R.Gazete No: 33164
R.G. Tarihi: 10.02.2026
Yargıtay 7. Hukuk Dairesinden:
TÜRK MİLLETİ ADINA
YARGITAY İLÂMI
Karar No: 2025/3715
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: Ortaköy(Aksaray) 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 16.06.2023
SAYISI : 2021/483 E., 2023/617 K.
DAVACI : ...
DAVALILAR : ...
El atmanın önlenmesi ikinci kademede geçit
davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın
reddine karar verilmiştir.
Temyiz edilmeden kesinleşen hükmün Adalet
Bakanlığının 11.06.2025 gün ve 39152028-153.01-492-2025-E, 1236/13413 sayılı
talebi ile 6100 sayılı HMK'nın 363.maddesi gereğince kanun yararına bozulması
istenilmiş olmakla, dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği
düşünüldü:
I.
DAVA
Davacı dava dilekçesinde; 862 ada 8 parselde
hissedar olduğunu, hissedarlardan birinin hissesini davalıya satmadan önce
davalının kullanmakta olduğu yerden geçebildiğim, davalının ise hisseyi satın
aldıktan sonra taşınmazının etrafım çevirdiğini ve müvekkillerinin evine giden
yolu kapattığını, müvekkilinin en kısa ve en ekonomik şekilde ana yola
çıkabileceği bir yolu olmadığını, evine girip çıkmakta sıkıntı yaşadığını ileri
sürerek, öncelikle davalının müdahalesinin men'ini, olmadığı takdirde müvekkili
lehine geçit hakkı tesis edilmesini talep ve dava etmiştir.
II.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı
belirtilen karamda; yola cephesi olan parsele geçit hakkı verilemeyeceğinden
geçit isteminin, payına karşılık davacının kullanabileceği yer olduğundan el
atmanın önlenmesi talebinin reddine kanun yolu kapalı olmak üzere karar
vermiştir.
Davacı vekili tarafından hükmün istinaf edilmesi
üzerine İlk Derece Mahkemesi 16.09.2024 tarihli ek kararında; davacı vekilinin
istinaf isteminin kesinlik sının altında kaldığından bahisle istinaf
dilekçesinin reddine karar vermiştir.
Ek kararın yasal süre geçtikten sonra istinaf
edilmesi nedeniyle İlk Derece Mahkemesi 16.06.2023 tarihi itibariyle hükmün
kesinleştirilmesine karar vermiştir.
III.
TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Adalet Bakanlığı kanun yararına temyiz
dilekçesinde; dava konusu taşınmazın genel yola cephesinin bulunduğu,
tarafların paylı mülkiyet hükümlerine göre malik olduğu taşınmazda davalının
kullanımında olan kısmı yola cepheyi kapatacak şekilde tel çit ile çevirdiği,
davacıya ait kısımda bulunan evin yola ulaşımının engellendiği, Yargıtay 7.
Hukuk Dairesinin 29.11.2023 tarihli ve 2022/5799 Esas, 2023/5821 Karar sayılı
ilâmında belirtildiği üzere davacının da paydaşı bulunduğu ana taşınmazın genel
yola çıkışı bulunduğundan komşu parseller aleyhine açılacak olan geçit hakkı
talepli davanın dinlenemez ise de; fiili kullanım biçiminin belirlendiği
dikkate alınıp taşınmazın ifrazının mümkün bulunup bulunmadığı araştırıldıktan
sonra taraflar arasındaki uyuşmazlığa 4721 sayılı Kanun'un 683. maddesinde
düzenlenen çaplı taşınmaza el atmanın önlenmesi hükümleri çerçevesinde çözüm
üretilmesi gerektiği, davalının ana parselde yol olarak ayrılan bölüme el
atmasının önlenmesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesinin
usul ve yasaya aykırı olduğunu belirtmiştir.
Davacı vekili ise; karam kesin olarak verilmesinin hukuka
aykırı olduğunu ve taleplerinin kabulü gerektiğini belirtmiştir.
B. Değerlendirme
ve Gerekçe
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 363. maddesinin
birinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemelerinin kesin olarak verdikleri
kararlar ile istinaf incelemesinden geçmeden kesinleşmiş bulunan kararlama
karşı yürürlükteki hukuka aykırı bulunduğu ileri sürülerek Adalet Bakanlığı
tarafından kanun yarama temyiz yoluna başvurulur.
Temyiz talebi Yargıtayca yerinde görüldüğü takdirde, 6100
sayılı Kanun'un 363. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca karar kanun yararına
bozulur ve bu bozma, karam hukuki sonuçlarını ortadan kaldırmaz.
Somut olaya gelince; dava, el atmanın önlenmesi olmadığı
takdirde geçit hakkı istemine ilişkindir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun
paylı mülkiyete ilişkin 688 ile 700. maddeleri arasında bu tür mülkiyette
yönetim, tasarruf, yararlanma, koruma, giderlere katılma ve bu konuda
paydaşlarca verilen kararların etkisi düzenleme altına alınmış ve paydaşların
mülkiyet haklarını bir çekişmeye meydan vermeden, uyum ve düzen içerisinde
kullanmaları temin edilmek istenmiştir.
Kanun'un "Yararlanma, kullanma ve koruma" başlıklı 693.
maddesi;
"Paydaşlardan her biri, diğerlerinin hakları ile bağdaştığı
ölçüde paylı maldan yararlanabilir ve onu kullanabilir.
Uyuşmazlık hâlinde yararlanma ve kullanma şeklini hakim
belirler. Bu belirleme, paylı malın kullanılmasının zaman veya yer itibarıyla
paydaşlar arasında bölünmesi biçiminde de olabilir.
Paydaşlardan her biri, bölünemeyen ortak menfaatlerin
korunmasını diğer paydaşları temsilen sağlayabilir" hükmünü taşımaktadır.
Bu hüküm uyarınca, her paydaş diğerlerinin haklarına zarar
vermemek kaydıyla taşınmazı kullanabilir. Paylı maldan yararlanma veya kullanma
hakkı bütün malı kapsar. Ancak bu kullanma ve yararlanma yetkisi, diğer
paydaşların haklan ile bağdaştığı ölçüde olanaklıdır.
Bu nedenle paydaşlardan birinin, diğer paydaşın kullanma
hakkını engellemesi yada ihlâl etmesi durumunda paylı taşınmazdan
yararlanamayan paydaşın giderim hakkı doğar. Engel olan öteki paydaş veya
paydaşlardan her zaman payına yönelik el atmanın önlenmesini isteyebilir.
Dava, taşınmazda kullanma ve yararlanma biçiminin hükmen belirlenmesi ile muarazanın giderilmesi isteklerine ilişkin olup çekişme konusu paylı mülkiyete tâbi taşınmazda tarafların paydaş oldukları, fiili kullanım biçiminin saptandığı, belirlenen şekilde taraflarca kullanımın devam ettiği, ana taşınmazın genel yola çıkışının bulunduğu, genel yola çıkış için kullanılan bölümün davalının tasarrufunda kaldığı, ne var ki genel yola çıkışın çit çekmek suretiyle davalı tarafından kapatıldığı, davacının da paydaşı bulunduğu ana taşınmazın genel yola çıkışı bulunduğundan komşu parseller aleyhine açılan veya açılacak olan geçit hakkı talepli davanın dinlenemeyeceği açıktır. Bu nedenle Mahkemece geçit hakkı istemli davanın reddinde bir isabetsizlik yoktur.
Ancak fiili kullanımında olan kısmın etrafını tel
çit ile çevirerek davacı paydaşın ana yolu kullanmasına engel olan davalının
müdahalesinin önlenmesi, taraflar arasında çıkan muarazanın 4721 sayılı TMK'nın
693. maddesi hükümleri çerçevesinde giderilmesi gerektiği benimsenerek oluşan
hukuki İhtilafın çözüme kavuşturulması gerekmektedir.
Bu noktada, 02.01.2023 havale tarihli ziraat ve
gayrimenkul değerleme uzmanı bilirkişiler tarafından hazırlanan raporda
gösterilen, 1,5 metre yüksekliğindeki ve 75 metre uzunluğundaki davalı
tarafından çekilen tel çitleri ile davacının yola çıkışı engellendiğinden
davalının taşınmaza yaptığı müdahalenin men'ine karar verilmesi gerekirken
yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz olup hükmün kanun yararına bozulmasına
karar verilmiştir.
IV.
KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Adalet Bakanlığının 6100 sayılı Kanun'un 363.
maddesinin birinci fıkrasına dayalı kanun yararına temyiz isteminin kabulü ile
kararın sonuca etkili olmamak üzere KANUN YARARINA BOZULMASINA,
Dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir
örneğinin Adalet Bakanlığına gönderilmesine,
17.09.2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
----------o----------