. ...
Davacı Bursa Büyükşehir Belediye
Başkanlığı Akaryakıt İşletmesi vekili Av. Pelin Uysal tarafından, davalı Haşan
Özkul aleyhine 07/03/2018 gününde verilen dilekçe ile hal hakem kararının
iptali istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; 10/10/2019 günlü
davanın kabulüne ilişkin karara yönelik olarak Adalet Bakanlığı tarafından
kanun yararına bozma talep edilmesi üzerine tetkik hakimi tarafından hazırlanan
rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü:
KARAR
Davacı vekili, Bursa Büyükşehir Belediye Encümeninin 19/12/2017
tarih ve 10609 sayılı kararı ile davalıdan 750,00 TL cezalı hal rüsumu
alınmasına karar verildiğini, davalının şikayeti üzerine kararın 16/02/2018
tarih ve 13 sayılı Adana Hal Hakem Heyetince kaldırıldığını, söz konusu encümen
kararının yerinde olduğunu ve Adana Hal Hakem Heyetinin yetkisiz olduğunu
belirterek Hal Hakem Heyeti kararının iptalini talep etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece; dava konusu edilen tutarın belediyeye ait gelir
olması nedeniyle bu tür kararlara karşı idari yargı yerinde dava açılması
gerektiği gerekçesiyle davanın kabulü ile görevli olmayan hakem heyeti
tarafından verilen kararın iptaline karar verilmiş; Adalet Bakanlığı Hukuk
işleri Genel Müdürlüğü'nün 14/07/2020 gün ve 39152028-153.01-785-2020-E.
982/17563 sayılı yazısı ile hükmün, HMK'nın 363/1. maddesi uyarınca "kanun
yararına bozulması" için temyiz talebinde bulunulmuştur.
Dava, hal hakem kararının iptali istemine ilişkindir.
5957 sayılı Kanun'un 10/5. maddesine göre "Değeri elli bin Türk
Lirasının altında bulunan uyuşmazlıklarda, hal hakem heyetlerine başvuru
zorunludur. Bu uyuşmazlıklarda heyetin vereceği kararlar ilam hükmündedir. Bu
kararlar 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı icra ve İflas Kanunu'nun ilamların
yerine getirilmesi hakkmdaki hükümlerine göre yerine getirilir. Taraflar, bu
kararlara karşı on beş gün içinde hal hakem heyetinin bulunduğu yerde ticarî
davalara bakmakla görevli asliye ticaret mahkemesine itiraz edebilir. İtiraz,
hal hakem heyeti kararının icrasını durdurmaz. Ancak, talep edilmesi şartıyla
hâkim, hal hakem heyeti kararının icrasını tedbir yoluyla durdurabilir. Hal
hakem heyeti kararlarına yapılan itiraz üzerine asliye ticaret mahkemesinin
vereceği karar kesindir."
İdari yargı yerlerinde açılacak davalarda husumetin kimlere yöneltileceğini düzenleyen 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Yasası'nın 2. maddesi gereğince idari yargı yerlerinde sadece ilgili idareye karşı dava açılabilir. Gerçek kişiler hakkında idare mahkemelerinde dava açılamaz. Davacı, gerçek kişi davalı aleyhine Hal Hakem Heyeti kararının iptali istemi ile eldeki davayı açtığına göre davalı yönünden davanın çözüm yeri idari yargı yeri olmayıp adli yargıdır.
Şu halde, anılan yasal düzenlemeler altında
mahkemece dava konusu edilen tutarın belediyeye ait gelir olması nedeniyle bu
tür kararlara karşı idari yargı yerinde dava açılması gerektiği gerekçesiyle
davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, Adalet Bakanhğı'nın kanun
yararına temyiz isteminin kabulüne karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda gösterilen nedenle, Adalet
Bakanhğı'nın kanun yararına temyiz isteminin kabulü ile; 6100 sayılı HMK'nm
363. maddesi uyarınca Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 10/10/2019 günlü
2018/292 Esas ve 2019/750 Karar sayılı hükmünün, hukuki sonuçlarına etkili
olmamak kaydı ile kanun yararına BOZULMASINA; dosyanın gereği yapılmak
üzere Adalet Bakanlığı'na gönderilmesine 23/12/2021 tarihinde oybirliğiyle
karar verildi.
----------o----------