R.Gazete No: 33175
R.G. Tarihi: 21.02.2026
Yargıtay 7. Hukuk Dairesinden:
TÜRK MİLLETİ ADINA
YARGITAY İLAMI
Esas No: 2025/4724
Karar No: 2025/4562
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: Kozan 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 10.12.2024
SAYISI : 2020/123 E., 2024/359 K.
DAVACI : ... vekilleri Avukat ... vd.
DAVALI : ... vekili Avukat ...
TEMSİLCİ : ... vekilleri Avukat ... vd.
Ön alım hakkına dayalı tapu
iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Mahkemece davanın
reddine karar verilmiştir.
Temyiz edilmeden kesinleşen
hükmün Adalet Bakanlığının 30.09.2025 gün ve 39152028-153.01-1181-2025-E,
2103/22499 sayılı talebi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 363.
maddesi gereğince kanun yararına bozulması istenilmiş olmakla, dosya ve içerisindeki
bütün belgeler incelendikten sonra gereği düşünüldü:
I.
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde
özetle; davacının el birliği ortaklığının bulunduğu 106 ada 70 parsel sayılı
taşınmazda davalıya yapılan pay satışı ile ilgili ön alım hakkını kullanmak
istediğini belirterek dava konusu taşınmazda davalının payının iptali ile
müvekkili adına tesciline karar verilmesini talep etmiş, yargılama sırasında
terekeye temsilci atanarak taraf teşkili sağlanmıştır.
II.
CEVAP
Davalı cevap dilekçesinde
özetle; dava konusu taşınmazda fiili taksim bulunduğunu belirterek davanın
reddini savunmuştur.
III.
MAHKEME KARARI
Mahkemenin yukarıda tarih ve
sayısı belirtilen kararında dava konusu taşınmazda fiili taksim bulunduğu
gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV.
TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Adalet Bakanlığı temyiz
dilekçesinde; Mahkeme kararının kanun yararına temyizen incelenmesini
istemiştir.
C. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, ön alım hakkına dayalı
tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
1. 6100
sayılı Kanun'un 363/1 hükmü uyarınca ilk derece mahkemelerinin kesin olarak
verdikleri kararlar ile istinaf incelemesinden geçmeden kesinleşmiş bulunan
kararlarına karşı, yürürlükteki hukuka aykırı bulunduğu ileri sürülerek Adalet
Bakanlığı tarafından kanun yararına temyiz yoluna başvurulur.
2. Temyiz
talebi Yargıtayca yerinde görüldüğü takdirde, 6100 sayılı Kanun'un 363/2 hükmü
uyarınca karar kanun yararına bozulur ve bu bozma, kararın hukuki sonuçlarım
ortadan kaldırmaz.
3. Ön
alım davasına konu payın ilişkin bulunduğu taşınmaz paydaşlarca özel olarak
kendi aralarında taksim edilip her bir paydaş belirli bir kısmı kullanırken
bunlardan biri kendisinin kullandığı yeri ve bu yere tekabül eden payı bir
üçüncü şahsa satarsa, satıcı zamanında bu yerde hak iddia etmeyen davacının
tapuda yapılan satış nedeniyle ön alım hakkım kullanması 4721 sayılı Türk
Medeni Kanunu'nun 2. maddesinde yer alan dürüst davranma kuralı ile bağdaşmaz.
Kötü niyet iddiası 14.02.1951 tarihli ve 17/1 sayılı Yargıtay İçtihadı
Birleştirme Karan uyarınca davanın her aşamasında ileri sürülebileceği gibi,
Mahkemece de kendiliğinden nazara alınması gerekir. Bu gibi hâlde savunmanın
genişletilmesi söz konusu değildir. Eylemli paylaşmanın varlığı hâlinde davanın
reddi gerekir.
4. Dosya
içeriği ve toplanan delillerden dava konusu taşınmazda fiili taksim
bulunmadığı, nitekim Mahkemece 30.09.2022 tarihinde fen, ziraat ve gayrimenkul
değerleme uzmanı refakatiyle yapılan keşif sırasında tutanağa geçen gözlemde;
dava konusu taşınmazın boş tarla olduğu, ekili zirai ürün bulunmadığı, taşınmaz
üzerinde herhangi bir sınır çizgisinin bulunmadığı tespit edilmiştir.
5. Hâl
böyle olunca dava konusu taşınmaz üzerinde fiili taksim olgusunun bulunmadığı
benimsenerek ön alım hakkı ile ilgili diğer hususların varlığı incelenerek bir
karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı
olduğundan hükmün bozulması gerekmiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Adalet Bakanlığının 6100 sayılı
Kanun'un 3631 hükmüne dayalı kanun yararına temyiz talebinin kabulü ile kararın
sonuca etkili olmamak üzere KANUN YARARINA BOZULMASINA,
Dava dosyasının Mahkemesine, kararın bir örneğinin Adalet
Bakanlığına gönderilmesine, 23.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
----------o----------