R.Gazete No: 33172
R.G. Tarihi: 18.02.2026
YARGITAY KARARI
Yargıtay 4, Hukuk Dairesinden:
TÜRK
MİLLETİ ADINA
YARGITAY
İLÂMI
Esas No: 2025/8636
Karar No: 2025/14492
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ
TARİHİ : 07.01.2025
SAYISI: 2023/548 Esas-2025/3 Karar
DAVACI: ... vekili Av. ...
DAVALI: ... vekili Av. ...
İlk
Derece Mahkemesince kesin olarak verilen kararın kanun yararına temyizen
incelenmesi Adalet Bakanlığı tarafından istenilmiş olmakla; Tetkik Hâkimi
tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip
gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı
vekili dava dilekçesinde; davalı tarafından sevk ve idare edilen araç ile
müvekkiline ait aracın 01.05.2023 tarihinde karıştığı trafik kazası sonucunda
müvekkiline ait araçta maddi hasar meydana geldiğini, olayda davalının kusurlu
olduğunu, müvekkiline ait aracın tamir süresi boyunca kullanılamaması nedeniyle
ikame araç kullanılması gerektiğini, müvekkilinin araç mahrumiyet zararından
davalının sorumlu olduğunu belirterek 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun
(6100 sayılı Kanun'un) 107 nci maddesi gereğince 10,00 TL araç mahrumiyet
zararının olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan
tahsilini talep etmiştir. Davacı vekili bedel artırım dilekçesiyle dava
değerini 9.342,45 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; kaza tespit tutanağında
davacıya ait aracın sürücüsünün ... olarak göründüğünü, ancak
gerçekte kaza sırasında aracı davacının kullandığını, davacının kaza tarihinde
ehliyeti olmadığını, kaza tarihine yakın bir zamanda ehliyet sınavına
gireceğinden eşi ile birlikte çalışma yaptıkları sırada kazanın meydana
geldiğini, Denizli 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 2023/159 Esas sayılı dosyasında
davacının eşi hakkında resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçundan mahkumiyet
kararı verildiğini, olayda müvekkilinin kusuru olmadığını, davacının
tecrübesizliği nedeniyle kazanın meydana geldiğini belirterek davanın reddini
istemiştir.
III. İLK
DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen
kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. KANUN
YARARINA TEMYİZ
A. Kanun
Yararına Temyiz Sebepleri
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen karama yönelik
Adalet Bakanlığı kanun yararına temyiz isteminde; mahkemece davacının aracında
oluşan hasarın niteliğine göre makul tamir süresinin belirlenmesi gerektiği,
davacının ihtiyaçları için aracı kullanamamaktan doğan ve davacının ikame araç
için ödemesi gereken bedelin ne olacağı konularında alman bilirkişi raporuna
göre davacının mahrumiyet bedeli talebi hakkında karar verilmesi gerektiği,
dosya içeriğine uygun olarak düzenlenen bilirkişi raporunda belirtilen kusur
durumuna göre davalının tazminat sorumluluğunun bulunduğu, davacının sürücü
belgesinin bulunmamasının idari para cezasını gerektirdiği, tek başına bu
hususun kazanın meydana gelmesindeki kusur durumunu etkilemeyeceğinden yazılı
şekilde karar verilmesinin usul ve yasaya uygun olmadığı ileri sürülerek
kararın kanun yararına bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme
ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davalı tarafından sevk ve idare edilen araç ile
davacıya ait aracın karıştığı trafik kazası sonucunda davacının aracında maddi
hasar meydana gelmesi nedeniyle araç mahrumiyet bedeli istemine ilişkindir.
Dosyanın incelenmesinde; davacıya ait olup yine davacı
tarafından sevk ve idare edilen araç ile davalı tarafından kullanılan aracın
01.05.2023 tarihinde maddi hasarlı trafik kazasına karıştığı, kaza tespit
tutanağında davacıya ait aracın sürücüsünün ... olarak yazıldığı,
Denizli 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 2023/159 Esas sayılı dosyasında ... hakkında resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçundan mahkumiyet
kararı verildiği ve hükmün açıklanmasının geri bırakıldığı, kaza tarihinde
davacının geçerli bir sürücü belgesinin bulunmadığı, davacı vekili tarafından
dava dilekçesinde araç mahrumiyeti nedeniyle doğan zararın talep edildiği, kaza
tespit tutanağı ve konusunda uzman bilirkişiden alınan kusur raporuna göre
meydana gelen kazada davacının kural ihlali olmadığı, davalının asli kusurlu
olduğunun belirtildiği, mahkemece davacının kaza sırasında sürücü belgesi
olmadığı ve sürücü belgesiz araç kullanılması nedeniyle illiyet bağının
kesildiği gerekçesiyle davanın reddine kesin olarak karar verildiği
görülmektedir.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun(6098 sayılı Kanun) 49 uncu
maddesinin (1) numaralı fıkrasına göre ise kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille
başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Trafik kazalarında
irdelenmesi gereken husus ise trafik kazasının meydana gelmesinde tarafların
olaya etkileri ve dolayısıyla sürüş kusurlarıdır.
Her ne kadar mahkemece davacının kaza sırasında geçerli bir
sürücü belgesi bulunmaması nedeniyle illiyet bağı kesildiği gerekçesiyle
davanın reddine karar verilmiş ise de kaza tespit tutanağı ve bilirkişi
raporuna göre kazanın meydana gelmesinde davacının herhangi bir kural ihlali
olmadığı anlaşılmaktadır. Kaza sırasında davacının geçerli bir sürücü
belgesinin olmaması idari yaptırım uygulanmasını gerektiren bir hal olup sürüş
kusuru olarak veya illiyet bağını kesen bir hal olarak nitelendirilemez.
Şu durumda; İlk Derece Mahkemesince kazanın meydana gelmesinde
davacıya atfı kabil kusurun bulunmadığının anlaşılması ve davacının sürücü
belgesi bulunmasının sürüş kusuru niteliğinde olmayıp illiyet bağını kesecek
bir hal olarak kabul edilemeyeceği gözetilerek ve zarar miktarı hesaplanarak
sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yanılgılı gerekçeyle yazılı şekilde
hüküm tesisi doğru görülmemiştir. Açıklanan nedenle kararın sonucuna etkili
olmamak üzere kanun yararına bozulması gerekmiştir.
V. KARAR
Açıklanan nedenlerle
Adalet Bakanlığının 6100 sayılı Kanun'un 363 üncü maddesinin
birinci fıkrasına dayalı kanun yararına temyiz isteminin kabulü ile kararın
sonuca etkili olmamak üzere KANUN YARARINA BOZULMASINA,
Dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin
Adalet Bakanlığına gönderilmesine,
22.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
----------o----------