MEVZUATTAKİ SON
DEĞİŞİKLİKLER

R.Gazete No: 33113

R.G. Tarihi: 20.12.2025

Yargıtay 6. Hukuk Dairesinden:


TÜRK MİLLETİ ADINA
YARGITAY İLÂMI


Esas No: 2024/2805

Karar No: 2025/3430


İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : Denizli 8. Asliye Hukuk Mahkemesi

TARİHİ: 30.01.2024

SAYISI: 2022/62 E., 2024/34 K.

DAVACI: Denizli Büyükşehir Belediyesi vekili Avukat ...

DAVALI: .... Ticaret Limited Şirketi vekili ...


Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararın kanun yararına temyizen incelenmesi Adalet Bakanlığı tarafından istenilmiş olmakla; Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:


I.DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı arasında hizmet alım sözleşmesi imzalandığını, sözleşmeye göre davalının ödemesi gereken işçi alacaklarına ilişkin işçilerin açmış olduğu davalarda kararların kesinleştiği ve takibe konulduğunu, takip neticesinde müvekkili kurumun ödeme yaptığını, alacaktan davalının sorumlu olduğunu ileri sürerek alacağın rücuen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.


II.      CEVAP

Davalı vekili; alacaktan sorumlu olmadıklarını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.


III.      ÎLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı ile davalı arasındaki sorumluluğun müteselsil olduğu, ancak kendi aralarında ise sorumluluk oranlarının sözleşmeyle belirlenebileceği, sözleşmeyle belirlenmediği durumda ise genel hükümlerin uygulanacağı, bu nedenle alacaktan davalının yarı yarıya sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.


IV.      KANUN YARARINA TEMYİZ


A.       Kanun Yararına Temyiz Sebepleri

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına yönelik Adalet Bakanlığı kanun yararına temyiz isteminde; davacı ile dava dışı yüklenici arasında imzalanan Hizmet Alımına Ait Sözleşmenin 8.2 maddesine göre Hizmet İşleri Genel Şartnamesi hükümlerinin ilk sırada uygulanmasının gerektiği, Hizmet İşleri Genel Şartnamesine göre yüklenicinin iş verdiği alt yüklenicilerin gündelikçi, haftalıkçı veya aylıkçı olarak işyerinde çalıştırdığı işçi, personel ve teknik elemanların tamamının da yüklenicinin elemanları hükmünde olup bunların ücretlerinin ödenmesinden doğrudan doğruya yüklenicinin sorumlu olacağının kararlaştırıldığı, alt yüklenici konumunda olan davalının da dava dışı işçilerin kıdem tazminatının tamamından işçileri çalıştırdığı dönemle orantılı olarak işverene karşı sorumlu olduğu dikkate alınarak karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürülerek kararın, kanun yararına bozulmasını talep etmiştir..


B.    Değerlendirme ve Gerekçe

Uyuşmazlık, hizmet sözleşmesinden kaynaklanan rücuen tazminat istemine ilişkindir.

Hizmet alım sözleşmeleri; ihale şartları ile belirlenen işin sözleşmede kararlaştırılan bedel ile yapılmasının üstlenildiği sözleşmelerdir. Bu sözleşme türünde yüklenicinin edimi, hizmetin kendi işçisi ile yerine getirilmesi, işverenin edimi ise sözleşme bedelinin ödenmesidir. Sözleşme kapsamında yapılması gereken iş yüklenici işçisi tarafından yerine getirilecektir. İş aktinin yüklenici ile işçi arasında yapıldığı hususu ihtilaflı değildir. SGK kayıtları da bu hususu doğrulamaktadır. Hizmet alımı tip sözleşmelerinde işverenin, yüklenici tarafından çalıştırılan işçinin ücretinin ödenmesi, sosyal haklarının takibi gibi denetim dışında işçiye karşı bir sorumluluğu yoktur. İşveren ile yüklenicinin İş Kanunu'na göre işçiye karşı müteselsilen sorumlu olmasına rağmen rücu ilişkisinde taraflar arasında imzalanan sözleşmenin uygulanması sözleşme hukukunun en temel ilkelerindendir.

İşçilik alacakları işveren tarafından ödenen işçinin; yüklenici işçisi olması, sözleşme ücretine işçinin ücret ve sosyal haklarının dahil olması, işverenin işçilik alacaklarından sorumlu olacağına dair sözleşmede bir hüküm bulunmaması hususları nazara alındığında davacı işverenin işçiyi çalıştıran yüklenicilerden ödediği bedeli ve ferilerinin tamamını talep etme hakkı bulunduğunun kabulü gerekir.

Hizmet alım ihaleleri aynı yüklenici tarafından alındığı gibi, değişik yükleniciler tarafından da alınabilmektedir. Bu halde işyeri devri suretiyle işçiler yeni yükleniciye devredildiği için hizmet akitleri kesintiye uğramadan devam etmekte ve işçilik alacakları da bu doğrultuda hesaplanmaktadır.

işçiye ödenen kıdem tazminatı iş sözleşmesinin feshedildiği tarihteki giydirilmiş ücret üzerinden hesaplanmakta olup bu kıdem tazminatının tamamından işçiyi çalıştırdıkları dönemle orantılı olarak yükleniciler işverene karşı sorumludurlar.

Yıllık izinler kullanılmadığı taktirde iş sözleşmesinin feshi ile ücrete dönüşmektedir. Sözleşmeyi feshedenin son yüklenici olduğu ve yıllık izinlerinde bu fesih ile ücrete dönüştüğü gözönüne alındığında yıllık izin ücretinden son yüklenici sorumlu olacaktır.

İhbar tazminatından son işveren sorumludur. Bunların dışında hafta tatil ücreti, ücret alacağı, fazla mesai ücreti gibi işçiye ödenen tazminatlardan yükleniciler işverene karşı işçiyi çalıştırdıkları dönemle sınırlı olarak sorumlu olacaklardır.

İşveren tarafından bu ödemelerin feri mahiyetinde yapılan ödemeler de ayrı esasla yüklenicilerden tahsil edilebilecektir.

Yükleniciler aleyhine açılan rücu davalarında ayrı sözleşmelerle hizmet ifa eden yükleniciler mecburi dava arkadaşı olmadığı gibi borçtan müteselsilen sorumlu olacaklarına ilişkin kanun hükmü veya sözleşme bulunmamaktadır. Bu nedenle alacak davalarında her davalı aleyhine ayrı tahsil hükmü kurulmalıdır. Davanın itirazın iptali şeklinde açılmış olması durumunda ise takibin hangi davalı açısından hangi miktarla devam edeceği ayrı ayrı belirlenmelidir.

Mahkemece, alman bilirkişi raporunda yukarıda belirtilen ilkeler doğrultusunda ve davalı yüklenicinin alacaktan kendi dönemiyle tam sorumlu olduğu halde yanılgılı gerekçeyle yarı oranında sorumluluğa karar verilmiş olması, usul ve kanuna aykırı olup, Adalet Bakanlığı'nın yerinde görülen kanun yararına temyiz talebinin kabulüne karar vermek gerekmiştir.


V.     KARAR

Açıklanan sebeplerle

Adalet Bakanlığının 6100 sayılı Kanun'un/HMK'nın 363/1 hükmüne dayalı kanun yararına temyiz isteminin kabulü ile kararın sonuca etkili olmamak üzere KANUN YARARINA BOZULMASINA,

Kararın bir örneğinin ve dava dosyasının Adalet Bakanlığı'na gönderilmesine,

15.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.


 

----------o----------

    × Popup Görseli

    E-Bültenimizi İnceleyin