R.Gazete No: 33113
R.G. Tarihi: 20.12.2025
Yargıtay 6. Hukuk Dairesinden:
Esas No: 2024/2805
Karar No: 2025/3430
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Denizli 8. Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ
SAYISI
DAVACI
DAVALI: .... Ticaret Limited Şirketi vekili ...
Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararın kanun yararına temyizen incelenmesi Adalet Bakanlığı tarafından istenilmiş olmakla; Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile
davalı arasında hizmet alım sözleşmesi imzalandığını, sözleşmeye göre davalının
ödemesi gereken işçi alacaklarına ilişkin işçilerin açmış olduğu davalarda
kararların kesinleştiği ve takibe konulduğunu, takip neticesinde müvekkili
kurumun ödeme yaptığını, alacaktan davalının sorumlu olduğunu ileri sürerek
alacağın rücuen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II.
CEVAP
Davalı vekili; alacaktan sorumlu olmadıklarını
savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III.
ÎLK
DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı
belirtilen kararıyla; davacı ile davalı arasındaki sorumluluğun müteselsil
olduğu, ancak kendi aralarında ise sorumluluk oranlarının sözleşmeyle
belirlenebileceği, sözleşmeyle belirlenmediği durumda ise genel hükümlerin
uygulanacağı, bu nedenle alacaktan davalının yarı yarıya sorumlu olduğu
gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV.
KANUN
YARARINA TEMYİZ
A.
Kanun
Yararına Temyiz Sebepleri
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına yönelik Adalet Bakanlığı kanun yararına temyiz isteminde; davacı ile dava dışı yüklenici arasında imzalanan Hizmet Alımına Ait Sözleşmenin 8.2 maddesine göre Hizmet İşleri Genel Şartnamesi hükümlerinin ilk sırada uygulanmasının gerektiği, Hizmet İşleri Genel Şartnamesine göre yüklenicinin iş verdiği alt yüklenicilerin gündelikçi, haftalıkçı veya aylıkçı olarak işyerinde çalıştırdığı işçi, personel ve teknik elemanların tamamının da yüklenicinin elemanları hükmünde olup bunların ücretlerinin ödenmesinden doğrudan doğruya yüklenicinin sorumlu olacağının kararlaştırıldığı, alt yüklenici konumunda olan davalının da dava dışı işçilerin kıdem tazminatının tamamından işçileri çalıştırdığı dönemle orantılı olarak işverene karşı sorumlu olduğu dikkate alınarak karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürülerek kararın, kanun yararına bozulmasını talep etmiştir..
B.
Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, hizmet sözleşmesinden
kaynaklanan rücuen tazminat istemine ilişkindir.
Hizmet
alım sözleşmeleri; ihale şartları ile belirlenen işin sözleşmede
kararlaştırılan bedel ile yapılmasının üstlenildiği sözleşmelerdir. Bu sözleşme
türünde yüklenicinin edimi, hizmetin kendi işçisi ile yerine getirilmesi,
işverenin edimi ise sözleşme bedelinin ödenmesidir. Sözleşme kapsamında
yapılması gereken iş yüklenici işçisi tarafından yerine getirilecektir. İş
aktinin yüklenici ile işçi arasında yapıldığı hususu ihtilaflı değildir. SGK
kayıtları da bu hususu doğrulamaktadır. Hizmet alımı tip sözleşmelerinde
işverenin, yüklenici tarafından çalıştırılan işçinin ücretinin ödenmesi, sosyal
haklarının takibi gibi denetim dışında işçiye karşı bir sorumluluğu yoktur.
İşveren ile yüklenicinin İş Kanunu'na göre işçiye karşı müteselsilen sorumlu
olmasına rağmen rücu ilişkisinde taraflar arasında imzalanan sözleşmenin
uygulanması sözleşme hukukunun en temel ilkelerindendir.
İşçilik
alacakları işveren tarafından ödenen işçinin; yüklenici işçisi olması, sözleşme
ücretine işçinin ücret ve sosyal haklarının dahil olması, işverenin işçilik
alacaklarından sorumlu olacağına dair sözleşmede bir hüküm bulunmaması
hususları nazara alındığında davacı işverenin işçiyi çalıştıran yüklenicilerden
ödediği bedeli ve ferilerinin tamamını talep etme hakkı bulunduğunun kabulü
gerekir.
Hizmet alım ihaleleri aynı yüklenici
tarafından alındığı gibi, değişik yükleniciler tarafından da alınabilmektedir.
Bu halde işyeri devri suretiyle işçiler yeni yükleniciye devredildiği için
hizmet akitleri kesintiye uğramadan devam etmekte ve işçilik alacakları da bu
doğrultuda hesaplanmaktadır.
işçiye
ödenen kıdem tazminatı iş sözleşmesinin feshedildiği tarihteki giydirilmiş
ücret üzerinden hesaplanmakta olup bu kıdem tazminatının tamamından işçiyi
çalıştırdıkları dönemle orantılı olarak yükleniciler işverene karşı
sorumludurlar.
Yıllık
izinler kullanılmadığı taktirde iş sözleşmesinin feshi ile ücrete
dönüşmektedir. Sözleşmeyi feshedenin son yüklenici olduğu ve yıllık izinlerinde
bu fesih ile ücrete dönüştüğü gözönüne alındığında yıllık izin ücretinden son
yüklenici sorumlu olacaktır.
İhbar
tazminatından son işveren sorumludur. Bunların dışında hafta tatil ücreti,
ücret alacağı, fazla mesai ücreti gibi işçiye ödenen tazminatlardan
yükleniciler işverene karşı işçiyi çalıştırdıkları dönemle sınırlı olarak
sorumlu olacaklardır.
İşveren tarafından bu
ödemelerin feri mahiyetinde yapılan ödemeler de ayrı esasla yüklenicilerden
tahsil edilebilecektir.
Yükleniciler
aleyhine açılan rücu davalarında ayrı sözleşmelerle hizmet ifa eden
yükleniciler mecburi dava arkadaşı olmadığı gibi borçtan müteselsilen sorumlu
olacaklarına ilişkin kanun hükmü veya sözleşme bulunmamaktadır. Bu nedenle
alacak davalarında her davalı aleyhine ayrı tahsil hükmü kurulmalıdır. Davanın
itirazın iptali şeklinde açılmış olması durumunda ise takibin hangi davalı
açısından hangi miktarla devam edeceği ayrı ayrı belirlenmelidir.
Mahkemece,
alman bilirkişi raporunda yukarıda belirtilen ilkeler doğrultusunda ve davalı
yüklenicinin alacaktan kendi dönemiyle tam sorumlu olduğu halde yanılgılı
gerekçeyle yarı oranında sorumluluğa karar verilmiş olması, usul ve kanuna
aykırı olup, Adalet Bakanlığı'nın yerinde görülen kanun yararına temyiz
talebinin kabulüne karar vermek gerekmiştir.
V.
KARAR
Açıklanan sebeplerle
Adalet
Bakanlığının 6100 sayılı Kanun'un/HMK'nın 363/1 hükmüne dayalı kanun yararına
temyiz isteminin kabulü ile kararın sonuca etkili olmamak üzere KANUN
YARARINA BOZULMASINA,
Kararın
bir örneğinin ve dava dosyasının Adalet Bakanlığı'na gönderilmesine,
15.10.2025 tarihinde oy
birliğiyle karar verildi.
----------o----------