R.Gazete No: 33261
R.G. Tarihi: 22.05.2026
YARGITAY KARARI
Yargıtay
7. Hukuk Dairesinden:
TÜRK MİLLETİ ADINA
YARGITAY İLÂMI
Esas No
Karar No: 2026/1054
MUHDESAT AİDİYETİNİN TESPİTİ İSTEMLİ DAVADA DAVANIN KABULÜNE DAİR VERİLEN VE İSTİNAF İNCELEMESİNDEN GEÇMEKSİZİN KESİNLEŞEN KARARIN, YARGILAMA GİDERİ, HARÇ VE VEKÂLET ÜCRETİ YÖNÜNDEN USUL VE YASAYA UYGUN OLUP OLMADIĞI HAKKINDA.
492/md.22
6100/md.363
İNCELENEN KARARIN MAHKAMESİ: Sakarya 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 13.11.2024
SAYISI : 2024/253 E., 2024/437 K.
DAVACILAR : ... vd. vekili Avukat ...
DAVALI : ...
İstinaf İncelemesinden geçmeden kesinleşen Mahkeme
kararının kanun yararına temyizen incelenmesi Adalet Bakanlığı tarafından
istenilmiş olmakla; Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten
sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.
DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; dava
konusu 2166 ada 4 parsel sayılı taşınmaz hakkında devam eden ortaklığın
giderilmesi davası bulunduğunu ve taşınmaz üzerinde bulunan 3 katlı yapının
kendilerine ait olduğunu belirterek muhdesat iddialarının kabulüne karar
verilmesini talep etmiştir,
II.
CEVAP
Davalı cevap dilekçesinde özetle; eldeki davayı
kabul ettiğini, ortaklığın giderilmesi davasında mülkiyet tespiti hususunu
kabul edip etmediği sorulmaksızın davacılara mülkiyet tespiti davası açması
için süre verildiğini, davanın açılmasına sebebiyet vermediğini, karşı taraf
lehine vekâlet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmemesini talep etmiştir.
III.
MAHKEME
KARARI
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen
kararı ile özetle; davalının 01.08.2024 tarihli dilekçeyle davayı kabul ettiği
gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV.
KANUN
YARARINA TEMYİZ
A.
Kanun
Yararına Temyiz Sebepleri
Mahkemenin yukarıda belirtilen
kararma yönelik Adalet Bakanlığınca; dava değerinin muhdesatın toplam
değerinden davalının payına isabet eden kısım olduğu, buna göre dava değerinin
1.124.385,11 TL olması gerektiği, davalının ön inceleme duruşmasından önce
davayı kabul ettiği dikkate alınarak davacılar lehine Tarife hükümlerine göre
84.706,96 TL vekâlet ücretine, 492 sayılı Harçlar Kanununun 22. maddesine göre
25.602,25 TL karar ve İlâm harcına ve oluşacak duruma göre yargılama
giderlerine hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmiş olmasının
usul ve yasaya aykırı olduğunu beyanla hükmün kanun yararına bozulmasını talep
etmiştir.
B.
Gerekçe
ve Değerlendirme
Uyuşmazlık, muhdesat aidiyetinin tespiti istemli
davada, davanın kabulüne dair verilen ve istinaf incelemesi yapılmadan
kesinleşen kararın; yargılama gideri, harç ve vekâlet ücreti hesabı yönünden
usul ve yasaya aykırı olduğundan bahisle kanun yararına temyiz istemine
ilişkindir,
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 363/1
maddesi uyarınca Mahkemelerinin kesin olarak verdikleri kararlar ile istinaf
incelemesinden geçmeden kesinleşmiş bulunan kararlarına karşı, yürürlükteki
hukuka aykırı bulunduğu ileri sürülerek Adalet Bakanlığı tarafından kanun
yararına temyiz yoluna başvurulur.
Temyiz talebi Yargıtayca yerinde görüldüğü
takdirde, 6100 sayılı Kanun'un 363/2 maddesi uyarınca karar kanun yararına
bozulur ve bu bozma, kararın hukuki sonuçlarını ortadan kaldırmaz.
492 sayılı Kanun'un "Davadan feragat,
davayı kabul veya sulh" başlıklı 22. maddesine göre davadan feragat
veya davayı kabul veya sulh, muhakemenin ilk celsesinde vuku bulursa, karar ve
ilâm harcının üçte biri, daha sonra olursa üçte ikisi alınır.
492 sayılı Kanun'un "Noksan tesbit edilen
değer üzerinden harcın ödenmesi" başlıklı 30. maddesinde "Muhakeme
sırasında tesbit olunan değerin, dava dilekçesinde bildirilen değerden fazla
olduğu anlaşılırsa, yalnız o celse için muhakemeye devam olunur, takip eden
celseye kadar noksan değer üzerinden peşin karar ve ilam harcı tamamlanmadıkça
davaya devam olunmaz. Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 409 uncu maddesinde
gösterilen süre içinde dosyanın muameleye konulması, noksan olan harcın
ödenmesine bağlıdır." hükmü düzenlenmiştir.
Karar tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan
Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin "Davanın konusuz kalması, feragat,
kabul ve sulhte ücret" başlıklı 6. maddesinde "Anlaşmazlık, davanın
konusuz kalması, feragat, kabul, sulh veya herhangi bir nedenle; ön inceleme
tutanağı imzalanıncaya kadar giderilirse, bu Tarife hükümleriyle belirlenen
ücretlerin yarısına, ön inceleme tutanağı imzalandıktan sonra giderilirse
tamamına hükmolunur. Bu madde yargı mercileri tarafından hesaplanan akdi
avukatlık ücreti sözleşmelerinde uygulanmaz." düzenlemesine yer
verilmiştir.
6100 sayılı Kanun'un "Yargılama Giderlerinin
Kapsamı " başlıklı 323. maddesinde, karar ve ilâm harçları yargılama
giderleri arasında sayılmış, "Yargılama Giderlerinden Sorumluluk"
başlıklı 326. maddesinde, yargılama giderlerinin aleyhine hüküm verilen
taraftan alınmasına karar verileceği düzenlenmiştir.
Muhdesatın tespiti davalarında davanın konusu
(müddeabih) davalı veya davalıların payına isabet eden muhdesat değeri (zemin
bedeli hariç) olup; yargılama sonucunda hüküm altına alınacak nispi karar ve
ilâm harcının, yargılama giderlerinin ve taraflar yararına takdir edilecek
vekâlet ücretlerinin bu değer esas alınarak hesaplanması gerekir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; dava konusu
toplam muhdesat değerinin 2.985.937,50 TL olarak tespit edildiği, davalının
dava konusu taşınmazdaki payının 13848/36775 olduğu, davalının ön inceleme
duruşmasından önce davayı kabul ettiği, taraflar arasında görülen ortaklığın
giderilmesi davasının 29.02,2024 tarihli celsesinde davacı (dosyamız davalı)
vekilinin muhdesat iddiasını kabul etmediği, 11.06.2024 tarihli celsede
davalılara (dosyamız davacılarına) muhdesat aidiyetinin tespiti davası açmaları
için kesin süre verildiği, verilen süre içerisinde mevcut davanın açıldığı,
Mahkemece, "...toplam 203.969,39 TL harçtan daha önceden ödenen toplam
50.992,34 TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 152.977,05 TL harcın davalıdan
alınarak hâzineye irad kaydına..." ve davacılar lehine 191.437,50 TL
vekâlet ücretine karar verildiği anlaşılmıştır.
Harç, kamu düzenine ilişkindir. Dava ön inceleme
duruşmasından önce kabul edildiği hâlde tüm harç davalıya yükletildiğinden,
Adalet Bakanlığının harç yönünden kanun yararına temyiz istemi kamu düzeni
bakımından yerindedir.
6100 sayılı Kanun'un "Temyiz İncelemesi ve
Duruşma" başlıklı 369. maddesinde; Yargılayın tarafların ileri sürdükleri
temyiz sebepleriyle bağlı olmayıp, kanunun açık hükmüne aykırı gördüğü diğer
hususları da inceleyebileceği hükme bağlanmıştır.
6100 sayılı Kanun'un "Yargılama Giderlerine
Hükmedilmesi" başlıklı 332. maddesinde; yargılama giderlerine, mahkemece
re'sen hükmedileceği düzenlenmiştir.
Tüm bu yasal düzenlemeler uyarınca Mahkemenin,
davalının davanın açılmasına sebebiyet verdiği yönündeki kabulü ile dava
değerinin tespiti ve eksik harem tamamlanması yönündeki uygulamasında
isabetsizlik yoksa da, muhdesatın tespiti davasında, davanın konusu (müddeabih)
davalının payına isabet eden muhdesat değeri (zemin bedeli hariç) olup buna
göre davanın değerinin 1.124.385,11 TL olduğu, davalının ön inceleme
duruşmasından önce davayı kabul ettiği dikkate alınarak davacılar lehine
Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 84.706,96 TL vekâlet ücreti, 492 sayılı
Kanun'un 22. maddesine göre 25.602,25 TL karar ve ilâm harcına ve oluşacak
duruma göre yargılama giderlerine hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde karar
verilmesi doğru görülmemiş, hükmün kanun yararına bozulması gerekmiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Adalet Bakanlığının 6100 sayılı Kanun'un 363/1
maddesine dayalı kanun yararına temyiz isteminin kabulü ile kararın sonuca
etkili olmamak üzere KANUN YARARINA BOZULMASINA,
Dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir
örneğinin Adalet Bakanlığına gönderilmesine,
26.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
----------o----------