R.Gazete No: 33173
R.G. Tarihi: 19.02.2026
YARGITAY KARARI
Yargıtay 4. Hukuk Dairesinden:
TÜRK MİLLETİ ADINA
YARGITAY İLÂMI
Esas No: 2025/8637
Karar No: 2025/14493
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: : Denizli 7. Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 07.01.2025
SAYISI : 2024/106 Esas-2025/6 Karar
DAVACI : ... vekili Avukat ...
DAVALILAR : 1. ... 2. ...vekili
Avukat ... vekili Avukat ...
İHBAR OLUNAN : Acntürk Sigorta AŞ
İlk Derece Mahkemesince kesin
olarak verilen
kararın kanun yararına temyizen incelenmesi Adalet Bakanlığı tarafından
istenilmiş olmakla; Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten
sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkiline ait
olan araç ile davalılardan Güngör Tuğcu'ya ait olup diğer davalı tarafından
sevk ve idare edilen aracın 03.12.2023 tarihinde maddi hasarlı trafik kazasına
karıştığını, meydana gelen kazada davalı sürücünün kusurlu olduğunu, olay
nedeniyle müvekkilinin aracında değer kaybı meydana geldiğim, ayrıca tamir
süresi boyunca aracı kullanamadığını belirterek 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri
Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 107 nci maddesi gereğince 50,00 TL değer kaybı,
50,00 TL araç mahrumiyet bedeli olmak üzere toplam 100,00 TL'nin olay
tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken
ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir. Davacı vekili bedel arttırım
dilekçesi ile dava değerini 19.000,00 TL'ye yükseltmiştir.
II.
CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davanın
belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, zamanaşımının dolduğunu,
davacının araç mahrumiyet zararı bulunmadığını, davacının araç kiraladığına
ilişkin delil de bulunmadığını, kaza tarihinde davacının ehliyetine el konulmuş
olduğunu, davacının aracın yaşı, kilometresi ve önceki kazaları dikkate
alındığında araçta değer kaybı bulunmadığını belirterek davanın reddini
istemiştir.
III.
İLK
DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı
belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV.
KANUN
YARARINA TEMYİZ
A.
Kanun
Yararına Temyiz Sebepleri
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen
kararına yönelik Adalet Bakanlığı kanun yararına temyiz isteminde; mahkemece,
davacının alacağını dava açmadan önce belirleyebilme imkânı bulunmadığından
belirsiz alacak davası açmakta hukuki yararının bulunduğunu, kaza anında aracı
kullanan kişinin araç maliki olan davacının olmadığını, kaza sırasında aracın
davacının eşi olan ... tarafından kullanıldığını, kaza sırasında
araç davacı tarafından kullanılmadığından davacının sürücü belgesinin geçici
olarak geri alınmasının araç maliki olarak uğradığı maddi zararın tazminim
talep etmesine engel olmadığını, davacının aracında önceden hasar bulunmasının
araçta meydana gelen değer kaybının hesaplanmasına engel olmadığını, aracın
önceki hasarlarının dikkate alınarak davacının zararının hesaplanmasının
gerektiğini, bu hususlar göz ardı edilerek yazılı şekilde karar verilmesinin
usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek ilk Derece Mahkemesi karamın kanun
yarma bozulmasını talep etmiştir.
B.
Değerlendirme
ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davacıya ait araç ile davalılardan
...'ya ait olup diğer davalı tarafından sevk ve idare edilen aracın
karıştığı maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle davacının aracında değer kaybı
meydana gelmesi ve aracın tamir süresinde kullanılamaması nedeniyle maddi
tazminat istemine ilişkindir.
Dosyanın incelenmesinde; davacıya ait olup dava
dışı ... tarafından sevk ve idare edilen araç ile davalılardan ...'ya ait olup diğer davalı ... tarafından kullanılan
aracın 03.11.2023 tarihinde maddi hasarlı trafik kazasına karıştığı, davacı
vekili tarafından eldeki davada 6100 sayılı Kanun'un 107 nci maddesi gereğince
belirsiz alacak davası olarak değer kaybı ve araç mahrumiyeti zararının talep
edildiği, mahkemece konusunda uzman bilirkişiden alman kusur raporunda davacıya
ait aracın sürücüsü ...'nın kural ihlali olmadığının ve davalı
sürücü ...'nun birinci dereceden kusurlu olduğunun
bildirildiği, dosyada mevcut belgelere göre araç maliki olan davacının sürücü
belgesine 04.09.2023-04.09.2025 tarihleri arasında el konulduğu, mahkemece
davacının taleplerinin belirsiz alacak davasına konu olamayacağı ve davacının
kaza tarihini kapsayacak şekilde sürücü belgesine el konulmuş olup davacının
sürücü belgesinin kaza tarihinde geçerli olmadığı gerekçeleriyle davanın
reddine kesin olarak karar verildiği görülmektedir.
6100 sayılı Kanun'un "Belirsiz alacak
davası" başlıklı 107 nci maddesinin (1) numaralı fıkrası "(1)
Davanın açıldığı tarihte alacağın miktarını yahut değerini tam ve kesin olarak
belirleyebilmesinin kendisinden beklenemeyeceği veya bunun imkânsız olduğu
hâllerde, alacaklı, hukuki ilişkiyi ve asgari bir miktar ya da değeri belirtmek
suretiyle belirsiz alacak davası açabilir." şeklinde düzenlenmiştir.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı
Kanun) 49 uncu maddesinin (1) numaralı fıkrasına göre ise kusurlu ve hukuka
aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür.
Davacının talebi değer kaybı ve araç mahrumiyeti
zararına ilişkindir. Araçta meydana gelen değer kaybı, aracın serbest piyasa
koşullarına göre kaza tarihi itibarıyla önceki kazaları araştırılarak ve
niteliği ve etkisi göz önüne alınarak aracın ikinci el rayiç değeri ile yaşı,
özellikleri, hasar miktarı ve hasarlı kısımların özelliği dikkate alınarak
kazadan sonraki tamir edilmiş halinin rayiç değeri tespit edilip bu iki miktar
arasındaki azalmaya göre hesaplanması gerekir. Araç mahrumiyet zararının ise aracın
makul tamir süresi ile aynı vasıftaki aracın kiralanması için gerekli bedelin
ne kadar olduğu belirlendikten sonra hesaplanması gerekir. Tüm bu hususlar özel
ve teknik bilgiyi gerektiren konular olup davacının, alacağını dava açmadan
önce belirleyebilme imkânı bulunmadığından belirsiz alacak davası açmakta
hukuki yararı mevcuttur.
Dava konusu kazada davacıya ait olan araçta hasar
meydana gelmiş olup mahkemece davacının kaza tarihinde sürücü belgesine el
konulduğu ve geçerli bir sürücü belgesi olmadığı gerekçesiyle davanın reddine
karar verilmiştir. Ancak davacı aracın maliki olup kaza sırasında araç sürücüsü
konumunda değildir. Kaza sırasında davacıya ait olan araç, dava dışı ... tarafından sevk ve idare edilmekte olup mahkemece alınan bilirkişi
raporuna göre de davacının aracının sürücü olan ...'nın kazanın meydana
gelmesinde herhangi bir kusuru bulunmamaktadır. Bu haliyle kaza sırasında aracı
kullanan kişinin araç maliki olan davacı olmaması nedeniyle davacının sürücü
belgesinin geçici olarak geri alınması, uğranılan maddi zararın tazmininin
talep edilmesine engel değildir.
Şu durumda; ilk Derece Mahkemesince davacının
belirsiz alacak davası açmakta hukuki yararının mevcut olduğu ve kaza sırasında
araç sürücüsü konumunda olmayıp araç maliki olan davacının sürücü belgesinin
geçici süreyle geri alınmış olmasının araçta meydana gelen zararın tazminini
talep etmeye engel olmadığı gözetilerek ve zarar miktarı hesaplanarak sonucuna
göre karar verilmesi gerekirken, yanılgılı gerekçeyle yazılı şekilde hüküm
tesisi doğru görülmemiştir. Açıklanan nedenle kararın sonucuna etkili olmamak üzere
kanun yararına bozulması gerekmiştir.
V.
KARAR
Açıklanan nedenlerle
Adalet Bakanlığının 6100 sayılı Kanun'un 363 üncü
maddesinin birinci fıkrasına dayalı kanun yararına temyiz isteminin kabulü ile
kararın sonuca etkili olmamak üzere KANUN YARARINA BOZULMASINA,
Dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir
örneğinin Adalet Bakanlığına gönderilmesine,
22.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
----------o----------